PİYASA
Ekonomi

IMF'den Türkiye'ye şeffaflık uyarısı: Varlık Fonu ve TOKİ incelendi

IMF'den Türkiye'ye şeffaflık uyarısı: Varlık Fonu ve TOKİ incelendi Fotoğraf: İz Gazete

Özet

Uluslararası Para Fonu, Türkiye'nin mali şeffaflık raporunu yayımlayarak bütçe ve borç yönetimindeki eksikliklere dikkat çekti. Raporda Varlık Fonu varlıkları ile TOKİ mali tablolarının kamuya açık raporlarda yer almadığı vurgulandı.

Öne çıkanlar

  • Varlık Fonu bünyesindeki kamu varlıkları mali raporlara yansıtılmıyor.
  • 2023 deprem harcamalarının fiili gerçekleşme zamanlarında uyumsuzluklar bulunuyor.
  • Kur Korumalı Mevduat uygulaması devlete GSYH'nin yüzde 4,2'si kadar maliyet yükledi.

Haberin Detayı

Uluslararası Para Fonu tarafından yayımlanan kapsamlı Mali Şeffaflık Değerlendirmesi raporunda, Türkiye'nin kamu maliyesi yapısına ilişkin dikkat çeken tespitler paylaşıldı. Hazırlanan raporda, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 29 oranındaki büyüklüğe sahip Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki varlıkların mali tablolara yansıtılmadığı ifade edildi. Fonun yükümlülükleri ve merkezi yönetimle olan bağları konusunda şeffaflık eksikliği bulunduğu açıkça belirtildi.

Bütçe disiplini ve reform adımları kapsamında Türkiye'nin son yıllarda önemli ilerlemeler kaydettiği de raporda yer buldu. Hükümetin 2017 yılından bu yana vatandaş bütçesi yayımladığı ve 2022'de başlangıç ödeneklerini aşan harcamalar için ek bütçe sistemine geçtiği hatırlatıldı. Yapılan incelemelere göre, Mali Şeffaflık Kodu ilkelerinin yaklaşık üçte ikisi iyi veya ileri düzeyde karşılanırken, bu oran 2015 yılındaki seviyenin oldukça üzerine çıktı.

Buna karşın mali risk yönetimi alanı, Türkiye açısından şeffaflığın en zorlu başlığı olmaya devam ediyor. Makroekonomik risk değerlendirmelerinin üst düzey hassasiyet analizleriyle sınırlı kaldığı, tüm riskleri tek çatıda birleştiren özet raporların henüz hazırlanmadığı kaydedildi. Ayrıca nüfusun yaşlanmasıyla birlikte uzun vadeli sürdürülebilirlik analizlerine ihtiyaç duyulduğu ancak bu çalışmaların eksik olduğu aktarıldı.

Deprem harcamaları ve Kur Korumalı Mevduat uygulamasının maliyetleri de raporun merkezinde yer aldı. Depremle bağlantılı harcamaların 2023 yılında GSYH'nin yüzde 3,6'sına ulaştığı, ancak bu tutarın yalnızca yüzde 0,8'lik kısmının fiilen harcandığı belirtildi. KKM uygulamasının ise dövize endeksli hesaplar üzerinden devlete GSYH'nin yüzde 4,2'si oranında maliyet getirdiği ve Merkez Bankası özkaynaklarını negatif seviyeye çektiği ifade edildi.

Kamu işletmelerinin genel olarak yüksek kalitede raporlandığına işaret edilirken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın mali bilgilerinin bu kapsamın dışında kaldığı vurgulandı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Kamu maliyesinde hesap verebilirliğin artırılması, uluslararası yatırımcıların güvenini tazelemek adına her dönem birincil koşul olmuştur. Varlık Fonu ve TOKİ gibi devasa bütçeleri yöneten yapılar dışarıda bırakıldığında, bütçe açıklarının gerçek boyutu hakkında sağlıklı öngörülerde bulunmak zorlaşır. KKM gibi alışılmışın dışındaki para politikası araçlarının kamuya yüklediği devasa maliyetler, şeffaflığın ne denli hayati olduğunu açıkça kanıtlamaktadır.

Kaynak: İz Gazete Bu haber, ilgili kaynaktan derlenen veriler doğrultusunda HaberinAi Haber Merkezi tarafından hazırlanmış ve editoryal incelemeden geçirilmiştir. Yayın ilkelerimiz ve içerik politikamız hakkında bilgi edinebilirsiniz.
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • Ortadoğu Gazetesi
    TOKİ, 61 ildeki 725 arsayı 29 milyar lira bedelle satışa çıkarıyor
    Fotoğraf: Ortadoğu Gazetesi

    Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Türkiye genelinde farklı büyüklük ve kategorilerdeki yüzlerce taşınmazı açık artırmayla alıcılara ulaştıracak. Yatırımcılar, yüzde 20 veya 25 peşinatla kırk sekiz ay vade imkanından yararlanabilecek.

    • Türkiye genelinde 61 ilde toplam 725 arsa satışa çıkarılıyor.
    • Muhammen bedel toplamı 29 milyar 146 milyon 300 bin lira olarak belirlendi.
    • Peşin alımlarda yüzde 15 indirim uygulanırken KDV muafiyeti sunuluyor.

    Türkiye genelinde gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler için yeni bir fırsat dönemi başlıyor. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından duyurulan kampanya kapsamında, yurdun dört bir yanında bulunan yüzlerce taşınmaz yeni sahiplerini bekliyor. Toplam alanı 3 milyon 450 bin 367 metrekareyi bulan mülkler için toplam 29 milyar 146 milyon 300 bin lira muhammen bedel biçildi.

    Satış listesinde Adana'dan Zonguldak'a kadar uzanan geniş bir coğrafi dağılım dikkat çekiyor. Farklı illere yayılan bu geniş portföy, çeşitli bütçelere hitap eden alternatifler barındırıyor.

    Arsalar yalnızca konut yapımıyla sınırlı kalmayıp ticaret, turizm, eğitim, tarım, sanayi ve lojistik gibi pek çok farklı kullanım amacına hizmet edecek şekilde tasarlandı. Spor tesisi, akaryakıt istasyonu, depolama ve rekreasyon alanı gibi kategoriler de yatırımcılara geniş bir proje geliştirme yelpazesi sunuyor.

    Mülk edinmek isteyenler için esnek ödeme koşulları hazırlandı. Alıcılar tercih ettikleri taşınmazı yüzde 20 ya da yüzde 25 oranında peşinatla alıp 48 ay vade seçeneğini kullanabilecek. Ayrıca peşin ödeme yapmayı tercih eden yatırımcılara yüzde 15 indirim sağlanırken, satışa sunulan tüm bu taşınmazların katma değer vergisinden muaf tutulması maliyetleri ciddi oranda düşürüyor.

    AI YORUMU

    Gayrimenkul yatırımı düşünenler için 29 milyar liralık bu devasa portföy, farklı sektörlerde proje geliştirmek isteyenlere geniş bir alan açıyor. Belirlenen 48 aylık vade seçeneği ve KDV muafiyeti, yüksek enflasyon ortamında sermaye çıkışını dengelerken yatırımcının nakit akışını korumasını sağlıyor. Özellikle büyükşehirlerin dışındaki alternatif illerde küçük ve orta ölçekli yatırımcıların rekabet şansı artıyor. Peşin alımlarda sunulan yüzde 15 indirim oranı, elinde nakit bulunduranlar için önemli bir maliyet avantajı yaratıyor.

    Kaynak: Ortadoğu Gazetesi Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • DonanımHaber
    IMF ve Barclays yapay zekâ hisseleri için küresel çöküş uyarısı yaptı
    Fotoğraf: DonanımHaber

    Uluslararası Para Fonu ve Barclays, aşırı değerlenen yapay zekâ yatırımlarının küresel ekonomide sert düzeltmelere yol açabileceğini bildirdi. Artan finansman maliyetleri ve veri merkezlerindeki belirsizlikler teknoloji piyasalarındaki endişeleri büyütüyor.

    • Güney Kore KOSPI endeksi yüzde 14, yarı iletken endeksi yüzde 8 değer kaybetti.
    • IMF, yatırımlardaki sert düşüşün 2028'e kadar küresel GSYH'yi yüzde 1,1 azaltabileceğini öngörüyor.
    • Barclays stratejistleri yatırımcıların güçlü nakit akışına sahip şirketlere yönelmesini tavsiye ediyor.

    Uluslararası Para Fonu ve bankacılık devi Barclays, teknoloji piyasalarında uzun süredir beklenen olası bir çöküşe karşı yatırımcıları açıkça uyardı. Şirketlerin mevcut değerlemelerini haklı çıkarıp çıkaramayacağı konusundaki soru işaretleri her geçen gün artıyor. Son dönemde artan enflasyon verileri ve çip üreticilerindeki sert düşüşler piyasalardaki iyimserliği zayıflattı.

    Güney Kore'nin KOSPI endeksi haftalık bazda yaklaşık yüzde 14 gerilerken,Philadelphia Semiconductor Index ise yüzde 8 civarında değer kaybetti. Asya bölgesindeki iki veri merkezi şirketinin halka arzlarını ertelemesi, yatırımların finansmanına dair kuşkuları tetikledi. Bellek çipleri pazarındaki yoğun rekabet ortamı da sektördeki riskleri artıran etkenler arasında bulunuyor.

    Barclays hisse senedi stratejisti Emmanuel Cau, yaşanan düşüşlerin temel finansal bozulmadan ziyade yatırımcıların kâr realizasyonundan kaynaklandığını belirtti. ASML ve TSMC gibi devlerin güçlü talep beklentileri sunması altyapı ihtiyacının sürdüğünü gösteriyor. Ancak uzmanlar en büyük yükseliş döneminin geride kaldığını ve seçici olunması gerektiğini vurguluyor.

    IMF'nin 13 Ekim tarihinde yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporu, kriz riskinin teknolojiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Altyapı harcamalarının kesilmesi durumunda ABD ekonomisinde yüzde 1,8 oranında bir üretim kaybı yaşanabileceği tahmin ediliyor.

    AI YORUMU

    Teknoloji devlerinin piyasa değerini artıran yapay zekâ yatırımları, artık somut gelir beklentileriyle sınanmak zorunda ve bu durum aşırı spekülasyonu bitiriyor. IMF'nin paylaştığı küresel GSYH'nin yüzde 1,1 oranında azalma senaryosu, teknoloji harcamalarının gerçek ekonomiye ne kadar bağlandığını net biçimde gösteriyor. Yüksek kamu borçları ve petrol fiyatlarının 130 doları aşması gibi riskler birleştiğinde, nakit akışı zayıf olan şirketler ilk dalzada zarar görecektir.

    Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • CNN Türk
    IMF Yapay Zeka Yatırımlarını Ekonominin Can Simidi Bildirdi
    Fotoğraf: CNN Türk

    IMF, yapay zeka yatırımlarının küresel ekonomiye büyük katkı sağladığını belirtti. Orta Doğu savaşı ve enerji fiyatları gibi baskılarla karşı karşıya olan dünya, 2026 için büyümeyi %3,1’e yükseltti. 2027’de %3,4, 2028’de ise %1,1 düşüş bekleniyor.

    • IMF’nin 2026 büyüme tahmini %3,1
    • Yapay zeka yatırımları 32 ülkenin %95 büyümeyi sağlıyor
    • 2028’de üretimde %1,1 düşüş öngörülüyor

    IMF’nin son raporunda, yapay zeka alanına yapılan yatırımların küresel büyümeyi güçlendirdiği vurgulandı. Savaş, enerji maliyetleri ve borç baskısı gibi faktörlerin hâlâ tehdide işaret ettiği belirtilirken, teknolojik yatırımların bu olumsuz etkileri kısmen telafi ettiği ifade edildi.

    Yapay zeka projeleri, veri merkezleri ve donanım altyapısına yapılan harcamalarla destekleniyor. IMF, 2026 için dünya ekonomisinin büyüme oranını %3,5’tan %3,1’e yükseltti. 2027’de ise %3,4, 2028’de ise %1,1 düşüş öngörülüyor.

    ABD ve Avrupa’da yeni projeler ekonomiye katkı sağlarken, Güney Kore, Malezya, Meksika ve Tayland donanım tedariğiyle öne çıkıyor. IMF’nin hesabına göre 32 ülke, küresel büyümenin %95’ini oluşturuyor; bu oran Nisan’da 54’ten azaldı.

    Yapay zeka yatırımlarının uzun vadede koruyucu olup olmayacağı belirsizliğini taşıyor. Beklenen verimlilik artışının gerçekleşmemesi, şirketlerin harcamalarını azaltmasına ve piyasalarda kayıplara yol açabilir. IMF, bu durumun 2028’de üretimde %1,1 düşüşle sonuçlanabileceğini belirtti.

    AI YORUMU

    Yapay zeka yatırımlarının ekonomik büyümeye etkisi, gelecekteki rekabet gücünü belirleyecek. Sektörler arası eşitsizlikleri artırabilir ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalarla birlikte riskleri yükseltebilir. İyi yöneticiler, bu yatırımları sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı planlamayla dengelemelidir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • haberkocaeli.com
    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-ABD ticaret hacmi hedefini açıkladı
    Fotoğraf: haberkocaeli.com

    Türkiye ile ABD arasındaki dış ticaret hacminde bu yıl kırk milyar doların aşılması bekleniyor. İstanbul düzenlenen zirvede konuşan yetkililer uzun vadeli nihai hedefin yüz milyar dolar olduğunu vurguladı.

    • İki ülke arasındaki ticaret hacmi bu yıl kırk iki ila kırk üç milyar doları aşacak.
    • Geçtiğimiz yıl hacim yüzde on üç artışla otuz sekiz buçuk milyar dolar seviyesindeydi.
    • Türkiye genelinde doksan bin yabancı sermayeli şirket faaliyet gösteriyor.

    İstanbul merkezli olarak gerçekleştirilen GO GLOBAL Türkiye Zirvesi, küresel teknoloji ile yatırım ekosisteminin öncü isimlerini bir araya getirdi. Etkinlik kapsamında açıklamalarda bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin ivme kazandığını belirtti. Geçtiğimiz yıl yüzde on üçlük artış yakalanarak otuz sekiz buçuk milyar dolar seviyesine ulaşıldığını hatırlattı.

    Bakan Bolat, mevcut ekonomik göstergelere değinerek mal ve hizmet ihracatı ile ithalat toplamının sekiz yüz elli milyar dolara çıktığını ifade etti. Bu tutarın gayri safi yurtiçi hasılanın yarısına denk geldiğini aktaran yetkili, ihracatın payının ise yüzde yirmi beşte kaldığını belirtti. Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde beşten fazla büyüme kaydettiği vurgulandı.

    Doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin paylaşılan verilere göre son yirmi üç yılda ülkeye iki yüz doksan dört milyar dolarlık sermaye girişi sağlandı. Halihazırda doksan bin yabancı sermayeli şirketin faaliyet gösterdiği piyasada, girişim ekosisteminin değeri kırk milyar avroyu geride bıraktı. Fintek sektörü ise iki bin yirmi beş yılında iki yüz bir milyon dolarlık yatırım çekti.

    Yapay zeka, dijital dönüşüm ve siber güvenlik gibi alanların hükümetin öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığı kaydedildi. Türk ve Amerikan girişimleri arasında kurulacak ortaklıkların iki ülkenin teknoloji kapasitesini artıracağı öngörülüyor. Nihai hedef olarak belirlenen yüz milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak için teknik diyalog süreçleri kesintisiz sürdürülüyor.

    AI YORUMU

    İki ülke arasındaki ticaret hacminin kırk milyar dolar eşiğini zorlaması, küresel tedarik zincirindeki değişimlerin doğru okunmasıyla doğrudan ilişkilidir. Özellikle fintek ve yazılım alanındaki ortaklık potansiyeli, yerli girişimlerin uluslararası pazarlara açılması için kritik bir kaldıraç işlevi görür. Mevcut otuz sekiz buçuk milyar dolarlık tabandan kırk üç milyar dolara geçiş hızı korunduğu takdirde, yüz milyar dolarlık nihai hedefe on yıl içinde yaklaşılması kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.

    Kaynak: haberkocaeli.com Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler