Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Kültür
Ballı Baba Camii restorasyonla yeniden ibadete açılıyor
•1 dk okuma
Paylaş
HKültür
iFotoğraf: Christine Matthews · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
Balışeyh ilçesinde bulunan yaklaşık 900 yıllık tarihi Ballı Baba Camii'nde kapsamlı restorasyon süreci resmen başladı. Belediye Başkanı Savaş Akyüz, yapının mimari dokusunun aslına sadık kalınarak yenileneceğini duyurdu.
Öne çıkanlar
Kültür Portalı kayıtlarına göre cami 1121 yılında inşa edildi.
Belediye Başkanı Savaş Akyüz restorasyon çalışmalarını bizzat başlattı.
Yapının mimari dokusu korunarak en kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.
Haberin Detayı
Kırıkkale'nin Balışeyh ilçesinde yer alan köklü geçmişe sahip Ballı Baba Camii, kapsamlı bir koruma ve onarım programına alındı. İlçenin sembolik yapılarından biri olan ibadethane için başlatılan çalışmalar, yerel yönetim tarafından hızla sürdürülüyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı verilerine göre 1121 yılında inşa edildiği tahmin edilen yapı, 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 905 yıllık bir tarihi geride bırakıyor. Yüzyıllara meydan okuyan mabedin kim tarafından inşa ettirildiği ise resmi kayıtlarda yer almıyor.
Belediye Başkanı Savaş Akyüz, tarihi yapının aslına uygun bir şekilde yeniden ayağa kaldırılacağını belirtti. Çalışmaların başlama töreninde konuşan Akyüz, binanın özgün mimari özelliklerinin titizlikle korunacağını vurguladı.
Onarım sürecinin tamamlanmasının ardından caminin yeniden ibadet edilebilecek duruma getirilmesi planlanıyor. Yerel yönetim, tarihi mirasın gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla projeyi en kısa sürede bitirmeyi amaçlıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Tarihi yapıların onarımında en kritik eşik, özgün malzemeden ödün vermeden zamana dirençli hale getirilmesidir. Yaklaşık dokuz asırlık geçmişi bulunan bu mabedin yenilenmesi, bölgenin kültürel mirasının korunması adına uzun vadeli bir kazançtır. Eğer süreç planlandığı gibi ilerlerse, yerel turizm de bu durumdan olumlu etkilenecektir.
Kaynak:
Haber71.Net
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Kerkük’ün Şwan nahiyesinde bulunan yaklaşık iki asırlık Germav Kanalı, dünyanın en eski sulama projeleri arasında gösterilerek tescillendi. Osmanlı döneminden bu yana aktif olarak kullanılan su yolu, bölgedeki tarımsal üretimin devamlılığını sağlıyor.
Kerkük Şwan nahiyesindeki 200 yıllık Germav Kanalı Dünya Mirası Listesi’ne alındı.
Osmanlı döneminden kalan tarihi su yolu köy halkının içme ve sulama ihtiyacını karşılıyor.
Kanalda arıtılmamış suyla nar, incir ve zeytin gibi kaliteli tarım ürünleri yetiştiriliyor.
Irak'ın Kerkük kentine bağlı Şwan nahiyesindeki Naroze Hacı Cercis köyünde yer alan Germav Kanalı, uluslararası alanda tescillenerek koruma altına alındı. Dünyanın en eski sulama projelerinden biri kabul edilen bu yapı, Fransa'nın Marsilya kentinde düzenlenen Uluslararası Sulama Konferansı'nda sertifika aldı. Osmanlı İmparatorluğu döneminden bugüne ulaşan su kaynağı, yüzyıllardır bölge coğrafyasının tarımsal hafızasını temsil ediyor.
Yaklaşık iki asırlık geçmişine rağmen işlevini kaybetmeyen kanal, yerel halkın günlük yaşamında kritik bir rol oynamaya devam ediyor. Köylülerin kendi imkânlarıyla ve nesiller boyu aktarılan emeklerle defalarca onardığı su yolu, çevresindeki bahçelere hayat veriyor. Yağış rejimine bağlı olarak su seviyesi değişkenlik gösterse de, bölge sakinleri tarımsal faaliyetlerini aksatmadan sürdürüyor.
Kanalın sularıyla sulanan topraklarda kimyasal gübre kullanılmadan nar, incir ve zeytin gibi tarım ürünleri yetiştiriliyor. Köy sakinlerinden 69 yaşındaki Fazıl Maruf Hasan, atalarından miras kalan bu sistem sayesinde iki incir ve bir zeytin bahçesinden verim aldığını belirtiyor. Mevsim şartlarının elverişli olması durumunda su miktarının tüm bahçelerin sulanmasına fazlasıyla yettiği ifade ediliyor.
Şwan Nahiyesi Müdürü Biryâr Şwani, bölgenin yalnızca bu su yapısıyla değil, köprüleri ve bin civarındaki arkeolojik kalıntısıyla da zengin bir geçmişe sahip olduğunu vurguluyor. UNESCO'nun dikkatini çeken yüzlerce yıllık tarımsal sistem, geçmişin mühendislik birikimini bugüne taşıyor. Tarihî yapıların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması, yerel kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından önem arz ediyor.
AI YORUMU
Tarihi su yapıları modern çağın getirdiği betonlaşma ve kuraklık tehdidiyle karşı karşıyayken tescil edilmeleri yalnızca kültürel koruma sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yerel üreticilerin geleneksel yöntemlerle hayatta kalmasını destekliyor. İki asırdır kesintisiz akan Germav Kanalı, binlerce yıllık tarım kültürünün ne kadar dayanıklı olabileceğini somut rakamlarla kanıtlıyor. Bölgedeki bin civarındaki arkeolojik alanın da benzer koruma statülerine kavuşması, tarihi mirasın tahrip edilmesinin önüne geçilmesi için tek çare olarak duruyor.
Osmaniye'de asırlık geçmişe sahip Yedi Ocak İlkokulu, deprem sarsıntılarının ardından tamamlanan güçlendirme çalışmalarıyla öğrencilerini yeniden ağırlamaya başladı. On bir asırdan uzun süredir kentin eğitim hayatına katkı sunan yapı, mimari özellikleri korunarak bugünkü statüsüne kavuştu.
1907 yılında Almanlar tarafından hastane olarak inşasına başlanan bina 1911'de eğitim vermeye başladı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde zarar gören yapı onarılarak 21 sınıfla yeniden açıldı.
Devlet Bahçeli ve Ümit Besen gibi tanınmış isimlerin yolu bu eğitim kurumundan geçti.
Osmaniye'nin hafızasında derin izler bırakan Yedi Ocak İlkokulu, yüzyılı aşan tarihi boyunca pek çok farklı amaçla kullanıldı. Hicaz Demir Yolu Projesi kapsamında yabancı mühendisler tarafından hastane olarak tasarlanan bina, inşaatının tamamlanmasının hemen ardından eğitim yuvasına dönüştürüldü. Birinci Dünya Savaşı yıllarında ise yaralı askerlerin tedavi edildiği bir karargah olarak hizmet veren yapı, çatışma dönemlerinde yıpransa da yapılan onarımlarla ayakta kalmayı başardı.
Geçmişte farklı isimlerle anılan ve kentin düşman işgalinden kurtuluş simgesi olan 7 Ocak tarihini taşıyan okul, mahallesine de adını verdi. On binlerce çocuğun ilk harfleri öğrendiği bu merdivenlerden siyaset, sanat ve sinema dünyasının önde gelen isimleri mezun oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sanatçı Ümit Besen ile sinema dünyasının tanınmış simaları ilk eğitimlerini bu binanın duvarları arasında aldı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri, Osmaniye'deki bu simge yapıyı da olumsuz etkiledi. Ana bina ve sonradan eklenen kısımlarda hasar meydana gelmesi üzerine yetkililer harekete geçti. Güvenlik riski oluşturan eklentiler yıkılırken, tarihi ana gövde üzerinde kapsamlı bir yenileme süreci başlatıldı.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sırasında yapının orijinal mimari dokusuna sadık kalındı. Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen güçlendirme adımlarının ardından okul, modern eğitim ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde yeniden kapılarını açtı. Bugün 21 derslikte faaliyetlerini sürdüren kurum, geçmişin anılarını bugünün öğrencileriyle buluşturuyor.
AI YORUMU
Tarihi yapıların deprem direncinin artırılması, kentsel belleklerin geleceğe taşınması açısından doğrudan bir zorunluluktur. 115 yıllık köklü bir kurumun yıkılmayıp aslına uygun biçimde ayağa kaldırılması, Osmaniye'deki öğrencilerin kendi kültürel mirasıyla bağını korumasını sağlar. Eğer bu tür onarımlar bilimsel yöntemler yerine geçiştirilseydi, kent sadece bir okulunu değil, hafızasının büyük bir kısmını kaybedecekti. Yirmi bir sınıflık kapasitesiyle hizmet vermeyi sürdüren bu bina, doğru restorasyon politikalarının somut bir örneğini oluşturuyor.
Yeni Parti lideri Özgür Özel, bazı belediye başkanlarının iktidar partisine geçeceği yönündeki iddialara Kırıkkale'deki ön seçimde tepki gösterdi. Partililere seslenen Özel, zorluklara ve olası ihanetlere karşı birlikte mücadele çağrısında bulundu.
Özgür Özel Kırıkkale İl Başkanlığı ön seçiminde konuştu.
Sekiz ilçe belediye başkanı ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın adı transfer iddialarında geçti.
Özel, partililere teslim olmama ve omuz omuza yürüme çağrısı yaptı.
Ankara kulislerinde konuşulan ve iktidara yakın medya organlarında yer bulan belediye başkanlarının parti değiştireceği yönündeki söylentiler siyaset gündemini hareketlendirdi. Sekiz ilçe belediye başkanının yanı sıra Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın da isimlerinin bu iddialarla anılması parti içinde ve kamuoyunda tartışma yarattı. Konuyla ilgili ilk net değerlendirmeler Kırıkkale İl Başkanlığı ön seçim programında yapıldı.
Söz konusu iddialara karşı tepkisini sert ifadelerle dile getiren Yeni Parti lideri Özgür Özel, yaşanan tartışmaların ardından partililerin moralini yüksek tutmayı hedefledi. Sınırlı imkanlarla yola çıktıklarını belirten Özel, önlerinde engeller olabileceğini ancak temel güçlerinin teslimiyetçi olmamaktan kaynaklandığını vurguladı. Açıklamalarında geçmişte yaşanan bazı durumları da hatırlatarak yeni zorluklara ve sadakatsizliklere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının devamında dayanışma vurgusu yapan Özel, herhangi bir düşüş anında birlikte ayağa kalkacaklarını ve mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. Dikenli yollardan geçerek iktidara yürüyeceklerini savunan lider, bu sürecin sonunda milletin kazanacağını dile getirdi. Kırıkkale'deki üyelerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, parti içi birlik mesajlarıyla tamamlandı.
AI YORUMU
Ahmet Aras ve sekiz ilçe belediye başkanı üzerinden yürütülen transfer iddiaları, muhalefet cephesindeki hareketliliği ve olası ayrışma risklerini doğrudan tetikliyor. Özgür Özel'in Kırıkkale'deki ön seçimde verdiği bu sert yanıt, sadece iddiaları yalanlamakla kalmayıp tabandaki olası çözülmeleri engellemek adına verilen stratejik bir gözdağı niteliği taşıyor. İlerleyen günlerde belediye yönetimlerindeki olası istifalar veya katılımlar, partilerin yerel yerleşimdeki dengelerini radikal biçimde değiştirebilir.
Tokat'ta Sultan II. Bayezid tarafından 1485 yılında inşa ettirilen Gülbahar Hatun Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen kapsamlı restorasyonun ardından tekrar ibadete açıldı. Risk taşıdığı belirlenen minaresi 2023 yılında sökülerek yeniden yapılan tarihi yapının açılış törenine protokol ve vatandaşlar katıldı.
541 yıllık tarihi Gülbahar Hatun Cami kapsamlı restorasyonla yenilendi.
Depreme dayanıksız olduğu tespit edilen minare 2023 yılında yeniden inşa edildi.
Tarihi külliyenin imaret bölümü vakfiyesine uygun şekilde aşevi olarak hizmete açıldı.
Anadolu'nun köklü yerleşim merkezlerinden biri olan Tokat'ta, Osmanlı dönemine ait çok sayıda eser titizlikle yürütülen çalışmalarla geleceğe taşınıyor. Bu kapsamda, şehir merkezinde yer alan ve Osmanlı sultanlarından II. Bayezid tarafından annesi adına 1485 yılında kurulan tarihi külliyenin cami bölümü, uzun süren çalışmaların ardından yeniden kapılarını açtı.
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilen süreçte, yapının mimari dokusu detaylı bir incelemeden geçirildi. Yapılan teknik analizler neticesinde, eserin minaresinin yapısal açıdan zafiyet gösterdiği ve olası bir depreme karşı dirençsiz olduğu tespit edildi. Uzman ekiplerin hazırladığı rapor doğrultusunda riskli minare 2023 yılı içerisinde tamamen sökülerek orijinal formuna sadık kalınarak yeniden ayağa kaldırıldı.
Restorasyon sadece minareyle sınırlı kalmayarak ibadethanenin iç mekanını da kapsadı. Duvar süslemelerinden ahşap aksama kadar birçok noktada ihya çalışmaları tamamlanan yapı,, cemaatini ağırlamaya hazır hale getirildi. Gerçekleştirilen resmi açılış törenine Tokat Valisi Abdullah Köklü, Vakıflar Genel Müdürlüğü yöneticileri, milletvekilleri ve çok sayıda davetli iştirak etti.
Açılışta konuşan Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri, Türk-İslam medeniyetinin vakıf geleneği sayesinde asırlardır ayakta kaldığını vurguladı. Törende ayrıca, külliyenin imaret kısmının da asli fonksiyonuna uygun olarak bir aşevi şeklinde faaliyete geçirildiği bilgisi paylaşıldı. İl Müftüsü tarafından okunan duaların ardından cami yeniden ibadet rutinlerine döndü.
AI YORUMU
Tarihi yapıların deprem ve çevresel risklere karşı modernize edilerek korunması, kültürel mirasın geleceğe aktarılması açısından hayati önem taşıyor. Sadece caminin değil, imaret gibi sosyal donatı alanlarının da özgün işlevleriyle yaşatılması, vakıf kültürünün asıl ruhunu bugüne taşıyor. Bu tür projelerin ülke genelindeki diğer ecdat yadigarları için de örnek teşkil etmesi bekleniyor.