Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Teknoloji
Bakan Uraloğlu: Veriyi ülkemizde tutmak siber bağımsızlığımızdır
•1 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
iFotoğraf: Joël van der Loo · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, uluslararası bir konferansta yaptığı konuşmada dijital verilerin güvenliğinin stratejik önemine dikkat çekti. Uraloğlu, ülkenin veri merkezlerinin genişletildiğini ve siber dayanıklılığın artırıldığını vurguladı.
Öne çıkanlar
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu siber bağımsızlık vurgusu yaptı.
Bakanlık dijital güvenlik haritasını kademeli olarak genişletiyor.
Tüm işletmeciler için ilave güvenlik tedbirleri zorunlu hale getirildi.
Haberin Detayı
Günümüz dünyasında bilgi çağının en değerli hazinesinin siber güvenlik yazılımları olduğunu belirten Uraloğlu, bilişim altyapılarının sadece teknik bir unsur olmaktan çıktığını ifade etti. Konuşmasında verilerin artık sıradan arşiv yığınları olmadığının altını çizen Bakan, bu unsurların üretimin ana hammaddesi ve ekonomik egemenliğin temeli haline geldiğini dile getirdi.
Verilerin hangi standartlarda işlendiği ve kimler tarafından denetlendiği meselesinin milli güvenlik seviyesinde ele alınması gerektiğini savunan Uraloğlu, bu alanda egemenlik kuran devletlerin gelecekte avantajlı olacağını kaydetti. Türkiye'nin dijital güvenlik kapasitesini artırmak için atılan adımları anlatan Uraloğlu, ülke genelindeki veri merkezlerinin güvenlik haritasının adım adım genişletildiğini söyledi. Kurulan yeni Siber Güvenlik Başkanlığı'nın da bu yöndeki stratejik hamlelerin başında geldiğini ve milli çıkarların korunmasında rol oynayacağını belirtti.
Toplantıda ayrıca elektronik haberleşme sektörüne yönelik düzenleme faaliyetlerine de geniş yer ayrıldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun sektördeki denetim görevini kararlılıkla sürdürdüğünü hatırlatan Uraloğlu, bu yıl hayata geçirilen Kurul Kararı'na dikkat çekti. Alınan yeni kararla birlikte piyasadaki tüm işletmecilerin şirket büyüklüklerine bakılmaksızın ek güvenlik tedbirleri uygulamakla yükümlü kılındığı açıklandı.
Uygulanan bu yeni yükümlülüklerin sektörel güvenlik çıtasını yukarı taşıyacağı ve ülkenin dijital altyapılarının siber saldırılara karşı dayanıklılığını artıracağı ifade edildi. Alınan önlemlerin teknolojik bağımsızlık yolunda atılan somut adımlardan biri olduğu ve denetimlerin titizlikle devam edeceği aktarıldı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yerli veri depolama ve siber güvenlik yatırımları, dışa bağımlılığı azaltan en temel stratejik hamleler arasında yer alıyor. Alınan yeni kararlar, özellikle küçük ölçekli işletmelerin de güvenlik standartlarını yükseltmeye zorlanması bakımından sektörde standartları yukarı çekecektir. Sektördeki tüm oyuncuların eşit güvenlik tedbirleriyle donatılması, olası siber zafiyetlerin önüne geçilmesinde doğrudan belirleyici olacaktır.
Kaynak:
LOG
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Google Cloud'un Londra veri merkezinde ortaya çıkan teknik arıza, Avrupa'da çok sayıda dijital hizmeti sekteye uğrattı. İngiltere merkezli dijital banka Revolut başta olmak üzere çeşitli platformlarda ödeme ve erişim problemleri yaşandı.
Google Cloud'un europe-west2 bölgesindeki arıza saat 09.08'de başladı.
Revolut kullanıcıları kartlı ödemelerde ve para çekmede aksama yaşadı.
Downdetector verilerine göre Lloyds Bank ve HSBC gibi kurumlar etkilendi.
Küresel teknoloji şirketi Google'ın bulut altyapısında meydana gelen geniş çaplı aksaklık, Avrupa genelindeki pek çok dijital platformun işleyişini durma noktasına getirdi. Şirketin Londra merkezli sunucularını etkileyen teknik sorun, özellikle finans sektöründeki uygulamalarda ciddi yavaşlamalara ve bağlantı hatalarına zemin hazırladı.
Reuters tarafından paylaşılan bilgilere göre, europe-west2 olarak adlandırılan bölgede 20 Ekim Salı günü Türkiye saatiyle 09.08 itibarıyla yüksek hata oranları kaydedildi. Mühendislik birimleri sorunun temel kaynağını bulmak için inceleme başlatırken resmi durum sayfasında ağ bağlantısındaki istikrarsızlık doğrulandı.
Yaşanan kesintiden en çok etkilenen finans kuruluşlarının başında İngiltere merkezli dijital bankacılık devi Revolut geldi. Müşteriler kartlı alışverişlerde, ATM'lerden nakit çekim işlemlerinde, para transferlerinde ve mobil uygulamaya giriş denemelerinde başarısızlık bildirdi.
Revolut yönetimi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tüm müşteri varlıkları ile kişisel verilerin koruma altında olduğunu duyurdu. Arızanın giderilmesi için teknik ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, yaşanan mağduriyetten ötürü özverili bir yaklaşım beklendiği ifade edildi.
Kesintileri izleyen Downdetector platformuna yansıyan verilere göre Lloyds Bank, HSBC, Halifax, Rightmove ve Royal Mail kullanıcıları da benzer erişim engelleriyle karşılaştı. Almanya merkezli ING ise dijital bankacılık kanalında teknik aksaklıklar yaşandığını duyururken sorunun bulut altyapısıyla bağı henüz resmi olarak netleşmedi.
AI YORUMU
Altyapı sağlayıcılarında meydana gelen tek bir merkezli kesinti, milyonlarca kullanıcının finansal işlemlerini anında kilitliyor. Revolut gibi dijital öncelikli bankaların fiziksel şube ağı bulunmadığı göz önüne alındığında, bulut tabanlı bu aksaklıklar sıradan bir gecikmeden çok daha büyük operasyonel krizlere dönüşüyor. Şirketlerin tek bir bulut sağlayıcısına bağımlı kalması, sistem çökmesi senaryolarında tüm sektörü domino etkisiyle durdurma riski taşıyor.
Vodafone Business, elektronik imza sağlayıcısı ArkSigner’ın operasyonel altyapısını güçlendirmek üzere kapsamlı bir teknoloji anlaşması imzaladı. Metro Ethernet ile başlayan iş birliği, veri merkezi ve siber güvenlik çözümleriyle genişletildi.
Metro Ethernet ile başlayan altyapı co-location, private cloud ve SOC ile genişletildi.
2015 yılında kurulan ArkSigner, Sanayi Bakanlığı'nın TURCORN 100 programında yer alıyor.
SOC hizmetleriyle ArkSigner’ın siber güvenlik operasyonları kesintisiz izleniyor.
Vodafone Business, dijital kimlik doğrulama teknolojileri geliştiren ArkSigner ile operasyonel kapasiteyi ve uluslararası hedefleri artırmak amacıyla kapsamlı bir teknoloji ortaklığı başlattı. Yapılan anlaşmayla birlikte ArkSigner’ın elektronik imza ve güvenli işlem altyapısı, Vodafone’un veri merkezi ile siber güvenlik hizmetlerine entegre edildi. Taraflar, büyüme planları doğrultusunda teknolojilerini tek çatı altında birleştirdi.
Çalışmanın ilk aşamasında yüksek hız sunan Metro Ethernet hizmeti devreye alındı. ArkSigner’ın büyüme hedefleri incelendikten sonra projenin kapsamı genişletilerek co-location ve private cloud çözümleri sisteme dahil edildi. Bu sayede şirket, artan iş hacmi karşısında kaynaklarını çok daha esnek bir şekilde yönetme imkanı buldu.
Altyapının en kritik parçalarından birini oluşturan siber güvenlik alanında ise Vodafone Business’ın SOC hizmetleri seçildi. Bu entegrasyon sayesinde güvenlik operasyonları kesintisiz biçimde takip edilirken, kurum içi verimlilik için Microsoft 365 uygulamaları da sürece eklendi. Böylece farklı teknoloji katmanları aynı yapı üzerinden yönetilmeye başlandı.
Ankara merkezli ArkSigner, 2015 yılından bu yana geliştirdiği ürünlerle hem yerel pazarda hem de uluslararası alanda faaliyet gösteriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın TURCORN 100 Programı ekosisteminde bulunan şirket, Ar-Ge yatırımlarıyla ürün yelpazesini genişletmeyi amaçlıyor. Vodafone ile kurulan bu ortaklık da küresel pazarlara açılma stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor.
AI YORUMU
Yerli teknoloji girişimlerinin küresel pazarlarda rekabet edebilmesi için yalnızca ürün kalitesi yetmiyor; arkasındaki veri merkezi ve güvenlik altyapısının da kesintisiz ölçeklenmesi gerekiyor. ArkSigner, 2015'ten bu yana sürdürdüğü Ar-Ge faaliyetlerini bu kurumsal ortaklıkla güvence altına alırken, cloud ve SOC geçişleriyle operasyonel risklerini en aza indiriyor. Benzer ölçekteki yazılım şirketleri için bu tür bulut ve siber güvenlik entegrasyonları, yurt dışı müşteri kazanımında belirleyici bir eşik oluşturuyor.
Microsoft, şebeke bağlantısındaki takvim gecikmeleri sebebiyle Nscale'in Essex'teki yapay zeka veri merkezi projesinden ayrıldı. Kararın ardından tesisin ulusal elektrik altyapısına 2030'lu yıllarda erişebileceği öngörülüyor.
Elektrik şebekesi bağlantısındaki gecikmeler Microsoft'un Essex projesinden çekilmesine yol açtı.
Proje ilk aşamada 50 megavatlık kapasite ve 23.040 Nvidia grafik işlemcisi hedefliyordu.
Nscale alternatif enerji kaynaklarını araştırarak Loughton tesisindeki çalışmalarını sürdürmeyi amaçlıyor.
Microsoft, İngiltere'nin Essex bölgesindeki Loughton yerleşkesinde sürdürülen yapay zeka altyapı girişiminden ayrılma kararı aldı. Data Centre Dynamics platformunun aktardığı bilgilere göre bu adımın temel sebebi, tesisin ihtiyaç duyduğu elektrik şebekesi bağlantısındaki takvim gecikmelerinden kaynaklanıyor. Söz konusu hamle şimdilik yalnızca tek bir tesisi ve ilgili anlaşmayı kapsıyor.
Projenin en büyük müşterisi konumundaki teknoloji devinin ayrılması, tesisin geleceğiyle ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. Ulusal şebekeden yeterli elektriğin ancak 2030'lu yıllarda alınabilecek olması, başlangıçta planlanan devreye alma hedeflerinden ciddi şekilde sapıldığını gösteriyor. Buna karşın Nscale yetkilileri, Microsoft ile olan genel iş birliğinin devam ettiğini ve Londra genelindeki diğer süreçlerin bu durumdan etkilenmediğini vurguluyor.
Geçen yıl eylül ayında yapılan resmî duyuruda Loughton yerleşkesi için oldukça iddialı rakamlar paylaşılmıştı. İlk aşamada 23.040 adet Nvidia GB300 grafik işlemcisi barındırması planlanan tesisin 2027'nin ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyordu. Tasarım planlarında 50 megavatlık başlangıç kapasitesi ve ilerleyen süreçte 90 megavata kadar büyüme imkânı da yer alıyordu.
Şirketin güncel altyapı dokümanlarında Loughton tesisi hâlâ yer alırken, sıvı soğutma ve atık ısı gibi çevre dostu teknolojiler öne çıkarılıyor. Ancak donanım yatırımlarından öte, tesisi çalışır duruma getirecek kesin açılış takviminin henüz netleşmemiş olması en büyük engeli oluşturuyor. Nscale, İngiltere'deki alternatif genişleme alanlarını ve farklı enerji çözümlerini değerlendirmeye devam ediyor.
AI YORUMU
Yapay zeka altyapı yatırımlarında donanım tedariki kadar enerji arzının da ne kadar belirleyici bir faktör olduğu bu kararla netleşti. 2030'lu yıllara sarkan şebeke bağlantı süreleri, milyar dolarlık yapay zeka projelerinin en büyük darboğazının çip değil enerji altyapısı olduğunu gösteriyor. Tesislerin planlanan 50 megavatlık başlangıç kapasitesine ulaşamaması, şirketleri alternatif enerji modellerine yönelmeye mecbur bırakıyor.
Google Threat Intelligence Group tarafından yayımlanan DarkSword raporu, saldırganların ağ altyapısını ve alan adlarını açık biçimde listeliyor. Ancak iOS cihazları hedef alan kampanyada kullanılan meşru ve ele geçirilmiş web sitelerinin isimleri raporda yer almıyor.
Google raporu saldırganların alan adlarını açıklarken mağdur siteleri gizledi.
DarkSword exploit kiti, iOS 18.4 ile 18.7 arasındaki sürümlerde altı açığı hedefliyor.
Saldırılarda UNC6748, PARS Defense ve UNC6353 olmak üzere üç farklı grup öne çıkıyor.
Google Threat Intelligence Group (GTIG) tarafından paylaşılan DarkSword güvenlik raporu, akıllı telefonları hedef alan gelişmiş saldırı zincirlerinin arka planını aydınlatıyor. Araştırmacılar rapor kapsamında siber saldırganların kullandığı IP adreslerini ve ağ altyapılarını detaylı bir şekilde listeliyor. Ancak iOS işletim sistemini hedef alan bu kampanyalarda bulaştırma aracı olarak kullanılan meşru web sitelerinin kimliği raporda paylaşılmıyor.
DarkSword, baştan sona JavaScript diliyle yazılmış karmaşık bir exploit kiti olarak dikkat çekiyor ve 18 Mart 2026 tarihinde yayımlanan belgede altı farklı zafiyetin ardışık kullanımı anlatılıyor. Tarayıcıda açılan ilk kapının ardından sistem çekirdeğine kadar ilerleyen bu zincirdeki açıkların üçü zero-day kategorisinde yer alıyordu. Google, bahsi geçen tüm güvenlik açıklarının iOS 26.3 sürümüyle birlikte kapatıldığını ve güncel olmayan cihazların risk altında bulunduğunu belirtiyor.
Raporda üç ayrı kampanya ve bu kampanyaları yürüten aktörler birbirinden ayrılıyor. Kasım 2025'ten bu yana faaliyet gösteren UNC6748 kümesi Suudi Arabistan'ı hedef alırken, Türkiye merkezli ticari gözetim tedarikçisi PARS Defense ise GHOSTSABER zararlısını Türkiye ve Malezya'da kullandı. Rusya kaynaklı olduğu değerlendirilen UNC6353 grubu ise Aralık 2025 ile Mart 2026 arasında Ukrayna'da GHOSTBLADE zararlısını devreye soktu.
Saldırı mekanizmaları incelendiğinde kullanıcıların zararlı yazılımlarla karşılaşması için belirli tuzak sayfalarını ziyaret etmesi gerekiyor. UNC6748 grubunun kampanyası yalnızca dokunmatik ekranlı cihazlarda çalışıyor ve Chrome tarayıcı kullanan kişileri Safari yönlendirmesiyle hedef alıyor. Dosya indirme veya şifre girme gerektirmeyen bu süreçte, yalnızca tehlikeli sayfayı ziyaret etmek güvenlik duvarını aşmak için yeterli oluyor.
Google, dağıtım alan adlarını Safe Browsing hizmetine eklerken zararlı yazılımların dosyalarını tanımaya yarayan YARA kuralları da yayımladı. Raporda ele geçirilen meşru sitelerin isimlerinin paylaşılmaması, site sahiplerinin henüz temizlenmemiş açıklar yüzünden itibar kaybetmesini önleme hamlesi olarak değerlendiriliyor. Web yöneticilerinin kendi sistemlerinde static.cdncounter[.]net gibi referansları kontrol ederek şüpheli widgets.js kodlarını temizlemesi tavsiye ediliyor.
AI YORUMU
Siber güvenlik raporlarında mağdur sitelerin gizlenmesi, saldırganların izini sürmek ile masum platformları korumak arasındaki hassas dengenin sonucudur. Araştırmacıların tam URL adreslerini paylaşmaması ağ yöneticilerinin kendi açıklarını bulmasını zorlaştırsa da, yedi ağ kaydı ve tek bir SHA-256 hash parmak izi inceleme için teknik temel sunuyor. Güncelleme yapmayan kullanıcılar açısından 18.4 ve 18.7 sürümleri arasındaki iOS açıkları cihaz güvenliğini doğrudan riske atıyor.