PİYASA
Dünya

Oleshky şehrinde insani ateşkes başladı: Siviller tahliye ediliyor

Oleshky şehrinde insani ateşkes başladı: Siviller tahliye ediliyor

Özet

Rus işgali altındaki Oleshky kentinde, temel ihtiyaç maddelerine erişimi olmayan sivillerin tahliyesi ve yardımların ulaşması için sınırlı bir ateşkes ilan edildi. ABD First Lady'si Melania Trump'ın arabuluculuğuyla sağlanan anlaşma kapsamında, bölgedeki yaklaşık 6 bin kişi için güvenli geçiş yolları temizleniyor.

Öne çıkanlar

  • Oleshky'de mahsur kalan 6 bin sivilin tahliyesi için ateşkes süreci başlatıldı.
  • Şehirde üç yıldır elektrik, su ve gaz akışı bulunmuyor; gıda sıkıntısı yaşanıyor.
  • Rusya savunma bakanlığı, Dnepr grubu birliklerinin erişim yollarındaki mayınları temizlediğini duyurdu.

Haberin Detayı

Ukrayna'nın Herson bölgesinde yer alan ve Rus güçlerinin kontrolünde bulunan Oleshky kentinde, uzun süredir devam eden ağır insani krizin ardından sınırlı bir ateşkes yürürlüğe girdi. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, ABD First Lady'si Melania Trump'ın arabuluculuğuyla sağlanan bu mutabakatın, bölgeye insani yardım ulaştırılmasına ve sivillerin güvenli bir şekilde tahliye edilmesine olanak tanıması amaçlanıyor. Ukraynalı yetkililer ve Rusya savunma bakanlığı, sahadaki askeri birimlerin mevcut ateşkese riayet ettiğini doğruladı.

Bölgedeki yaşam koşulları, şubat 2022'deki tam kapsamlı işgalin başlangıcından bu yana giderek daha da zorlaşmış durumda. Dnipro Nehri ile Ukrayna mevzilerinden ayrılan şehir, Rus ordusu tarafından kuşatılmış halde bulunuyor. Şehirde yaşayan binlerce insan, üç yıldır elektrik, doğalgaz ve temiz su gibi temel hizmetlerden mahrum yaşıyor. Gıda tedarikinin tamamen durması nedeniyle birçok bölge sakininin, hayatta kalabilmek için bahçelerindeki yabani otları pişirerek yemek zorunda kaldığı bildiriliyor.

Tahliye planları kapsamında, cuma günü gerçekleştirilmesi öngörülen operasyon için hazırlıklar sürüyor. Ukrayna parlamentosu insan hakları komiseri Dmytro Lubinets, insani görevi koordine etmek üzere bölgeye intikal etti. Rusya savunma bakanlığı ise Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, insani operasyona hazırlık amacıyla yerel saatle 04:00 itibarıyla Herson kenti yönüne ateş açılmasının durdurulduğunu belirtti. Rus birliklerinin, ana giriş yollarındaki patlayıcı ve tuzaklı düzenekleri temizlemek için mühendislik keşfi yürüttüğü aktarıldı.

Güvenlik endişeleri ise tahliye sürecini gölgeleyen en önemli unsur olmaya devam ediyor. Şehirde kalan siviller, çıkış yollarının mayınlı olması ve drone saldırıları nedeniyle kaçışın oldukça tehlikeli olduğunu ifade ediyor. Bir bölge sakini, daha önce mayına basarak ağır yaralandığını ve iki operasyon geçirdiğini aktararak, tahliye sürecine katılıp katılamayacağı konusunda endişe duyduğunu belirtti. İletişim ağlarındaki düzensizlikler ve Rus güçlerinin misilleme korkusu, sahadaki gerçek durumun doğrulanmasını zorlaştırıyor.

Tahliye sürecine dair belirsizlikler de hala giderilmiş değil. Kayıt işlemlerinin nasıl yapılacağı, evcil hayvanların götürülüp götürülemeyeceği ve geri dönüş imkanlarının olup olmayacağı gibi sorular halkın zihnini kurcalıyor. Bazı siviller, Rus güçlerinin telefonlarını veya internet geçmişlerini kontrol ederek kendilerini alıkoymasından ya da işkence görmekten endişe ediyor. Ukrayna tarafı, bu kurtarma misyonunun güvenli bir şekilde tamamlanmasının kritik bir öncelik olduğunu vurgularken, halkı doğrulanmamış haberlere karşı tedbirli olmaya çağırdı.

Daha önce Papa Leo XIV, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e insani yardım koridoru açılması için çağrıda bulunmuştu. Kremlin ise geçtiğimiz ay Oleshky'deki durumun kritik olduğunu kabul etmiş ancak yaşanan gıda ve ilaç sıkıntısı için Ukrayna tarafını suçlayan bir açıklama yapmıştı. Mevcut ateşkesin ne kadar süreceği veya kalıcı bir tahliye sürecine dönüşüp dönüşmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Oleshky'deki ateşkes, askeri bir mutabakattan ziyade insani bir zorunluluk haline geldi. Melania Trump'ın arabuluculuğu, sürecin uluslararası düzeyde kalması ve Rusya üzerinde belirli bir diplomatik baskı oluşturması açısından kritik. Bölgedeki mayınlı yollar ve Rus güçlerinin inceleme riskleri düşünüldüğünde, tahliye sürecinin sadece lojistik değil, aynı zamanda yüksek güvenlik riski taşıyan bir operasyon olduğu açık. Ukrayna'nın 24 binlik nüfusunun sadece 1.700'e düştüğü bu bölge, çatışmaların siviller üzerindeki yıkıcı etkisini net şekilde ortaya koyuyor.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    Rusya ve Ukrayna Yerel Ateşkes Sağladı, Barış Görüşmeleri Başlıyor

    Rusya ve Ukrayna, Ukrayna topraklarında sınırlı bölgelerde geçici bir yerel ateşkes kararı alarak çatışmaları durdurdu. Anlaşmanın ardından iki taraf, önümüzdeki hafta başlayacak yeni barış görüşmelerinin tarihini belirledi ve uygulama denetimini uluslararası gözlemcilerle yürütmeyi planlıyor.

    • Yerel ateşkesle çatışmalar sınırlı bölgelere indirgenecek
    • Yeni barış görüşmeleri önümüzdeki hafta başlayacak
    • Taraflar, ateşkesin uygulanmasını uluslararası gözlemcilerle denetleyecek

    Ukrayna’nın doğu ve güney bölgelerinde yoğunlaşan çatışmalar, Rusya ile Kiev arasındaki son görüşmelerin bir sonucu olarak yerel ateşkesle sınırlı bir şekilde durduruldu. Taraflar, ateşkesin sadece belirli şehirlerde ve kritik altyapı noktalarında geçerli olacağını ve sivillerin güvenliğini önceliklendireceklerini vurguladı.

    Ateşkes metninde, her iki tarafın da bölge kontrol haritalarını ve askeri hareket sınırlarını ortak bir komisyonun onayına sunacağı belirtiliyor. Bu komisyon, Birleşmiş Milletler’in desteklediği gözlemcilerden oluşacak ve uygulama ihlallerini raporlayacak. İlk raporun iki hafta içinde yayımlanması planlanıyor.

    Yerel ateşkesin ardından, Moskova ve Kiev, daha geniş kapsamlı bir barış sürecine geçişi hızlandırmak amacıyla yeni müzakerelere başlayacak. Görüşmelerin bir sonraki aşamasında, savaş suçları, mülteciler ve yeniden yapılandırma konuları ele alınacak. Taraflar, bu görüşmelerin haftalık olarak gerçekleşeceğini ve sonuçların uluslararası toplumla paylaşılacağını beyan etti.

    Ukrayna hükümeti, ateşkesin ekonomik etkilerini hafifletmek için bölgedeki altyapı onarımına yönelik acil bir yardım paketi hazırlıyor. Rusya ise, yerel güvenlik birimlerinin bölgeye yeniden konuşlandırılmasını ve sınır kontrollerinin sıkılaştırılmasını vaat etti. Her iki taraf da, bu adımların bölge sakinlerinin günlük yaşamını normale döndürmesi için kritik olduğunu belirtti.

    Bu gelişmeler, uzun süredir devam eden Rus-Ukrayna çatışmasının seyrini değiştirebilir. Uluslararası gözlemciler, ateşkesin sürdürülebilirliğini ve yeni barış görüşmelerinin somut sonuçlar üretip üretmeyeceğini yakından izliyor. İlerleyen haftalarda alınacak kararların, bölgedeki güvenlik ve insani durum üzerindeki etkileri netleşecek.

    AI YORUMU

    Yerel ateşkes, bölgedeki şiddeti anlık olarak azaltma potansiyeli taşıyor; özellikle ateşkesin uluslararası gözlemcilerle denetlenmesi somut bir güvence sağlıyor. Bu adım, hem sivil halkı korurken hem de barış görüşmelerine zemin hazırlıyor. Önceki yıllarda benzer sınırlı ateşkesten elde edilen sonuçlar, kalıcı bir çözüm için sadece geçici bir duraklama olduğunu gösterdi, bu yüzden görüşmelerin somut adımlara dönüştürülmesi şart. Aksi takdirde, bölge istikrarı kısa vadeli bir iyileşme ile sınırlı kalabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    Ukrayna Ordusu, 491 Gün Mahsur Kalan Askeri İHA ile Tahliye Etti

    Cephede 491 gün boyunca mahsur kalan yaralı bir Ukrayna askeri, ağır yük taşıyabilen altı pervaneli bir insansız hava aracıyla havadan kurtarıldı. Operasyon, Ukrayna ordusunun savaş tarihindeki ilk İHA destekli personel tahliyesi olarak kayda geçti.

    • Altı pervaneli dev İHA, yaralı askeri havadan taşıyarak ilk kez tahliye yaptı
    • Asker 491 gün boyunca Harkiv bölgesindeki harabelerde mahsur kaldı
    • Ukrayna 92. Taarruz Tugayı, ağır yük taşıma kapasitesine sahip İHA'yı kullandı

    Ukrayna ordusu, savaş alanında uzun süreli mahsur kalma durumlarını aşmak için yeni bir taktik denedi. Altı pervaneli, büyük taşıma kapasitesine sahip bir insansız hava aracı, Harkiv bölgesindeki bir enkazın içinde kalan yaralı bir askeri havadan alarak sahadan çıkardı. Bu hamle, savaş tarihindeki benzeri görülmemiş bir İHA destekli tahliye olarak öne çıkıyor.

    Tahliyenin gerçekleştiği asker, 49 yaşındaki Kostyantyn Vlasenko, bombardıman sonrası bir okul binasının kalıntılarında aylarca hayatta kalma mücadelesi vermişti. Vlasenko, İHA kamerasından alınan görüntülerle operasyonun detaylarını doğruladı ve kurtarılma sürecini anlattı. Uzmanlar, bu tür bir insansız platformun ağır yaralıları güvenli bir şekilde taşımadaki potansiyelini değerlendirmeye başladı.

    Ukrayna 92. Taarruz Tugayı, tahliye için kullanılan İHA'nın taşıma kapasitesinin tam olarak ne kadar olduğunu açıklamadı, ancak “ağır yük taşıma” özelliği vurgulandı. Savaşın ilk beş yılda İHA'ların esasen keşif ve saldırı görevlerinde kullanıldığı göz önüne alındığında, bu yeni kullanım alanı askeri lojistiğin sınırlarını genişletebilir. Operasyon, diğer birimlerin benzer durumlarda bu teknolojiyi benimsemesi için bir örnek teşkil ediyor.

    Uzmanlar, bu başarıyı takiben Ukrayna ordusunun İHA tabanlı kurtarma ekipmanlarını artırabileceğini ve sahada daha fazla insansız kurtarma görevi planlayabileceğini öne sürüyor. Bu durum, çatışma bölgelerinde yaralıların hayatta kalma şansını yükseltirken, düşman hatları içinde daha esnek bir hareket kabiliyeti sağlayabilir.

    AI YORUMU

    İHA destekli tahliye, Ukrayna ordusunun sahadaki esnekliğini artırmalı. 491 günlük mahsur kalma süresi ve ağır yük taşıma kapasitesi, bu yöntemin pratikte işe yaradığını gösteriyor. Özellikle yaralı askerler ve lojistik ekipleri bu gelişmeden doğrudan fayda sağlayacak. Geleneksel helikopter operasyonlarıyla kıyaslandığında, maliyet ve risk açısından daha avantajlı bir alternatif sunabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    ABD'nin Rusya-Ukrayna stratejisinde Alaska ve dizel dengesi

    Washington yönetimi, enerji krizleri ve diplomatik adımlarla Ukrayna savaşındaki rolünü dönüştürüyor. Alaska Zirvesi ve son dizel tedarik anlaşması, büyük güç diplomasisinde yeni bir döneme işaret ediyor.

    • 15 Ağustos 2025'teki Alaska Zirvesi, Rusya'nın Batı nezdindeki siyasi tecrit yaklaşımını değiştirdi.
    • Ekim 2026'daki dizel tedarik anlaşması, enerji yaptırımlarında geçici esneklik sağladı.
    • 3 Kasım 2026 ABD Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt fiyatları yönetimi baskılıyor.

    Savaş alanındaki üstünlük artık yalnızca askeri mühimmatla sınırlı kalmayıp, bilgi ağları ve teknolojik altyapının kontrolüyle şekilleniyor. Kırıkkale Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan'ın kaleme aldığı analize göre, Washington'ın izlediği diplomatik ve ekonomik politikalar küresel dengeleri doğrudan etkiliyor. Çatışmaların başladığı 2022 yılından bu yana güvenlik mimarisi köklü bir değişim sürecinden geçiyor.

    Transatlantik ilişkilerin sınandığı bu dönemde, CIA Direktörü John Ratcliffe'in Ağustos 2026'daki Moskova temasları ve ardından yürütülen diplomatik girişimler hız kazandı. Washington yönetimi, barış arayışlarının ötesinde büyük güç diplomasisini ve yaptırımları bir müzakere aracı olarak kullanıyor. Enerji tesislerine yönelik saldırıların ekonomik sonuçları, Beyaz Saray'ın siyasi hesaplarını yeniden yapmasına neden oldu.

    Özellikle 3 Kasım 2026 tarihinde yapılacak ABD Kongre ara seçimleri öncesinde yükselen enerji fiyatları iç siyasi baskıyı artırdı. Başkan Donald Trump'ın savaşları bitirme ve ekonomik sorunları çözme vaatleri, İran merkezli gelişmelerle birlikte karmaşık bir maliyet tablosu yarattı. Bu durum, enerji fiyatlarını düşürme hedefi ile Rusya ekonomisine maliyet yükleme stratejisi arasında belirgin bir çelişki ortaya çıkardı.

    Süreçteki ilk büyük diplomatik kırılma, 15 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleştirilen Alaska Zirvesi'nde yaşandı. Vladimir Putin'in ABD topraklarında eşit düzeyde ağırlanması, Rusya'nın Batı tarafından tecrit edilme politikasında önemli bir kırılma yarattı. Zirvenin hemen ardından Ukrayna lideri Volodimir Zelenski ve Avrupalı müttefiklerin Beyaz Saray'da ağırlanması, ABD'nin süreci yönlendiren ana aktör konumunu pekiştirdi.

    İkinci önemli eşik ise Ekim 2026'da Rusya ile varılan dizel tedariki mutabakatı oldu. Yaptırımlarda sağlanan geçici esneklik, ekonomik baskı araçlarının diplomatik pazarlıklara nasıl eklendiğini gözler önüne serdi. Washington, Moskova'yı tamamen dışlamak yerine belirli ekonomik tavizlerle müzakere masasına çekebileceği bir büyük güç olarak konumlandırmaya başladı.

    AI YORUMU

    Diplomatik hamleler ve enerji piyasasındaki maliyetler, Washington'ın yaptırım politikasında pragmatik bir esnemeye gitmesini zorunlu kıldı. 3 Kasım 2026 ara seçimleri öncesinde yükselen akaryakıt fiyatları, iç siyasi dengeleri doğrudan tehdit ettiği için ABD yönetimi ekonomik baskı ile diplomatik müzakere arasında ince bir çizgi izlemek zorunda kalıyor. Alaska Zirvesi ve dizel anlaşması birlikte değerlendirildiğinde, Moskova'nın tamamen dışlanması yerine kontrollü tavizlerle masaya çekildiği bir senaryo uygulanıyor. Bu strateji iflas ederse, enerji maliyetleri doğrudan Amerikan seçmeninin sandık başına gidişini etkileyecektir.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    ABD özel temsilcisi Witkoff, St. Petersburg'da Putin ile görüştü

    ABD Başkanı Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Rusya lideri Vladimir Putin St. Petersburg kentinde bir araya geldi. Taraflar Ukrayna krizini ve olası üçlü barış müzakerelerini masaya yatırdı.

    • Steve Witkoff ile Vladimir Putin St. Petersburg'da dokuzuncu kez yüz yüze temas kurdu.
    • Rusya, ABD'li emekli öğretmen Stephen Hubbard'ı serbest bırakarak süreci başlattı.
    • Putin, İran nükleer programı ve gübre tedariki konusunda iş birliği teklif etti.

    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi konumundaki Steve Witkoff, Rusya lideri Vladimir Putin ile St. Petersburg şehrinde kritik bir temas gerçekleştirdi. İki taraf arasındaki dokuzuncu yüz yüze görüşme niteliğini taşıyan bu buluşma, Moskova yönetiminin ABD vatandaşı emekli öğretmen Stephen Hubbard'ı serbest bırakmasıyla fiilen başladı. Bu hamle, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların açık tutulması adına atılan somut bir adım olarak kayda geçti.

    Gerçekleşen uzun soluklu toplantıda masadaki ana başlık Ukrayna'daki savaş ve çözüm yolları oldu. Witkoff, Putin'e hitaben yaptığı konuşmada, Washington, Moskova ve Kiev arasında üçlü mekanizmaların yeniden canlandırılması gerektiğini vurguladı. Taraflar şu an nihai bir mutabakata varamasa da, bir sonraki aşamada atılabilecek adımları değerlendirmenin önemine dikkat çekti. Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy de daha önce benzer bir üçlü zirveye yeşil ışık yakmıştı.

    Görüşme esnasında bölgesel ve ticari pek çok yan konu da ele alındı. Rus lider Putin, İran'ın nükleer programına yönelik Washington'ın kaygılarını gidermek amacıyla arabuluculuk yapabileceğini aktardı. Ayrıca ABD'li çiftçileri desteklemek amacıyla büyük hacimli gübre sevkiyatı gerçekleştirebileceklerini belirtti. Gelecek ay Çin'de düzenlenecek olası bir zirvede Trump ile bir araya gelme arzusunu dile getiren Putin, bu masada Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in de bulunabileceğini ifade etti.

    Zirvenin zamanlaması, ABD'nin Ukrayna'ya verdiği askeri ve lojistik destekte geri adım atıp atmayacağı yönündeki soru işaretlerini artırdı. Trump'ın 3 Kasım'daki ara seçimler öncesinde yakıt maliyetlerini düşürmek amacıyla Rusya ile dizel ihracat anlaşması imzalaması iki ülke ilişkilerini gerdi. Bu anlaşmanın ardından Kiev yönetimi, istihbarat paylaşımı ve Starshield uydu sisteminin işleyişinde bazı aksaklıklar yaşandığını rapor etti. Kremlin ise Donetsk ve NATO üyeliği gibi temel taleplerinden vazgeçmiyor.

    AI YORUMU

    Diplomatik temasların yoğunlaşması, tarafların sahadaki tıkanıklığı masada aşma arayışını net biçimde gösteriyor. Dokuzuncu kez bir araya gelen ikilinin üçlü zirve ihtimalini konuşması, arka kapı diplomasi trafiğinin hızlandığına işaret ediyor. Ancak Donbass ve NATO konusundaki net çizgiler korunurken, yakıt fiyatları ve gübre tedariki gibi ekonomik pazarlıkların süreci nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor. Bu tablo, askeri yardımlardaki olası yavaşlamanın Kiev yönetimi üzerindeki baskıyı artıracağını ortaya koyuyor.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler