PİYASA
Gündem

İpsala ve Kapıkule'de 7 binden fazla tarihi eser kurtarıldı

İpsala ve Kapıkule'de 7 binden fazla tarihi eser kurtarıldı Fotoğraf: CBP Photography · Kamu malı · Wikimedia Commons

Özet

Edirne sınır kapılarında gerçekleştirilen operasyonlarda binlerce tarihi eser ele geçirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, kaçakçılığı önleyen ekiplere teşekkür etti.

Öne çıkanlar

  • İpsala ve Kapıkule kapılarında 7 binden fazla tarihi eser yakalandı.
  • Operasyonlar kapsamında tırların dolaplarında gizlenmiş sikkeler ve aksesuarlar bulundu.
  • Ele geçirilen eserlerle ilgili cumhuriyet başsavcılıklarınca adli soruşturma başlatıldı.

Haberin Detayı

Edirne sınırındaki İpsala ve Kapıkule gümrük kapılarında yürütülen ortak denetimler sırasında tarihi eser kaçakçılığına darbe vuruldu. Gümrük Muhafaza birimlerinin risk analizleri neticesinde harekete geçen ekipler, şüpheli görülen tırları detaylı incelemeye aldı. Gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda yurt dışına kaçırılmaya çalışılan 7 binden fazla kültür varlığı güven altına alındı.

Fotoğraf: U.S. Customs and Border Protection · Kamu malı · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons

İpsala Gümrük Kapısı'nda Yunanistan yönüne gitmek üzere hazırlanan bir tır, risk kriterleri çerçevesinde tarama cihazına yönlendirildi. Yapılan detaylı aramada, aracın malzeme ve yemek dolaplarına gizlenmiş çok sayıda sikke, ok ucu, yüzük ve çeşitli aksesuar ortaya çıkarıldı. Kapıkule Gümrük Kapısı'ndaki denetimlerde ise beyan edilmeyen tarihi nitelikteki sikkeler ele geçirildi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Eserlerin ait olduğu topraklarda kalmasının geleceğe sahip çıkmak anlamına geldiğini vurgulayan Ersoy, operasyonda görev alan Gümrük Muhafaza personeline ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a şükranlarını iletti.

Geçmişin izlerini taşıyan her bir objenin eşsiz birer emanet olduğunu belirten Ersoy, kaçakçılık rotalarının kapatılması için çalışmaların süreceğini ifade etti. Operasyonların ardından ele geçirilen tüm tarihi objelere el konulurken, olaylarla ilgili adli süreçler yetkili merciler tarafından başlatıldı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Sınır kapılarında ele geçirilen binlerce eser, denetim mekanizmalarının etkinliğini gösterirken kültürel mirasın korunmasındaki zafiyetleri de akıllara getiriyor. Açıklanan 7 bin adetlik rakam, kaçakçılık ağlarının hâlâ aktif şekilde çalıştığını ve tır gizlemeleri gibi yöntemlerin rutin kontrollerle yakalandığını kanıtlıyor. Bu tür sevkiyatlar engellenmese, Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişi uluslararası pazarlarda kaybolma riskiyle karşı karşıya kalacaktı. Yetkililerin risk analizi temelli taramaları sıkılaştırması, benzer girişimlerin önlenmesinde belirleyici bir rol oynuyor.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • NTV Gündem

    Antalya'da görev yapan bir zabıta memuru, çöp konteynerinin yanında bulduğu 1915 damgalı askeri sedyeyi yetkililere teslim etti. Yaklaşık üç buçuk aylık inceleme sürecinde orijinal olduğu kanıtlanan eser, Çanakkale'deki savaş müzesinde sergilenmeye başlandı.

    • Antalya'da çöpte bulunan 1915 damgalı askeri sedye Çanakkale'ye bağışlandı.
    • Tarihi objenin orijinal olduğu 3,5 aylık detaylı inceleme sonucunda tescillendi.
    • Eserin üzerinde Birinci Dünya Savaşı döneminden kalma kan izleri olabileceği belirtiliyor.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan zabıta memuru İbrahim Uysal, rutin bir günde evinin yakınındaki çöp konteynerlerinin civarında dolaşırken komşusunun dikkati sayesinde eski bir askeri malzemeyle karşılaştı. Katlanmış durumdaki ahşap kollarının yıprandığı ve kumaşının parçalandığı görülen sedyenin ahşap bölümlerinde 1915 tarihli damgalar yer alıyordu. Tarihi bir değer taşıyabileceğini fark eden Uysal, durumu hemen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına aktararak inceleme talep etti.

    Esere ait görsel ve video kayıtlarını yetkililere ulaştıran zabıta memurunun başvurusunun ardından uzmanlar tarafından resmi inceleme süreci başlatıldı. İlk değerlendirmeler, bulgunun Birinci Dünya Savaşı yıllarında cephede kullanılan askeri sedyelerle büyük benzerlik gösterdiğini ortaya koydu. Bunun üzerine Antalya'dan Çanakkale'ye nakledilen obje, yaklaşık 3,5 ay süren titiz bir araştırma ve doğrulama aşamasından geçirildi.

    Yapılan detaylı incelemelerin ardından orijinal olduğu tescillenen askeri sedye, Çanakkale Savaş Müzesi envanterine kaydedilerek sergi alanındaki yerini aldı. Dünyadaki benzer örneklerinin sadece İngiltere'de ve Türkiye'de bulunduğunu belirten yetkililer, sedyenin üzerinde hala şehit kanı olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Sedyenin kumaşındaki lekelerin kökenine yönelik bilimsel araştırmaların önümüzdeki dönemde derinleştirilmesi bekleniyor.

    Eseri maddi kazanç sağlama amacıyla açık artırmalara veya müzayedelere sunması yönünde teklifler aldığını belirten İbrahim Uysal, bu teklifleri reddederek doğru kararı verdiğini ifade etti. Yediden düvele karşı verilmiş bağımsızlık mücadelesinin anısını yaşatan bu tür objelerin sadece savaş müzelerine ait olması gerektiğini savunan Uysal, gelecek nesillere tarihi mirası aktarmaktan onur duyduğunu dile getirdi. Eseri yerinde görmek üzere 18 Mart tarihinde Çanakkale'yi ziyaret edeceğini açıklayan Uysal adına, müzede özel bir pirinç levha yer alacağı bilgisi paylaşıldı.

    AI YORUMU

    Birinci Dünya Savaşı yıllarından kalma nadide bir askeri malzemenin hurdalık veya çöp kenarından kurtarılarak müze envanterine kazandırılması, kültürel miras bilincinin bireysel duyarlılıkla nasıl korunduğunu gösteriyor. Satış tekliflerini geri çevirerek eseri Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına teslim eden zabıta memuru İbrahim Uysal, tarihi objelerin ticari meta olmadığını somut bir şekilde ortaya koydu. İngiltere'deki benzeriyle birlikte dünyada nadir bulunan bu tür sedyelerin koruma altında olması, gelecek nesillerin tarihi yerinde öğrenmesi açısından büyük önem taşıyor.

    Kaynak: NTV Gündem Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Sözcü Gündem
    Konya'da cami önündeki Roma dönemi heykel kaidesini kepçeyle çaldılar
    Fotoğraf: Sözcü Gündem

    Konya'nın Meram ilçesinde bir caminin önünde toprağa gömülü duran Roma dönemine ait heykel kaidesi iş makinesiyle çalındı. Emniyet ekiplerinin kameradan tespit ettiği üç şüpheli kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

    • Konya Meram'da Roma dönemine ait heykel kaidesi kepçeyle sökülerek çalındı.
    • Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis üç şüpheliyi kısa sürede yakaladı.
    • Ele geçirilen tarihi eser koruma altına alınırken soruşturma sürüyor.

    Konya'nın Meram ilçesinde yaşanan olay, tarihi eser kaçakçılığının boyutlarını gözler önüne seren sıra dışı bir hırsızlık vakası olarak kayıtlara geçti.

    Çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına alan ekipler, şüphelilerin antik döneme ait dev eseri yerinden sökmek için olay yerine özel bir iş makinesiyle geldiğini belirledi.

    Görüntülerde hırsızların kepçe yardımıyla toprağa gömülü kaideyi zorlanmadan çıkardığı ve ardından bir araca yükleyerek olay yerinden hızla uzaklaştığı net bir şekilde görüldü. Elde edilen deliller ve plaka takipleri sonucunda kimlikleri kısa sürede tespit edilen üç şüpheli düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalandı.

    Gözaltına alınan şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, operasyonla ele geçirilen tarihi heykel kaidesi koruma altına alındı. Ekiplerin olayla ilgili başlattığı soruşturma titizlikle devam ediyor.

    AI YORUMU

    Tarihi eser kaçakçılarının artık antik kalıntıları yerinden sökmek için iş makinelerine başvurması güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle cami önü gibi açık alanlarda bulunan bu tür taşınmaz mirasların korunması için yerel yönetimlerin daha sıkı denetimler yapması şarttır. Aksi takdirde denetimsiz kalan kırsal ve mahalle arasındaki eserler benzer şekilde hedef olmaya devam edecektir.

    Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Habertürk
    Kütahya'da tarihi vakıf şartı gereği ihtiyaç sahiplerine pide dağıtıldı
    Fotoğraf: Habertürk

    Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü, tarihî bir vakfın vasiyeti doğrultusunda ihtiyaç sahibi vatandaşların sofralarına sıcak pide ulaştırdı. Gerçekleştirilen bu yardım faaliyetiyle köklü kültürel mirasın yaşatılması hedeflendi.

    • 1280 yılında kurulan Sahibi Ata Vakfı'nın şartı yerine getirildi
    • Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından sıcak pide dağıtıldı
    • Yardımlaşma geleneğini sürdürmek amacıyla çalışma yapıldı

    Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü, toplumsal dayanışmayı pekiştiren anlamlı bir faaliyete imza attı. Bölgedeki ihtiyaç sahibi kişilerin sofralarına sıcak pide ulaştırmak amacıyla geniş kapsamlı bir çalışma başlatıldı.

    Yürütülen bu yardım faaliyeti, 1280 yılında Sivas'ta kurulan Fahreddin Ali bin Hüseyin bin Ebubekir Vakfı'nın resmi hayır şartına dayandırıldı. Tarihî belgelerde Sahibi Ata olarak da bilinen bu vakfın kuralları arasında, halka sıcak pide ikram edilmesine yönelik özel bir vasiyet yer alıyor.

    Yetkililer, ecdattan miras kalan bu tür vakıf şartlarının titizlikle korunduğunu ve günümüz koşullarında yaşatıldığını belirtti. Tarihî geleneklerin sürdürülmesi sayesinde hem geçmişin hatıraları canlandırılıyor hem de dezavantajlı gruplara destek sağlanıyor.

    Kütahya genelindeki yardımların önümüzdeki dönemde de benzer tarihî miraslar doğrultusunda devam edeceği ifade edildi. Kurumun yürüttüğü bu çalışmalar, yerel halk arasında memnuniyetle karşılanıyor ve sosyal yardımlaşma bilincini artırıyor.

    AI YORUMU

    Geçmiş yüzyıllardan miras kalan vakıf şartlarının günümüzdeki sosyal yardımlarla buluşması, kültürel süreklilik açısından kayda değer bir köprü oluşturuyor. 1280 tarihli bir vasiyetin bugünün şartlarında hâlâ uygulanabiliyor olması, kurumsal hafızanın gücünü gösteriyor. Bu tür geleneksel yardımlar, özellikle geçim sıkıntısı çeken vatandaşların günlük gıda ihtiyacına doğrudan katkı sunuyor. Eğer bu tür tarihî vakıf şartları daha geniş kitlelere yaygınlaştırılırsa, yerel düzeydeki sosyal destek ağları daha da güçlenecektir.

    Kaynak: Habertürk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Yeni Asır
    İzmir'de gece müzeciliği ziyaretçi rekoru kırdı
    Fotoğraf: Yeni Asır

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen gece müzeciliği uygulaması, bu sezon 1 milyon 326 bin 590 ziyaretçiye ulaştı. Geçen yıla kıyasla yüzde 32 oranında artış yaşanan tarihi mekanlar arasında en yüksek ilgiyi Efes Ören Yeri gördü.

    • Gece müzeciliği ziyaretçi sayısı 1 milyon 326 bin 590 kişiye ulaştı.
    • Ziyaretçi sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artış kaydedildi.
    • En çok ziyaret edilen yer, 501 bin 811 kişiyle Efes Ören Yeri oldu.

    Türkiye genelindeki tarihi ve kültürel miras alanları, gün batımından sonra da kapılarını açık tutarak ziyaretçilere farklı bir atmosfer sunmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı verilere göre, akşam saatlerinde gerçekleştirilen turlar rekor düzeyde ilgi gördü.

    Geçen yıl 1 milyon 8 bin 80 olarak kayıtlara geçen toplam ziyaretçi sayısı, bu sezon yüzde 32 oranında artış gösterdi. Bu kapsamda en yüksek ilgiyi gören lokasyon 501 bin 811 kişiyle Efes Ören Yeri olurken, bu tarihi alanı 277 bin 557 ziyaretçiyle Galata Kulesi ve 190 bin 910 ziyaretçiyle Hierapolis Pamukkale Ören Yeri takip etti.

    Uygulama süresi, ziyaretçilerden gelen yoğun talepler doğrultusunda bazı bölgelerde uzatıldı. Efes ve Side'de 15 Ekim'e kadar süren turlar, Göreme Ören Yeri'nde 31 Ekim tarihine kadar devam edecek; Galata Kulesi'nde ise yıl boyunca kesintisiz olarak sürdürülecek.

    Bakanlık, tarihi yapıların ziyaret saatlerini genişleterek kültürel mirası daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve bu alanları yaşayan mekanlara dönüştürmeyi hedefliyor. Elde edilen bu başarı, gelecek dönemde yapılacak benzer çalışmalar için de önemli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.

    AI YORUMU

    Efes Ören Yeri'nin 501 binin üzerinde ziyaretçi çekmesi, turizm sezonunun uzatılması ve çeşitlendirilmesi açısından doğru bir strateji izlendiğini gösteriyor. Geceleri serin havalarda tarihi mekanları gezme imkanı sunan bu uygulama, hem yerli turistlerin hem de yabancı gezginlerin tatil planlamalarını kökten değiştirebilir. Önümüzdeki yıllarda bu uygulama kapsamındaki müze sayısının artırılması, yerel esnafa ve bölge ekonomisine de ciddi bir hareketlilik katacaktır.

    Kaynak: Yeni Asır Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler