Microsoft, Xbox Game Pass’i T‑Mobile telefon planlarına ekledi. Kasım 2026’da başlayan hizmet, $55 T‑Mix tarifesi ile kullanıcıların oyun aboneliğini telefon paketlerine dahil etmeyi mümkün kılıyor. Planlar, farklı hizmet seçenekleri sunarak abonelere esneklik sağlıyor.
Öne çıkanlar
Xbox Game Pass, T‑Mobile planlarına entegre edildi
Kasım 2026’da $55 T‑Mix tarifesi üzerinden abonelik başlar
T‑Mix More iki, T‑Mix Loaded üç hizmet seçeneği sunar
Haberin Detayı
Microsoft, Xbox Game Pass’in mobil cihazlarda erişilebilirliğini artırma hedefiyle T‑Mobile ile yeni bir işbirliğine imza attı. Bu anlaşma, kullanıcıların telefon tarifeleri üzerinden oyun aboneliğini doğrudan seçmelerine olanak tanıyacak.
Kasım 2026 itibarıyla, T‑Mix tarifelerinin içinde yer alacak $55 aylık plan, Xbox Game Pass Ultimate veya Premium aboneliğini içerir. Aynı zamanda $75’lik T‑Mix More planı iki hizmet seçeneği, $95’lik T‑Mix Loaded ise üç hizmet seçeneği sunacak.
Her bir plan, desteklenen Xbox konsolları, Windows bilgisayarları ve akıllı televizyonlar üzerinden oyun kütüphanesine erişim sağlar.
Müşteriler, seçtikleri ek hizmetleri her üç ayda bir değiştirebilirken, telefon satın alma ve ek hizmetlerin kullanım maliyeti aynı avantaj puanı havuzundan karşılanacak. Böylece aboneler, telefon ve oyun hizmetlerini tek bir fatura altında yönetebilecek.
Bu uygulama, şu anda yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde T‑Mobile üzerinden sunulacak ilk örnek olma özelliğini taşıyor. Türkiye’de benzer bir entegrasyonun başlamasıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Gelecek dönemlerde, Microsoft’un mobil platformdaki erişimini genişletme çabalarının bir parçası olarak bu işbirliği değerlendirilebilir. Diğer mobil operatörlerin de benzer ortaklıkları gündeme getirmesi beklenebilir. Bu durum, oyun aboneliği modelinin telefon hizmetleriyle birleşme trendini pekiştirebilir.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Microsoft’un Xbox Game Pass’i telefon planlarına eklemesi, mobil abonelere yeni bir fiyat/performans seçeneği sunuyor. Kasım 2026’da başlatılan $55 T‑Mix tarifesi, kullanıcıların tek bir fatura altında oyun ve medya hizmetlerine erişmesini sağlıyor. Özellikle telefon kullanıcıları için, ek hizmetleri üç ayda bir değiştirme imkanı, esneklik açısından cazip bir avantajdır. Ancak, bu modelin diğer operatörlere yayılması durumunda fiyat rekabeti artabilir ve aboneler farklı planlar arasında tercih yaparken maliyet farklarını göz önünde bulundurmak zorunda kalabilir.
Microsoft, ekim ayı boyunca Xbox Game Pass kütüphanesinde yapacağı ikinci dalga temizliği duyurdu. Ay sonunda sekiz farklı yapım abonelik servisinden tamamen kaldırılacak.
Xbox Game Pass kataloğundan 31 Ekim tarihinde 8 yapım çıkarılıyor.
Abonelikten ayrılacak oyunlar arasında Dead Static Drive yer alıyor.
Aboneler süre bitmeden maceralarını tamamlamak zorunda.
Microsoft oyun dünyasında yakından takip edilen abonelik servisi için ekim dönemi değişikliklerinin ikinci aşamasını paylaştı. Gelen son bilgilere göre popüler kütüphaneden her ay olduğu gibi belirli yapımlar veda etmeye hazırlanıyor. Servisin güncellenen takvimi, ayın son gününde sekiz farklı oyunun erişimden kaldırılacağını netleştirdi.
Oyun severlerin uzun süredir deneyimlediği ve listede yer alan yapımlar arasında Dead Static Drive, Wildgate ve Deep Rock Galactic bulunuyor. Ayrıca listede Day of the Tentacle Remastered sürümü de dikkat çeken diğer yapımlar arasında yer alıyor. Bu oyunları kütüphanede oynamaya devam etmek isteyenlerin dijital mağazalardan satın alması gerekecek.
Platform aboneleri için tanınan süre 31 Ekim tarihinde sona eriyor. Bu tarihe kadar kullanıcılar, söz konusu oyunları konsollarında veya bilgisayarlarında oynamayı sürdürebilecek. Sürenin dolmasıyla birlikte bu yapımlar Game Pass kütüphanesinden tamamen silinecek.
Microsoft her ay kütüphanesine yeni yapımlar eklerken bazı anlaşmaların sona ermesiyle belirli oyunları da listeden çıkarıyor. Oyuncuların bu tarz takvim güncellemelerini yakından takip etmesi, yarıda kalan maceraların tamamlanması açısından önem taşıyor.
AI YORUMU
Abonelik tabanlı servislerin kütüphane rotasyonu, oyuncuların içerik tüketim alışkanlıklarını doğrudan dönüştürüyor. Sekiz yapımın aynı anda veda etmesi, platformun lisans maliyetleri ve anlaşma süreleri açısından ne kadar dinamik bir yapıda olduğunu gösteriyor. Donanım ve depolama alanı maliyetleri hesaplandığında, bu tür dijital kaldırma işlemleri kullanıcılara oyunları fiziksel ya da kalıcı olarak edinme baskısı yaratıyor. Süre kısıtlaması, özellikle uzun soluklu maceralara başlayan oyuncular için zaman yönetimi sorununu beraberinde getiriyor.
Microsoft, Arkane Lyon stüdyosu için yürüttüğü potansiyel alıcı arama sürecini 2024 yılı aralık ayı ortasına kadar uzatma kararı aldı. Dishonored ve Deathloop gibi yapımlarıyla tanınan stüdyonun geleceği, bu yeni süre zarfında yapılacak görüşmelerle netlik kazanacak.
Microsoft, Arkane Lyon stüdyosunun satışı için aralık ortasına kadar ek süre tanıdı.
Stüdyo, Dishonored ve Deathloop gibi dünya çapında bilinen oyunların geliştiricisi konumunda bulunuyor.
Geliştirici ekibin faaliyetleri, şirket içindeki yeniden yapılandırma ve kapanma riskiyle gölgeleniyor.
Oyun dünyasında sular durulmuyor; Microsoft, bünyesinde bulunan Arkane Lyon stüdyosu için başlattığı satış sürecinde takvimi genişletti. Daha önce belirlenen hedeflerin uzağında kalan veya stratejik değerlendirmeler sonucunda güncellenen bu karar ile stüdyo için potansiyel alıcılarla görüşmelerin aralık ayının ortasına kadar devam edeceği duyuruldu. Bu ek süre, stüdyonun varlığını sürdürebilmesi adına son derece stratejik bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Arkane Lyon, özellikle Dishonored serisi ve Deathloop gibi eleştirmenlerden tam not alan yapımlarla oyun endüstrisinde kendine özgü bir yer edinmişti. Ancak Microsoft'un geniş portföyü içerisinde stüdyonun geleceği bir süredir belirsizliklerle anılıyordu. Kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan ekip için bu uzatma, hem projelerin devamlılığı hem de çalışanların geleceği açısından yeni bir soluk anlamına geliyor.
Sektördeki kaynaklara göre, Microsoft'un bu kararı almasındaki temel neden stüdyonun sahip olduğu yetenekli kadroyu ve mevcut oyun projelerini en verimli şekilde değerlendirme isteği olabilir. Özellikle Marvel's Blade projesinin geliştirilme aşamasında olması, stüdyonun piyasa değerini ve potansiyel alıcılar için cazibesini doğrudan etkileyen unsurların başında geliyor. Aralık ayına kadar sürecek olan bu maraton, stüdyonun bağımsız bir yapıya mı kavuşacağını yoksa tamamen kepenk mi indireceğini gösterecek.
Arkane Lyon'un akıbeti, aslında büyük yayıncıların stüdyo satın alımları ve sonrası süreçlerindeki zorlukları da gözler önüne seriyor. Bir yandan yüksek bütçeli projeler geliştirilirken diğer yandan operasyonel maliyetlerin optimize edilmesi, Microsoft gibi devlerin sık sık gündemine geliyor. Stüdyonun geliştirdiği oyunların hayran kitlesi, bu sürecin sonunda markanın korunup korunmayacağını merakla takip ediyor.
Satış sürecinin sonuçlanması durumunda, stüdyonun el değiştirmesi sadece Arkane Lyon'u değil, doğrudan Marvel's Blade oyununun geliştirme takvimini de şekillendirecek. Eğer aralık ayına kadar tatmin edici bir anlaşma sağlanamazsa, stüdyonun geleceği üzerindeki riskler çok daha ciddi bir boyuta taşınabilir. Oyuncular ve sektör analistleri, Microsoft'un önümüzdeki haftalarda nasıl bir yol haritası izleyeceğini bekliyor.
Özetle, Microsoft'un verdiği bu bir aylık ek süre, aslında bir can simidi niteliği taşıyor. Arkane Lyon'un oyun dünyasına kazandırdığı özgün tasarım anlayışının ve geliştirici ekibinin korunması, oyun tutkunlarının en büyük beklentisi haline geldi. Sürecin sonunda ortaya çıkacak tablo, sadece bir stüdyonun değil, aynı zamanda büyük yayıncıların oyun geliştirme vizyonunun da bir yansıması olacak.
AI YORUMU
Microsoft'un bu erteleme kararı, geliştirici stüdyoların maliyet dengeleri üzerinde ne kadar hassas bir noktada durduğunu gösteriyor. Arkane Lyon gibi köklü bir ekibin geleceğinin bir aya sığdırılmaya çalışılması, büyük oyun şirketlerinin kârlılık odaklı stratejilerinin ne kadar değişken olduğunu kanıtlıyor. Özellikle Marvel's Blade gibi yüksek profilli bir projenin varlığı, satış sürecinin neden bu kadar kritik olduğunu açıklıyor; zira stüdyo, oyunun sunduğu potansiyel gelirle rakiplerine kıyasla daha cazip bir varlık haline geliyor. Aralık ayına kadar net bir alıcı çıkmaması durumunda, stüdyonun kapanması yalnızca bir oyunun değil, bir yetenek havuzunun da kaybı anlamına gelecektir.
Microsoft, operasyonel maliyetlerini dengelemek amacıyla ABD, Kanada, İngiltere ve Hindistan'daki binlerce personeline gönüllü işten ayrılma programı başlattı. Copilot ve Windows gibi kritik departmanları kapsayan bu karar, şirketin 2026 yılına kadar yapmayı planladığı 175 milyar dolarlık devasa sermaye yatırımının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
2026 yılı için belirlenen 175 milyar dolarlık sermaye yatırımı bütçeyi zorluyor.
Copilot, Windows ve Xbox departmanlarındaki 70. seviye ve altındaki çalışanlar tekliften yararlanabiliyor.
Şirket, zorunlu toplu işten çıkarmalara başvurmadan personel yapısını yeniden dizayn etmeyi hedefliyor.
Teknoloji devi Microsoft, küresel çapta uyguladığı yeniden yapılanma stratejisi kapsamında binlerce çalışanına gönüllü işten ayrılma teklifi iletti. Reuters tarafından servis edilen bilgilere göre, söz konusu program ağırlıklı olarak ABD, Kanada, İngiltere ve Hindistan'daki ofisleri kapsıyor. Şirketin sunduğu bu seçenek, özellikle Copilot, Xbox ve Windows ürün gruplarında görev alan personeli odağına alıyor.
Programın kapsamı oldukça geniş tutulmuş olsa da bazı birimler bu sürecin dışında bırakıldı. Finans, insan kaynakları ve yapay zeka birimlerinde çalışan personel için teklif geçerli kılınırken; pazarlama, kurumsal satış ve güvenlik departmanları sürece dahil edilmedi. Şirketin derecelendirme sisteminde 70. seviye ve altında bulunan, bazı üst düzey yöneticileri de içeren geniş bir kitle, bu gönüllü ayrılık programını değerlendirme imkanına sahip durumda.
Microsoft İnsan Kaynakları Başkanı Amy Coleman, personelin değişen piyasa koşullarına uyum sağlaması adına bu adımı attıklarını ifade etti. Coleman, farklı kariyer fırsatlarını değerlendirmek isteyen çalışanlara destek sunacaklarını belirterek, şirketin zorunlu toplu işten çıkarmalara gerek duymadan kadrosunu küçültmeyi amaçladığını vurguladı. Söz konusu teklifin sınırlı bir süre için geçerli olduğu ve sadece şartları karşılayan personele özel olarak iletildiği bilgisi paylaşıldı.
Bu hamlenin temelinde, özellikle yapay zeka odaklı yatırımların neden olduğu artan teknoloji harcamaları yer alıyor. Microsoft, 2026 yılına kadar toplamda 175 milyar dolarlık bir sermaye yatırımı gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu bütçenin en büyük dilimleri, yapay zeka altyapısını destekleyen veri merkezleri ve gelişmiş çip teknolojilerinin tedarikine ayrılmış durumda. Yatırımcılar ise bu devasa harcamaların somut bir kazanca ne zaman dönüşeceğini dikkatle izliyor.
Şirketin daha önce ABD sınırları içerisinde yaklaşık 9 bin çalışanına benzer bir gönüllü ayrılma teklifi sunduğu da kayıtlara geçmiş durumda. Mevcut programın, çalışanlar üzerinde zorunlu bir baskı oluşturmadığı ve son kararın tamamen personele ait olduğu altı çiziliyor. Microsoft yönetimi, bu strateji ile operasyonel verimliliği artırarak yapay zeka çağındaki rekabet gücünü korumayı hedefliyor.
Yapay zeka alanındaki hızlı büyüme, devasa veri merkezi kurulumları ve donanım maliyetleri şirketin gider kalemlerini ciddi oranda artırdı. Personel maliyetlerinin optimize edilmesi, Microsoft'un bu yoğun yatırım dönemindeki en önemli finansal dengeleyicilerinden biri olarak görülüyor. Çalışanlar için sunulan bu seçenek, teknoloji sektöründeki genel küçülme ve verimlilik artışı eğilimlerinin somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.
AI YORUMU
Şirketin yapay zeka yatırımlarına ayırdığı 175 milyar dolarlık devasa bütçe, personel maliyetlerinin hızlıca optimize edilmesini zorunlu kılıyor. Sadece belirli departmanlara ve seviyelere odaklanan bu gönüllü çıkış programı, zorunlu işten çıkarmaların yaratacağı kurumsal travmayı önlemek adına stratejik bir hamle olarak işliyor. Eğer bu yatırım döngüsü beklenilen kârlılığı kısa vadede sağlamazsa, benzer küçülme adımları diğer teknoloji devleri için de kaçınılmaz hale gelebilir. Personel sayısını azaltmak, özellikle yazılım ve altyapı birimlerindeki operasyonel yükü hafifletebilir ancak uzun vadede yetenekli iş gücünün kaybı ciddi bir risk unsuru oluşturuyor.
Microsoft tarafından geliştirilen MAI-DxO yapay zeka aracı, karmaşık tıbbi vakaların simülasyon testlerinde yüzde 83 doğruluk seviyesine ulaştı. Birden fazla yapay zeka modelini koordine eden sistem, geleneksel pratisyen hekim ve dahiliye uzmanı ortalamalarını geride bıraktı.
MAI-DxO karmaşık simülasyonlarda yüzde 83 doğruluk oranına ulaştı.
Genel pratisyen ve dahiliye uzmanlarında bu oran yüzde 36 olarak ölçüldü.
Sistem OpenAI modelleriyle test edildi ve maliyetleri düşürdü.
Microsoft bünyesinde geliştirilen MAI-DxO adlı yapay zeka tabanlı teşhis mimarisi, karmaşık tıbbi vakalar üzerinde yürütülen simülasyon testlerinde dikkat çekici bir başarı yakaladı. Science dergisinde paylaşılan araştırmanın sonuçlarına göre yeni sistem yüzde 83 doğruluk oranını yakaladı. Aynı testlerde genel pratisyen hekimlerin ve genel dahiliye uzmanlarının ortalama doğruluk oranı ise yüzde 36 seviyesinde kaldı.
Sistemin çalışma mekanizması, birden fazla yapay zeka aracısının bir arada koordine edilmesine dayanıyor. Bu yapı sayesinde platform, hastalara doğrudan sorular yöneltiyor, gerekli gördüğü testleri talep ediyor ve elde edilen veriler ışığında teşhis değerlendirmeleri yapıyor. Yapılan test süreçlerinde OpenAI, Google, Anthropic, Meta ve DeepSeek gibi farklı teknoloji şirketlerinin modelleri kullanıldı.
Elde edilen veriler en iyi performansın OpenAI'ın GPT-5 ve GPT-5.5 modelleriyle sağlandığını gösterdi. Tek başına çalışan GPT-5 modeli karmaşık vakalarda yüzde 78,9 doğruluk elde ederken vaka başına maliyeti yaklaşık 8 bin 400 dolar oldu. MAI-DxO mimarisi ise doğruluk oranını yaklaşık 4 puan artırırken vaka maliyetini yaklaşık 3 bin dolar aşağı çekti. GPT-5.5 ile yapılan denemelerde ise doğruluk oranı yüzde 72 seviyesinden yaklaşık yüzde 87'ye yükseldi.
Teknolojinin gerçek dünya koşullarındaki ilk testi Boston merkezli Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Ayrıca Microsoft, Mayo Clinic iş birliğiyle sağlık sektörüne özel temel bir yapay zeka modeli geliştirme çalışmalarını sürdürüyor ve bu modelin 2027 yılında kullanıma sunulması planlanıyor. Yeni nesil sistemlerle klinik karar süreçlerinin desteklenmesi ve genel sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi amaçlanıyor.
AI YORUMU
Karmaşık teşhis süreçlerinde yapay zekanın insan uzman ortalamalarını geride bırakması, klinik iş akışlarında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Pratisyen hekimlerin yüzde 36 seviyesinde kalan doğruluk oranına karşılık MAI-DxO modelinin yüzde 83'e ulaşması, veri işleme kapasitesinin tıbbi kararlardaki kaldıraç etkisini net biçimde gösteriyor. Özellikle maliyetleri düşürürken doğruluğu artırması, sağlık kurumları için bütçe optimizasyonu fırsatı yaratıyor. Ancak acil servis vakalarında belirgin bir iyileşme görülmemesi, sistemin henüz her klinik branşta aynı oranda güvenilir olmadığını işaret ediyor.