Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Teknoloji
Google, DarkSword güvenlik raporunda ele geçirilen siteleri gizledi
•2 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
iFotoğraf: EU2017EE Estonian Presidency · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
Google Threat Intelligence Group tarafından yayımlanan DarkSword raporu, saldırganların ağ altyapısını ve alan adlarını açık biçimde listeliyor. Ancak iOS cihazları hedef alan kampanyada kullanılan meşru ve ele geçirilmiş web sitelerinin isimleri raporda yer almıyor.
Öne çıkanlar
Google raporu saldırganların alan adlarını açıklarken mağdur siteleri gizledi.
DarkSword exploit kiti, iOS 18.4 ile 18.7 arasındaki sürümlerde altı açığı hedefliyor.
Saldırılarda UNC6748, PARS Defense ve UNC6353 olmak üzere üç farklı grup öne çıkıyor.
Haberin Detayı
Google Threat Intelligence Group (GTIG) tarafından paylaşılan DarkSword güvenlik raporu, akıllı telefonları hedef alan gelişmiş saldırı zincirlerinin arka planını aydınlatıyor. Araştırmacılar rapor kapsamında siber saldırganların kullandığı IP adreslerini ve ağ altyapılarını detaylı bir şekilde listeliyor. Ancak iOS işletim sistemini hedef alan bu kampanyalarda bulaştırma aracı olarak kullanılan meşru web sitelerinin kimliği raporda paylaşılmıyor.
DarkSword, baştan sona JavaScript diliyle yazılmış karmaşık bir exploit kiti olarak dikkat çekiyor ve 18 Mart 2026 tarihinde yayımlanan belgede altı farklı zafiyetin ardışık kullanımı anlatılıyor. Tarayıcıda açılan ilk kapının ardından sistem çekirdeğine kadar ilerleyen bu zincirdeki açıkların üçü zero-day kategorisinde yer alıyordu. Google, bahsi geçen tüm güvenlik açıklarının iOS 26.3 sürümüyle birlikte kapatıldığını ve güncel olmayan cihazların risk altında bulunduğunu belirtiyor.
Raporda üç ayrı kampanya ve bu kampanyaları yürüten aktörler birbirinden ayrılıyor. Kasım 2025'ten bu yana faaliyet gösteren UNC6748 kümesi Suudi Arabistan'ı hedef alırken, Türkiye merkezli ticari gözetim tedarikçisi PARS Defense ise GHOSTSABER zararlısını Türkiye ve Malezya'da kullandı. Rusya kaynaklı olduğu değerlendirilen UNC6353 grubu ise Aralık 2025 ile Mart 2026 arasında Ukrayna'da GHOSTBLADE zararlısını devreye soktu.
Saldırı mekanizmaları incelendiğinde kullanıcıların zararlı yazılımlarla karşılaşması için belirli tuzak sayfalarını ziyaret etmesi gerekiyor. UNC6748 grubunun kampanyası yalnızca dokunmatik ekranlı cihazlarda çalışıyor ve Chrome tarayıcı kullanan kişileri Safari yönlendirmesiyle hedef alıyor. Dosya indirme veya şifre girme gerektirmeyen bu süreçte, yalnızca tehlikeli sayfayı ziyaret etmek güvenlik duvarını aşmak için yeterli oluyor.
Google, dağıtım alan adlarını Safe Browsing hizmetine eklerken zararlı yazılımların dosyalarını tanımaya yarayan YARA kuralları da yayımladı. Raporda ele geçirilen meşru sitelerin isimlerinin paylaşılmaması, site sahiplerinin henüz temizlenmemiş açıklar yüzünden itibar kaybetmesini önleme hamlesi olarak değerlendiriliyor. Web yöneticilerinin kendi sistemlerinde static.cdncounter[.]net gibi referansları kontrol ederek şüpheli widgets.js kodlarını temizlemesi tavsiye ediliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Siber güvenlik raporlarında mağdur sitelerin gizlenmesi, saldırganların izini sürmek ile masum platformları korumak arasındaki hassas dengenin sonucudur. Araştırmacıların tam URL adreslerini paylaşmaması ağ yöneticilerinin kendi açıklarını bulmasını zorlaştırsa da, yedi ağ kaydı ve tek bir SHA-256 hash parmak izi inceleme için teknik temel sunuyor. Güncelleme yapmayan kullanıcılar açısından 18.4 ve 18.7 sürümleri arasındaki iOS açıkları cihaz güvenliğini doğrudan riske atıyor.
Kaynak:
Pasquale Pillitteri
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Google Play Store üzerinde resmi güncellemeleri taklit eden sahte bir WhatsApp uygulaması siber güvenlik uzmanları tarafından tespit edildi. Yüz binlerce Android kullanıcısının cihazına yüklediği zararlı yazılım, gelen uyarıların ardından mağazadan tamamen kaldırıldı.
Zararlı uygulama 500 binden fazla kez indirildi.
Geliştirici adını gizlemek için Unicode karakter hilesi kullanıldı.
Uygulama mağazadan tamamen kaldırıldı.
Mobil uygulama mağazalarındaki güvenlik açıkları kullanıcıların kişisel verilerini risk altında bırakmaya devam ediyor. Son olarak popüler mesajlaşma platformunun adını kullanan sahte bir yazılım, milyonlarca kişinin veri güvenliğini tehdit eden boyutlara ulaştı.
Siber güvenlik araştırmacıları, Update WhatsApp adıyla yayınlanan bu uygulamanın resmi bir güncelleme gibi gizlendiğini fark etti. Kötü amaçlı yazılımcılar, resmi yayıncı adını birebir kopyalamak amacıyla Unicode karakter oyunlarına başvurdu ve bu sayede 500 binden fazla indirme rakamına ulaştı.
Yetkililer ve siber güvenlik analistleri, kullanıcıların bu tür yanıltıcı yazılımlara karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti. Yapılan incelemelerin ardından ilgili uygulama mağaza yetkilileri tarafından hızlıca erişime kapatıldı.
Uzmanlar, cihazlarında bu tür şüpheli yazılımlar barındıran kişilerin vakit kaybetmeden silmesini tavsiye ediyor. Ayrıca güncellemelerin yalnızca uygulama içi menülerden denetlenmesi gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.
AI YORUMU
Yarım milyonu aşkın indirme sayısına ulaşan Unicode tabanlı bu aldatmaca, resmi mağazalardaki denetim mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Geliştirici isimlerindeki küçük harf oyunlarının gözden kaçması, kullanıcıların güvenliğini doğrudan tehlikeye atıyor. Önümüzdeki süreçte uygulama mağazalarının bu tarz taklit yazılımlara karşı daha katı filtreleme sistemleri devreye sokması şart.
Android platformunda popüler mesajlaşma servisi WhatsApp'ın birebir kopyası olan sahte bir uygulama, reklamlar aracılığıyla kısa sürede 500 binin üzerinde indirilme rakamına ulaştı. Arayüzü ve tanıtım metinleri birebir kopyalanan yazılımın Google Play mağazasındaki erken erişim açığını suistimal ettiği tahmin ediliyor.
Agment Assets sallu adlı geliştirici uygulamayı eylül ayında yayınladı.
Taklit yazılım Google Play üzerinden 500 binden fazla indirildi.
Benzer bir sahte Chrome uygulaması da 100 bin indirmeyi geçmişti.
Dijital pazarlarda kullanıcıları hedef alan zararlı yazılımlara bir yenisi daha eklendi. Agment Assets sallu adlı bir geliştirici tarafından mağazaya yüklenen sahte mesajlaşma yazılımı, kısa süre içerisinde on binlerce akıllı telefon kullanıcısının cihazına sızmayı başardı.
Söz konusu uygulama, orijinal servis sağlayıcının marka adını, resmi ekran görüntülerini ve pazarlama metinlerini birebir kopyalayarak mağaza arama sonuçlarında üst sıralara çıktı. Geliştiricinin reklam desteğiyle öne çıkardığı bu zararlı içerik, Android Authority tarafından yapılan incelemelere göre 500 bin barajını geride bıraktı.
Güvenlik araştırmacılarının ve teknoloji analistlerinin incelemeleri, bu tür dolandırıcılık girişimlerinin Google Play mağazasının erken erişim mekanizmasından yararlandığını gösteriyor. Tamamlanmamış projelerin test edilmesine olanak tanıyan bu sistem, herkese açık yorum ve puanlama özelliklerini barındırmadığı için kullanıcıların birbirini uyarmasına engel oluyor.
Bitdefender tarafından eylül ayında paylaşılan güvenlik raporları da benzer tehlikelere karşı uyarıda bulunmuştu. Geri bildirim sisteminin kapalı olması, uygulamayı deneyen kişilerin mağaza üzerinden şikayetlerini duyuramamasına ve dolandırıcıların hedef kitleyi kandırmaya devam etmesine zemin hazırlıyor.
Aynı hafta içerisinde benzer bir taktikle hazırlanan sahte Chrome tarayıcısının da 100 bin sınırını aşması dijital mağazalardaki güvenlik denetimlerinin sorgulanmasına yol açtı. İlgili bağlantıların kısa süre sonra erişilemez hale gelmesi teknoloji devlerinin kaldırma operasyonlarını hızlandırdığını gösteriyor.
AI YORUMU
Beş yüz bin gibi devasa bir indirme sayısına ulaşan sahte bir mesajlaşma uygulamasının resmi mağazalarda yer bulabilmesi, platform denetim mekanizmalarının ne kadar kolay atlatılabildiğini açıkça gösteriyor. Erken erişim kategorisindeki şeffaflık eksikliğinin kötü niyetli kişiler tarafından sömürülmesi, milyarlarca akıllı telefon kullanıcısının güvenliğini doğrudan tehdit ediyor. Uygulama indirmeden önce geliştirici profillerinin ve yorum kısıtlamalarının çok daha dikkatli incelenmesi gerekiyor.
YouTube, kullanıcıların video aramalarında doğrudan bilgiye ulaşmasını sağlayan yapay zeka yanıtlarını test etmeye başladı. ABD'deki küçük bir kullanıcı grubunu kapsayan bu özellik, beceri geliştirme odaklı sorgularda öne çıkıyor.
Ask YouTube altyapısını kullanan özellik, ABD'deki kullanıcılar üzerinde İngilizce olarak test ediliyor.
Sistem, yazılı önerileri videoların ilgili zaman işaretleri ve önemli bölümleriyle birleştiriyor.
İçerik üreticileri, bu yeniliğin video tıklama oranlarını ve gelirlerini nasıl etkileyeceğini merak ediyor.
Popüler video platformu YouTube, kullanıcı deneyimini değiştirecek yeni bir yapay zeka testini hayata geçirdi. Bilgisayar üzerinden yapılan aramalarda video listelerinin en üst kısmına metin tabanlı yanıtlar yerleştiriliyor. Bu sayede platformun arama motoru, geleneksel video listeleme mantığının ötesine geçerek doğrudan soru cevaplama işlevi kazanıyor.
Ask YouTube altyapısından güç alan bu yenilik, şu an için yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'ndeki küçük bir kullanıcı grubuyla sınırlı tutuluyor. Test sürecindeki özellik, özellikle pratik beceri kazandırma veya bir işin nasıl yapılacağını öğrenme amacı taşıyan İngilizce aramalara odaklanıyor. Platform tarafından paylaşılan örnekler arasında boyalı duvarlardaki lekelerin nasıl çıkarılacağı gibi pratik sorular yer alıyor.
Yapay zeka sistemi, hazırladığı yazılı açıklamaları ilgili videoların belirli bölümleriyle ve zaman işaretleriyle eşleştiriyor. Kullanıcılar, "Daha fazla göster" seçeneğini kullanarak yanıtın tamamına erişebiliyor ve konu hakkında ek sorular yöneltebiliyor. Geleneksel video listesine ulaşmak isteyenler ise arama sayfasını aşağı kaydırmaya devam edebiliyor.
