Mehmet Muharrem Kasapoğlu Dünya Gıda Gününde Üretim ve İsraf Vurgusu Yaptı
Fotoğraf: Hürriyet Gündem Özet
Eski bakan ve milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 16 Ekim Dünya Gıda Günü buluşmasında gıdanın silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Toplantıda tarımsal verimlilik, su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi konuları ele alındı.
Öne çıkanlar
- Mehmet Muharrem Kasapoğlu İzmir Ticaret Odasındaki etkinlikte konuştu.
- Küresel gıda israfının su, toprak ve çiftçi emeğini de yok ettiği vurgulandı.
- Tatlı suyun yüzde 72 sinin tarımsal üretimde harcandığı hatırlatıldı.
Haberin Detayı
İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleşen 16 Ekim Dünya Gıda Günü programında, küresel açlık tehlikesi ve sürdürülebilir tarım politikaları masaya yatırıldı. Toplantıya katılan önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, beslenmenin kurumsal sorumlulukların ötesinde insani bir ödev olduğunu dile getirdi. Teknolojik ilerlemelere rağmen milyonlarca bireyin sağlıklı gıdaya ulaşamamasının büyük bir tezat oluşturduğunu kaydetti.
Gıda kayıplarının sadece çöpe atılan yiyeceklerden ibaret olmadığının altı çizildi. Her israf edilen lokmayla birlikte üretim sürecinde harcanan suyun, enerjinin ve harcanan emeğin de heba olduğu ifade edildi. Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık vizyonunun küresel çapta karşılık bulduğuna değinilerek israfın engellenmesinin tarımsal devamlılık için zorunluluk olduğu aktarıldı.
Konuşmada çatışma bölgelerinde gıdanın araçsal kullanılmasının vicdani ve hukuki olarak kabul edilemez olduğu vurgulandı. Özellikle Gazze halkının temiz su ve gıdaya erişiminin engellenmesine dikkat çekilerek beslenme hakkının temel bir yaşam unsuru olduğu yinelendi. Türkiye'nin yürüttüğü Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi sayesinde binlerce ton ürünün dezavantajlı bölgelere ulaştırıldığı hatırlatıldı.
İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinilerek artan kuraklık riskine karşı su tasarrufunun şart olduğu belirtildi. Tatlı su kaynaklarının çoğunun tarımda kullanıldığına işaret edilerek sulama teknolojilerinin modernize edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca gençlerin ve kadın üreticilerin tarım sektöründe daha aktif roller üstlenmesinin kalkınma için belirleyici olacağı kaydedildi.
Kasapoğlu'nun İzmir'deki toplantıda tatlı suyun yüzde 72'sinin tarımda harcandığına dikkat çekmesi, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil önlem alınması gerektiğini somut bir veriyle ortaya koyuyor. Gıdanın siyasi bir araç olarak kullanılmasını eleştiren bu yaklaşım, yalnızca yerel değil uluslararası tedarik zincirlerinin güvenliği açısından da yeni bir perspektif sunuyor. Önümüzdeki süreçte gençlerin biyoteknoloji ve akıllı tarım uygulamalarına yönlendirilmesi, gıda krizleriyle mücadelede en kalkan unsurlardan biri olmaya aday.