Çankırı Valiliği, AK Parti delegasyonu aracılığıyla İzmir'de İŞKUR Gençlik Programı'nın uygulanacağı üniversiteleri duyurdu. Program, 2024 sonuna kadar toplam 1.200 genç katılımcıya iş bulma ve mesleki eğitim desteği sunacak. Katılımcıların alacağı sertifikalar ve staj imkanları da program kapsamına dahil edildi.
Öne çıkanlar
İŞKUR Gençlik Programı İzmir'de 1.200 genci kapsıyor
Program 2024 sonunda tamamlanacak şekilde planlandı
Katılımcılara sertifika ve staj fırsatları sağlanacak
Haberin Detayı
Çankırı Valiliği, İzmir'de yürütülecek İŞKUR Gençlik Programı'nın detaylarını açıkladı ve bu kapsamda programın hangi üniversitelerde hayata geçirileceğini belirtti. Açıklamaya göre, program yerel işgücünün niteliklerini artırmayı ve gençlerin iş bulma süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.
Üniversite staj ofisi ve danışmanlık
İŞKUR Gençlik Programı, 2024 yılı içinde toplam 1.200 genç katılımcıya eğitim, mentorluk ve işbaşı stajı sunacak. Program süresince katılımcılar, mesleki becerilerini geliştirecek atölye çalışmaları ve sertifikalı kurslara erişebilecek. Ayrıca, programın sonunda işverenlerle doğrudan bağlantı kurulması planlanıyor.
Programın uygulanacağı üniversiteler arasında İzmir'de bulunan birkaç yükseköğretim kurumu yer alıyor. Yetkililer, seçilen üniversitelerin genç nüfus yoğunluğu ve bölgesel işgücü ihtiyacına göre belirlendiğini vurguladı. Üniversite yönetimleri de bu işbirliğine destek vererek, kampüs içi tanıtım ve kayıt süreçlerini yönetecek.
Bu adım, özellikle işsizlik oranının yüksek olduğu genç nüfusa yöneliktir. Katılımcıların elde edeceği sertifikalar, işverenler nezdinde değer kazanacak ve mezunların istihdam şansını artıracaktır. Programın sağladığı staj imkanları, teorik bilgiyi pratik deneyimle birleştirerek kariyer yol haritasını netleştirecek.
Gelecek dönemde, Çankırı ve İzmir iş birliği çerçevesinde programın sonuçları değerlendirilecek ve gerekirse katılımcı sayısı artırılarak yeni üniversitelere genişletilecek. İŞKUR yetkilileri, bu tür projelerin bölgesel istihdam politikalarına katkı sağladığını ve gençlerin uzun vadeli kariyer planlamalarına olumlu etkisi olacağını belirtiyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
İŞKUR Gençlik Programının 1.200 genç kapsaması, bölgedeki genç işsizliğine yönelik somut bir adım olarak değerlendirilmeli. Katılımcıların alacağı sertifikalar ve staj fırsatları, iş piyasasındaki rekabet gücünü artıracak. Bu tür yerel işbirlikleri, üniversite mezunlarının istihdam oranını yükseltirken, benzer programların diğer illerde de uygulanması için bir model oluşturabilir. Özellikle 2024 sonunda tamamlanması planlanan süreç, diğer illerdeki genç istihdam projeleriyle karşılaştırıldığında daha hızlı sonuç verme potansiyeli taşıyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından tamamlanan Korgun-Kurşunlu Yolu resmen hizmete girdi. Yeni güzergah sayesinde seyahat süresi 21 dakika kısalırken yıllık toplam 560 milyon lira tasarruf sağlanması hedefleniyor.
Seyahat süresi 45 dakikadan 24 dakikaya düşürüldü, güzergah 2 kilometre kısaldı.
Yıllık zamandan 381 milyon lira ve akaryakıttan 179 milyon lira tasarruf elde ediliyor.
Proje kapsamında üç köprü, farklı seviyeli kavşak ve çelik menfez inşa edildi.
İç Anadolu ile Karadeniz arasında köprü konumunda yer alan Çankırı'da ulaşım altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan projeler birer birer tamamlanıyor. Bölgenin ekonomik kalkınmasına ivme kazandıracak yatırımlar kapsamında Korgun-Kurşunlu Yolu'nun resmi açılış töreni gerçekleştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katıldığı törende, kentin ticaret ve sanayi potansiyeline vurgu yapıldı. Yeni açılan bağlantı noktasıyla birlikte yerleşim yerleri arasındaki ulaşım standardı belirgin ölçüde yukarı taşındı.
Toplam 29 kilometre uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı olarak tasarlanan hat, zorlu coğrafi koşullara rağmen kısa sürede bitirildi. Proje doğrultusunda yolun platform genişliği iki katına çıkarılarak 12 metreye ulaştırıldı ve tasarım hızı saatte 70 kilometreye yükseltildi. Ayrıca sarp kayalık yamaçlarda 66 bin metrekarelik çelik ağ uygulaması yapılarak sürüş emniyeti güvence altına alındı. Güzergah üzerinde 47 metrelik farklı seviyeli kavşak, toplam 89 metre uzunluğunda üç köprü ve 33 metrelik çelik menfez sürücülerin kullanımına sunuldu.
Yapılan teknik iyileştirmeler sayesinde seyahat süresinde 21 dakikalık azalma sağlanarak süre 45 dakikadan 24 dakikaya indirildi. Yol uzunluğunun 2 kilometre kısalması ve trafiğin akıcı hale gelmesi, ülke ekonomisine doğrudan katkı sunmaya başladı. Hesaplamalara göre zamandan 381 milyon lira, akaryakıttan ise 179 milyon lira olmak üzere yılda toplam 560 milyon liralık ekonomik kazanç elde ediliyor. Bununla birlikte araçların karbon emisyonu 8 bin 800 ton azalırken D-100 Devlet Yolu'na güvenli bağlantı imkanı doğdu.
Çankırı genelindeki kara yolu yatırımlarının hız kesmeden devam ettiği, Orta-Şabanözü güzergahındaki çalışmaların da sürdüğü bildirildi. 2025 yılında açılan bölümlerin ardından çevre yolu projelerinin de tamamlanmasıyla transit trafiğin il merkezinden tamamen uzaklaştırılması amaçlanıyor. Şehir içi geçişleri rahatlatacak bu bağlantıların 2027 yılı içerisinde bitirilmesi hedefleniyor. Yapılan yatırımlar bölge halkının günlük seyrüseferini güvenli ve konforlu bir yapıya kavuşturuyor.
AI YORUMU
Altyapı yatırımlarında kilometre başına düşen maliyetlerin yıllık tasarruf oranlarıyla dengelenmesi, bütçe verimliliği açısından kayda değer bir somut sonuç ortaya koyuyor. Özellikle 560 milyon liralık yıllık tasarruf kalemi, harcanan kaynağın kısa sürede amorti edileceğini net bir şekilde gösteriyor. Bölgede yük ve yolcu taşımacılığı yapan şoförler ile sanayi esnafı, kesintisiz ve güvenli ulaşım ağı sayesinde lojistik maliyetlerinde rahatlama yaşayacaktır. Uzun vadede bu tip bağlantı yolları, alternatif turizm rotalarının gelişimini tetikleyerek çevre ilçelerin ekonomik hareketliliğini doğrudan artıracaktır.
Finans analisti İslam Memiş, son üç ayın en düşük seviyelerini gören gram altının yeniden yükselişe geçmesi için gereken piyasa koşullarını paylaştı. Şu an 6 bin 480 lira bandında işlem gören değerli metalin, merkez bankalarının faiz kararları sonrasında nasıl bir yol izleyeceği yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.
Gram altın şu an 6 bin 480 lira seviyelerinde işlem görüyor.
Altın fiyatları geçtiğimiz hafta son üç ayın en dip noktasına geriledi.
Yatırımcılar küresel ölçekteki merkez bankalarının faiz kararlarına odaklanmış durumda.
Küresel piyasalarda altın fiyatları, merkez bankalarının alacağı yeni faiz kararları öncesinde belirsiz bir süreçten geçiyor. Geçtiğimiz hafta son üç ayın en düşük seviyesine kadar gerileyen sarı metal, haftaya sınırlı bir yükselişle başlasa da henüz kalıcı bir ivme yakalamış değil. Piyasalar şimdi dünya genelindeki ekonomi aktörlerinin vereceği kararlara kilitlenmiş durumda.
Finans analisti İslam Memiş, mevcut piyasa hareketlerini değerlendirirken gram altının yeniden güç kazanması için hangi şartların oluşması gerektiğini açıkladı. 6 bin 480 lira bandında seyreden fiyatların geleceğine dair beklentilerini paylaşan Memiş, yatırımcıların dikkatli olması gereken seviyeleri ve olası senaryoları detaylandırdı. Analist, özellikle merkez bankalarının hamlelerinin değerli metaller üzerindeki baskıyı nasıl değiştirebileceğine vurgu yaptı.
Altın piyasasında yaşanan bu yön arayışı, faiz oranlarının yönüyle doğrudan bağlantılı olarak ilerliyor. Küresel merkez bankalarının faiz politikalarındaki değişimler, altına olan talebi ve piyasadaki satış baskısını doğrudan etkiliyor. Analistler, bu tür dönemlerde fiyatların geçmiş verilerle kıyaslanarak analiz edilmesinin bireysel yatırımcılar için daha güvenli bir yol haritası sunabileceğini belirtiyor.
Yatırımcılar, altının birikimlerini koruma aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağını sorgularken, teknik analizler ve ekonomik veriler ön plana çıkıyor. Altın piyasasındaki bu hareketlilik, sadece yerel değil küresel çapta bir değişim beklentisinin de bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, özellikle faiz kararlarının açıklanmasının ardından piyasada daha somut bir yön tayini yaşanabileceğini ifade ediyor.
Altın fiyatlarının önümüzdeki dönemde izleyeceği seyir, büyük ölçüde makroekonomik kararlara ve jeopolitik gelişmelere bağlı kalmaya devam edecek. Yatırımcıların kendi risk profillerine göre hareket etmeleri ve uzman yorumlarını güncel verilerle harmanlamaları öneriliyor. Piyasaların bu yeni haftada göstereceği tepkiler, önümüzdeki çeyrek için de bir gösterge niteliği taşıyacak.
Sonuç olarak, gram altındaki mevcut 6 bin 480 lira seviyesindeki seyir, yatırımcıların geleceğe dair stratejilerini yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Merkez bankalarının faiz kararları, piyasanın genel yönünü belirleyecek temel faktör olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki günlerde açıklanacak veriler, yatırımcıların beklentilerini karşılayıp karşılamayacağı konusunda netlik sağlayacak.
AI YORUMU
Gram altındaki yön arayışı, merkez bankalarının faiz kararları netleşene kadar sürecek bir belirsizlik dönemine işaret ediyor. 6 bin 480 lira seviyelerinde seyreden fiyatlar, yatırımcı için şu aşamada bir bekle-gör stratejisini zorunlu kılıyor. Piyasadaki baskının dağılması, yalnızca faiz oranlarının beklentilerle örtüşmesi durumunda mümkün görünüyor. Mevcut piyasa koşulları, kısa vadeli kazanç beklentisi olan yatırımcılar için yüksek riskli bir ortam oluşturuyor.
Türkiye'nin güneş enerjisi kapasitesi 2026'nın ilk 9 ayında 3.113 MW artarak 28.222 MW'a yükseldi. Güneşin toplam kurulu güçteki payı yüzde 22,2'ye çıkarken, doğal gaz santrallerinin gerisinde kaldığı bu süreçte elektrik üretimindeki payı yüzde 13,6 oldu.
Güneş, 9 ayda eklenen kapasitenin yüzde 64,4'ünü oluşturdu.
Kurulu güç 28.222 MW'a, payı ise yüzde 22,2'ye ulaştı.
Güneş enerjisi, doğal gaz santrallerini geride bıraktı.
Türkiye'nin elektrik üretim altyapısında son yılların en hızlı büyüyen kaynağı, 2026'nın ilk dokuz aylık döneminde kapasite artışının ağırlık merkezi oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre güneş enerjisi santrallerinin kurulu gücü, Eylül 2026 sonu itibarıyla 28.222 megavatt seviyesine çıktı. Bu rakam, yılın başına kıyasla 3.113 megavatluk net bir artışı işaret ediyor.
Ülkenin toplam elektrik kurulu gücü aynı dönemde 122.519 megavattan 127.355 megavata yükselerek 4.836 megavatlık bir genleşme kaydetti. Toplam kapasite artışında güneş enerjisinin payı yüzde 64,4 olarak öne çıktı. Bu orana göre, Türkiye'nin elektrik şebekesine eklenen her 100 megavat gücün yaklaşık 64 megavatı doğrudan güneş kaynaklı kurulumlardan geldi.
Kurulu güçteki bu hızlı yükseliş, kaynakların elektrik üretimindeki hiyerarşisini de yeniden şekillendiriyor. Eylül 2026 verilerine göre güneş enerjisi, 32.332 megavat kurulu güce sahip hidroelektrik santrallerin ardından ülkenin ikinci büyük elektrik kaynağı konumuna oturdu. Ayrıca güneş enerjisinin kapasitesi, 25.009 megavat seviyesindeki doğal gaz santrallerinin toplam kurulu gücünü geride bırakmış oldu.
Güneş enerjisinin toplam kurulu güçteki payı, 2025 sonundaki yüzde 20,5 seviyesinden Eylül 2026'da yüzde 22,2'ye yükseldi. Bu artış, dokuz aylık süreçte güneşin elektrik portföyündeki ağırlığını 1,7 puan oranında artırdı. Kurumsal yatırımcıların ve özel sektörün lisanslı güneş santrallerine yönelimi, bu kapasite sıçramasının temel itici gücü olarak öne çıkıyor.
Kurulu güçteki büyümenin elektrik üretimine yansıması ise farklı dinamiklere bağlı seyrediyor. Bakanlığın Eylül 2026 verilerine göre güneş enerjisinden o ay toplamda 4,32 milyar kilovat saat elektrik üretildi. Bu üretim, aynı ayda gerçekleştirilen 31,79 milyar kilovat saatlik toplam elektrik üretiminin yüzde 13,6'sını karşıladı. Kurulu güce oranla üretim oranındaki fark, kaynak iklim koşullarına olan bağımlılığını gözler önüne seriyor.
Güneş santrallerinin verimi, gün içindeki güneşlenme süresi, mevsimsel sıcaklık değişimleri ve bulutluluk gibi meteorolojik faktörlerden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle kurulu güçteki yüzde 22,2'lik pay, elektrik üretimindeki yüzde 13,6'lık oranın önünde seyrediyor. Yaz aylarında kapasite kullanım oranlarının artması beklenirken, kış aylarında bu makasın açılma riski de devam ediyor.
Güneş enerjisinin elektrik üretim altyapısındaki ağırlığının artması, şebeke dengesi ve enerji depolama altyapısı için yeni gereksinimler doğuruyor. Günlük enerji talebinin karşılanmasında güneşin payının istikrarlı biçimde yükselmesi, enerji santralleri operatörleri ve şebeke yöneticileri için planlama süreçlerini doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki dönemde güneş enerjisi yatırımlarındaki ivme, ülkenin toplam elektrik üretim mix'indeki dönüşümün temel belirleyicisi olmaya devam edecek.
AI YORUMU
Güneş enerjisinin kurulu güçteki payının elektrik üretimindeki orandan belirgin şekilde yüksek olması, sistemin en zayıf halkasının 'depolama ve gece kullanımı' olduğunu kanıtlıyor. 3.113 MW'lık devasa kapasite artısına rağmen aylık üretimdeki yüzde 13,6'lık oran, güneşin tek başına şebekeyi dengede tutmakta yetersiz kaldığını gösteriyor. Elektrik tedarikçileri ve sanayi kullanıcıları, güneş enerjisi payının artmasıyla birlikte gece ve kış aylarında fiyat oynaklığına karşı tedbir almalıdır. Eğer enerji depolama teknolojileri (batarya) yatırımları bu hızda büyürse güneşin efektif payı artar; aksi halde şebeke istikrarsızlığı riski doğar.
Sermaye Piyasası Kurulu, profesyonel ve nitelikli yatırımcı sayılmak için gereken finansal varlık eşiğini 10 milyon liradan 50 milyon liraya yükseltti. İşlem hacmi alt sınırı da 25 milyon lira seviyesine çıkarıldı. Yeni varlık şartını belgeleyemeyen mevcut yatırımcılar ilgili varlıklarda yalnızca satış işlemi yapabilecek.
Nitelikli yatırımcı olmak için gereken finansal varlık tutarı 50 milyon liraya yükseltildi.
Talebe dayalı profesyonel müşteri kabulünde aranan işlem hacmi 25 milyon lira oldu.
Koşulları belgeleyemeyenler mevcut fon ve araçlarında yalnızca satış yönlü emir verebilecek.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), sermaye piyasalarında profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı tanımına ilişkin parasal limitlerde köklü bir artışa gitti. Kurul Karar Organı toplantısında alınan karara göre, yatırım kuruluşları mevzuatı çerçevesinde profesyonel müşteri sayılmak için aranan finansal varlık tutarı 10 milyon liradan 50 milyon liraya çıkarıldı. Bu düzenleme, bireysel ve kurumsal aktörlerin piyasadaki özel enstrümanlara erişim kriterlerini doğrudan değiştirdi.
Düzenleme yalnızca toplam finansal varlık büyüklüğüyle sınırlı kalmadı; işlem hacmi kriterinde de benzer bir artış gerçekleştirildi. Daha önce 5 milyon lira olarak uygulanan asgari işlem hacmi eşiği 25 milyon liraya yükseltildi. Kurulun internet sitesinde yayımlanan duyuruyla birlikte yürürlüğe giren bu yeni baremler, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri üzerinden işlem yapan tüm yatırımcı profillerini bağlayıcı hale geldi.
Kararla birlikte gayrimenkul yatırım fonları (GYF) ile girişim sermayesi yatırım fonları (GSYF) paylarına yönelik özel muafiyet de sonlandırıldı. İlgili tebliğ kapsamında daha önce tanınmış olan ilke kararı istisnası yürürlükten kaldırılarak, bu fonların katılma paylarını satın alacak kişilerin de genel nitelikli yatırımcı şartlarını sağlaması zorunlu kılındı. Böylece fon pazarına giriş kriterleri tüm yatırım araçları için tek bir standartta eşitlendi.
Yeni kural öncesinde nitelikli yatırımcı statüsü kazanmış olan kişilerin durumuna da resmi duyuruda açıklık getirildi. Eski limitlere göre bu hakka sahip olan müşterilerin, 50 milyon liralık yeni eşiği karşıladıklarını çalıştıkları kuruma yazılı ya da dijital ortamda ispatlamaları gerekiyor. Şartları sağladığını belgeleyemeyen hesap sahipleri, ellerinde tuttukları nitelikli yatırımcı araçlarında yeni alım yapamayacak ve sistem üzerinden yalnızca satış emri iletebilecek.
SPK duyurusunda ayrıca, aranan finansal tutarların ilerleyen dönemde altına düşülmesi halinde izlenecek prosedüre dikkat çekildi. Yatırım Kuruluşları Tebliği hükümleri uyarınca, belirlenen limitleri kaybeden müşterilerin profesyonel statüleri gözden geçirilecek ve standart mevzuat adımları işletilecek. Kurulun aldığı bu kararlar, yüksek riskli sermaye piyasası araçlarında işlem yapabilecek kitleyi çok daha dar ve yüksek likiditeye sahip bir gruba indirgemiş oldu.
AI YORUMU
Yeni limit artışı, nitelikli yatırımcı havuzunu ciddi biçimde daraltarak tabana yayılma hedefinden ziyade risk yönetimini önceleyen bir karardır. Finansal varlık eşiğinin 10 milyon liradan 50 milyon liraya çıkması, özellikle gayrimenkul ve girişim sermayesi fonlarına bireysel birikimleriyle ortak olan orta ölçekli tasarruf sahiplerini oyun dışı bırakıyor. Girişim ekosistemine sermaye aktaran kitle küçüldüğü takdirde, fon kurucuları kurumsal portföylere daha bağımlı hale gelebilir. Önceki sınırla kıyaslandığında beş katına çıkan bu baraj, şartı belgeleyemeyen mevcut yatırımcıları yalnızca satış yapmaya zorlayarak fon çıkışlarını hızlandırabilir.