Bu köklü arayüz değişimi, içerik üreticileri arasında tıklama oranlarının düşebileceği endişesini doğuruyor. Aradığı bilgiyi doğrudan metin kutusunda okuyan kullanıcıların kaynak videoyu açıp açmayacağı belirsizliğini koruyor. Öte yandan şirket, bu tür önizleme alanlarından elde edilen izlenmelerin toplam istatistiklere ve ortaklık programı koşullarına dahil edildiğini daha önce belirtmişti.
AI YORUMU
Yapay zeka yanıtlarının doğrudan arama sayfasına entegre edilmesi, platformdaki içerik tüketim alışkanlıklarını kökten değiştirebilecek bir potansiyel barındırıyor. İçerik üreticilerinin gelir modellerini doğrudan etkileme riski taşıyan bu adım, platform ile üretici arasındaki dengeyi yeniden tanımlayabilir. ABD'deki sınırlı test sürecinden çıkıp küresel çapta yaygınlaşması halinde, izlenme sürelerinin ve tıklama metriklerinin nasıl bir seyir izleyeceği yakından görülecektir.
Google, Willow kuantum işlemcisi üzerinde test ettiği yeni yöntemle özel durumlardaki hataları 40 kat azalttı. Deneylerde mantıksal T durumlarının doğruluğu yüzde 99,99 seviyesine ulaştı.
Willow işlemcisi hata oranını 40 kat düşürdü
Mantıksal T durumlarının doğruluğu yüzde 99,99 oldu
Grafting tekniğiyle renk kodundan yüzey koduna geçildi
Kuantum bilgisayarların yaygınlaşmasının önündeki en büyük teknik engellerden biri olan hata oranları konusunda Google tarafından dikkat çekici bir ilerleme kaydedildi. Şirket, Willow kuantum işlemcisi üzerinde denediği yeni bir yöntemle belirli kuantum durumlarının hazırlanması sırasındaki hataları büyük ölçüde geriletti.
Yapılan deneyler sırasında, karmaşık hesaplamalarda kullanılan mantıksal T durumlarının doğruluğunun yüzde 99,99 seviyesine ulaştığı rapor edildi. Kübitlerin çevresel etkilere karşı hassasiyeti, hesaplama sürecinde ortaya çıkan hataların düzeltilmesini zorunlu kılıyor ve geleneksel yöntemler bu noktada ciddi maliyetler doğurabiliyor.
Google ekibi, geleneksel dağıtma yaklaşımları yerine hatalı durumları küçük bir alanda hazırlayıp hassas ölçümlerle kontrol eden bir yöntem benimsedi. Gerçek donanım testlerinde laboratuvar gürültüsü ve sıcaklık değişimleri gibi teknik zorluklarla karşılaşılsa da, kontrol sistemlerindeki iyileştirmeler bu engellerin aşılmasına katkı sağladı.
Araştırmacılar ayrıca gürültü etkisini azaltmak amacıyla kickback tomography adında yeni bir ölçüm tekniği geliştirdi ve hazırlanan durumların farklı hata düzeltme yöntemleri arasında aktarılabileceğini kanıtladı. Grafting tekniğiyle renk kodundan yüzey koduna geçiş yapılması, gelecekte farklı yaklaşımların bir arada çalışabileceğini gösteriyor.
AI YORUMU
Donanım güvenilirliğini artırmaya yönelik bu deneysel yaklaşım, kuantum mimarilerinin laboratuvardan çıkıp gerçek dünyada ölçeklenebilmesi için gereken adımlardan birini oluşturuyor. Yüzde 99,99 doğruluk oranı ve 40 kat hata düşüşü, sistemlerin kararlılığı açısından somut bir eşik sunuyor. Yazılımcılar ve donanım geliştiriciler için gelecekteki hibrit hata düzeltme sistemlerinin önünü açan bu gelişme, maliyetli kaynak tüketimini dengelemeyi hedefliyor. Kübit hassasiyeti ve gürültü kontrolü tamamen çözülmeden tam ölçekli ticari sistemlerin yaygınlaşması zor görünse de, atılan bu pratik adım mühendislik yönünden önemli bir doğrultu belirliyor.