PİYASA
Donanım

MKE, TOLGA’yı Savaş Gemisine Entegre Etti ve İHA’yı Vurdu

MKE, TOLGA’yı Savaş Gemisine Entegre Etti ve İHA’yı Vurdu

Özet

Milli Kredi Enstitüsü (MKE) geliştirdiği TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, TURNAs-2026 tatbikatında bir savaş gemisine entegre edilerek Bayraktar TB2 üzerinden kontrol edilen PİRANA KİDA’yı hedef alarak İHA ve İDA’yı başarıyla vurdu. Sistem, 20 mm çift silahlı revolver ve 35 mm topu ile 10 km’lik AESA radar tespiti ve 4 km‑100 m’lik etki aralığına sahip. Bu ilk deneme, Türkiye’nin insansız hava ve deniz araçlarına karşı savunma kapasitesini genişletiyor.

Öne çıkanlar

  • MKE, TOLGA’yı bir savaş gemisine entegre etti
  • TOLGA, 10 km’lik AESA radar ile hedef tespit ediyor
  • PİRANA, Bayraktar TB2’den kontrol edilerek 100 kg harp başlığıyla vurdu

Haberin Detayı

MKE’nin TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, 20 mm çift silahlı revolver ile donatılmıştı. TURNAs‑2026 tatbikatında bu sistem, TCG Beykoz adlı savaş gemisine entegre edilerek deniz ortamında test edildi. Satırda, sistemin 4 km‑100 m aralığında İHA ve İDA hedeflerine müdahale ettiği rapor edildi. Bu deney, TOLGA’nın denizcilik operasyonlarında kullanılabilirliğini kanıtladı.

TOLGA’nın tasarımında Hava Savunma Erken İkaz Komuta Kontrol Sistemi yaklaşımı kullanıldı. AESA radarları, 10 km’ye kadar mesafeden hedef tespit yeteneğine sahip. Sistem, sinyal karıştırıcıları ve 12,7 mm, 20 mm, 35 mm silah seçenekleriyle hem soft-kill hem de hard-kill imkânı sağlıyor. 35 mm topun dakikada 1 100 atım hızı, hedef etrafında yoğun bir parçacık bulutu oluşturuyor.

PİRANA, MKE tarafından geliştirilen kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) olarak tanımlanıyor. Bu araç, 50 knot üstü azami hız ve 200 deniz mili menzile sahip. 1 200 kg deplasmana sahip, dizel motorlu su jeti itki sistemi ile çalışıyor. TURNAs‑2026’da Bayraktar TB2 üzerinden kontrol edilen PİRANA, 100 kg’lık harp başlığıyla su üstü hedefi tam isabetle vurdu.

Tatbikat, Antalya Körfezi ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı’nın yönettiği bu etkinlikte, MKE Seçkin Gözlemci Günü kapsamında atış faaliyetleri yapıldı. TOLGA’nın 20 kW’lık lazer silah entegrasyonu, sistemin çok yönlülüğünü artırdı. Bu yenilik, sistemin hem elektronik hem de fiziksel imha seçeneklerini genişletti.

Gelecekte, TOLGA’nın denizcilik alanında kullanımı için daha fazla test planlanıyor. MKE, sistemin fiber optik kablo üzerinden kontrol edilebilirliğini vurguladı. PİRANA’nın otonom ve uzaktan kumandalı görev yetenekleri, deniz harekatlarında stratejik avantaj sunuyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin insansız araç savunma kabiliyetini güçlendirecek.

Bütün bu ilerlemeler, Türkiye’nin savunma sanayisinde bağımsızlık ve yenilikçilik hedeflerine hizmet ediyor. MKE, hem hava hem de deniz tehditlerine karşı bütünsel çözümler sunmayı amaçlıyor. Bu çabaların, bölgesel güvenlik ortamına olumlu katkı yapması bekleniyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

TOLGA’nın savaş gemisine entegrasyonu, Türkiye’nin insansız hava ve deniz tehditlerine karşı savunma stratejisinde yeni bir döneme işaret ediyor. 20 kW lazer eklemesi, sistemin hem elektronik hem de fiziksel imha kabiliyetini artırarak rakip sistemlere göre avantaj sağlıyor. Bu özellik, özellikle kamikaze dron ve su üstü tehdit senaryolarında etkili bir çözüm sunuyor.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    BAYKAR, ROKETSAN ve MKE Samsun'a dev üretim tesisleri kuruyor

