PİYASA
Gündem

Bakanlık Açıkladı: Baklavadan Suceğe 29 Üründe Sahtecilik

Görsel: HaberinAi

Özet

İncelemelerde fıstıklı baklavada ay çekirdeği ve boya, et ürünlerinde ise sakatat ve kanatlı eti tespit edildi. Listede ayrıca tohum yağı karıştırılan zeytinyağları, nişastalı peynir ve boyalı sirke gibi uygunsuz ürünler yer aldı.

Öne çıkanlar

  • Bakanlık 29 farklı gıda ürününde taklit veya tağşiş yapıldığını duyurdu.
  • Baklavada ay çekirdeği ve boya, dana sucukta sakatat ve kanatlı eti çıktı.
  • Sızma zeytinyağlarına tohum yağı, tulum peynirine ise nişasta karıştırıldığı belirlendi.

Haberin Detayı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü laboratuvar ve saha kontrollerinin güncel sonuçlarını paylaştı. Yapılan resmi açıklamada, farklı gıda gruplarından 29 üründe hile yapıldığı kesinleşerek halk sağlığını hiçe sayan üretici firmalar ve markaları kamuoyunun bilgisine sunuldu.

Denetimlerin en dikkat çeken bulgularından biri tatlı kategorisinde gerçekleşti. İstanbul ve Siirt'te faaliyet gösteren iki işletmenin fıstıklı baklava olarak sunduğu ürünlerde Antep fıstığı yerine ay çekirdeği ve yeşil gıda boyası kullandığı saptandı. Böylece tüketicilerin hem maddi olarak yanıltıldığı hem de katkı maddelerine maruz bırakıldığı belgelendi.

Et ürünleri grubu ise listenin en kabarık bölümünü oluşturdu. Afyonkarahisar, Bursa ve Ankara'daki bazı sucuk üreticilerinin dana eti etiketiyle sundukları ürünlere baş eti, dil ve kanatlı eti karıştırdıkları anlaşıldı. Benzer şekilde Diyarbakır, Manisa ve Bursa'da lahmacun içi, çiğ pide harcı ve köfte hazırlayan işletmelerin harçlarında taşlık ve kanatlı eti tespit edildi. Piliç sucuklarda ise mevzuata aykırı mekanik ayrılmış kanatlı eti kullanıldığı görüldü.

Hileli ürünler listesi yağ ve süt ürünleriyle devam etti. Manisa, İstanbul ve Hatay menşeili bazı natürel sızma zeytinyağlarına tohum yağı veya düşük kaliteli zeytinyağları karıştırıldığı belirlendi. Elazığ'da üretilen tulum peynirinde kıvam artırmak için nişasta kullanılırken; kuşburnu sirkesinde ve sumakta gıda boyası, kekikte yabancı madde ve bir çiçek balı markasında ise tağşiş saptandı.

Yetkililer, vatandaşların hileli gıdaları tespit edebilmesi için 'Güvenilir Gıda' internet sitesi ve e-Devlet kapısı üzerinden sağlanan sorgulama ekranlarının düzenli takip edilmesini öneriyor. Denetimlerin aralıksız sürdürüleceği ve mevzuata aykırı davranan firmalara yönelik idari yaptırımların uygulanacağı vurgulanıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Tüketicinin güvenini sarsan bu tür tağşiş vakaları, gıda sektöründeki denetimlerin sıklığı kadar cezaların caydırıcılığını da tartışmaya açıyor. Özellikle temel gıda ve et ürünlerinde maliyeti düşürmek adına başvurulan hileler, doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir boyuta ulaşıyor. Tüketicilerin yalnızca marka bilinirliğine değil, bakanlığın ifşa listelerine de düzenli göz atması ve şüpheli ürünleri ihbar etmesi büyük önem taşıyor.

Kaynak: Sözcü Gündem Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Gündem
• Sözcü Gündem
Şanlıurfa'da Gıda Denetiminde Ortaya Çıkan Manzara Şoke Etti
Fotoğraf: Sözcü Gündem

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin gerçekleştirdiği gıda denetiminde, pul biber ve domates salçası imalathanesinde insan sağlığını tehdit eden hijyen dışı koşullar saptandı. Yüzlerce kilogram çürümüş domates ile küflenmiş salçalar imha edilmek üzere muhafaza altına alınırken, işletmeye cezai işlem uygulandı.

  • Denetim ŞUTİM karşısındaki pul biber ve salça tesisinde yapıldı.
  • Yüzlerce kilogram çürümüş domates ve küflenmiş salça ele geçirildi.
  • Sağlığı tehdit eden ürünler imha edilirken işletmeye ceza kesildi.

Kent genelinde tüketicilerin güvenilir gıdaya erişimini temin etmek amacıyla yürütülen denetim faaliyetleri aralıksız bir şekilde devam ediyor. Bu kapsamda denetim masasına yatırılan noktalardan biri de Şanlıurfa Ticaret Merkezi civarında faaliyet gösteren bir gıda üretim tesisi oldu.

İlgili belediyenin zabıta ekiplerinin gerçekleştirdiği detaylı incelemelerde, işletme içerisindeki hijyen standartlarının son derece yetersiz olduğu gözler önüne serildi. Özellikle salça yapımı safhasında değerlendirilmek üzere ayrılan çok sayıda çürümüş domatesin açık alanda tutulduğu tespit edildi.

Bununla birlikte odalarda yayılan kötü kokuların kaynağı olan küflenmiş ve bozulmuş salçalar da inceleme esnasında kayıt altına alındı. Benzer şekilde tesiste işlenmeyi bekleyen pul biberlerin de gerekli saklama ve temizlik koşullarından uzak olduğu saptandı.

Halk sağlığını doğrudan tehlikeye atabilecek nitelikteki bütün bu maddelere zabıta ekipleri tarafından el konuldu. Söz konusu ürünlerin imha süreci başlatılırken, işletme sahibi hakkında yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yasal işlem tesis edildi.

AI YORUMU

Gıda güvenliği ihlalleri yalnızca ekonomik bir mesele değil, doğrudan toplum sağlığını tehdit eden kritik bir kamu güvenliği sorunudur. Bu tür merdiven altı üretimlerin denetimlerle deşifre edilmesi önemli bir adım olsa da, cezai yaptırımların caydırıcılığı sürekli ve sıkı takip ile artırılmalıdır. Tüketicilerin güvenle gıda tüketebilmesi için yerel yönetimlerin bu denetimleri kararlılıkla sürdürmesi şarttır.

Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk
Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor
Fotoğraf: CNN Türk

AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, gıdanın bir silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek israfın önlenmesi ve tarımsal kaynakların korunması gerektiğini vurguladı. Küresel gıda güvenliğinin sağlanmasında su ve toprak verimliliğinin hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

  • Gıdanın ticari bir emtia değil temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı.
  • Tatlı su kaynaklarının yüzde 72'si tarımsal üretimde tüketilmektedir.
  • Karadeniz Tahıl Koridoru milyonlarca ton tahılı dünya pazarlarına ulaştırdı.

İzmir Ticaret Odasında gerçekleştirilen Dünya Gıda Günü etkinliğinde konuşan Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, küresel ölçekteki açlık ve israf çelişkisine dikkat çekti. Milyonlarca insanın sağlıklı gıdaya ulaşamamasına rağmen yiyeceklerin büyük bir bölümünün tüketilmeden ziyan edildiğini ifade eden Kasapoğlu, bu durumun sadece yiyecek kaybı olmadığını, aynı zamanda su, enerji ve emek kaybı anlamına geldiğini dile getirdi.

Savaşların ve çatışmaların gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini belirten Kasapoğlu, Gazze örneği üzerinden sivillerin suya ve yiyeceğe erişiminin engellenmesini eleştirdi. Açlığın insan eliyle bir araç haline getirilmesine tepki gösteren siyasetçi, Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi gibi projelerle kriz bölgelerine destek sağladığını hatırlattı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinen Kasapoğlu, azalan su kaynakları ve kuraklık karşısında geleneksel tarım yöntemlerinin bilimsel birikimle birleştirilmesi gerektiğini söyledi. Tatlı suyun büyük kısmının tarımda kullanıldığına işaret eden yetkili, sulama sistemlerinin modernleştirilmesi ve atık suların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Tarımsal kalkınmanın ancak güçlü bir insan kaynağıyla mümkün olabileceğini belirten Kasapoğlu, kadınların ve gençlerin üretim süreçlerinde daha aktif rol almasının şart olduğunu ifade etti. Üniversiteler, teknoparklar ve üreticiler arasındaki iş birliğinin artırılmasının hem şehre hem de ülkeye katma değer sağlayacağını sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Kasapoğlu'nun tatlı su kaynaklarının yüzde 72'sinin tarımda kullanıldığına yönelik hatırlatması, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil eylem planlarının devreye sokulması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yerel dinamiklerin üniversite ve teknoparklarla ortak akıl üretmesi, plansız tarımın yarattığı maliyetleri düşürmek adına hayati bir eşik oluşturuyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Gündem
• Hürriyet Gündem
Mehmet Muharrem Kasapoğlu Dünya Gıda Gününde Üretim ve İsraf Vurgusu Yaptı
Fotoğraf: Hürriyet Gündem

Eski bakan ve milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 16 Ekim Dünya Gıda Günü buluşmasında gıdanın silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Toplantıda tarımsal verimlilik, su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi konuları ele alındı.

  • Mehmet Muharrem Kasapoğlu İzmir Ticaret Odasındaki etkinlikte konuştu.
  • Küresel gıda israfının su, toprak ve çiftçi emeğini de yok ettiği vurgulandı.
  • Tatlı suyun yüzde 72 sinin tarımsal üretimde harcandığı hatırlatıldı.

İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleşen 16 Ekim Dünya Gıda Günü programında, küresel açlık tehlikesi ve sürdürülebilir tarım politikaları masaya yatırıldı. Toplantıya katılan önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, beslenmenin kurumsal sorumlulukların ötesinde insani bir ödev olduğunu dile getirdi. Teknolojik ilerlemelere rağmen milyonlarca bireyin sağlıklı gıdaya ulaşamamasının büyük bir tezat oluşturduğunu kaydetti.

Gıda kayıplarının sadece çöpe atılan yiyeceklerden ibaret olmadığının altı çizildi. Her israf edilen lokmayla birlikte üretim sürecinde harcanan suyun, enerjinin ve harcanan emeğin de heba olduğu ifade edildi. Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık vizyonunun küresel çapta karşılık bulduğuna değinilerek israfın engellenmesinin tarımsal devamlılık için zorunluluk olduğu aktarıldı.

Konuşmada çatışma bölgelerinde gıdanın araçsal kullanılmasının vicdani ve hukuki olarak kabul edilemez olduğu vurgulandı. Özellikle Gazze halkının temiz su ve gıdaya erişiminin engellenmesine dikkat çekilerek beslenme hakkının temel bir yaşam unsuru olduğu yinelendi. Türkiye'nin yürüttüğü Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi sayesinde binlerce ton ürünün dezavantajlı bölgelere ulaştırıldığı hatırlatıldı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinilerek artan kuraklık riskine karşı su tasarrufunun şart olduğu belirtildi. Tatlı su kaynaklarının çoğunun tarımda kullanıldığına işaret edilerek sulama teknolojilerinin modernize edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca gençlerin ve kadın üreticilerin tarım sektöründe daha aktif roller üstlenmesinin kalkınma için belirleyici olacağı kaydedildi.

AI YORUMU

Kasapoğlu'nun İzmir'deki toplantıda tatlı suyun yüzde 72'sinin tarımda harcandığına dikkat çekmesi, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil önlem alınması gerektiğini somut bir veriyle ortaya koyuyor. Gıdanın siyasi bir araç olarak kullanılmasını eleştiren bu yaklaşım, yalnızca yerel değil uluslararası tedarik zincirlerinin güvenliği açısından da yeni bir perspektif sunuyor. Önümüzdeki süreçte gençlerin biyoteknoloji ve akıllı tarım uygulamalarına yönlendirilmesi, gıda krizleriyle mücadelede en kalkan unsurlardan biri olmaya aday.

Kaynak: Hürriyet Gündem Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk
Bozulabilir Gıda Taşımacılığı Cezaları 12 Bin Lirayı Aştı
Fotoğraf: CNN Türk

Bozulabilir gıda maddelerinin nakliyesine yönelik mevzuat ihlallerinde uygulanan idari para cezası 12 bin 758 liraya çıkarıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenleme, Resmî Gazete'de yayımlanarak resmen uygulanmaya başlandı.

  • İdari para cezası tutarı 2 bin liradan 12 bin 758 liraya yükseltildi.
  • Düzenleme Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Resmî Gazete'de yayımlandı.
  • ATP anlaşması ve işletme yetki belgelerine ilişkin kuralları ihlal edenler cezalandırılacak.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik, gıda güvenliğini doğrudan ilgilendiren nakliye süreçlerindeki denetimleri ve yaptırımları sıkılaştırdı. Resmi Gazete kanallarıyla duyurulan düzenlemeyle birlikte, sektördeki kurallara uymayanlar için uygulanacak parasal yaptırımlar baştan aşağı yenilendi.

Yapılan değişiklik sonucunda, daha önce 2 bin lira seviyesinde tutulan cezai yaptırım tutarı 12 bin 758 liraya çıkarıldı. Bu artış, gıda maddelerinin uygun koşullarda ve yasal standartlara tam uyumlu araçlarla sevk edilmesinin sağlanması amacıyla hayata geçirildi.

Uluslararası standartları belirleyen ATP anlaşması kapsamında yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ilgili taraflara yeni tarifeden ceza kesilecek. Aynı zamanda yetki belgesine sahip merkezler ile onay kuruluşlarındaki denetimlerde tespit edilecek aykırılıklar da bu yaptırım kapsamına alındı.

Sektör temsilcilerinin ve nakliyecilerin ekipman uygunluğunu titizlikle gözden geçirmesini zorunlu kılan yeni uygulama, yayımlandığı anda yürürlükkiller arasına girdi. Denetim mekanizmalarının bu yüksek ceza miktarıyla birlikte daha aktif çalışması öngörülüyor.

AI YORUMU

12 bin 758 lira seviyesine yükseltilen bu idari para cezası, gıda zincirindeki güvenlik açıklarını kapatmak adına caydırıcı bir hamle niteliği taşıyor. Özellikle uzun yol taşımacılığında soğuk zincir kurallarına uyulmamasının yarattığı halk sağlığı riskleri göz önüne alındığında, cezaların artırılması kaçınılmaz bir adımdı. Sektördeki firmaların maliyet hesaplarını yeniden yaparken ekipman kalitesine daha fazla bütçe ayırması bekleniyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler