PİYASA
Ekonomi

Merkez Bankası Ekim Anketi: Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Arttı

Merkez Bankası Ekim Anketi: Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Arttı Fotoğraf: CNN Türk

Özet

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını paylaştı. Buna göre yıl sonu tüketici enflasyonu tahmini hafif bir artışla yüzde 29,63 seviyesine çıktı. Aynı dönemde cari işlemler açığı ve ekonomik büyüme beklentilerinde ise aşağı yönlü revizyonlar yapıldı.

Öne çıkanlar

  • Yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 29,63 seviyesine yükseldi.
  • Yıl sonu cari işlemler açığı tahmini 48,5 milyar dolara geriledi.
  • GSYH büyüme beklentisi cari yıl için yüzde 2,9 olarak güncellendi.

Haberin Detayı

Piyasa profesyonelleri, reel sektör ve finans temsilcilerinden oluşan yetmiş bir katılımcının katkısıyla hazırlanan ekim dönemi verileri açıklandı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, yıl sonu TÜFE artış tahmininin bir önceki aya göre sınırlı bir yukarı yönlü hareket izlediği görüldü. İlgili dönemde aylık enflasyon beklentisi de artış eğilimi gösterdi.

Gelecek döneme yönelik tahminlerde ise farklı eğilimler dikkat çekti. On iki aylık tüketici enflasyonu tahmini yukarı yönlü güncellenirken, yirmi dört aylık süreç için öngörülen oran aşağı yönlü bir değişim kaydetti. Döviz kuru tarafında ise yıl sonu dolar kuruna ilişkin beklentide ufak bir düşüş yaşanırken bir yıllık vadede artış öngörüldü.

Anket sonuçlarında dış ticaret ve büyüme göstergelerinde de güncellemeler yapıldı. Cari işlemler dengesine ilişkin beklentilerde hem bu yıl hem de gelecek yıl için iyileşme yönlü aşağı revizyonlar dikkat çekti. Büyüme tarafında ise cari yıla ait GSYH artış beklentisi hafifçe düşürülerek yüzde yirmi dokuz seviyesinde sabitlendi.

Para politikası adımlarına dair beklentiler de anketin odağındaydı. Merkez Bankasının gelecek toplantılarına yönelik faiz indirim süreçleri katılımcıların tahminlerinde kademeli olarak fiyatlandı. Uzun vadeli faiz beklentileri ise katılımcıların genel ekonomik dengelenme öngörülerini yansıttı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Bu anket verileri, piyasa aktörlerinin enflasyonla mücadele sürecindeki kararlılığı yakından takip ettiğini ve beklentilerde katılık sürdüğünü gösteriyor. Özellikle orta vadeli göstergelerdeki ayrışmalar, fiyat istikrarının sağlanması adına atılacak adımların hassasiyetini artırıyor. Karar alıcıların bu beklentileri yönetirken atacağı her adım, reel sektörün maliyet planlaması açısından kritik bir rol oynamaya devam edecektir.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
Okumaya Devam Et
Ekonomi

Altında Haftalık Düşüş: Fed Beklentileri Ve Petrol Baskısı

• Dünya Gazetesi
Altında Haftalık Düşüş: Fed Beklentileri Ve Petrol Baskısı
Fotoğraf: Dünya Gazetesi

Küresel piyasalarda ons altın, ABD Merkez Bankasının faiz politikasına dair belirsizlikler ve yükselen enerji maliyetlerinin baskısıyla haftayı değer kaybıyla kapattı. ABD'de açıklanan yüksek enflasyon verilerine rağmen Fed yetkililerinden gelen temkinli mesajlar faiz artırımı ihtimalini zayıflattı. Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını tırmandırması ise kıymetli metal üzerindeki satış baskısını artırdı.

  • Ons altın haftalık bazda yüzde 0,7 düşüşle 4 bin 165 dolara geriledi.
  • ABD Eylül ayı ÜFE verisi yüzde 6,3 ile son dönemin rekorunu kırdı.
  • Orta Doğu'daki gerilimle WTI petrolü haftalık yüzde 10,9 değer kazandı.

Değerli metaller piyasası, ABD'den gelen ekonomik veriler ile küresel enerji krizinin gölgesinde dalgalı bir haftayı geride bıraktı. Dolar endeksindeki gevşeme ve tahvil getirilerindeki düşüş altın için destek oluşturabilecek nitelikte olsa da petrol fiyatlarındaki sert yükseliş bu olumlu etkiyi sınırlandırdı. Ons altın haftalık süreçte yüzde 0,7 gerileyerek 4 bin 165,40 dolar seviyesinde haftayı tamamladı.

Piyasaların odağındaki ana konu olan ABD enflasyon rakamları, makroekonomik tablonun karmaşıklığını bir kez daha ortaya koydu. Eylülde tüketici fiyat indeksi yıllık bazda yüzde 3,7 artarken, özellikle üretici fiyat indeksinin yüzde 6,3 seviyesine ulaşması dikkat çekti. Enerji kalemlerindeki yüzde 20,4'lük artış manşet rakamları yukarı taşırken, Fed'in yakın vadede faiz artırımına gideceği yönündeki tahminler bir süre güç kazandı.

Ancak Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Bangkok'ta yaptığı değerlendirmeler, agresif sıkılaşma beklentilerini yumuşattı. Küresel ekonominin dayanıklılığına vurgu yapan Warsh, gelecek dönem politikalarına ilişkin net bir yön çizmekten kaçındı. Bu açıklamaların ardından CME FedWatch verilerinde ekim ayı faiz artış olasılığı yüzde 28'den yüzde 17 seviyesine geri çekildi. Analistler, merkez bankasının daha temkinli ve kademeli bir patika izleyebileceğine işaret ediyor.

Altın fiyatları üzerindeki en kritik baskı unsurlarından biri ise enerji piyasasındaki hareketlilik oldu. Orta Doğu'daki stratejik su yollarında yaşanan gerilimler ve sevkiyat hatlarına yönelik riskler nedeniyle Brent petrol yüzde 4,8, ABD ham petrolü ise yüzde 10,9 oranında prim yaptı. Öte yandan teknoloji devlerinin yapay zekalara yönelik borçlanma eğilimleri tahvil piyasasına güvenli liman talebi getirirken, bu durum altındaki gerilemenin daha derinleşmesini engelledi.

AI YORUMU

Enerji maliyetlerindeki tırmanış ile enflasyonist endişelerin yeniden canlanması, altın yatırımcıları için çift taraflı bir risk ortamı oluşturuyor. Faiz artış ihtimalinin zayıflaması normal şartlarda altını desteklemesi gerekirken, petrol kaynaklı maliyet artışları piyasa dengelerini bozmuş durumda. Önümüzdeki süreçte jeopolitik risklerin seyri ve Fed'in para politikasında izleyeceği hassas denge, kıymetli metalin yönünü belirlemede ana unsur olmaya devam edecektir.

Kaynak: Dünya Gazetesi Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Ekonomi

Avrupa'da Enflasyon Tırmanışta: Eylül Ayı Verileri Netleşti

• Yeni Şafak
Avrupa'da Enflasyon Tırmanışta: Eylül Ayı Verileri Netleşti
Fotoğraf: Yeni Şafak

Avrupa İstatistik Ofisi, eylül ayı tüketici fiyatları nihai sonuçlarını paylaştı. Buna göre, Avro Bölgesi genelinde yıllık artış oranı yüzde 3,8 seviyesine ulaştı. Benzer bir tabloun görüldüğü Avrupa Birliği cephesinde de endeks aynı oranda kaydedildi.

  • Avro Bölgesi'nde eylül ayı yıllık enflasyon oranı yüzde 3,8'e çıktı.
  • Avrupa Birliği genelinde tüketici fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 3,8 oldu.
  • Enerji fiyatları yıllık bazda yüzde 18,9 oranında artış gösterdi.

Küresel ekonomide dalgalanmalar sürerken, kıta genelindeki fiyat artışlarına ilişkin merakla beklenen resmi istatistikler yayımlandı. İlgili kurumun paylaştığı nihai rakamlar, önceki aylarda gözlenen yukarı yönlü ivmenin hız kesmeden devam ettiğini ortaya koydu.

Ağustos döneminde yüzde 3,2 seviyesinde bulunan yıllık gösterge, eylülde yüzde 3,8 oranına ulaştı. Aylık bazdaki değişim ise yüzde 0,6 olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında, bölgedeki artış hızının belirgin biçimde yukarı çıktığı görüldü.

Açıklanan detaylı dağılımda, fiyat artışlarının en büyük itici gücünün enerji maliyetleri olduğu netleşti. Enerji ürünlerindeki yıllık artış yüzde 18,9 gibi yüksek bir orana ulaşırken, hizmet sektöründeki artış yüzde 3,2 seviyesinde kaldı. Gıda, alkol ve tütün ürünleri ile enerji dışı sanayi kalemleri ise daha sınırlı artışlar sergiledi.

Birlik genelindeki tablo da ortak para birimini kullanan ülkelerin durumuyla benzerlik gösterdi. Üye ülkeler arasında ayrışmalar dikkat çekerken, Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya gibi büyük ekonomilerde farklı oranlar ölçüldü; bu ülkeler arasında en yüksek yıllık oran İspanya'da görüldü.

AI YORUMU

Enerji maliyetlerindeki bu katı ve yüksek seyir, merkez bankalarının para politikası hamlelerini zorlaştırmaya devam ediyor. Ücret artışları ile maliyet baskılarının dengelenememesi, orta vadede büyüme dinamiklerini olumsuz etkileyebilir. Tüketici alım gücünün erimesine yol açan bu süreç, hanehalklarının harcama alışkanlıklarını kökten değiştirecek gibi görünüyor.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Ekonomi

BBVA, TCMB’nin Lira Değer Kaybına Hakim Olabileceğini İfade Etti

• Sözcü Ekonomi
BBVA, TCMB’nin Lira Değer Kaybına Hakim Olabileceğini İfade Etti
Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

Banka, bu durumun ileride sert kur düzeltmelerini önleyebileceğini vurguladı. Ayrıca, eylül enflasyonunun %30’un altına düşmesiyle faiz indirimi gerekliliğini değerlendirdi ve fon piyasasındaki çalkantının faiz baskısını artırdığını söyledi.

  • TCMB Lira değer kaybını hızlandırabilir
  • Eylül enflasyonu %30’un altına düşmeyi hedefliyor
  • Faiz indirimi beklentileri 22 Ekim’de artıyor

Bu yaklaşımın, gelecekteki kur düzeltmelerini daha kontrollü bir şekilde yönetme imkânı sunabileceği öne sürüldü.

Bankanın açıklamasına göre, daha hızlı değer kaybı, ilerleyen dönemlerde yaşanabilecek sert kur düzeltmelerinin riskini azaltabilir. BBVA, kur politikasındaki olası bir ayarlamanın carry trade çerçevesini temel olarak değiştirmeyeceğini belirtti.

Eylül ayı enflasyonunun %30’un altına düşmesi durumunda faiz indiriminin gerekçeli olabileceği değerlendirildi. Fon sektöründeki çalkantının da faiz indirimi baskısını artırdığını ifade eden banka, bu gelişmelerin TCMB’nin 22 Ekim Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi beklentilerini güçlendirdiğini kaydetti.

BBVA’nın bu değerlendirmesi, yatırımcılar ve finansal kurumlar için önemli bir sinyal olarak görülüyor. Lira’nın değer kaybının hızlanması, ihracatın rekabet gücünü artırırken, iç piyasalarda tüketici fiyatlarına yansımalar yaratabilir.

Faiz oranlarındaki olası düşüş, kredi maliyetlerini azaltarak şirketlerin likidite koşullarını iyileştirebilir. Ancak, bu durum aynı zamanda enflasyonun yeniden yükselmesine yol açabilir, dolayısıyla dikkatli bir denge gereklidir.

Sonuç olarak, BBVA’nın önerileri, TCMB’nin politika kararlarını şekillendirirken dikkate alınması gereken önemli göstergeler sunuyor. Yatırımcılar ve ekonomik aktörler, 22 Ekim toplantısının ardından gelişmeleri yakından takip edecekler.

AI YORUMU

Bu değerlendirme, Türkiye’nin makroekonomik dengesini etkileyebilecek kritik bir sinyal taşıyor. Özellikle kredi maliyetleri ve enflasyon hedefleri açısından, TCMB’nin politika yönelimleri yatırımcılar ve şirketler için doğrudan sonuçlar doğurabilir. Faiz indirimi beklentilerinin artması, tüketici harcamalarını ve işletme yatırımlarını tetikleyebilir, fakat aynı zamanda fiyat baskılarını da yeniden gündeme getirebilir. 22 Ekim’deki toplantının ardından, piyasaların bu sinyallere nasıl tepki vereceği izlenmelidir.

Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Osmaniyeli Yurttaşların Geçim Mücadelesi: Vitrinlere Uzaktan Bakıyoruz

• Cumhuriyet
Osmaniyeli Yurttaşların Geçim Mücadelesi: Vitrinlere Uzaktan Bakıyoruz
Fotoğraf: Cumhuriyet

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde yaşayan dar gelirli vatandaşlar, derinleşen ekonomik sıkıntılar ve yetersiz gelirler sebebiyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Artan enflasyon ve yüksek yaşam maliyetleri karşısında çaresiz kalan yurttaşlar, geçim dertlerini humorist bir benzetmeyle dile getirirken sağlık harcamalarını dahi karşılayamadıklarını belirtiyor.

  • Kadirli ilçesindeki yurttaşlar düşük gelir ve işsizlik nedeniyle geçinemiyor.
  • Bazı emekliler ve yaşlılar sağlık masraflarını karşılamakta büyük güçlük çekiyor.
  • Yüksek enflasyon ve tarım giderleri nedeniyle vatandaşlar üretim yapamıyor.

Türkiye genelinde etkisini sürdüren ekonomik darboğaz, taşrada yaşayan dar gelirli kesimin omuzlarındaki yükü her geçen gün daha da artırıyor. Osmaniye ilinin Kadirli ilçesinde mikrofona konuşan vatandaşlar, temel gıda maddelerine ve sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştıkları engelleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Gelir elde edemediklerini veya ellerine geçen cüzi miktarların güncel piyasa koşullarında eriyip gittiğini belirten ilçe sakinleri, günlük yaşamlarını sürdürebilmek adına büyük bir çaba sarf ediyor.

Geçmişte elde ettiği kısıtlı tarımsal gelirle yıl boyunca idare etmeye çalışan ancak artık bu imkânı bile bulamadığını aktaran bir ilçe sakini, sofrasındaki yiyeceklerin son derece sınırlı kaldığını ifade ediyor. Tedavi masraflarını ödemekte zorlanan ve yaşından ötürü herhangi bir işte çalışma fırsatı bulamadığını kaydeden başka bir yurttaş ise, ekonomik tablonun vahametini esprili bir dille özetliyor. Pazar ve market vitrinlerindeki ürünleri yalnızca uzaktan izlemekle yetindiklerini dile getiren vatandaşlar, alım güçlerinin tamamen sıfırlandığına dikkat çekiyor.

Altı bin lira tutarındaki aylık geliriyle hem barınma hem de sağlık giderlerini denkleştirmeye çalışan bir başka emekçi ise artan fatura yükünün altında ezildiğini söylüyor. Hastane ulaşım maliyetlerinin ve reçete giderlerinin bütçesini tamamen tükettiğini belirten bu kişiler, kimseye el açmamak için direndiklerini ancak mevcut tablonun bu direncini kırdığını dile getiriyor. Tarımla uğraşan kesim ise mazot ve gübre gibi temel girdilerin aşırı pahalanması sebebiyle tarlalarını işleyemez duruma geldiklerini vurguluyor.

Yaşanan bu sosyo-ekonomik sıkıntılar, özellikle sabit gelirli ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan kesimler için hayatı sürdürülemez bir noktaya taşıyor. Yetkililerden ve ilgili kurumlardan çözüm bekleyen ilçe halkı, temel insanî ihtiyaçlarını dahi karşılamakta yaşadıkları bu çıkmazın bir an önce son bulmasını talep ediyor.

AI YORUMU

Bu tablo, enflasyonun ve yüksek yaşam maliyetlerinin Anadolu'nun en ücra köşelerindeki dar gelirli vatandaşları nasıl bir çıkmaza sürüklediğini net bir şekilde gösteriyor. Tarımsal üretimin maliyetler yüzünden durma noktasına gelmesi ve sağlık harcamalarının hane bütçelerini eritmesi, önümüzdeki dönemde sosyal risklerin daha da artabileceğine işaret ediyor. Sadece büyükşehirlerde değil, Anadolu genelinde de kalıcı ve kapsayıcı ekonomik rahatlatma politikalarına acilen ihtiyaç duyuluyor.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

İlgili Haberler

Cevdet Yılmaz 2027 Bütçesini Tanıttı: Makroekonomik Temeller Güçlü Gündem

Cevdet Yılmaz 2027 Bütçesini Tanıttı: Makroekonomik Temeller Güçlü

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesini açıkladı. Bütçe, Türkiye Yüzyılı vizyonu ve 12. Kalkınma Planı çerçevesinde hazırlanıyor, kentsel dönüşüm ve sosyal konut ödenekleri artırılıyor. Ekonomik büyüme tahmini %4,2, istihdam artışı 657 bin kişi, enflasyonun 2027 sonunda %21’e düşmesi öngörülüyor. Cari açığın %2,6 seviyesinde kalması ve dış ticaretin güçlenmesi hedefleniyor.

1 gün önce • 1 dk okuma