    Türkiye’nin önde gelen savunma sanayisi devleri BAYKAR, MKE ve ROKETSAN, yeni üretim üsleri için Karadeniz bölgesindeki Samsun şehrini seçti. Proje kapsamında MKE, eski şeker fabrikası arazisinde 2 milyar liralık tesis kurarken, BAYKAR için Tekkeköy’de 400 dönümlük alan özel endüstri bölgesi ilan edildi. ROKETSAN’ın da katılımıyla kent, savunma ve havacılık tedarik zincirinin stratejik noktalarından biri haline geliyor.

    • BAYKAR için Tekkeköy'de 400 dönümlük alan özel endüstri bölgesi ilan edildi.
    • MKE, Çarşamba'daki eski şeker fabrikası arazisinde 2 milyar liralık yatırım başlattı.
    • ROKETSAN da Samsun'da yeni yatırım kararı alarak sanayi kümelenmesine katıldı.

    Türkiye genelinde savunma sanayisi yatırımları ana merkezlerin ötesine geçerek Anadolu coğrafyasına yayılmaya devam ediyor. Bu kapsamda Samsun, yerli savunma devlerinin peş peşe açıkladığı projelerle havacılık ve askeri üretim alanında bölgesel bir küme haline geliyor. Kentte yürütülen çalışmalar, hem yüksek teknolojiye dayalı imalatın tabana yayılmasını temin ediyor hem de ana yüklenici firmalar ile yerli tedarikçiler arasındaki entegrasyonu güçlendiriyor.

    İnsansız hava araçları alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren BAYKAR, Samsun’un Tekkeköy ilçesinde yeni bir üretim tesisi kurmaya hazırlanıyor. Şirketin yatırımı doğrultusunda yaklaşık 400 dönümlük arazi özel endüstri bölgesi statüsüne alındı. İnsansız savaş uçakları ve yüksek teknolojiye dayalı havacılık sistemlerinin imalatına destek vermesi planlanan bu tesis, bölgedeki mühendislik, yan sanayi ve imalat kapasitesine doğrudan katkı sunacak.

    Samsun’daki bir diğer dev sanayi hamlesi ise Makine ve Kimya Endüstrisi tarafından Çarşamba ilçesinde yürütülüyor. Atıl durumdaki eski şeker fabrikası arazisinde başlatılan proje, yaklaşık 2 milyar liralık dev bir bütçeyle hayata geçiriliyor. Şirketin modernize edilen üretim yapılanmasının parçası olan bu tesis, Türk Silahlı Kuvvetlerinin mühimmat ve askeri ekipman ihtiyacını yerli imkanlarla karşılama hedefine hizmet ediyor.

    MKE’nin bu adımı, Millî Savunma Bakanlığının 2023-2027 yıllarını kapsayan 1,5 milyar dolarlık genel yatırım programının da önemli bir halkasını oluşturuyor. Samsun’da kurulacak yeni fabrikaların tesis edilmesiyle birlikte, kentin sanayi altyapısı ileri teknoloji gerektiren askeri imalat standartlarına kavuşmuş olacak. Üretim yelpazesi ve takvimi netleştikçe, tesislerin TSK tedarik zincirindeki rolü daha da somutlaşacak.

    Bölgedeki savunma hamlesine eklenen bir diğer kritik aktör ise ROKETSAN oldu. Kentte yatırım kararı aldığı öğrenilen şirketin projesine dair bütçe, takvim ve tesis konumu gibi ayrıntıların resmi açıklamalarla şekillenmesi bekleniyor. Füze ve roket sistemlerinde lider konumda bulunan ROKETSAN’ın Samsun’a adım atması, kentteki savunma sanayisi ekosistemini çeşitlendirerek çok yönlü bir üretim ağı yaratma potansiyeli taşıyor.

    Üç büyük savunma devinin aynı coğrafyada buluşması, yerel tedarik zincirini ve teknik altyapıyı harekete geçirme gücüne sahip. Makine imalatı, metal işleme, elektronik ve yazılım alanında faaliyet gösteren Samsunlu işletmeler, bu dev yatırımlar sayesinde savunma sanayisine alt bileşen üreten kritik tedarikçilere dönüşebilir. Bölgesel istihdam ve nitelikli iş gücü kapasitesinin artması da bu sanayi dönüşümünün doğal bir sonucu olarak öne çıkıyor.

    Anadolu'da savunma ve havacılık altyapısının genişlemesi, Türkiye'nin sanayi kapasitesini tek bir merkeze bağımlı kalmaktan kurtarıyor. Samsun'da hayata geçirilen projeler, üretim tesislerinin devreye alınması ve yerli iş ortaklıklarının kurulmasıyla nihai hedefine ulaşacak. Önümüzdeki süreçte fabrikaların faal hale geçmesi, Türkiye'nin yerli üretim hamlesine Karadeniz'den verilecek en somut katkıyı simgeleyecek.

    BAYKAR, ROKETSAN ve MKE Samsun'a dev üretim tesisleri kuruyor — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Anadolu kentlerine yayılan bu çapta savunma yatırımları, üretimin tek merkeze bağımlılığını azaltmak adına stratejik zorunluluktur. BAYKAR için tahsis edilen 400 dönümlük alan ve MKE'nin 2 milyar liralık fabrikası, Karadeniz'deki yerel imalatçıları ve teknik servis sağlayıcılarını doğrudan savunma zincirine eklemleyecek. Bölgedeki KOBİ'ler askeri standartlarda üretim disiplinine uyum sağlayabilirse, Samsun kısa sürede ikinci bir Ankara sanayi havzasına dönüşebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Donanım
    Nvidia RTX 50 kullanıcılarını rahatlatacak yeni sürücüyü yayınladı

    Nvidia, 621.12 Hotfix sürücüsünü yayınlayarak RTX 50 serisindeki siyah ekran sorununu giderdi. Güncelleme, Chrome ve Edge'de video oynatırken yaşanan donmaları çözüyor. Ayrıca Unreal Engine 5.8'deki çökmeler de düzeltildi.

    • RTX 50 serisindeki video donma ve siyah ekran hatası düzeltildi.
    • 621.12 Hotfix, Unreal Engine 5.8'deki çökmeleri de gideriyor.
    • Yeni sürücü Windows 10 ve 11 x64 sistemleri için hazır.

    Nvidia, GeForce RTX 50 serisi ekran kartlarını kullananların yaşadığı can sıkıcı bir sorunu gidermek için 621.12 Hotfix sürücüsünü kullanıma sundu. Şirket, özellikle video oynatma sırasında karşılaşılan donma ve ekranda siyahlaşma problemini hedef alan bu güncellemenin, etkilenen sistemlerdeki performans sorunlarını ortadan kaldıracağını açıkladı. Kullanıcılar, problemle ilgili tanılama günlüklerini iletmiş ve çözümün hızlandırılmasını talep etmişti.

    Sorun, özellikle Chrome, Microsoft Edge veya VLC gibi yaygın tarayıcı ve oynatıcılar üzerinden video izlerken kendini gösteriyordu. Ekran kartı işlem yapıyor olsa da görüntü donuyordu veya bağlı monitörler birkaç saniyelik bir gecikmeyle tamamen siyaha dönüyordu. RTX 5080 modellerini kullananların bildirdiği bu hata, günlük kullanım senaryolarında rahatsız edici bir kesintiye yol açıyordu.

    Yeni sürücü, video oynatma hatasının ötesinde üç farklı teknik sorunu daha çözüyor. Bunlardan ilki, Ray Lighting Mode ayarı Hit Lighting olarak seçildiğinde Unreal Engine 5.8'de meydana gelen istem dışı çökmeler.

    Nvidia, 621.12 Hotfix'in standart Game Ready sürücülere dayandığını fakat daha hızlı doğrulama sürecinden geçen isteğe bağlı bir beta sürücü olduğunu belirtiyor. Bu nedenle sürücü, WHQL sertifikalı standart paketlerdeki gibi kapsamlı bir test aşamasından geçmemiş durumda. Şirket, bu düzeltmelerin gelecek resmi sürücü güncellemelerine dahil edileceğini taahhüt etti.

    Yazılım paketi, Windows 10 ve Windows 11'in 64 bit (x64) sürümleri için sunuluyor. RTX Spark mimarisine sahip sistemler için ayrıca Windows 11 ARM64 paketi de mevcut. Sorunla karşılaşan kullanıcılar, güncellemeyi Nvidia'nın resmi destek sitesi üzerinden ücretsiz olarak indirebilir ve sistemlerindeki stabiliteyi test edebilir.

    Güncellemenin yayınlaması, özellikle yeni nesil ekran kartlarında erken aşama yazılım hatalarının sürücü güncellemeleriyle nasıl giderildiğini gösteriyor. Oyun geliştiricileri ve içerik üreticileri için sürücü stabilitesi, donanım performansından bağımsız bir şekilde üretim süreçlerini doğrudan etkileyen bir faktör olmaya devam ediyor.

    Nvidia RTX 50 kullanıcılarını rahatlatacak yeni sürücüyü yayınladı — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Yeni nesil kartlarda sürücü optimizasyonunun donanım maliyeti kadar kritik olduğunu 621.12 Hotfix sürümü bir kez daha kanıtlıyor. Nvidia'nın video oynatma sırasında oluşan siyah ekran hatasını ve Unreal Engine 5.8 çökmelerini hızlıca düzeltmesi, RTX 50 serisinin erken evre kırılganlıklarını giderdiğine işaret ediyor. Özellikle video düzenleme veya streaming yapan kullanıcılar için bu düzeltme, kesintisiz çalışma sürelerini doğrudan artıracak. Beta niteliğindeki bu hotfix'in WHQL sertifikalı kalıcı sürücüye taşınması, uzun vadede sistem kararlılığı açısından belirleyici olacak.

    Haberin tam sayfası →

    Donanım
    Sony mobil kameralar için 50 MP LYTIA 720 sensörünü duyurdu

    Sony, akıllı telefonların ana kameralarında kullanılmak üzere geliştirdiği 50 MP çözünürlükteki yeni LYTIA 720 görüntü sensörünü tanıttı. Yığınlı CMOS mimarisiyle tasarlanan ürün, önceki nesle oranla gürültü seviyesini yüzde 50 düşürmeyi hedefliyor. Sensörün seri üretimi ve cihazlara dağıtımı Kasım 2026 tarihinde başlayacak.

    • Yeni LYTIA 720 sensörü gürültü oranını yüzde 50 oranında azaltıyor.
    • Sensör HDR olmadan 4K çözünürlükte 120 FPS video kaydı yapabiliyor.
    • Ürünün seri üretim sevkiyatlarının Kasım 2026 tarihinde başlaması planlanıyor.

    Sony, mobil fotoğrafçılık deneyimini bir üst seviyeye taşımak amacıyla yeni nesil görüntü sensörü LYTIA 720 modelini resmi olarak duyurdu. Akıllı telefonların ana kamera modüllerinde yer alması planlanan bu bileşen, yüksek çözünürlüğü ve gelişmiş ışık işleme kabiliyetini bir araya getiriyor. Ürün, yığılmış CMOS mimarisi üzerine inşa edilerek donanım mimarisinde önemli teknik iyileştirmeler sunuyor. Yaklaşık 50 megapiksel etkin çözünürlüğe sahip olan donanım, 1/1,56 inçlik optik formatı temel alıyor.

    Yeni donanımın piksel yapısında 1,0 mikrometre boyutundaki pikseller tercih ediliyor ve renk ayrımı için Quad Bayer filtresi kullanılıyor. Cihazın en iddialı olduğu alanların başında ise karanlık veya yetersiz ışıklı ortamlarda yapılan çekimler geliyor. Sony tarafından geliştirilen Ultra High Conversion Gain devresi, ışığa karşı duyarlı piksellerin topladığı yükü voltaja dönüştürme verimini belirgin biçimde artırıyor. Bu özel devre tasarımı sayesinde piksel bazında oluşan rastgele görüntü gürültüsü doğrudan engelleniyor.

    Japon teknoloji devinin paylaştığı test verilerine göre LYTIA 720, aynı fiziksel boyuta sahip önceki nesil LYTIA 700 modeliyle karşılaştırıldığında gürültüyü yaklaşık yüzde 50 oranında düşürüyor. Yapılan bu iyileştirme, loş ışıkta çekilen fotoğraflarda oluşan grenleşmeyi azaltırken karanlık bölgelerdeki detay kaybını en aza indirmeyi amaçlıyor. Sensör, sunduğu 100 dB seviyesine kadar çıkan geniş dinamik aralık desteğiyle de ışık dengesizliklerinin önüne geçiyor. Hibrit kare HDR teknolojisi, farklı pozlama verilerini tek bir karede kusursuz biçimde harmanlıyor.

    Hareketli görüntü tarafında da güçlü teknik değerler sunan sensör, yüksek kaliteli video çekimlerine odaklanıyor. Yüksek dinamik aralık modu aktifken saniyede 60 kare hızında 4K çözünürlüklü video kaydı gerçekleştirilebiliyor. HDR kapatıldığında ise kare hızı saniyede 120 kareye ulaşarak ağır çekim videolar için uygun bir altyapı hazırlanıyor. Ayrıca tüm pikselleri aktif olarak kullanan gelişmiş otomatik odaklama sistemi, hızlı hareket eden nesnelerin takibini oldukça kolaylaştırıyor.

    Fotoğraf modunda saniyede 30 kare hızında tam 50 megapiksellik seri çekim yapabilen bu donanım, anlık kare kaçırma sorununu ortadan kaldırıyor. Yüksek kare hızları gerektiren hareketli çekim alanlarında, donanımsal renk filtresi ile odaklama mekanizması birlikte uyum içinde çalışıyor. Mobil cihaz üreticilerinin amiral gemisi ve orta-üst segment akıllı telefonlarında tercih etmesi beklenen sensör, içerik üreticileri için de ideal bir çözüm sunuyor. Donanım seviyesindeki bu işleme gücü, yazılım tarafındaki yükü azaltarak işlemci yorulmasını da engelliyor.

    Japonya merkezli şirket, LYTIA 720 modelini ilk olarak hangi telefon üreticilerinin kullanacağını veya hangi cihazlarda göreceğimizi henüz resmi olarak açıklamadı. Şirketin takvimine göre yeni donanımın seri üretim sevkiyatları Kasım 2026 döneminde başlayacak. Tüketicilerin bu sensöre sahip ilk akıllı telefonları eline alması ise önümüzdeki yıllarda gerçekleşecek. Mobil kamera rekabetinin kızıştığı bir dönemde pazara sunulan bu çözüm, üreticilerin amiral gemisi modellerinde standartları yeniden belirleyebilir.

    Sony mobil kameralar için 50 MP LYTIA 720 sensörünü duyurdu — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Karanlık ortam çekimlerindeki gren sorununu donanım seviyesinde çözmek mobil fotoğrafçılık için doğru bir hamle. LYTIA 700 modeline kıyasla sağlanan yüzde 50 gürültü azaltımı, özellikle gece videosu çeken kullanıcıların ek yazılımsal temizleme araçlarına olan ihtiyacını azaltacaktır. Ancak 1/1,56 inçlik sensör boyutunun sabit tutulması, fiziksel ışık yakalama alanının büyümediğini gösteriyor. Seri üretimin Kasım 2026 tarihine planlanması ise bu teknolojinin son tüketiciye ulaşması için daha uzun bir süre beklememiz gerektiğini ortaya koyuyor.

    Haberin tam sayfası →

    Donanım
    Apple, Dynamic Island özelliğini yeni MacBook Pro modellerine getirdi

    Apple, PROLED XDR ekranlı yeni MacBook Pro modelleriyle Dinamik Ada özelliğini ilk kez bilgisayar tarafına taşıdı. 199.999 TL başlangıç fiyatıyla duyurulan cihazlar, 6 Kasım tarihinde kullanıcılarla buluşacak.

    • Apple, 199.999 TL başlangıç fiyatıyla yeni MacBook Pro modellerini tanıttı.
    • Dinamik Ada özelliğiyle kullanıcılar uygulamadan çıkmadan bildirimleri kontrol edebilecek.
    • Yeni cihazlar 6 Kasım Cuma gününden itibaren sahiplerine ulaşmaya başlayacak.

    Apple, uzun süredir iPhone modellerinde kullanılan Dinamik Ada teknolojisini profesyonel bilgisayar serisi olan MacBook Pro modellerine entegre etti. PROLED XDR ekran paneliyle birlikte gelen bu yeni tasarım, işletim sistemi üzerinde çalışan uygulamalar arası geçişi daha akıcı hale getirmeyi amaçlıyor. Spotlight aramalarından Siri yapay zekâ entegrasyonuna kadar pek çok işlev, artık ekranın üst kısmında yer alan bu özel arayüz üzerinden yönetilebiliyor.

    Kullanıcı deneyimini merkezine alan bu donanım değişikliği, özellikle çoklu görev yönetimi üzerinde duruyor. Artık bir dosya gönderimi sırasında AirDrop durumunu görmek, gelen aramaları yanıtlamak veya çalan müziği değiştirmek için mevcut çalışma alanından ayrılmak gerekmeyecek. Bu özellik, MacBook Pro üzerinde sunulan gelişmiş dokunmatik denetimlerle doğrudan etkileşimli şekilde çalışacak biçimde tasarlandı.

    Yeni nesil MacBook Pro serisi yalnızca ekran tasarımıyla değil, iç donanım bileşenleriyle de kapsamlı bir değişim geçiriyor. Cihazlar M5 Pro ve M5 Max çiplerinden güç alırken, bağlantı tarafında Wi-Fi 7 ve Bluetooth 6 standartlarına tam destek sunuyor. Daha ince ve hafif bir kasa yapısına geçiş yapılırken, pil ömrünün 24 saate varan sürelerle kullanıcılara hizmet vereceği açıklandı.

    Tandem OLED tabanlı PROLED XDR ekran teknolojisi, cihazın görüntü kalitesini bir üst seviyeye taşıyor. Bu ekran donanımı, Dinamik Ada arayüzünün sunduğu etkileşimli katmanla birleştiğinde görsel bir bütünlük sağlıyor. Kullanıcılar ekranın üst bölümündeki canlı etkinlikleri takip ederken, aynı anda sistem üzerindeki dokunmatik denetimlere doğrudan müdahale edebilecekler.

    Teknoloji meraklıları ve profesyoneller için ön sipariş süreci resmi olarak başlatıldı. Başlangıç fiyatı 199.999 TL olarak belirlenen yeni nesil MacBook Pro cihazlarının teslimatı, 6 Kasım Cuma günü itibarıyla başlayacak. Bu kapsamlı yenilenme, Apple'ın mobil cihazlardaki arayüz deneyimini masaüstü ekosistemine ne kadar derinlemesine dahil etmek istediğini gösteriyor.

    Yeni cihazlar, donanım mimarisindeki iyileştirmeler sayesinde hem performans hem de verimlilik odaklı kullanıcılar için seçenekler sunuyor. Özellikle M5 serisi çiplerin sunduğu işlem gücü, yüksek veri yükü gerektiren profesyonel iş akışlarında hız artışı sağlayacak. Tasarımdaki incelme ve hafifleme ise taşınabilirlik konusunda beklentisi yüksek olan kullanıcıları doğrudan hedefliyor.

    Apple, Dynamic Island özelliğini yeni MacBook Pro modellerine getirdi — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Dinamik Ada'nın masaüstü işletim sistemine taşınması, Apple'ın tüm cihaz kategorilerinde arayüz standartlarını birleştirme çabasının son aşamasıdır. Kullanıcıların 199.999 TL gibi yüksek bir başlangıç fiyatı ödediği bir cihazda, bildirim yönetimini ekranın üst kısmına sabitlemek, verimlilik süreçlerini hızlandırabilir. Ancak bu yerleşimin, tam ekran kullanılan uygulamalarda veya profesyonel tasarım yazılımlarında nasıl bir alan kaybı yaratacağı asıl soru işaretidir. Eğer yazılım ekosistemi bu ada yapısına uyum sağlamazsa, özellik yalnızca bir bildirim merkezinden farksız kalacaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler