Ekonomi

Küresel ticaret hacmi 26 trilyon dolara ulaştı, yeni rotalar çiziliyor

Küresel ticaret hacmi 26 trilyon dolara ulaştı, yeni rotalar çiziliyor Fotoğraf: Ekonomi Gazetesi

Özet

Uluslararası mal ticareti 2025 yılında 26 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşırken yapay zekâ ve enerji yatırımları tedarik zincirini dönüştürüyor. Uzmanlar, Türk üreticiler için geleneksel Avrupa pazarının yanında Asya ve Afrika'da yeni fırsat kapılarının aralandığını belirtiyor.

Öne çıkanlar

  • Dünya mal ithalatı 2025'te yaklaşık 26 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı.

Haberin Detayı

Dünya genelinde ticaret akışları yenilenen sanayi yatırımları ve değişen talep dinamikleriyle birlikte yeni bir eksene oturuyor. Uluslararası Ticaret Merkezi verilerine göre 2025 yılında 26 trilyon dolara dayanan küresel mal ithalatı, Türk üreticiler ve ihracatçılar için farklı coğrafyalarda büyüme imkânları barındırıyor. Dünya Ticaret Örgütü projeksiyonları, mal ticaretinin 2026 yılında yüzde 3,9 ve 2027'de yüzde 4,1 oranında büyüme kaydedeceğini gösteriyor.

Büyüme ivmesi tüm pazarlarda eşit seyretmezken Asya ve Afrika kıtalarındaki hareketlilik dikkat çekiyor. Örgüt tahminlerine göre 2026 döneminde Asya'nın mal ithalat hacmi yüzde 9,5, Afrika'nın ise yüzde 8,9 oranında artış gösterecek. Hindistan'ın demiryolu ile enerji koridorları, Vietnam ve Endonezya'nın genişleyen üretim kapasiteleri; makine, otomasyon, kimya ve elektrik ekipmanları sektörlerinde ciddi bir talep dalgası yaratıyor.

Teknolojik dönüşüm ekseninde ise özellikle yapay zekâ bağlantılı ürünler ticarette ağırlığını artırıyor. Yarı iletkenler, veri işleme sistemleri ve sunucuların öncülük ettiği bu segment, 2025'te yüzde 31 büyüme kaydettikten sonra 2026'nın ilk yarısında yüzde 67 gibi rekor bir artış haczine ulaştı. Bu durum, elektrik-elektronik, iklimlendirme ve güç dağıtım sistemleri üreten sanayiciler için yeni ihracat kalemlerinin önünü açıyor.

Buna karşın Avrupa pazarındaki talep artışının yüzde 0,5 gibi sınırlı bir düzeyde kalması ve Orta Doğu'daki lojistik ile jeopolitik riskler rekabeti sertleştiriyor. Türkiye'nin dış satımı 2026 yılının ilk dokuz ayında yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara yükselirken, bu tablonun sürdürülebilirliği mevcut pazarları korumanın ötesinde yeni üretim merkezlerine ara malı ve makine satışı gerçekleştirmekten geçiyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Küresel pazarlardaki bu dönüşüm, geleneksel sipariş modellerine bağımlı kalma devrinin kapandığını net bir şekilde gösteriyor. Asya ve Afrika'daki üretim üslerinin yükselişi, Türkiye'deki sanayicileri fiyat ve teslimat hızı konusunda daha agresif bir konuma zorluyor. 2025 verilerindeki 26 trilyon dolarlık havuzdan pay kapmak isteyen şirketlerin, özellikle hibrit araç bileşenleri ve yapay zekâ altyapı ürünleri gibi katma değerli alanlara hızla odaklanması gerekiyor. Aksi takdirde Avrupa'daki yüzde 0,5'lik düşük talep artışı karşısında pazar kaybı kaçınılmaz hale gelecektir.

Kaynak: Ekonomi Gazetesi Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • Yirmidort.tv
    Kahramanmaraş Deprem Bölgesindeki İhracat 15.6 Milyar Dolarla Rekor
    Fotoğraf: Yirmidort.tv

    6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 il, 2026'nın Ocak‑Eylül döneminde ihracatını 15,6 milyar dolara çıkardı. En yüksek ihracat yapan il Gaziantep, 7,99 milyar dolarla yüzde 8 artış kaydetti.

    • Deprem bölgesindeki 11 il ihracatında %10 artış, 15,6 milyar dolara ulaşma
    • Gaziantep 7,99 milyar dolarla en yüksek ihracatını gerçekleştirdi
    • Elazığ, 193,3 %’lik yüksek artışla 386,8 milyon dolara yükseldi

    Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından bölge ekonomisi, 2026'nın Ocak‑Eylül döneminde ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre %10 artırarak 15,6 milyar dolara çıkardı. Bu artış, 14,2 milyar dolardan 1,42 milyar dolarlık bir yükselişi beraberinde getirdi. İhracat verileri, deprem bölgesindeki üretimin ve dış ticaretin bölge ekonomisinde kritik bir rol oynadığını vurguluyor.

    En fazla ihracat yapan il Gaziantep, 7,99 milyar dolarla bölgenin toplam ihracatının önemli bir kısmını oluşturdu. Yıllık bazda %8 büyüme kaydeden Gaziantep, Hatay ve Adana’yı sırasıyla 2,71 milyar ve 2,52 milyar dolarlık ihracatlarla takip etti. Hatay'ın ihracatı %6,1, Adana'nın ise %14,2 oranında yükseldi.

    Kahramanmaraş’ın ihracatı %1,8 artarak 970,5 milyon dolara ulaştı. Bölgenin önde gelen ihracatçı illerinde dış satımda belirgin bir artış gözlemlendi. İhracatını en fazla artıran il Elazığ, Ocak‑Eylül döneminde %193,3’lik bir yükselişle 386,8 milyon dolara yükseldi. Osmaniye, Şanlıurfa ve Adıyaman da sırasıyla %48,9, %18,5 ve %19,4 oranlarında artış gösterdi.

    Bu veriler, deprem sonrası ekonomik toparlanmanın hızla devam ettiğini ve bölgenin ihracat potansiyelinin güçlü olduğunu gösteriyor. 11 ilin ihracatındaki toplam artış, deprem bölgesinin dış ticaretteki rekabet gücünü artırdı. Ekonomistler, sürdürülebilir büyüme için altyapı yatırımlarının ve ihracat çeşitliliğinin desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.

    AI YORUMU

    Yaptığımız analizde, deprem bölgesindeki ihracat artışının sadece bir kurtarma göstergesi değil, aynı zamanda bölgenin küresel pazarlarla entegrasyonunun da bir göstergesi olduğunu görüyoruz. Özellikle Gaziantep ve Elazığ gibi illerin yüksek büyüme oranları, yerel üreticilerin dayanıklılığını ve yenilikçi stratejilerini ortaya koyuyor.

    Kaynak: Yirmidort.tv Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • www.ensondakika.com.tr
    Kanada ve Ontario, ABD Tarafından Üretilen Ekonomik Belirsizliği Giderme İçin 8,7 Milyar Dolarlık Paket Açtı
    Fotoğraf: www.ensondakika.com.tr

    Kanada Başbakanı Mark Carney ve Ontario Başbakanı Doug Ford, ABD gümrük tarifelerinin yol açtığı belirsizliği hafifletmek amacıyla 8,7 milyar dolarlık bir destek paketi duyurdu. Paket çelik, otomotiv ve kritik mineraller sektörlerini hedef alıyor.

    • Çelik sektörüne 5 yıllık 5,22 milyar dolarlık ortak fon
    • Otomotiv üretimini modernleştirerek elektrikli araçlar için 2,5 milyar dolarlık yatırım
    • Kritik minerallerde 3 yıl içinde 1 milyar dolarlık üçlü yatırım planı

    Kanada ve Ontario hükümetleri, ABD tarifelerinin yol açtığı ekonomik belirsizliğe karşı 8,7 milyar dolarlık bir paket açıkladı. Başbakanların ortak açıklamasında, Kanada’nın kontrolü altındaki konulara odaklanarak daha bağımsız ve dirençli bir ekonomi inşa edilmesi gerektiği vurgulandı.

    Paketin ana hatları çelik, otomotiv ve kritik mineraller sektörlerine yönelik yatırımları kapsıyor. Çelik sektöründe 5 yıllık Ortak Çelik Eylem Fonu kapsamında 3,55 milyar dolar (Kanada) ve 1,67 milyar dolar (Ontario) kaynak sağlanacak. Fon, savunma, ileri imalat ve enerji alanlarında üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor.

    Otomotiv sektörüne ise 2,5 milyar dolarlık ek yatırım yapılacak. Federal hükümet 1,5 milyar dolar, Ontario ise 1 milyar dolar katkıda bulunacak. Yatırımlar, üretim hatlarının modernizasyonu ve elektrikli araç üretiminin geliştirilmesine odaklanacak.

    Kritik minerallerde ise Kanada hükümeti ve Ontario, üç yıl içinde 1 milyar dolarlık yatırımları destekleyecek. Bu çaba, hem yerel üretimi güçlendirecek hem de yeni ihracat pazarları açarak uzun vadeli büyümeyi teşvik edecek.

    AI YORUMU

    Bu paket, ABD’nin tepki tarifeleriyle mücadele eden ülkeler için bir örnek teşkil ediyor. Çelik ve otomotiv gibi stratejik sektörlerin güçlendirilmesi, Kanada’nın küresel tedarik zincirlerindeki konumunu sağlamlaştırabilir. Ancak, uzun vadeli sürdürülebilirliğin sağlanması için yatırımın sadece mali değil, aynı zamanda teknolojik ve çevresel yönlerinin de dikkate alınması gerekiyor.

    Kaynak: www.ensondakika.com.tr Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Manşet Haber
    Cevdet Yılmaz açıkladı: Kişi başına gelir hedefi 2027 için 22.285 dolar
    Fotoğraf: Manşet Haber

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yeni bütçe teklifini sunan Cevdet Yılmaz, 2027 yılı kişi başı gelir hedefini 22 bin 285 dolar olarak duyurdu. TBMM'deki sunumda büyüme rakamları ve enflasyon beklentileri de paylaşıldı.

    • 2027 yılı kişi başı milli gelir hedefi 22 bin 285 dolar olarak açıklandı.
    • Savunma ve güvenlik için 2027 bütçesinde 3 trilyon 454 milyar TL kaynak ayrıldı.
    • Deprem bölgesinin yeniden inşası için 2027 bütçesinde 769 milyar TL öngörüldü.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yeni döneme ilişkin mali planlamaları paylaştı. İlgili kanun tekliflerinin görüşmelerinde söz alan Yılmaz, hazırlanan harcama programını Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm Bütçesi adıyla tanımladı. Küresel alanda yaşanan jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini artırdığını belirten yetkili, dışsal şoklara rağmen ekonomik büyümenin kesintisiz devam ettiğini vurguladı.

    Küresel ekonomideki yavaşlama eğilimlerine karşın iç piyasadaki istikrarın korunduğunu aktaran Yılmaz, ekonominin son yirmi dört çeyrektir büyüdüğünü kaydetti. Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranının on dört çeyrektir tek haneli seviyelerde seyrettiğini, yıl sonu işsizlik oranının ise yüzde 8,1 olmasının beklendiğini bildirdi. Enflasyonla mücadele sürecine değinen konuşmacı, dış etkenlerin baskısına rağmen tüketici enflasyonunun gerileme eğiliminde olduğunu belirtti.

    Dış ticaret verilerine de değinen ekonomi yönetimi, mal ihracatının 283,7 milyar dolara ulaştığını ve 2027 hedefinin 292 milyar dolar olarak belirlendiğini açıkladı. İmalat sanayiindeki teknolojik ürün payının yüzde 44,7 seviyesine çıktığı bilgisi verildi. Cari açığın milli gelire oranının ise önümüzdeki yıllarda kademeli olarak düşüş göstereceği öngörüldü.

    Bütçe dağılımında en büyük pay eğitime ayrılırken savunma sanayiindeki yerlilik oranının yüzde 83 seviyesine ulaştığı açıklandı. Savunma ve güvenlik birimleri için ayrılan ödeneğin 3 trilyon 454 milyar TL olduğu duyuruldu. Ayrıca deprem felaketinin izlerini silmek amacıyla 2023-2026 döneminde devasa harcamalar yapıldığı, yeni bütçede de bölgeye 769 milyar TL kaynak tahsis edildiği ifade edildi.

    AI YORUMU

    Orta vadeli mali planlamada belirlenen 22 bin dolar üzerindeki kişi başı gelir hedefi, Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyelini artırma iddiasını somutlaştırıyor. 2027 yılı için hedeflenen bu rakam, özellikle enflasyon ve dış ticaret dengesindeki beklentilerle birlikte okunduğunda orta gelir tuzağını aşma iradesini gösteriyor. Vatandaşların alım gücü ve refah seviyesinin bu hedefler doğrultusunda nasıl şekilleneceği, önümüzdeki yıllarda atılacak mali adımların başarısına doğrudan bağlı.

    Kaynak: Manşet Haber Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Gazetecin
    Deprem Bölgesinden İyi Haber: Kahramanmaraş İhracatı Artışa Geçti
    Fotoğraf: Gazetecin

    Kahramanmaraş'ın dış ticaret verilerinde yaşanan hareketlilik kentte memnuniyet yarattı. Deprem felaketinin izlerini silmeye çalışan şehrin ihracat hacmi yüzde 1,8 oranında yükseliş kaydetti.

    • Kahramanmaraş'ın ihracat oranında yüzde 1,8'lik bir artış gerçekleşti.
    • Kent ekonomisi deprem sonrasında toparlanma süreçlerini hızlandırıyor.
    • Üretim tesislerindeki kapasite artışları dış ticaret verilerine doğrudan yansıdı.

    Kahramanmaraş ekonomisi, yaşanan büyük felaketin ardından üretim ve ticaret alanında toparlanma sinyalleri vermeye devam ediyor. Kentte faaliyet gösteren sanayi kuruluşları ve işletmeler, kapasite artırımı hamleleriyle dış pazarlardaki konumlarını korumaya çalışıyor. Son açıklanan dış ticaret verileri, bu çabaların somut sonuçlar vermeye başladığını açıkça gösteriyor.

    Geride kalan zorlu döneme rağmen üretim zincirini yeniden kurmayı başaran üreticiler, dış satım rakamlarında yukarı yönlü bir ivme yakaladı. Şehrin genel ihracat hacmi yüzde 1,8 oranında artış göstererek ekonomistler ve iş dünyası temsilcileri arasında olumlu bir hava yarattı. Bu oran, bölgedeki ticari faaliyetlerin kademeli olarak eski gücüne kavuştuğunun somut bir kanıtı olarak öne çıkıyor.

    Yerel üreticilerin uluslararası pazarlardaki varlıklarını sürdürmesi, istihdamın korunması ve şehrin yeniden imarı açısından büyük bir etkiye sahip bulunuyor. Sanayi odalarının ve meslek örgütlerinin destekleriyle hayata geçirilen projeler, işletmelerin mali direncini artırıyor. Elde edilen bu oran, ticaret erbabının tüm zorluklara rağmen üretimden kopmadığını gözler önüne seriyor.

    Uzmanlar, yakalanan bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için lojistik desteklerin ve finansal teşviklerin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğine işaret ediyor. Bölgedeki ticari hareketliliğin önümüzdeki aylarda daha da genişlemesi ve diğer sektörlere de sıçraması bekleniyor. Kahramanmaraş'ın dış ticaretteki bu küçük ama değerli sıçraması, ülkenin genel ekonomik dengeleri açısından da takip ediliyor.

    AI YORUMU

    Kahramanmaraş'ın yakaladığı yüzde 1,8'lik ihracat artışı, yerel ekonominin direnç gösterme kapasitesini kanıtlıyor. Bu oran, bölgedeki sanayi tesislerinin henüz tam kapasiteye ulaşamamış olmasına rağmen üretim çabasından vazgeçmediğini gösteriyor. Özellikle imalat sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, bu süreçten en çok etkilenen kesimlerin başında geliyor. Eğer lojistik maliyetler kontrol altında tutulabilirse, önümüzdeki çeyrekte daha yüksek artış oranları görmek mümkün olabilir.

    Kaynak: Gazetecin Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler