Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Teknoloji
Vodafone Business ve ArkSigner’dan dijital kimlik için ortaklık
•2 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
iFotoğraf: Joël van der Loo · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Vodafone Business, elektronik imza sağlayıcısı ArkSigner’ın operasyonel altyapısını güçlendirmek üzere kapsamlı bir teknoloji anlaşması imzaladı. Metro Ethernet ile başlayan iş birliği, veri merkezi ve siber güvenlik çözümleriyle genişletildi.
Öne çıkanlar
Metro Ethernet ile başlayan altyapı co-location, private cloud ve SOC ile genişletildi.
2015 yılında kurulan ArkSigner, Sanayi Bakanlığı'nın TURCORN 100 programında yer alıyor.
SOC hizmetleriyle ArkSigner’ın siber güvenlik operasyonları kesintisiz izleniyor.
Haberin Detayı
Vodafone Business, dijital kimlik doğrulama teknolojileri geliştiren ArkSigner ile operasyonel kapasiteyi ve uluslararası hedefleri artırmak amacıyla kapsamlı bir teknoloji ortaklığı başlattı. Yapılan anlaşmayla birlikte ArkSigner’ın elektronik imza ve güvenli işlem altyapısı, Vodafone’un veri merkezi ile siber güvenlik hizmetlerine entegre edildi. Taraflar, büyüme planları doğrultusunda teknolojilerini tek çatı altında birleştirdi.
Çalışmanın ilk aşamasında yüksek hız sunan Metro Ethernet hizmeti devreye alındı. ArkSigner’ın büyüme hedefleri incelendikten sonra projenin kapsamı genişletilerek co-location ve private cloud çözümleri sisteme dahil edildi. Bu sayede şirket, artan iş hacmi karşısında kaynaklarını çok daha esnek bir şekilde yönetme imkanı buldu.
Altyapının en kritik parçalarından birini oluşturan siber güvenlik alanında ise Vodafone Business’ın SOC hizmetleri seçildi. Bu entegrasyon sayesinde güvenlik operasyonları kesintisiz biçimde takip edilirken, kurum içi verimlilik için Microsoft 365 uygulamaları da sürece eklendi. Böylece farklı teknoloji katmanları aynı yapı üzerinden yönetilmeye başlandı.
Ankara merkezli ArkSigner, 2015 yılından bu yana geliştirdiği ürünlerle hem yerel pazarda hem de uluslararası alanda faaliyet gösteriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın TURCORN 100 Programı ekosisteminde bulunan şirket, Ar-Ge yatırımlarıyla ürün yelpazesini genişletmeyi amaçlıyor. Vodafone ile kurulan bu ortaklık da küresel pazarlara açılma stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yerli teknoloji girişimlerinin küresel pazarlarda rekabet edebilmesi için yalnızca ürün kalitesi yetmiyor; arkasındaki veri merkezi ve güvenlik altyapısının da kesintisiz ölçeklenmesi gerekiyor. ArkSigner, 2015'ten bu yana sürdürdüğü Ar-Ge faaliyetlerini bu kurumsal ortaklıkla güvence altına alırken, cloud ve SOC geçişleriyle operasyonel risklerini en aza indiriyor. Benzer ölçekteki yazılım şirketleri için bu tür bulut ve siber güvenlik entegrasyonları, yurt dışı müşteri kazanımında belirleyici bir eşik oluşturuyor.
Kaynak:
Fintechtime
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Japonya'nın köklü medya kuruluşlarından Nikkei, yazılım geliştirme süreçlerinde kullanılan bulut tabanlı altyapısına yapılan yetkisiz sızma girişimi sonucunda yaklaşık 1,83 milyon kaydın dışarıya sızdığını duyurdu. Olayın ardından şirket yönetimi güvenlik açıklarını kapatmak üzere acil önlemler alırken, etkilenen kullanıcılara resmi kanallar üzerinden bilgilendirme ve özür mesajları iletildi.
Toplamda yaklaşık 1 milyon 830 bin veri kaydı yetkisiz erişimle sızdırıldı.
İhlal edilen veriler arasında kredi kartı bilgilerinin yer almadığı açıklandı.
Siber saldırı 7 Ekim sabaha karşı gerçekleşti ve yetkililer 11 Ekim'de bilgilendirildi.
Uluslararası alanda tanınan Japon medya ve yayıncılık grubu Nikkei, dijital altyapısını hedef alan siber güvenlik ihlaliyle sarsıldı. Kurum tarafından paylaşılan resmi bilgilere göre, yazılım geliştirme operasyonlarında faydalanılan bulut sistemine dışarıdan yetkisiz bir el tarafından sızma gerçekleştirildi.
Ekim ayının başlarında meydana gelen olayda, kimlik doğrulama mekanizmalarının henüz netleşmeyen bir yolla ele geçirildiği tespit edildi. Yedinci günün ilk saatlerinde başlayan bu yetkisiz hareketliliğin sabahın erken saatlerine kadar sürdüğü ve toplamda 1,83 milyon civarında kaydın etkilenmiş olabileceği saptandı.
Yapılan detaylı incelemeler neticesinde, sızan verilerin önemli bir kısmının kimlik tespiti sağlamayan genel kayıtlar olduğu anlaşıldı. Bununla birlikte, yaklaşık 150 bin kaydın isim, elektronik posta, fiziksel adres, telefon ve doğum tarihi gibi hassas bilgilerin en az birini barındırdığı resmiyet kazandı.
Şirket yetkilileri, tehlikenin fark edilmesinin ardından hızlı bir reaksiyon göstererek sızmada kullanılan kimlik doğrulama anahtarlarını devre dışı bıraktı. Olayın resmi makamlara 11 Ekim tarihinde rapor edildiği, kullanıcı verilerinin kapsamına yönelik teknik incelemelerin ise hassasiyetle sürdürüldüğü bildirildi.
AI YORUMU
Bulut tabanlı altyapılarda yaşanan bu gibi yetkisiz erişim vakaları, geleneksel medya devlerinin bile siber güvenlik tehditlerine karşı ne denli hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle kimlik doğrulama protokollerinin zafiyet vermesi, kurumların sadece kendi yazılımlarını değil, kullandıkları üçüncü taraf bulut servislerini de sıkı bir denetim altında tutması gerektiğini gösteriyor. Bu olay, dijital varlıklarını buluta taşıyan tüm büyük ölçekli organizasyonlar için kritik bir uyarı niteliğindedir.
Google Threat Intelligence Group tarafından yayımlanan DarkSword raporu, saldırganların ağ altyapısını ve alan adlarını açık biçimde listeliyor. Ancak iOS cihazları hedef alan kampanyada kullanılan meşru ve ele geçirilmiş web sitelerinin isimleri raporda yer almıyor.
Google raporu saldırganların alan adlarını açıklarken mağdur siteleri gizledi.
DarkSword exploit kiti, iOS 18.4 ile 18.7 arasındaki sürümlerde altı açığı hedefliyor.
Saldırılarda UNC6748, PARS Defense ve UNC6353 olmak üzere üç farklı grup öne çıkıyor.
Google Threat Intelligence Group (GTIG) tarafından paylaşılan DarkSword güvenlik raporu, akıllı telefonları hedef alan gelişmiş saldırı zincirlerinin arka planını aydınlatıyor. Araştırmacılar rapor kapsamında siber saldırganların kullandığı IP adreslerini ve ağ altyapılarını detaylı bir şekilde listeliyor. Ancak iOS işletim sistemini hedef alan bu kampanyalarda bulaştırma aracı olarak kullanılan meşru web sitelerinin kimliği raporda paylaşılmıyor.
DarkSword, baştan sona JavaScript diliyle yazılmış karmaşık bir exploit kiti olarak dikkat çekiyor ve 18 Mart 2026 tarihinde yayımlanan belgede altı farklı zafiyetin ardışık kullanımı anlatılıyor. Tarayıcıda açılan ilk kapının ardından sistem çekirdeğine kadar ilerleyen bu zincirdeki açıkların üçü zero-day kategorisinde yer alıyordu. Google, bahsi geçen tüm güvenlik açıklarının iOS 26.3 sürümüyle birlikte kapatıldığını ve güncel olmayan cihazların risk altında bulunduğunu belirtiyor.
Raporda üç ayrı kampanya ve bu kampanyaları yürüten aktörler birbirinden ayrılıyor. Kasım 2025'ten bu yana faaliyet gösteren UNC6748 kümesi Suudi Arabistan'ı hedef alırken, Türkiye merkezli ticari gözetim tedarikçisi PARS Defense ise GHOSTSABER zararlısını Türkiye ve Malezya'da kullandı. Rusya kaynaklı olduğu değerlendirilen UNC6353 grubu ise Aralık 2025 ile Mart 2026 arasında Ukrayna'da GHOSTBLADE zararlısını devreye soktu.
Saldırı mekanizmaları incelendiğinde kullanıcıların zararlı yazılımlarla karşılaşması için belirli tuzak sayfalarını ziyaret etmesi gerekiyor. UNC6748 grubunun kampanyası yalnızca dokunmatik ekranlı cihazlarda çalışıyor ve Chrome tarayıcı kullanan kişileri Safari yönlendirmesiyle hedef alıyor. Dosya indirme veya şifre girme gerektirmeyen bu süreçte, yalnızca tehlikeli sayfayı ziyaret etmek güvenlik duvarını aşmak için yeterli oluyor.
Google, dağıtım alan adlarını Safe Browsing hizmetine eklerken zararlı yazılımların dosyalarını tanımaya yarayan YARA kuralları da yayımladı. Raporda ele geçirilen meşru sitelerin isimlerinin paylaşılmaması, site sahiplerinin henüz temizlenmemiş açıklar yüzünden itibar kaybetmesini önleme hamlesi olarak değerlendiriliyor. Web yöneticilerinin kendi sistemlerinde static.cdncounter[.]net gibi referansları kontrol ederek şüpheli widgets.js kodlarını temizlemesi tavsiye ediliyor.
AI YORUMU
Siber güvenlik raporlarında mağdur sitelerin gizlenmesi, saldırganların izini sürmek ile masum platformları korumak arasındaki hassas dengenin sonucudur. Araştırmacıların tam URL adreslerini paylaşmaması ağ yöneticilerinin kendi açıklarını bulmasını zorlaştırsa da, yedi ağ kaydı ve tek bir SHA-256 hash parmak izi inceleme için teknik temel sunuyor. Güncelleme yapmayan kullanıcılar açısından 18.4 ve 18.7 sürümleri arasındaki iOS açıkları cihaz güvenliğini doğrudan riske atıyor.
Rönesans Holding ve Digital Realty iş birliğiyle Ankara Temelli'de hayata geçecek dev veri merkezi projesinin temelleri atıldı. İlk etapta 450 milyon dolarlık yatırımla kurulacak tesis, yapay zeka ve bulut bilişim alanındaki dijital altyapı ihtiyacını karşılayacak.
Toplam sabit sermaye yatırımı 4,1 milyar dolara ulaşacak.
İlk aşamada 450 milyon dolar yatırımla 22 megavat kapasite kurulacak.
Proje, soğutma sistemleri ve bilişim altyapısıyla sonraki aşamalarda büyüyecek.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla temeli atılan yeni veri merkezi projesi, Türkiye'nin dijital dönüşümünde kritik bir aşamayı temsil ediyor. Başkent Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alacak tesis, Rönesans Holding ve Digital Realty ortaklığında inşa ediliyor. Yatırımın ilk safhasında 450 milyon dolarlık bina ve altyapı harcaması yapılarak 22 megavatlık kapasite sağlanacak.
Süreç içerisinde yapılacak 900 milyon dolarlık ek yatırımla gelişmiş soğutma sistemleri ile bilişim altyapısı entegre edilecek. Bütün etapların tamamlanmasıyla birlikte projenin toplam sabit sermaye hacmi 4,1 milyar doları bulacak. Kurulacak bu devasa altyapı, yerli ve yabancı teknoloji şirketlerinin güvenli veri işleme ile depolama operasyonlarına ev sahipliği yapacak.
Dünya genelinde açıklanan yeni nesil uluslararası yatırımlar içinde veri merkezlerinin payı yüzde yirmiyi aşıyor. Küresel kurulu güç kapasitesinin önümüzdeki beş yıl içinde yaklaşık 103 gigavattan 200 gigavata yükselmesi bekleniyor. Bu tablo, yüksek hesaplama kapasitesine sahip olmanın ülkelerin teknolojik rekabet gücündeki yerini net biçimde gösteriyor.
Türkiye'nin teknolojik altyapısını güçlendiren diğer adımlar arasında Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı öne çıkıyor. Ayrıca 2012 yılından bu yana verilen teşviklerle toplam 42 milyar liralık veri merkezi yatırımının önü açılmış durumda.
AI YORUMU
Milyarlarca dolarlık sermaye akışının Ankara'da toplanması, bölgesel veri üssü olma hedefinde somut bir karşılık bulduğunu gösteriyor. 2012 yılından bu yana sağlanan 42 milyar liralık teşvik hacmiyle kıyaslandığında, tek bir projede 4,1 milyar dolara ulaşılması ölçeğin ne denli büyüdüğünü ortaya koyuyor. Bulut bilişim ve büyük veri pazarındaki yerli oyuncuların maliyet avantajı yakalayabilmesi için bu kapasitenin güvenli şekilde işletilmesi şart. Aksi takdirde yüksek hesaplama maliyetleri, yerli girişimlerin küresel rakipleri karşısında geride kalmasına yol açabilir.
İsrail merkezli Discover Tek firmasının çevrim içi reklam ağlarını kullanarak cihazlara sızdığı ve veri topladığı saptandı. Citizen Lab ve Confiante uzmanları, 100 binden fazla kullanıcının bu yöntemle hedef alınmış olabileceğini bildirdi. Zararlı yazılımların kullanıcıların konum, görsel ve banka verilerine ulaşabildiği vurgulanıyor.
Discover Tek reklamları 120 binden fazla sitede yer alıyor.
Günde en az 10 milyon reklam gösterimi yapıldığı hesaplanıyor.
Saldırganlar banka kartları, konum ve mesaj verilerine erişim sağlayabiliyor.
Siber güvenlik araştırmacıları, çevrim içi reklam ağlarının hedefli casusluk faaliyetlerinde bir araç olarak kullanıldığını ortaya çıkardı. Citizen Lab ve Confiante tarafından yürütülen ortak incelemeler, İsrail merkezli teknoloji şirketi Discover Tek'in reklam teknolojilerini kullanıcıların gizliliğini ihlal etmek amacıyla devreye soktuğuna işaret ediyor. Araştırma sonuçları, dijital reklam gösterimleri vasıtasıyla 100 bini aşkın kişinin kişisel verilerinin toplandığını ve seçilen hedeflerin cihazlarına casus yazılım yerleştirildiğini gösteriyor.
Hazırlanan teknik raporlara göre söz konusu firmanın oluşturduğu reklam ağı geniş bir dijital ekosisteme yayılmış durumda. Günde asgari 10 milyon gösterim hacmine ulaşan bu devasa erişim gücü, kullanıcıların rutin internet gezintileri sırasında farkında olmadan risk altına girmesine zemin hazırlıyor.
Hedeflenen akıllı telefon veya bilgisayarlara sızan casus yazılımlar, aygıtlardaki en mahrem alanlara doğrudan erişim yetkisi elde ediyor. Cihazın anlık konum takibini yapabilen bu kötü niyetli kodlar; fotoğraf galerileri, video arşivleri ve özel yazışmalar gibi kişisel içerikleri dışarı aktarabiliyor. Bunun yanı sıra tarayıcılarda veya uygulamalarda kayıtlı tutulan kredi kartı ve banka kartı gibi kritik finansal bilgilerin de bu zararlı yapılar eliyle ele geçirilebildiği kaydediliyor.
Uzmanlar, kullanıcıların herhangi bir şüpheli dosya indirmesine gerek kalmaksızın yalnızca reklam gösterimi barındıran platformları ziyaret etmelerinin bile casus yazılım bulaşması için yeterli olabileceğini belirtiyor. Doğrudan reklam sunucuları üzerinden yürütülen bu tip sızma faaliyetleri, geleneksel güvenlik önlemlerini aşarak kitlesel düzeyde veri sızıntısına yol açma potansiyeli barındırıyor.
AI YORUMU
Discover Tek vakası, dijital reklamcılığın kötü niyetli aktörler elinde doğrudan kitlesel bir gözetleme aracına dönüşebildiğini gösteriyor. Günde 10 milyon gösterime ulaşan bir ağın casusluk altyapısı olarak kullanılması, standart antivirüs veya tarayıcı izinlerinin kullanıcıları korumakta yetersiz kaldığının kanıtı niteliğinde. Güvenlik yazılımlarının yalnızca indirilen dosyaları değil, uygulama içi reklam ağlarının kod yapılarını da sıkı denetimden geçirmesi zorunlu hale geliyor.