Cephede 491 gün boyunca mahsur kalan yaralı bir Ukrayna askeri, ağır yük taşıyabilen altı pervaneli bir insansız hava aracıyla havadan kurtarıldı. Operasyon, Ukrayna ordusunun savaş tarihindeki ilk İHA destekli personel tahliyesi olarak kayda geçti.
Öne çıkanlar
Altı pervaneli dev İHA, yaralı askeri havadan taşıyarak ilk kez tahliye yaptı
Asker 491 gün boyunca Harkiv bölgesindeki harabelerde mahsur kaldı
Ukrayna 92. Taarruz Tugayı, ağır yük taşıma kapasitesine sahip İHA'yı kullandı
Haberin Detayı
Ukrayna ordusu, savaş alanında uzun süreli mahsur kalma durumlarını aşmak için yeni bir taktik denedi. Altı pervaneli, büyük taşıma kapasitesine sahip bir insansız hava aracı, Harkiv bölgesindeki bir enkazın içinde kalan yaralı bir askeri havadan alarak sahadan çıkardı. Bu hamle, savaş tarihindeki benzeri görülmemiş bir İHA destekli tahliye olarak öne çıkıyor.
Fotoğraf: Fotoğraf: Orta Doğu Haber
Tahliyenin gerçekleştiği asker, 49 yaşındaki Kostyantyn Vlasenko, bombardıman sonrası bir okul binasının kalıntılarında aylarca hayatta kalma mücadelesi vermişti. Vlasenko, İHA kamerasından alınan görüntülerle operasyonun detaylarını doğruladı ve kurtarılma sürecini anlattı. Uzmanlar, bu tür bir insansız platformun ağır yaralıları güvenli bir şekilde taşımadaki potansiyelini değerlendirmeye başladı.
Ukrayna 92. Taarruz Tugayı, tahliye için kullanılan İHA'nın taşıma kapasitesinin tam olarak ne kadar olduğunu açıklamadı, ancak “ağır yük taşıma” özelliği vurgulandı. Savaşın ilk beş yılda İHA'ların esasen keşif ve saldırı görevlerinde kullanıldığı göz önüne alındığında, bu yeni kullanım alanı askeri lojistiğin sınırlarını genişletebilir. Operasyon, diğer birimlerin benzer durumlarda bu teknolojiyi benimsemesi için bir örnek teşkil ediyor.
Fotoğraf: Fotoğraf: Orta Doğu Haber
Uzmanlar, bu başarıyı takiben Ukrayna ordusunun İHA tabanlı kurtarma ekipmanlarını artırabileceğini ve sahada daha fazla insansız kurtarma görevi planlayabileceğini öne sürüyor. Bu durum, çatışma bölgelerinde yaralıların hayatta kalma şansını yükseltirken, düşman hatları içinde daha esnek bir hareket kabiliyeti sağlayabilir.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
İHA destekli tahliye, Ukrayna ordusunun sahadaki esnekliğini artırmalı. 491 günlük mahsur kalma süresi ve ağır yük taşıma kapasitesi, bu yöntemin pratikte işe yaradığını gösteriyor. Özellikle yaralı askerler ve lojistik ekipleri bu gelişmeden doğrudan fayda sağlayacak. Geleneksel helikopter operasyonlarıyla kıyaslandığında, maliyet ve risk açısından daha avantajlı bir alternatif sunabilir.
Kaynak:
Orta Doğu Haber
Bu haber, ilgili kaynaktan derlenen veriler doğrultusunda HaberinAi Haber Merkezi tarafından hazırlanmış ve editoryal incelemeden geçirilmiştir.
Yayın ilkelerimiz ve içerik politikamız hakkında bilgi edinebilirsiniz.
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Rusya Hava Kuvvetleri, Ukrayna kaynaklı insansız hava aracı saldırılarına karşı sınırlı sayıdaki MiG-35 savaş uçaklarını hava savunma görevlerinde kullanmaya başladı. Savaş jetlerinin operasyonlarda nasıl bir maliyet ve strateji dengesi oluşturacağı merak ediliyor.
MiG-35 jetleri Ukrayna İHA saldırılarına karşı hava savunma görevinde kullanılıyor.
AESA radar sistemi aynı anda 30 hedefi takip edip 160 kilometre menzilde tespit yapabiliyor.
RD-33MK turbofan motorları 4.000 saate kadar hizmet ömrü sunuyor.
Rusya Hava - Uzay Kuvvetleri envanterinde bulunan sınırlı sayıdaki MiG-35 savaş uçaklarını Ukrayna'dan gelen İHA saldırılarına karşı hava savunma operasyonlarında görevlendirdi. Savunma Bakanlığı tarafından 2018 yılında tedarik sözleşmesi imzalanan bu uçaklar, 2019 yılında başlayan seri üretime rağmen geniş çaplı bir yaygınlık kazanamamıştı. Yapısal olarak MiG-29K/KUB ve MiG-29M/M2 serilerinin teknolojik devamı niteliğini taşıyan platform, çeşitli mühimmat entegrasyonlarıyla dikkat çekiyor.
Savaş uçaklarının donanımında yer alan AESA radarı yaklaşık 160 kilometre menzilde tespit yapma kapasitesine sahip bulunuyor. Sistem, aynı anda 30 farklı hava hedefini takip edebilme ve en tehlikeli altı hedefe angaje olma yeteneği barındırıyor. Uçağa güç veren RD-33MK turbofan motorları ise 4.000 saate kadar çıkabilen hizmet ömrü sunuyor. Operasyonel süreçlerde R-73, R-77 ve R-27 füze seçenekleri mühimmat envanterinde kullanılabiliyor.
İHA avı için maliyetli savaş uçaklarının tercih edilmesi askeri çevrelerde mühimmat tüketimi ve tespit masrafları açısından tartışılıyor. Düşük maliyetli insansız hava araçlarına karşı pahalı hava-hava füzelerinin harcanması, yoğun saldırı dalgalarında ekonomik dezavantajlar doğurabiliyor. Buna karşılık savaş jetleri, geniş operasyon sahasında hızlı reaksiyon gösterme ve farklı irtifalardaki hedeflere etkili müdahale etme avantajı sağlıyor.
AI YORUMU
Savaş uçaklarının düşük maliyetli insansız hava araçlarına karşı konumlandırılması, askeri bütçeler ve mühimmat sarfiyatı açısından sürdürülebilir olmayan maliyet dengesizlikleri yaratabilir. Sınırlı sayıdaki MiG-35 jetlerinin 160 kilometre radar menziline rağmen pahalı füzelerle İHA avına çıkması, uzun soluklu yoğun çatışmalarda lojistik zorlukları beraberinde getirecektir. Bu durum, askeri planlamacılar için ekonomik ve taktiksel bir ikilem yaratıyor. Benzer hava savunma operasyonlarında maliyet etkin çözümler tercih edilmezse, kaynak tüketimi kısa sürede kritik eşikleri aşabilir.
ASELSAN'ın geliştirdiği KORKUT hava savunma sistemi, insansız hava araçlarına karşı dokuz ülkede aktif göreve başladı. Sistem, yüksek maliyetli füzeler yerine 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat kullanarak kamikaze İHA'ları 10 bin doların altında bir maliyetle düşürebiliyor. Ukrayna ordusunun da envanterine kattığı bu teknoloji, şirketin ihracat oranlarını hızlı biçimde yükseltiyor.
KORKUT, kamikaze İHA'ları 10 bin doların altındaki toplam maliyetle imha edebiliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sistemin 9 farklı ülkede kullanıldığını açıkladı.
Şirket, 2023'te yüzde 8 olan ihracat payını yüzde 25 seviyesine çıkardı.
Savaş sahalarında ucuz kamikaze insansız hava araçlarının kullanımının yaygınlaşması, modern hava savunma stratejilerini ve bütçelerini doğrudan etkiliyor. Milyonlarca dolarlık savunma füzelerinin ucuz dronlara karşı harcanması bütçeler üzerinde ciddi baskı yaratıyor. ASELSAN imzalı KORKUT sistemi, sunduğu yakın hava savunma yaklaşımıyla bu bütçe dengesizliğine karşı somut bir alternatif oluşturuyor. 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat mermi başına yaklaşık 1.000 dolar maliyet sunarken, bir hedefi vurmak toplamda 10 bin doların altına tamamlanabiliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, KORKUT'un faal olarak dokuz ayrı ülkede kullanıldığını resmi olarak bildirdi. Müşteri ülkeler arasında Rusya ile çatışmaların sürdüğü Ukrayna da yer alıyor. Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre Ukrayna Hava Kuvvetleri bir savunma biriminin bu sistemle donatıldığını doğruladı. Operasyonel performans ve kullanılan birim sayıları detaylandırılmasa da sistem alçak irtifadaki dron tehditlerine karşı aktif koruma sağlıyor.
Uluslararası pazardaki bu yoğun ilgi, ASELSAN'ın küresel bazdaki finansal rakamlarına da doğrudan yansıyor. Şirketin toplam gelirleri içindeki yurt dışı satış payı 2023 yılında yüzde 8 iken günümüzde yüzde 25 seviyesine ulaşmış durumda. Yönetim, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 50 seviyesine çıkarmayı hedeflerken sipariş birikiminin 30 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Türkiye'nin genel savunma ihracatı ise geçtiğimiz yıl 10 milyar dolar barajına erişti.
KORKUT aynı zamanda Türkiye'nin yerli entegre hava savunma konsepti olan Çelik Kubbe projesinin katmanlarından birini oluşturuyor. Sistem, radar ve komuta kontrol ağlarıyla entegre çalışarak uzun menzilli pahalı füzelerin gereksiz harcanmasını önlüyor. Ancak jet motorlu veya son derece hızlı hedeflere karşı operasyonel etkinliğe dair kamuya açık verilerin henüz sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor. Yakın mesafe önlemelerinde topçu sistemleri, maliyet etkinliğini korumadaki ana unsur olarak öne çıkıyor.
Fotoğraf: ShiftDelete
AI YORUMU
Mühimmat başı 1.000 dolarlık harcamayla milyon dolarlık füzeleri korumak, modern harp doktrinlerinde asıl belirleyici faktördür. Hava savunmasında sürdürülebilirlik sağlamak isteyen ordular, yıpratma savaşlarında füze stoklarını tüketmek yerine KORKUT benzeri topçu sistemlerine yönelmek zorundadır. Bu durum özellikle kısıtlı askeri bütçeye sahip ülkeler için doğrudan stok güvenliği anlamına geliyor. Şirketin ihracat payını yüzde 25'e taşıyan bu f/p odaklı yaklaşım devam ederse, geleneksel füze üreticileri pazar payı kaybetmeye başlayabilir.
Beyaz Saray duyurusuna göre Rusya ve Ukrayna Herson bölgesindeki Oleşki kentinde insani tahliyeler için anlaştı. Ateşkes 29 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Ateşkes anlaşması 29 Ekim 2026 tarihinde uygulamaya konulacak.
Oleşki kentinde yaklaşık 2 bin yaşlı ve 50 çocuk yardım bekliyor.
Girişim, insani yardım ulaştırılması ve sivillerin tahliyesini hedefliyor.
Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, Rusya ile Ukrayna arasında sivillerin güvenli tahliyesi ve insani yardım sevkiyatı amacıyla yeni bir uzlaşı sağlandığını duyurdu. Beyaz Saray tarafından paylaşılan bilgilere göre, Ukrayna'nın güneyindeki Herson sınırlarında bulunan Oleşki kentinde geçici bir ateşkes ilan edildi. Taraflar arasındaki doğrudan temasların sonucunda varılan mutabakat, bölgedeki kritik insani duruma müdahale edilmesine zemin hazırlayacak.
Gerçekleştirilen diplomatik görüşmelere aracılık eden isim ise ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump oldu. Doğrudan temas kurarak tarafları aynı masada buluşturan Melania Trump, bölgenin felaketin eşiğinde olduğuna dikkat çekti. Anlaşma doğrultusunda belirlenen güvenli güzergâhlar üzerinden sivillerin tahliyesi gerçekleştirilirken, bölgeye acil tıbbi malzeme ve gıda sevkiyatına da izin verilecek.
Savaşın başlangıcından bu yana ağır çatışmalara sahne olan ve cephe hattına yakınlığıyla bilinen Oleşki, nüfusunda büyük bir erime yaşadı. Çatışmalardan önce yaklaşık 24 bin kişinin barındığı yerleşim yerinde, güncel verilere göre çoğunluğu kendi imkânlarıyla ayrılamayan 2 bin yaşlı ve 50 çocuk yaşam mücadelesi veriyor. Sivillerin temel ihtiyaçlara erişiminin neredeyse imkânsız hâle geldiği bölgede güvenlik şartları çalışmaları zorlaştırıyordu.
Dinyeper Nehri'nin doğu yakasında konumlanan ve 2022 yılından beri Rus kontrolü altında bulunan kentte ilan edilen bu ara karar, sahadaki insani krizin hafifletilmesi adına atılan ender adımlar arasında yer alıyor. 29 Ekim 2026 tarihinde başlayacak sürecin, bölgede mahsur kalan sivillerin güvenli bir bölgeye nakledilmesi ve hayati yardımların ulaştırılması için ne kadar etkili olacağı tarafların sahadaki uygulamalarıyla netleşecek.
Fotoğraf: Haber.com
AI YORUMU
Sivil tahliyelerini hedefleyen bu tür sınırlı yerel uzlaşılar, cephe hattındaki genel çatışma dinamiklerini değiştirmese de mahsur kalan siviller için hayati bir soluk borusu oluşturuyor. 2 bin yaşlı ve 50 çocuğun bulunduğu Oleşki gibi küçük bir bölgede 29 Ekim 2026 tarihinde başlayacak geçişlerin güvenle yürütülmesi, tarafların sahadaki insani yükümlülüklere ne kadar uyacağını gösterecek. Güvenlik koridorlarının işletilememesi durumunda yardımlar tamamen askıya alınma riski taşıyor.
Beyaz Saray yönetimi, Oleşki bölgesindeki askeri operasyonların geçici olarak askıya alındığını duyurdu. Alınan bu kararın temel hedefi ise sivillerin güvenli tahliyesi ve bölgeye insani yardımların ulaştırılmasıdır.
Oleşki kentindeki askeri operasyonlar geçici olarak durduruldu.
Kararın amacı sivillerin güvenli tahliyesi ve insani yardımlar.
Melania Trump ve temsilcisi yetkililerle doğrudan temas kurdu.
Uluslararası alanda ses getiren son dakika gelişmesine göre, Beyaz Saray tarafından yapılan resmi açıklamada Rusya ve Ukrayna cephesinde yeni bir adım atıldığı bildirildi. Oleşki kentindeki çatışmalı ortamın ve askeri hareketliliğin geçici bir süreyle durdurulduğu netlik kazandı. Bu hamleyle birlikte bölgedeki tansiyonun kontrol altına alınması hedefleniyor.
Açıklanan kararın en önemli motivasyon kaynağı olarak insani ihtiyaçlar ve sivil güvenliği gösterildi. Savaşın ortasında kalan sivillerin güvenli bölgelere tahliye edilmesi ve temel yaşam malzemelerini taşıyan yardımların ulaştırılması için uygun bir koridor oluşturulması amaçlanıyor. Alınan bu tedbirlerin sahada nasıl bir karşılık bulacağı merakla takip ediliyor.
Diplomatik kanallarda yürütülen temasların da bu süreçte etkili olduğu ifade edildi. Özellikle First Lady Melania Trump ve özel temsilcisinin, tarafların yetkilileriyle doğrudan görüşmeler gerçekleştirdiği aktarıldı. Gerçekleştirilen bu ikili ve çok taraflı temasların, operasyonların durdurulmasında pay sahibi olduğu belirtiliyor.
Bölgesel gelişmelerin seyrini değiştirebilecek bu geçici durdurma kararının kalıcı bir barışa evrilip evrilmeyeceği henüz bilinmiyor. İlgili tarafların atacağı yeni adımlar ve sahadaki insani yardım faaliyetlerinin seyri, önümüzdeki günlerde netleşecek. Uluslararası toplum ise bu diplomatik girişimin somut sonuçlarını yakından izlemeyi sürdürüyor.
Fotoğraf: Enerji FM 100.5
AI YORUMU
Sivil tahliyelerini hızlandırmak adına atılan bu geçici adım, çatışma bölgelerindeki insani krizin boyutunu ve diplomasiye duyulan acil ihtiyacı açıkça ortaya koyuyor. Oleşki kentindeki operasyonların askıya alınması, taraflar arasında diyalog kanallarının tamamen kapanmadığını gösteren nadir anlardan biri olarak kayda geçiyor. Ancak bu tür sınırlı durdurmalar, kalıcı bir çözüm üretilmediği sürece sahadaki genel tabloyu değiştirmekte yetersiz kalabiliyor.