PİYASA
Gündem

Tokat'taki 541 yıllık tarihi Gülbahar Hatun Cami yeniden ibadette

Tokat'taki 541 yıllık tarihi Gülbahar Hatun Cami yeniden ibadette Fotoğraf: CNN Türk

Özet

Tokat'ta Sultan II. Bayezid tarafından 1485 yılında inşa ettirilen Gülbahar Hatun Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen kapsamlı restorasyonun ardından tekrar ibadete açıldı. Risk taşıdığı belirlenen minaresi 2023 yılında sökülerek yeniden yapılan tarihi yapının açılış törenine protokol ve vatandaşlar katıldı.

Öne çıkanlar

  • 541 yıllık tarihi Gülbahar Hatun Cami kapsamlı restorasyonla yenilendi.
  • Depreme dayanıksız olduğu tespit edilen minare 2023 yılında yeniden inşa edildi.
  • Tarihi külliyenin imaret bölümü vakfiyesine uygun şekilde aşevi olarak hizmete açıldı.

Haberin Detayı

Anadolu'nun köklü yerleşim merkezlerinden biri olan Tokat'ta, Osmanlı dönemine ait çok sayıda eser titizlikle yürütülen çalışmalarla geleceğe taşınıyor. Bu kapsamda, şehir merkezinde yer alan ve Osmanlı sultanlarından II. Bayezid tarafından annesi adına 1485 yılında kurulan tarihi külliyenin cami bölümü, uzun süren çalışmaların ardından yeniden kapılarını açtı.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilen süreçte, yapının mimari dokusu detaylı bir incelemeden geçirildi. Yapılan teknik analizler neticesinde, eserin minaresinin yapısal açıdan zafiyet gösterdiği ve olası bir depreme karşı dirençsiz olduğu tespit edildi. Uzman ekiplerin hazırladığı rapor doğrultusunda riskli minare 2023 yılı içerisinde tamamen sökülerek orijinal formuna sadık kalınarak yeniden ayağa kaldırıldı.

Restorasyon sadece minareyle sınırlı kalmayarak ibadethanenin iç mekanını da kapsadı. Duvar süslemelerinden ahşap aksama kadar birçok noktada ihya çalışmaları tamamlanan yapı,, cemaatini ağırlamaya hazır hale getirildi. Gerçekleştirilen resmi açılış törenine Tokat Valisi Abdullah Köklü, Vakıflar Genel Müdürlüğü yöneticileri, milletvekilleri ve çok sayıda davetli iştirak etti.

Açılışta konuşan Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri, Türk-İslam medeniyetinin vakıf geleneği sayesinde asırlardır ayakta kaldığını vurguladı. Törende ayrıca, külliyenin imaret kısmının da asli fonksiyonuna uygun olarak bir aşevi şeklinde faaliyete geçirildiği bilgisi paylaşıldı. İl Müftüsü tarafından okunan duaların ardından cami yeniden ibadet rutinlerine döndü.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Tarihi yapıların deprem ve çevresel risklere karşı modernize edilerek korunması, kültürel mirasın geleceğe aktarılması açısından hayati önem taşıyor. Sadece caminin değil, imaret gibi sosyal donatı alanlarının da özgün işlevleriyle yaşatılması, vakıf kültürünün asıl ruhunu bugüne taşıyor. Bu tür projelerin ülke genelindeki diğer ecdat yadigarları için de örnek teşkil etmesi bekleniyor.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Okumaya Devam Et
Gündem

Tokat'taki Norovirüs Salgınında Evcil Hayvanlardaki Vakalar İnceleniyor

• CNN Türk
Tokat'taki Norovirüs Salgınında Evcil Hayvanlardaki Vakalar İnceleniyor
Fotoğraf: CNN Türk

Tokat'ta binlerce kişinin hastaneye kaldırılmasına yol açan norovirüs salgınının ardından, şehirdeki evcil hayvanlarda da benzer sindirim sistemi rahatsızlıkları görülmeye başlandı. Uzmanlar, insan ve hayvan sağlığının ortak ele alınması gerektiğini vurgularken, iki canlı türündeki virüslerin genetik olarak farklılık gösterdiğine dikkat çekti.

  • Tokat genelinde yaklaşık 5 bin kişi mide bulantısı ve kusma şikayetiyle hastanelere başvurdu.
  • Sağlık Bakanlığı ekiplerinin incelemelerinde rahatsızlığın nedeninin norovirüs olduğu tespit edildi.
  • 15'in üzerinde veteriner kliniğinde kedi ve köpeklerde benzer ishal ve kusma vakaları rapor edildi.

Ülke genelinde olduğu gibi yerelde de halk sağlığını tehdit eden salgın hastalıklar, farklı boyutlarıyla incelenmeye devam ediyor. Son dönemde binlerce vatandaşın benzer semptomlarla sağlık merkezlerinin kapısını çaldığı Tokat'ta, evcil dostlarda da benzer klinik tabloların ortaya çıkması dikkatleri çekti. Yetkili makamlar tarafından yapılan tetkikler neticesinde rahatsızlığın etkeninin norovirüs olduğu kesinleşirken, veteriner hekimler de sokaktaki ve evlerdeki dost hayvanlar için alarm durumuna geçti.

Tokat Veteriner Hekimler Odası Başkanı Seyit Sami Karyağdı, insanlardaki salgın dönemine paralel olarak veteriner kliniklerine gelen kedi ve köpek vakalarında artış yaşandığını belirtti. On beşten fazla kliniğin benzer şikayetlerle karşılaştığını aktaran Karyağdı, hayvan sahiplerinin bu süreçte daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti. İnsan ve hayvan sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini savunan yetkililer, olası bulaş risklerine karşı tedbirli olunmasının elzem olduğunu dile getirdi.

Konuya ilişkin bilimsel değerlendirmelerde bulunan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ercan Çaçan ise insanlardaki norovirüs ile hayvanlardaki türler arasında belirgin genetik farklar bulunduğunun altını çizdi. Norovirüslerin yalnızca insanlara özgü olmadığını, sığır ve köpek gibi bazı memelilerde de görülebildiğini hatırlatan Çaçan, güncel salgındaki bulaş döngüsünün ağırlıklı olarak insanlar arasında sürdüğünü kaydetti. Hayvanlardan insanlara geçişin kesin bir yayılım yolu olarak değerlendirilemeyeceğini belirten uzmanlar, araştırmaların sürdüğünü bildirdi.

AI YORUMU

Bu tür salgın dönemlerinde evcil hayvanlarda da benzer belirtilerin görülmesi, kamuoyunda gereksiz bir endişe dalgası yaratabiliyor. Bilim insanlarının genetik farklılık vurgusu bu noktada panik önlemek adına oldukça kıymetli. Ancak tek sağlık yaklaşımının benimsenmesi, gelecekteki olası zoonotik risklerin yönetimi için şimdiden iyi bir veri kaynağı oluşturuyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Tokat'ta Norovirüs Salgını: İnsan ve Evcil Hayvanlarda Benzer Belirtiler

• Yeni Şafak
Tokat'ta Norovirüs Salgını: İnsan ve Evcil Hayvanlarda Benzer Belirtiler
Fotoğraf: Yeni Şafak

Tokat'ta yaklaşık 5.000 kişi mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikâyetleriyle hastanelere başvurdu. Sağlık Bakanlığı ekipleri, bu durumun norovirüs kaynaklı olduğunu belirledi. Aynı dönemde kedi ve köpeklerde de ishal ve kusma vakaları rapor edildi. Veteriner hekimler, hayvan sahiplerini benzer semptomlarda veteriner kontrolü yapmaya çağırdı.

  • 5.000'den fazla kişi mide bulantısı ve kusma şikâyetiyle hastaneye başvurdu
  • Sağlık Bakanlığı ekipleri norovirüs etkeni olduğunu tespit etti
  • Veteriner kliniklerinde kedi ve köpeklerde benzer ishal ve kusma vakaları görüldü

Tokat'ta son günlerde hastanelere başvuran binlerce vatandaş, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı gibi gastrointestinal şikâyetlerle sağlık hizmeti aradı. Bu artış, yerel sağlık otoritelerinin durumu yakından izlemesine yol açtı ve Ankara'dan gönderilen Halk Sağlığı ekipleri olay yerinde incelemeler yaptı. Ekipler, hastalığın yaygın bir viral enfeksiyon olan norovirüs tarafından tetiklendiğini rapor etti.

Bölgedeki Veteriner Hekimler Odası Başkanı Seyit Sami Karyağdı, insan hastalarında gözlenen semptomların hayvanlarda da ortaya çıktığını belirtti. Karyağdı, 15'in üzerindeki veteriner kliniğinde kediler ve köpeklerde ishal, kusma ve karın rahatsızlığı şikâyetleriyle başvuran vakaların arttığını söyledi. Veteriner kliniklerine yapılan bu uyarı, hayvan sahiplerinin de benzer belirtilerde veteriner hekimlere başvurmalarını gerektiriyor.

Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Sağlık Bakanlığı ekiplerinin bulgularını kamuoyu ile paylaştı ve norovirüsün bölgedeki yayılmasını önlemek için hijyen önlemlerinin artırılmasını vurguladı. Yetkililer, özellikle yemek hazırlama ve temizlikte dikkatli olunması gerektiğini, bulaşmanın çoğunlukla insan‑insan temasından gerçekleştiğini hatırlattı.

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercan Çaçan, norovirüsün hayvan türlerinde de bulunabildiğini, ancak insanlarda görülen suşlarla genetik açıdan farklılık gösterdiğini açıkladı. Çaçan, hayvanlardan insanlara doğrudan bulaşmanın kesin bir yol olarak kanıtlanmadığını, bu konunun hâlen araştırma aşamasında olduğunu belirtti.

Uzmanların ortak mesajı, hem insan hem de evcil hayvanlarda benzer semptomların görülmesi durumunda erken tanı ve tedaviye yönelmenin, salgının kontrol altına alınmasında kritik olduğu. Yetkililer, halkı temizlik kurallarına uymaya, semptomlar ortaya çıktığında sağlık birimlerine başvurmaya ve evcil hayvanlarda da benzer şikâyetlerde veterinerle iletişime geçmeye davet ediyor.

AI YORUMU

Norovirüs salgını, geniş nüfus ve hayvan popülasyonunu etkileyebilecek bir sağlık riski oluşturuyor. İnsan ve evcil hayvanların aynı virüsle hastalanması, tek sağlık yaklaşımının önemini vurguluyor. Bu durum, hijyen uygulamalarının sıkılaştırılması ve veteriner‑tıp iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Gelecek haftalarda vaka sayısının izlenmesi ve olası ek bulaşma yollarının araştırılması kritik olacak.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Sakarya Sapanca'da Şiddetli Sel: Yolları Yıkıp Geçti

• Yeni Şafak
Sakarya Sapanca'da Şiddetli Sel: Yolları Yıkıp Geçti
Fotoğraf: Yeni Şafak

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde etkili olan sağanak yağış Dereköy Mahallesi'nde su taşkınlarına ve toprak kaymalarına yol açtı. Şiddetli sel sularının sürüklediği ağaçlar, elektrik direkleri ve molozlar bölgede büyük çapta hasar bıraktı.

  • Sapanca ilçesine bağlı Dereköy Mahallesi sel felaketinden etkilendi.
  • Şiddetli sular bir otomobili sürükleyerek ağaca çarparak durdurdu.
  • Bölgede toprak kaymaları yaşandı, yollar kapandı ve kulübeler yıkıldı.

Sakarya genelinde dün başlayan kuvvetli sağanak yağışlar, özellikle dağlık kesimlerde yaşamı olumsuz etkiledi. Sapanca ilçesinin Dereköy Mahallesi, yükseklerden inen suyun şiddetiyle büyük bir taşkına sahne oldu.

Yamaçlardan koparak gelen devasa toprak kütleleri, taşlar ve odun parçaları ana güzergahlara yayıldı. Akıntının gücüne dayanamayan bazı elektrik direkleri ile ağaçlar kökünden sökülerek metrelerce sürüklenirken, mahallenin pek çok noktasında toprak kaymaları kaydedildi.

Taşkının en çarpıcı anlarından biri ise mahalle içindeki bir otomobilin sulara kapılmasıyla yaşandı. Kontrolden çıkarak sürüklenen araç ancak bir ağaca çarpabildi; etrafı ise tonlarca ağırlıkta moloz ve odun yığınlarıyla kuşatıldı.

Suların çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan tablo afetin boyutlarını net bir şekilde gözler önüne serdi. Mahalledeki bazı basit yapılar ve kulübeler tamamen yıkılırken, yolların alt yapısı zarar gördü ve ulaşım aksadı.

AI YORUMU

Dereköy Mahallesi'nde yaşanan bu afet, ani ve şiddetli yağışların altyapı üzerindeki yıkıcı gücünü bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı. Tonlarca molozun ve devrilen direklerin yerleşim yerini savaş alanına çevirmesi, dağlık bölgelerdeki yerleşimler için acil önlem alınması gerektiğini gösteriyor. Bundan sonraki süreçte benzer risklerin önlenmesi adına dere yataklarının ıslahı ve drenaj sistemlerinin güçlendirilmesi hayati önem taşıyacaktır.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Aydin Deprem Riski Haritası: Alüvyon Zeminler ve Fay Hatları

• Yeni Kıroba
Aydin Deprem Riski Haritası: Alüvyon Zeminler ve Fay Hatları
Fotoğraf: Yeni Kıroba

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün diri fay haritası, Aydın coğrafyasının en aktif sismik kuşaklar arasında yer aldığını gösteriyor. Kent genelinde birinci derece deprem kuşağında bulunan alüvyon zeminli yerleşimler ve kıyı kesimleri yüksek risk barındırıyor.

  • Büyük Menderes Fay Zonu, Aydın coğrafyasını doğudan batıya kateden temel sismik motordur.
  • Efeler, Nazilli ve Söke gibi alüvyon tabakalar üzerine kurulu ilçeler en kırılgan yerleşimlerdir.
  • Karpuzlu, Çine ve Karacasu gibi yüksek rakımlı kayalık mahalleler temel güvenliği sağlar.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan güncel diri fay haritası, Aydın'ın sismik açıdan son derece hareketli bir coğrafyada kurulduğunu gözler önüne seriyor. İl sınırlarını baştan başa geçen kırıkların odak noktasında, tarım havzasını sınırlayan Büyük Menderes Fay Zonu bulunuyor. Bunun yanı sıra batı kesimde Söke Ovası'nı bölen Priene - Sazlı Fay Zonu, Germencik sahasındaki jeotermal kırıklar ve Kuşadası sahilini takip eden yerel hatlar bağımsız sarsıntılar üretebiliyor.

Tüm toprakları birinci derece deprem kuşağında yer alan kentte, yapısal hasar potansiyelini zemin yapısı belirliyor. Yumuşak ova zeminleri, alt katmanlardan gelen sarsıntı dalgalarını katlayarak binalara aktarırken, yüksek taban suyu seviyesi nedeniyle sıvılaşma tehlikesini de beraberinde getiriyor.

Turizm faaliyetlerinin yoğunlaştığı Kuşadası ile Didim ilçeleri ise hem kıyı kesimindeki dolgu alanları hem de deniz tabanındaki fayların doğrudan etkisi altında bulunuyor. Deniz içinde uzanan Kuşadası Körfezi ve Didim açıkları, su altından kaynaklanan dalgaları doğrudan kıyı şeridine yansıtarak risk faktörünü artırıyor. Uzmanlar bu bölgelerdeki yapılaşmalarda zemin etütlerinin ve mühendislik hizmetlerinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Kent sınırları içerisinde sarsıntılara karşı daha güvenli noktalar arayan yetkililer, dağlık ve kayalık yamaçları işaret ediyor. Karpuzlu, Çine, Karacasu ve Bozdoğan ilçelerinin yüksek rakımlı, sağlam kayaçlar üzerine kurulan mahalleleri temel güvenlik açısından avantaj sunuyor. Ancak bu yerleşimlerin vadi tabanına yayılan düzlük kısımları, ova bölgesindeki sarsıntı döngüsünden tamamen ayrı düşünülemiyor.

AI YORUMU

MTA haritasının işaret ettiği Büyük Menderes ve Priene - Sazlı fay hatları, Aydın genelindeki yapı stokunun acilen gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle Efeler ve Nazilli gibi alüvyon tabanlı ova yerleşimlerinde yükselen binaların zemin sıvılaşması riskiyle yüzleşmesi kaçınılmazdır. Yerel yönetimlerin ve inşaat sektörünün bu coğrafi gerçekliğe göre kentsel dönüşüm planlarını hızlandırması hayati bir zorunluluktur.

Kaynak: Yeni Kıroba Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler