Kastamonu’nun Araç ilçesinde bir inşaatta çalışan 38 yaşındaki işçi, çatıdaki demir parçalarının düşmesi sonucu ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Tedavi sürecinde yaşanan kanama nedeniyle hayatını kaybetti.
Öne çıkanlar
Araç ilçesinde inşaatta çalışan işçi, düşen demir nedeniyle hayatını kaybetti
Olay, işçi güvenliği önlemlerinin yetersizliğini gündeme taşıdı
Kazanın ardından yerel yönetim acil inceleme başlattı
Haberin Detayı
Kastamonu’nun Araç ilçesinde bir konut projesi kapsamında yürütülen inşaatta, bir işçi çatıya taşıma sırasında düşen demir parçalarına çarptı. Olay, sabah saatlerinde işçiler arasında panik yaratırken, yaralı işçi derhal olay yerinde ilk yardım uygulandı ve en yakın hastaneye sevk edildi.
Yapılan ilk incelemeler, demirin taşıma sırasında güvenlik ağının eksik olduğunu ve işçinin koruyucu ekipman kullanmadığını gösterdi. Sağlık ekipleri, işçiye gelen ağır kanama nedeniyle acil müdahale etti; ancak kan kaybı kontrol altına alınamadan işçi hastanede yaşamını yitirdi. Olay, inşaat sahalarında iş güvenliği standartlarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Yerel yetkililer, kazanın ardından olay yerinde geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Araştırma ekibi, demirin neden ve nasıl düşmüş olabileceğini belirlemek için saha incelemesi yapıyor. Ayrıca, bölgedeki diğer inşaat projelerinde benzer güvenlik eksikliklerinin olup olmadığına dair denetimler planlandı.
İşçi sendikaları, kazanın ardından çalışanların hakları ve güvenliği konusunda resmi bir açıklama yayınladı. Sendikalar, işverenlerin koruyucu ekipman temin etme ve düzenli denetim yapma sorumluluğunu hatırlatarak, benzer trajedilerin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, sektördeki güvenlik kültürünün yeniden gözden geçirilmesi çağrısını güçlendirdi.
Kaza, Araç ilçesindeki diğer inşaat projelerinin de gözden geçirilmesine yol açtı. Belediye başkanı, çalışanların can güvenliğini sağlamak amacıyla yeni bir iş güvenliği komisyonu oluşturulacağını ve denetim mekanizmalarının sıkılaştırılacağını duyurdu. Uzmanlar, benzer olayların tekrarlanmaması için eğitim programlarının artırılması ve ekipman standartlarının yükseltilmesi gerektiğini belirtiyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
İnşaat sahasındaki güvenlik önlemlerinin yetersizliği, bir hayatın kaybına yol açtı; olayın temelinde demirin düşmesi ve koruyucu ekipman eksikliği bulunuyor. Bu durum, inşaat işçilerinin doğrudan risk altında olduğunu gösteriyor. Benzer kazaların önüne geçmek için sektördeki güvenlik denetimlerinin sıkılaştırılması ve ekipman standartlarının yükseltilmesi şart.
İstanbul Bahçelievler'de devam eden bir inşaatın temel kazısı sırasında istinat duvarının yıkılması, çevredeki iki binada çökme riski oluşturdu. Yetkililer, 6 ve 7 katlı iki binada bulunan toplam 20 dairenin güvenliğini sağlamak amacıyla acil tahliye kararı aldı.
İnşaat alanındaki temel kazısı nedeniyle 20 daire tahliye edildi.
Bitişik nizamda bulunan 6 ve 7 katlı iki binada zemin çökmesi yaşandı.
Bölgedeki sokak güvenlik amacıyla araç ve yaya trafiğine kapatıldı.
İstanbul'un Bahçelievler ilçesinde, Siyavuşpaşa Mahallesi Çavuşpaşa Caddesi'nde gerçekleştirilen bir inşaat çalışması bölge sakinlerini tedirgin eden bir olaya yol açtı. İnşaat sahasında sürdürülen temel kazısı esnasında, henüz tam olarak belirlenemeyen bir sebepten ötürü istinat duvarı çöktü. Bu duvarın çöküşüyle birlikte toprakta meydana gelen hareketlilik, hemen bitişikte yer alan iki apartmanın temelinde yapısal bozulmalara neden oldu.
Olayın bildirilmesiyle birlikte bölgeye hızla itfaiye, polis ve belediye zabıta ekipleri yönlendirildi. Ekipler, 6 ve 7 katlı olduğu belirtilen iki binadaki durumu inceleyerek, zeminlerinde gözle görülür çökmeler meydana geldiğini tespit etti. Can güvenliğini ön planda tutan yetkililer, iki binada toplam 20 dairenin acilen boşaltılmasına karar verdi.
Tahliye işlemleri sırasında bina sakinlerinin kısa süreliğine kontrollü şekilde evlerine girip kişisel eşyalarını almalarına izin verildi. Ekipler, olası bir facianın önüne geçmek için binaların bulunduğu sokağın tamamını güvenlik şeridiyle kapattı. Sokak, hem araç trafiğine hem de yaya geçişine tamamen kapatılarak bölgedeki riskli alan izole edildi.
Belediye ekipleri, binaların mevcut yapısal durumunu netleştirmek amacıyla sabah saatlerinden itibaren detaylı teknik incelemelere başlayacak. Bu incelemeler, tahliye edilen sakinlerin evlerine ne zaman dönebileceklerini veya binaların güçlendirme yapılıp yapılamayacağını belirleyecek. Yapılacak olan teknik rapor, hem inşaat firmasının sorumluluğunu hem de binaların akıbetini ortaya koyacak.
Temel kazısı yapılan inşaat alanı ile ilgili alınacak olan tedbirlerin sadece tahliye edilen iki bina ile sınırlı kalmayacağı, bölgedeki diğer yapıların da gözlemleneceği aktarıldı. İnşaatın ruhsatı ve yapılan kazı çalışmasının standartlara uygunluğu hakkında da soruşturma sürecinin devam etmesi bekleniyor. Olay yerindeki güvenlik önlemleri, teknik ekiplerin inceleme raporları açıklanana kadar sürecek.
AI YORUMU
Şehir merkezindeki yoğun yapılaşma alanlarında gerçekleştirilen her türlü temel kazısı, istinat duvarlarının doğru mühendislik hesaplarıyla desteklenmesini zorunlu kılıyor. 20 dairenin boşaltılmasına yol açan bu olay, denetimlerin yalnızca kağıt üzerinde değil, sahada da anlık olarak yapılması gerektiğini gösteriyor. Özellikle bitişik nizamdaki binaların bulunduğu mahallelerde, inşaat firmalarının sorumluluğu çok daha yüksek düzeyde olmalı. Teknik inceleme raporunun sonuçları, benzer çalışmalar için uyarıcı bir örnek teşkil edecektir.
Tokat Merkez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi için dört yıldır atıl duran alanda çelik konstrüksiyonlu yeni kampüs çalışmaları başladı. Toplam 13 bin metrekarelik alanda yükselen proje, depreme dayanıklı modern yapısıyla dikkat çekiyor.
Dört yıl atıl kalan 13 bin metrekarelik alanda yeni kampüs kuruluyor.
İnşaat çalışmaları 17 Kasım 2025 tarihinde yapılan ihale sonrasında hız kazandı.
Yeni kampüs bir eğitim ve iki ayrı atölye binası olmak üzere üç bloktan oluşacak.
Tokat Merkez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin uzun süredir boş kalan eski kampüs alanı, yeni bir eğitim kompleksiyle yeniden ayağa kalkıyor. Depreme karşı dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan eski binaların ardından başlatılan projede, modern mühendislik teknikleri tercih edildi. Yaklaşık dört yıl boyunca atıl vaziyette bekleyen arazi, yeni yatırımla birlikte öğrencilerin kullanımına hazırlanıyor.
Yürütülen çalışmalar kapsamında en dikkat çeken tercih, binaların tamamının çelik taşıyıcı sistemle örülmesi oldu. Yapıların güvenliğini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan bu yöntem sayesinde, uzun ömürlü ve sağlam bir eğitim yuvası hedefleniyor. Temel kazı çalışmalarının başlamasıyla birlikte sahadaki hareketlilik de hız kazandı.
Toplam 13 bin metrekarelik geniş bir araziye yayılan yeni kampüs yerleşkesi, üç ayrı bloktan meydana gelecek. Projede bir ana eğitim binası ile iki farklı atölye binası yer alacak. Bu sayede öğrenciler, teorik derslerini modern dersliklerde dinlerken, mesleki uygulamalarını ise doğrudan bu yeni atölyelerde yapma imkanı bulacak.
Gerçekleştirilen ihale sürecinin ardından sahadaki inşaat faaliyetleri planlanan takvime uygun şekilde ilerliyor. Sekiz ay önce başlatılan temel kazı çalışmalarıyla somutlaşan süreç, tamamlandığında şehrin mesleki eğitim altyapısına güçlü bir ivme kazandıracak. Yeni yapılar hem fiziki imkanları artıracak hem de güvenli bir öğrenim ortamı sunacak.
AI YORUMU
Eski yapıların ortadan kalkmasının ardından geçen dört yıllık uzun bekleyiş, mesleki eğitim kalitesinin artırılması adına hızlı bir hamleyle telafi edilmeliydi. On üç bin metrekarelik geniş bir alana yayılan yeni çelik konstrüksiyonlu üç blok, öğrencilerin hem teorik hem de pratik ihtiyaçlarını aynı anda karşılayacak kapasiteye sahip. Özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde geleneksel betonarme yerine çelik sistemlerin tercih edilmesi, gelecekte yaşanabilecek olası risklere karşı güvenli bir standart oluşturuyor. Eski binanın yıkılmasıyla oluşan kapasite kaybı, bu yeni yatırım sayesinde eski seviyesinin üzerine çıkacaktır.
Adana genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında altı farklı ilçedeki toplam elli dört köyde hak sahipleri için kalıcı konutlar inşa edilecek. Proje dahilinde kırsal bölgelerdeki depremzedelerin barınma ihtiyacını karşılamak üzere toplam doksan dört bağımsız konut yapılması planlanıyor.
Adana'nın 6 farklı ilçesindeki 54 köyde toplam 94 deprem konutu inşa edilecek.
Kırsal kesimde yaşayan afetzedelerin barınma şartlarını iyileştirmek için hazırlıklar tamamlandı.
Belirlenen yerleşim yerlerinde evlerin yapımına kısa süre içinde başlanması bekleniyor.
Türkiye genelinde süren afet konutu hamlesi kapsamında Adana'da da somut adımlar atılmaya devam ediliyor. Yetkili birimlerin yaptığı planlamalar doğrultusunda, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların güvenli yuvalara kavuşması hedefleniyor. Bu kapsamda il genelindeki altı farklı ilçede yer alan toplam elli dört köy çalışma alanı olarak belirlendi.
Yürütülecek projelerle birlikte bölge halkının uzun vadeli barınma sorununa kalıcı çözümler üretilmesi amaçlanıyor. Belirlenen köylerde inşa edilecek konut sayısı ise toplamda doksan dört olarak açıklandı. Mühendislik ve altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından şantiyelerin kurularak yapım aşamasına geçileceği bildirildi.
Deprem felaketinden etkilenen kırsal bölgelerdeki yaşam koşullarının normalleştirilmesi için yerel dinamikler de sürece dahil ediliyor. Hak sahiplerinin tespiti ve en uygun yerlerin seçilmesi hususunda titizlikle yürütülen incelemeler son aşamaya geldi. Konutların mimari yapısının bölgenin coğrafi koşullarına ve yerel dokusuna uyumlu şekilde tasarlandığı kaydedildi.
Tamamlanacak olan afet konutlarının, bölge halkına modern ve güvenli yaşam alanları sunması bekleniyor. İnşa süreçlerinin planlanan takvime uygun şekilde ilerlemesi halinde, evlerin hak sahiplerine aşamalı olarak teslim edileceği öngörülüyor. Yetkililer, çalışmaların her aşamasını yakından denetleyerek sürecin sorunsuz ilerlemesini sağlıyor.
AI YORUMU
Kırsal bölgelerde hayata geçirilen bu tür kalıcı konut projeleri, afet sonrası toplumsal toparlanmanın hızlanmasında belirleyici bir rol üstleniyor. Merkez ilçelerin yanı sıra kırsal mahallelere de eşit düzeyde hizmet götürülmesi, bölgesel göç hareketlerinin dengelenmesi açısından oldukça mühim bir adım teşkil ediyor. Belirlenen doksan dört konutluk sayı, tüm yaraları sarmak için tek başına yeterli olmasa da özellikle en dezavantajlı yerleşimlerde hayati bir rahatlama sağlayacaktır. Projenin zamanında tamamlanmaması durumunda kırsaldaki geçici barınma sorunlarının kronikleşme riski taşıdığı unutulmamalıdır.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Özcan Özen, kentteki yapı stokuna dair uyarılarda bulundu. Özellikle 2018 öncesi inşa edilen binalar ile İlkadım ilçesindeki yoğun yapılaşmanın olası depremlerde riski artırdığı vurgulandı.
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 yılında yürürlüğe girdi.
2000 öncesi binalarda nervürsüz demir ve düşük beton kalitesi görülüyor.
İlkadım ilçesindeki yoğun yapılaşma olası deprem riskini yükseltiyor.
Samsun genelindeki yapı stokunun güncel durumu ve kentin olası bir afete hazırlık seviyesi, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi tarafından masaya yatırıldı. Şube Başkanı Özcan Özen, risklerin azaltılması adına yapı denetim mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini belirtti. Riskli yapıların tespit edilip kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, kentin geleceği açısından elzem görünüyor.
Mevcut düzenlemelerin gelişim sürecine değinen Özen, 2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin önemine işaret etti. Bu metnin temel gayesinin güvenli yapılar tasarlamak olduğunu hatırlatan uzman isim, daha önce 2007 yönetmeliğinin uygulandığını aktardı. Uluslararası standartlar baz alınarak hazırlanan kuralların sahasında eksiksiz uygulanabilmesi için sıkı bir denetime ihtiyaç duyuluyor.
Geçmiş depremlerde yaşanan yıkımların nedenlerine dikkat çeken Özen, 2000 yılı öncesi yapım tekniklerindeki hatalara işaret etti. Kahramanmaraş merkezli felaketlerde de görülen nervürsüz demir kullanımı ve zayıf beton kalitesinin Samsun'daki eski yapılarda da risk yarattığı ifade edildi. Sürecin yalnızca inşaat mühendisliğiyle değil, tüm ilgili disiplinlerin ortak çalışmasıyla yürütülmesi isteniyor.
Samsun'un ilçe bazındaki risk dağılımına bakıldığında özellikle İlkadım ilçesi öne çıkıyor. Bölgedeki yapılaşma yoğunluğunun yanı sıra 2018 yönetmeliğinden önce inşa edilmiş binaların fazlalığı dikkat çekiyor. Yetkililer, afet öncesinde bu binaların envanterinin çıkarılması ve zemin özellikleriyle birlikte bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini savunuyor.
AI YORUMU
Yapı stoğunun dönüşümü, afet anındaki can kayıplarını önlemek için ertelenemez bir zorunluluktur. 2000 yılı öncesi standartlarda inşa edilen binaların barındırdığı nervürsüz demir ve düşük beton kalitesi, olası bir sarsıntıda yıkım ihtimalini katlıyor. İlkadım gibi yoğun nüfuslu ve eski yapılaşmanın baskın olduğu bölgelerde yaşayan vatandaşlar için risk doğrudan artıyor. Yerel yönetimlerin, 2018 yönetmeliği öncesi binaların envanterini tamamlayıp denetimleri sıkılaştırmaması durumunda, yaşanabilecek felaketlerin faturası çok ağır olacaktır.