PİYASA
Gündem

Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor

Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor Fotoğraf: CNN Türk

Özet

AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, gıdanın bir silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek israfın önlenmesi ve tarımsal kaynakların korunması gerektiğini vurguladı. Küresel gıda güvenliğinin sağlanmasında su ve toprak verimliliğinin hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

Öne çıkanlar

  • Gıdanın ticari bir emtia değil temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı.
  • Tatlı su kaynaklarının yüzde 72'si tarımsal üretimde tüketilmektedir.
  • Karadeniz Tahıl Koridoru milyonlarca ton tahılı dünya pazarlarına ulaştırdı.

Haberin Detayı

İzmir Ticaret Odasında gerçekleştirilen Dünya Gıda Günü etkinliğinde konuşan Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, küresel ölçekteki açlık ve israf çelişkisine dikkat çekti. Milyonlarca insanın sağlıklı gıdaya ulaşamamasına rağmen yiyeceklerin büyük bir bölümünün tüketilmeden ziyan edildiğini ifade eden Kasapoğlu, bu durumun sadece yiyecek kaybı olmadığını, aynı zamanda su, enerji ve emek kaybı anlamına geldiğini dile getirdi.

Savaşların ve çatışmaların gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini belirten Kasapoğlu, Gazze örneği üzerinden sivillerin suya ve yiyeceğe erişiminin engellenmesini eleştirdi. Açlığın insan eliyle bir araç haline getirilmesine tepki gösteren siyasetçi, Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi gibi projelerle kriz bölgelerine destek sağladığını hatırlattı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinen Kasapoğlu, azalan su kaynakları ve kuraklık karşısında geleneksel tarım yöntemlerinin bilimsel birikimle birleştirilmesi gerektiğini söyledi. Tatlı suyun büyük kısmının tarımda kullanıldığına işaret eden yetkili, sulama sistemlerinin modernleştirilmesi ve atık suların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Tarımsal kalkınmanın ancak güçlü bir insan kaynağıyla mümkün olabileceğini belirten Kasapoğlu, kadınların ve gençlerin üretim süreçlerinde daha aktif rol almasının şart olduğunu ifade etti. Üniversiteler, teknoparklar ve üreticiler arasındaki iş birliğinin artırılmasının hem şehre hem de ülkeye katma değer sağlayacağını sözlerine ekledi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Kasapoğlu'nun tatlı su kaynaklarının yüzde 72'sinin tarımda kullanıldığına yönelik hatırlatması, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil eylem planlarının devreye sokulması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yerel dinamiklerin üniversite ve teknoparklarla ortak akıl üretmesi, plansız tarımın yarattığı maliyetleri düşürmek adına hayati bir eşik oluşturuyor.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
Okumaya Devam Et
Gündem

Mehmet Muharrem Kasapoğlu Dünya Gıda Gününde Üretim ve İsraf Vurgusu Yaptı

• Hürriyet Gündem
Mehmet Muharrem Kasapoğlu Dünya Gıda Gününde Üretim ve İsraf Vurgusu Yaptı
Fotoğraf: Hürriyet Gündem

Eski bakan ve milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 16 Ekim Dünya Gıda Günü buluşmasında gıdanın silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Toplantıda tarımsal verimlilik, su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi konuları ele alındı.

  • Mehmet Muharrem Kasapoğlu İzmir Ticaret Odasındaki etkinlikte konuştu.
  • Küresel gıda israfının su, toprak ve çiftçi emeğini de yok ettiği vurgulandı.
  • Tatlı suyun yüzde 72 sinin tarımsal üretimde harcandığı hatırlatıldı.

İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleşen 16 Ekim Dünya Gıda Günü programında, küresel açlık tehlikesi ve sürdürülebilir tarım politikaları masaya yatırıldı. Toplantıya katılan önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, beslenmenin kurumsal sorumlulukların ötesinde insani bir ödev olduğunu dile getirdi. Teknolojik ilerlemelere rağmen milyonlarca bireyin sağlıklı gıdaya ulaşamamasının büyük bir tezat oluşturduğunu kaydetti.

Gıda kayıplarının sadece çöpe atılan yiyeceklerden ibaret olmadığının altı çizildi. Her israf edilen lokmayla birlikte üretim sürecinde harcanan suyun, enerjinin ve harcanan emeğin de heba olduğu ifade edildi. Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık vizyonunun küresel çapta karşılık bulduğuna değinilerek israfın engellenmesinin tarımsal devamlılık için zorunluluk olduğu aktarıldı.

Konuşmada çatışma bölgelerinde gıdanın araçsal kullanılmasının vicdani ve hukuki olarak kabul edilemez olduğu vurgulandı. Özellikle Gazze halkının temiz su ve gıdaya erişiminin engellenmesine dikkat çekilerek beslenme hakkının temel bir yaşam unsuru olduğu yinelendi. Türkiye'nin yürüttüğü Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi sayesinde binlerce ton ürünün dezavantajlı bölgelere ulaştırıldığı hatırlatıldı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinilerek artan kuraklık riskine karşı su tasarrufunun şart olduğu belirtildi. Tatlı su kaynaklarının çoğunun tarımda kullanıldığına işaret edilerek sulama teknolojilerinin modernize edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca gençlerin ve kadın üreticilerin tarım sektöründe daha aktif roller üstlenmesinin kalkınma için belirleyici olacağı kaydedildi.

AI YORUMU

Kasapoğlu'nun İzmir'deki toplantıda tatlı suyun yüzde 72'sinin tarımda harcandığına dikkat çekmesi, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil önlem alınması gerektiğini somut bir veriyle ortaya koyuyor. Gıdanın siyasi bir araç olarak kullanılmasını eleştiren bu yaklaşım, yalnızca yerel değil uluslararası tedarik zincirlerinin güvenliği açısından da yeni bir perspektif sunuyor. Önümüzdeki süreçte gençlerin biyoteknoloji ve akıllı tarım uygulamalarına yönlendirilmesi, gıda krizleriyle mücadelede en kalkan unsurlardan biri olmaya aday.

Kaynak: Hürriyet Gündem Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Bozulabilir Gıda Taşımacılığı Cezaları 12 Bin Lirayı Aştı

• CNN Türk
Bozulabilir Gıda Taşımacılığı Cezaları 12 Bin Lirayı Aştı
Fotoğraf: CNN Türk

Bozulabilir gıda maddelerinin nakliyesine yönelik mevzuat ihlallerinde uygulanan idari para cezası 12 bin 758 liraya çıkarıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenleme, Resmî Gazete'de yayımlanarak resmen uygulanmaya başlandı.

  • İdari para cezası tutarı 2 bin liradan 12 bin 758 liraya yükseltildi.
  • Düzenleme Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Resmî Gazete'de yayımlandı.
  • ATP anlaşması ve işletme yetki belgelerine ilişkin kuralları ihlal edenler cezalandırılacak.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik, gıda güvenliğini doğrudan ilgilendiren nakliye süreçlerindeki denetimleri ve yaptırımları sıkılaştırdı. Resmi Gazete kanallarıyla duyurulan düzenlemeyle birlikte, sektördeki kurallara uymayanlar için uygulanacak parasal yaptırımlar baştan aşağı yenilendi.

Yapılan değişiklik sonucunda, daha önce 2 bin lira seviyesinde tutulan cezai yaptırım tutarı 12 bin 758 liraya çıkarıldı. Bu artış, gıda maddelerinin uygun koşullarda ve yasal standartlara tam uyumlu araçlarla sevk edilmesinin sağlanması amacıyla hayata geçirildi.

Uluslararası standartları belirleyen ATP anlaşması kapsamında yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ilgili taraflara yeni tarifeden ceza kesilecek. Aynı zamanda yetki belgesine sahip merkezler ile onay kuruluşlarındaki denetimlerde tespit edilecek aykırılıklar da bu yaptırım kapsamına alındı.

Sektör temsilcilerinin ve nakliyecilerin ekipman uygunluğunu titizlikle gözden geçirmesini zorunlu kılan yeni uygulama, yayımlandığı anda yürürlükkiller arasına girdi. Denetim mekanizmalarının bu yüksek ceza miktarıyla birlikte daha aktif çalışması öngörülüyor.

AI YORUMU

12 bin 758 lira seviyesine yükseltilen bu idari para cezası, gıda zincirindeki güvenlik açıklarını kapatmak adına caydırıcı bir hamle niteliği taşıyor. Özellikle uzun yol taşımacılığında soğuk zincir kurallarına uyulmamasının yarattığı halk sağlığı riskleri göz önüne alındığında, cezaların artırılması kaçınılmaz bir adımdı. Sektördeki firmaların maliyet hesaplarını yeniden yaparken ekipman kalitesine daha fazla bütçe ayırması bekleniyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Şırnaklı üreticiler devlet destekli seralarda yılda üç kez hasat yapıyor

• Cumhuriyet
Şırnaklı üreticiler devlet destekli seralarda yılda üç kez hasat yapıyor
Fotoğraf: Cumhuriyet

Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde devlet hibesiyle kurulan seralarda yılda üç kez sebze üretimi gerçekleştiriliyor. Üreticiler salatalık kilogramını 35 liradan satışa sunarken, bölgeye yeni kazandırılan bu tarımsal yatırımlar için pazar desteği bekliyor.

  • Şenoba beldesinde devletten yüzde 50 hibe desteğiyle 10 adet sera kuruldu.
  • Bölgenin mikroklima iklimi sayesinde yılda üç kez salatalık hasadı yapılıyor.
  • Üreticiler ürettikleri salatalıkların kilosunu 35 liradan satıyor ancak pazar sıkıntısı yaşıyor.

Şırnak'ın dağlık ve engebeli coğrafyasında tarımsal üretimi artırmak ve aile ekonomilerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen sera projeleri meyvelerini vermeye başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Şırnak Valiliği iş birliğinde yürütülen çalışmalar kapsamında Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde modern tarım alanları oluşturuldu.

Devlet tarafından sağlanan yüzde 50 oranındaki hibe desteğiyle harekete geçen vatandaşlar, kendi arazileri üzerinde toplamda 10 adet sera kurarak üretime adım attı. Belde sakinlerinden Halit Babat, bir dönümlük arazisinde kurduğu modern tesiste sezonun ilk salatalık hasadını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadı.

Bölgenin coğrafi yapısı gereği sahip olduğu mikroklima özellikleri, tarımsal verimliliği artıran en büyük etkenler arasında yer alıyor. Bu elverişli iklim koşulları sayesinde üreticiler yıl içerisinde aynı topraktan üç kez ürün alabilme imkanı buluyor.

Elde edilen ürünlerin kilogramı 35 liradan alıcı bulurken, üreticiler ekonomik anlamda rahat bir nefes almaya başladı. Ancak yeni bir girişim olmasından kaynaklı olarak ürünlerin satışında ve pazar bulunmasında birtakım zorluklarla karşılaşılıyor.

Yöre halkı, yapılan yatırımların sürdürülebilir olması ve emeklerinin karşılığını tam anlamıyla alabilmek için yetkililerden satış ve pazarlama aşamasında destek talep ediyor. Şenoba'dan komşu Hilal beldesine kadar genişleyen bu girişimlerin artması, bölgedeki işsizlik ve geçim sıkıntısına kalıcı çözümler sunma potansiyeli taşıyor.

AI YORUMU

Şırnak bölgesinde yüzde 50 devlet hibesiyle kurulan seralarda yılda üç kez ürün alınabilmesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarımsal çeşitliliğin artırılması açısından umut verici bir gelişmedir. Kilogramı 35 liradan satılan salatalıkların ekonomik getiri sağlamasına rağmen pazar bulunamaması, üretim zincirinin lojistik ve pazarlama halkasının eksiksiz planlanması gerektiğini açıkça gösteriyor. Yerel üreticilerin yalnız bırakılmaması ve kooperatifleşme gibi modellerle desteklenmesi, bu tür alternatif tarım projelerinin uzun vadede kalıcı olmasını belirleyecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Türkiye genelinde su yılı yağışları 66 yılın zirvesine ulaştı

• TRT Haber Son Dakika
Türkiye genelinde su yılı yağışları 66 yılın zirvesine ulaştı
Fotoğraf: TRT Haber Son Dakika

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2026 su yılında Türkiye genelinde metrekareye ortalama 741,6 kilogram yağış düştü. Tüm bölgelerde normallerin üzerine çıkan yağışlar, uzun yıllar ortalamasına kıyasla yüzde 29 artış göstererek son 66 yılın en yüksek seviyesini kaydetti.

  • Türkiye genelinde 12 aylık dönemde metrekareye ortalama 741,6 kilogram yağış düştü.
  • Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri yüzde 45 artışla en yüksek yükselişi yaşadı.
  • Rize metrekareye 1641 kilogram yağış alarak il genelinde ilk sırada yer aldı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan 12 aylık alansal kümülatif rapor, ülke genelindeki su kaynakları açısından sevindirici bir tabloyu ortaya koydu. Geçen yılın aynı döneminde metrekareye 422,5 kilogram yağmur ve kar düşerken, bu yıl rakam 741,6 kilograma çıkarak yüzde 76 oranında güçlü bir sıçrama kaydetti. Uzun yıllık normallerin de üzerine çıkan bu veriler, son altmış altı yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti.

Coğrafi bölgelerin tamamı incelendiğinde, yağışların hem geçen yıla hem de standartlara göre artış gösterdiği görüldü. Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri yüzde 45'lik artış oranıyla zirveyi paylaşırken, Güneydoğu'da ölçülen miktar önceki yılın üç katını geride bıraktı. Doğu Anadolu yüzde 32, İç Anadolu yüzde 30, Ege yüzde 27 ve Karadeniz bölgesi yüzde 18 oranında yükseliş kaydetti.

İl bazındaki dağılımda ise Karadeniz'in doğusu yüksek rakamlarıyla dikkat çekti. Rize metrekareye düşen 1641 kilogram yağışla ülke genelinde en yüksek seviyeyi yakalarken, Iğdır 396,1 kilogram ile listenin en alt basamağında kaldı. Artvin ve Tekirdağ haricindeki bütün illerde normallerin üzerinde ya da normal seviyelerde ölçüm yapıldı.

Ülke genelindeki yağışlı gün ortalaması da uzun yıllar ortalamasının üzerine çıkarak 118,7 gün olarak gerçekleşti. Adana, İzmir, Samsun ve Kayseri gibi pek çok şehirde son altmış altı yılın en yüksek seviyeleri ölçülürken, tarımsal üretim ve baraj doluluk oranları açısından olumlu bir döneme girildiği bildirildi.

AI YORUMU

Meteoroloji verilerine yansıyan 741,6 kilogramlık ortalama, uzun süredir kuraklık endişesi yaşayan tarım sektörü ve barajlar için büyük bir rahatlama sağladı. Özellikle Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'daki yüzde 45'lik artış, bölgesel su yönetimi planlamalarının yeniden gözden geçirilmesi için bir fırsat sunuyor. Bu yoğun yağış periyodunun ardından taşkın risklerine karşı altyapı çalışmalarının hız kesmeden sürdürülmesi elzemdir.

Kaynak: TRT Haber Son Dakika Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

İlgili Haberler