PİYASA
Ekonomi

Merkez Bankası'nın faiz kararı beklenirken küresel piyasalarda yapay zeka ve enflasyon baskısı

Merkez Bankası'nın faiz kararı beklenirken küresel piyasalarda yapay zeka ve enflasyon baskısı Fotoğraf: Cumhuriyet

Özet

Yatırımcılar ABD enflasyonu, jeopolitik riskler ve teknoloji hisselerindeki satışların ardından Merkez Bankası'nın perşembe günü açıklayacağı faiz kararına odaklandı. Yurt içinde Borsa İstanbul haftayı düşüşle tamamlarken, ekonomistler politika faizinin yüzde 36 seviyesine çekilmesini bekliyor.

Öne çıkanlar

  • BIST 100 endeksi haftayı yüzde 4,44 kayıpla 11.721,72 puandan kapattı.
  • Güney Kore'nin Kospi endeksi yüzde 14,46 düşerek son 18 yılın en sert kaybını yaşadı.
  • Ekonomistler TCMB'nin faiz oranını 100 baz puan indirerek yüzde 36 yapmasını öngörüyor.

Haberin Detayı

Küresel finans çevreleri; enerji maliyetlerindeki artışın tetiklediği ABD enflasyonu, Ortadoğu hattındaki gerilimler ve teknoloji sektöründeki sert dalgalanmalar neticesinde karışık bir haftayı geride bıraktı. Amerika Merkez Bankası yetkililerinin sıkı para politikası duruşunu koruyacağı sinyalleri, yüksek faizlerin teknoloji yatırımlarını sekteye uğratacağı kaygısını körükledi. Çinli çip üreticisi CXMT'nin sektördeki teknolojik adımları da rekabet ortamına dair endişeleri artırınca, Nasdaq endeksi yüzde 4,48 oranında geriledi.

Asya coğrafyasında teknoloji devlerinin hisselerinde yaşanan erime deprem etkisi yaratarak, Güney Kore'deki Kospi endeksinin son 18 yılın en büyük haftalık düşüşünü kaydetmesine yol açtı. Çin tarafında ise zayıf kalan enflasyon verileri iç talebin beklentileri karşılamadığını gösterdi. Buna karşın Avrupa borsaları, şirket bilançolarından gelen pozitif sinyaller ile enerji ve savunma kağıtlarına gelen alımlar sayesinde haftayı artıda tamamladı.

Yurt içi piyasalarda ise Borsa İstanbul satış baskısının altında kalarak haftalık bazda yüzde 4,44 değer kaybı yaşadı ve 11.721,72 puana geriledi. Dolar kuru haftayı 49,5140 seviyesinden kapatırken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sermaye piyasası suçlarıyla mücadelenin 2027 başına dek yasal düzenlemelerle tamamlanacağını bildirdi. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da yerleşik vatandaşların Türk lirası varlıklarına olan talebinin güçlü kalmayı sürdürdüğünü ifade etti.

Tüm bu küresel ve yerel gelişmelerin gölgesinde gözler perşembe günü açıklanacak olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz kararına çevrildi. Piyasada genel beklenti, politika faizinin 100 baz puanlık indirimle yüzde 36 seviyesine çekilmesi yönünde şekilleniyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yapay zeka yatırımlarının maliyet baskısıyla sınandığı ve Asya borsalarında 18 yılın rekor düşüşlerinin görüldüğü bir dönemde, TCMB'nin atacağı adımlar yurt içindeki dengeler açısından belirleyici olacak. Yüzde 36'ya inmesi beklenen politika faizinin, yerli yatırımcının TL varlıklara olan ilgisini ve borsa üzerindeki dalgalanmayı nasıl yönlendireceği yakından izlenmeli. Küresel çip rekabeti ve enflasyonist baskılar devam ederken, yerel para birimindeki seyir orta vadeli risklerin yönetilmesinde anahtar rol oynayacak.

Kaynak: Cumhuriyet Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Okumaya Devam Et
Ekonomi

Merkez Bankasi Ekim Ayi Faiz Kararini 22 Ekimde Aciklayacak

• Sabah Ekonomi
Merkez Bankasi Ekim Ayi Faiz Kararini 22 Ekimde Aciklayacak
Fotoğraf: Sabah Ekonomi

Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi, ekim ayi Para Politikasi Kurulu toplantisini 22 Ekim Persembe gunu gerceklestirerek politika faizi kararini saat 14.00te duyuracak. Piyasalar, faiz oranlarinin yani sira bankanin gelecek donem para politikasina dair verecegi mesajlari bekliyor.

  • TCMB ekim ayi toplantisini 22 Ekim Persembe gunu saat 14.00te yapacak.
  • Eylul ayinda politika faizi yuzde 37 seviyesinde sabit tutulmustu.
  • Gecelik borc verme faizi yuzde 40, borclanma faizi ise yuzde 35,5 olarak korunmustu.

Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi, ekim ayi Para Politikasi Kurulu toplantisi takvimini netlestirdi. Buna gore karar, 22 Ekim Persembe gunu saat 14.00te kamuoyuna duyurulacak ve tum finans cevrelerinin odak noktasinda yer alacak.

Gecen ay gerceklestirilen toplantida bir hafta vadeli repo ihale faiz orani yuzde 37 olarak sabit birakilmisti. Ayrica gecelik vadeli borc verme faiz orani yuzde 40, borclanma faiz orani da yuzde 35,5 duzeyinde korunmustu.

Bir onceki karar metninde enflasyonun ana egiliminde dusus sinyalleri alindigi belirtilmisti. Bununla birlikte yurt ici talepteki zayif seyrin devam ettigi ve jeopolitik risklerin enerji maliyetleri uzerinde baski olusturabilecegi vurgulanmisti.

Merkez Bankasi yetkilileri fiyat istikrarı saglanana dek sıkı para politikasi durusunun korunacagini aciklamisti. Enflasyon gorunumunde kalici bir bozulma gorulmesi halinde ise ek sikilastirma adimlarinin atilabilecegi ifade edilmisti.

Yatirimcilar ve ekonomistler, persembe gunu aciklanacak kararla birlikte bankanin yeni donem yonlendirmelerini inceleyecek. Kurulun metninde yer alacak degerlendirmeler, onumuzdeki aylardakifaiz patikasi icin yol gosterici olacak.

AI YORUMU

Yuzde 37 seviyesindeki politika faizinin korunup korunmayacagi, ic piyasadaki likidite ve enflasyon beklentileri acisindan dogrudan belirleyici olacak. Ozellikle enerji fiyatlari kaynakli risklerin metne nasil yansiyacagi, reel sektorun finansman maliyetlerini yakindan ilgilendiriyor.

Kaynak: Sabah Ekonomi Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Ekonomi

Merkez Bankası Ekim Anketi: Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Arttı

• CNN Türk
Merkez Bankası Ekim Anketi: Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Arttı
Fotoğraf: CNN Türk

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını paylaştı. Buna göre yıl sonu tüketici enflasyonu tahmini hafif bir artışla yüzde 29,63 seviyesine çıktı. Aynı dönemde cari işlemler açığı ve ekonomik büyüme beklentilerinde ise aşağı yönlü revizyonlar yapıldı.

  • Yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 29,63 seviyesine yükseldi.
  • Yıl sonu cari işlemler açığı tahmini 48,5 milyar dolara geriledi.
  • GSYH büyüme beklentisi cari yıl için yüzde 2,9 olarak güncellendi.

Piyasa profesyonelleri, reel sektör ve finans temsilcilerinden oluşan yetmiş bir katılımcının katkısıyla hazırlanan ekim dönemi verileri açıklandı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, yıl sonu TÜFE artış tahmininin bir önceki aya göre sınırlı bir yukarı yönlü hareket izlediği görüldü. İlgili dönemde aylık enflasyon beklentisi de artış eğilimi gösterdi.

Gelecek döneme yönelik tahminlerde ise farklı eğilimler dikkat çekti. On iki aylık tüketici enflasyonu tahmini yukarı yönlü güncellenirken, yirmi dört aylık süreç için öngörülen oran aşağı yönlü bir değişim kaydetti. Döviz kuru tarafında ise yıl sonu dolar kuruna ilişkin beklentide ufak bir düşüş yaşanırken bir yıllık vadede artış öngörüldü.

Anket sonuçlarında dış ticaret ve büyüme göstergelerinde de güncellemeler yapıldı. Cari işlemler dengesine ilişkin beklentilerde hem bu yıl hem de gelecek yıl için iyileşme yönlü aşağı revizyonlar dikkat çekti. Büyüme tarafında ise cari yıla ait GSYH artış beklentisi hafifçe düşürülerek yüzde yirmi dokuz seviyesinde sabitlendi.

Para politikası adımlarına dair beklentiler de anketin odağındaydı. Merkez Bankasının gelecek toplantılarına yönelik faiz indirim süreçleri katılımcıların tahminlerinde kademeli olarak fiyatlandı. Uzun vadeli faiz beklentileri ise katılımcıların genel ekonomik dengelenme öngörülerini yansıttı.

AI YORUMU

Bu anket verileri, piyasa aktörlerinin enflasyonla mücadele sürecindeki kararlılığı yakından takip ettiğini ve beklentilerde katılık sürdüğünü gösteriyor. Özellikle orta vadeli göstergelerdeki ayrışmalar, fiyat istikrarının sağlanması adına atılacak adımların hassasiyetini artırıyor. Karar alıcıların bu beklentileri yönetirken atacağı her adım, reel sektörün maliyet planlaması açısından kritik bir rol oynamaya devam edecektir.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Ekonomi

BBVA, TCMB’nin Lira Değer Kaybına Hakim Olabileceğini İfade Etti

• Sözcü Ekonomi
BBVA, TCMB’nin Lira Değer Kaybına Hakim Olabileceğini İfade Etti
Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

Banka, bu durumun ileride sert kur düzeltmelerini önleyebileceğini vurguladı. Ayrıca, eylül enflasyonunun %30’un altına düşmesiyle faiz indirimi gerekliliğini değerlendirdi ve fon piyasasındaki çalkantının faiz baskısını artırdığını söyledi.

  • TCMB Lira değer kaybını hızlandırabilir
  • Eylül enflasyonu %30’un altına düşmeyi hedefliyor
  • Faiz indirimi beklentileri 22 Ekim’de artıyor

Bu yaklaşımın, gelecekteki kur düzeltmelerini daha kontrollü bir şekilde yönetme imkânı sunabileceği öne sürüldü.

Bankanın açıklamasına göre, daha hızlı değer kaybı, ilerleyen dönemlerde yaşanabilecek sert kur düzeltmelerinin riskini azaltabilir. BBVA, kur politikasındaki olası bir ayarlamanın carry trade çerçevesini temel olarak değiştirmeyeceğini belirtti.

Eylül ayı enflasyonunun %30’un altına düşmesi durumunda faiz indiriminin gerekçeli olabileceği değerlendirildi. Fon sektöründeki çalkantının da faiz indirimi baskısını artırdığını ifade eden banka, bu gelişmelerin TCMB’nin 22 Ekim Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi beklentilerini güçlendirdiğini kaydetti.

BBVA’nın bu değerlendirmesi, yatırımcılar ve finansal kurumlar için önemli bir sinyal olarak görülüyor. Lira’nın değer kaybının hızlanması, ihracatın rekabet gücünü artırırken, iç piyasalarda tüketici fiyatlarına yansımalar yaratabilir.

Faiz oranlarındaki olası düşüş, kredi maliyetlerini azaltarak şirketlerin likidite koşullarını iyileştirebilir. Ancak, bu durum aynı zamanda enflasyonun yeniden yükselmesine yol açabilir, dolayısıyla dikkatli bir denge gereklidir.

Sonuç olarak, BBVA’nın önerileri, TCMB’nin politika kararlarını şekillendirirken dikkate alınması gereken önemli göstergeler sunuyor. Yatırımcılar ve ekonomik aktörler, 22 Ekim toplantısının ardından gelişmeleri yakından takip edecekler.

AI YORUMU

Bu değerlendirme, Türkiye’nin makroekonomik dengesini etkileyebilecek kritik bir sinyal taşıyor. Özellikle kredi maliyetleri ve enflasyon hedefleri açısından, TCMB’nin politika yönelimleri yatırımcılar ve şirketler için doğrudan sonuçlar doğurabilir. Faiz indirimi beklentilerinin artması, tüketici harcamalarını ve işletme yatırımlarını tetikleyebilir, fakat aynı zamanda fiyat baskılarını da yeniden gündeme getirebilir. 22 Ekim’deki toplantının ardından, piyasaların bu sinyallere nasıl tepki vereceği izlenmelidir.

Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Ekonomi

MSCI Türkiye Endeks Kararı Sonrası Borsa İstanbul'da Sert Satış

• Cumhuriyet
MSCI Türkiye Endeks Kararı Sonrası Borsa İstanbul'da Sert Satış
Fotoğraf: Cumhuriyet

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI'ın Türkiye hisse senedi endekslerindeki değişiklikleri süresiz dondurması piyasalarda satış dalgası yarattı. Kararın ardından Borsa İstanbul endeksleri değer kaybederken, Haziran 2027 için gelişmekten olan piyasalar statüsü uyarısı yapıldı.

  • MSCI, Türkiye endekslerindeki bazı değişiklikleri süresiz olarak dondurdu.
  • BIST 100 endeksi gelen satışlarla yüzde 3'ün üzerinde geriledi.
  • Kurum, Haziran 2027'ye kadar yeterli ilerleme sağlanmazsa statü düşüşü uyarısı yaptı.

Uluslararası finans çevrelerinde yakından takip edilen MSCI, Türkiye piyasalarına yönelik yeni bir adım attı ve hisse senedi endekslerinde yapılması planlanan bazı değişiklikleri süresiz erteleme kararı aldı. Şeffaflık eksikliği ve yatırımcı güvenine dair soru işaretleri, bu hamlenin temel gerekçeleri arasında gösterildi.

Alınan kararın ardından Borsa İstanbul'da işlemler negatif seyretti ve BIST 100 endeksi cuma günü yüzde 3 oranını aşan bir düşüş yaşadı. Gün içinde derinleşen kayıplarla birlikte endeks, mayıs ayındaki zirve seviyesinin yüzde 20'den fazla altına gerilerken bankacılık sektöründeki hisselerde de benzer bir zayıflama gözlendi.

Piyasa uzmanları, söz konusu düzenlemenin halihazırda zayıf bir eğilim izleyen Borsa İstanbul üzerindeki baskıyı artırdığına işaret ediyor. Özellikle küçük ölçekli şirketler üzerinden yapıldığı öne sürülen koordineli işlemlerin, halka açıklık oranlarının hesaplanmasında yarattığı güvensizlik ortamı kararın arka planını oluşturuyor.

MSCI, mevcut aşamada Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar statüsünü koruduğunu ancak Haziran 2027'ye kadar somut adımlar atılmaması durumunda kategorinin düşürülebileceğini bildirdi. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde, uluslararası fonların Türk hisselerindeki varlıklarını azaltma ihtimali bulunuyor.

AI YORUMU

Haziran 2027 tarihine kadar verilecek olan süre, yerel sermaye piyasalarının uluslararası standartlara uyum sağlaması açısından kritik bir dönemece işaret ediyor. Özellikle küçük ölçekli halka açık şirketlerin şeffaflık denetimlerinin sıkılaştırılması, yabancı yatırımcının güvenini yeniden tesis etmek adına atılması gereken ilk adım olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler