Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Bayburt Dede Korkut Yurdu depreme karşı güçlendiriliyor
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Adem · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Bayburt'taki Dede Korkut Öğrenci Yurdu'nun yapısal güvenliğini artırmak amacıyla kapsamlı bir teknik komisyon toplantısı düzenlendi. İnşaat ve Emlak Müdürlüğü koordinasyonundaki çalışmayla yurdun depreme dayanıklılığı artırılacak.
Öne çıkanlar
Bayburt İnşaat ve Emlak Müdürlüğü yurdu güçlendirme projesini başlattı.
İl Özel İdaresi ile Çevre ve Şehircilik uzmanları teknik analiz yaptı.
Proje öğrencilerin güvenli bir ortamda barınması için titizlikle yürütülecek.
Haberin Detayı
Bayburt genelinde öğrenci yurtlarının depreme karşı hazırlık süreçleri hız kazandı. Bu kapsamda İnşaat ve Emlak Müdürlüğü öncülüğünde Dede Korkut Öğrenci Yurdu için özel bir komisyon bir araya geldi. Gerçekleştirilen oturumda, mevcut yapının dayanıklılığını artıracak projenin tüm teknik detayları masaya yatırıldı.
Toplantıya İnşaat ve Emlak Şube Müdürü Adem Saka liderlik etti. Çalışmalara Bayburt İl Özel İdaresi bünyesindeki uzmanlar ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü'nde görev yapan mimar ve mühendisler katıldı. Uzman kadro, binanın mevcut durumunu inceleyerek en güvenli ve verimli uygulama yöntemlerini tartıştı.
Yürütülecek güçlendirme faaliyetlerinin temel amacı, öğrencilerin konakladığı alanların güvenlik standartlarını en üst seviyeye taşımak. Mühendislik ekipleri, binanın zemin ve taşıyıcı sistem analizlerini detaylıca değerlendirdi. Planlanan adımların hayata geçmesiyle birlikte yapı, olası sarsıntılara karşı çok daha dirençli bir konuma gelecek.
Yetkililer, projenin her aşamasının titizlikle takip edileceğini ve barınma kalitesinden ödün verilmeden sürecin tamamlanacağını vurguladı. Yapılacak takviyeler sayesinde öğrencilerin eğitim dönemlerini huzurlu ve güvenli bir yapıda sürdürmesi sağlanacak.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Kamu binalarının depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi, olası afet senaryolarında can kayıplarının önüne geçmek için atılacak en net adımdır. Bayburt'taki bu teknik girişim, özellikle toplu yaşam alanlarında güvenliğin standart bir prosedür olmaktan çıkıp öncelikli bir zorunluluk haline geldiğini gösteriyor. Öğrenci yurtları gibi binlerce gencin aynı anda kaldığı yapılar için yapılan her mühendislik yatırımı, riskleri minimuma indirme potansiyeli taşıyor. Eğer bu tür güçlendirme projeleri zamanında ve eksiksiz tamamlanırsa, afet anındaki panik ve zarar büyük ölçüde engellenmiş olur.
Kaynak:
Bayburt Haber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul Kadıköy'de devam eden bir inşaat çalışması sırasında kaldırımdaki vinç dengesini yitirerek devrildi. Devrilen ağır iş makinesi bölgedeki on bir katlı bir apartmana çarparak maddi hasara yol açtı.
İstanbul Kadıköy'de inşaat sahasındaki vinç devrildi
Devrilen iş makinesi on bir katlı binaya çarptı
Olayda kaldırımdaki inşaat çalışması sırasında kaza meydana geldi
İstanbul'un merkezi noktalarından biri olan Kadıköy'de yürütülen bir inşaat faaliyeti sırasında beklenmeyen bir kaza yaşandı. Çalışma alanının hemen yanında konumlandırılan ağır tonajlı vinç, henüz belirlenemeyen bir sebeple devrilme tehlikesi geçirerek kontrolden çıktı.
Kaldırım üzerinde bulunan ve operasyon yürüten dev iş makinesi, dengesini tamamen kaybederek metrelerce yükseklikteki binaların bulunduğu alana doğru devrildi. Şans eseri daha büyük bir facianın eşiğinden dönülen olayda vinç, doğrudan on bir katlı bir apartmanın cephesine çarptı.
Çarpmanın etkisiyle apartmanın belirli bölümlerinde hasar meydana gelirken, çevredeki vatandaşlar büyük panik yaşadı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, bölgede güvenlik önlemleri alarak inceleme başlattı ve vinç kaldırma çalışmalarına odaklandı.
Yoğun nüfusa sahip bir bölgede gerçekleşen bu kaza, inşaat sahalarındaki güvenlik önlemlerinin ve iş makinelerinin konumlandırılmasının ne kadar dikkat gerektirdiğini bir kez daha hatırlattı. Yetkililer olayla ilgili soruşturma yürütürken, binada oluşan hasarın tespiti için çalışmalar sürüyor.
AI YORUMU
Şehir içi inşaatlarında kullanılan ağır iş makinelerinin yerleşimi, çevre güvenliği açısından sıfır hata payıyla planlanmalıdır. Kadıköy'deki olay, on bir katlı bir binanın hedef olabileceği kadar riskli alanlarda denetimlerin artırılması gerektiğini gösteriyor. Benzer operasyonlar sırasında alınmayan önlemler, doğrudan çevredeki yayaların ve mülk sahiplerinin can güvenliğini tehdit eder. Eğer bu tür kaldırım üzeri çalışmalar sıkı saat aralıklarına bağlanmazsa, benzer kazaların yaşanması kaçınılmaz hale gelecektir.
Türkiye'nin Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlattığı büyük yeniden inşa süreci, Rusya'nın köklü medya kuruluşlarından Komsomolskaya Pravda tarafından detaylı şekilde haberleştirildi. Dijital platformda geniş yer bulan çalışmalarda konutlardan altyapıya kadar pek çok alan ele alındı.
KP.ru platformu, 15. günde temeli atılan kalıcı konutları ve 45. günde teslim edilen köy evlerini manşetine taşıdı.
Çalışmalarda 200 bin civarında mimar, mühendis ve işçi görev alarak saatte 23 konut yapım hızına ulaştı.
Japonya'nın finansman desteğiyle Hatay ve Kahramanmaraş'ta enkaz dönüşüm pilot tesisleri kuruldu.
Kahramanmaraş merkezli sarsıntıların ardından başlatılan kapsamlı ihya ve inşaat seferberliği, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda sürdürülen faaliyetler, Rusya medyasının da öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Yüz yılı aşkın süredir yayın yapan Komsomolskaya Pravda, internet sitesi üzerinden aktardığı dosya haberde sürecin ulaştığı boyutları okuyucularına aktardı.
Paylaşılan bilgilere göre yürütülen faaliyetler yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmayıp ticaret merkezleri, eğitim kurumları ve altyapı ağlarını da kapsıyor. Sürecin ilk aşamalarında hızla harekete geçilerek 15. günde ilk kalıcı konutların temelleri atılırken kırsal alandaki ilk köy evleri 45. günde hak sahiplerine verildi. Genişleyen şantiye ağı sayesinde 174 farklı bölgede toplam 3 bin 481 ayrı noktada eş zamanlı inşaat faaliyeti icra edildi.
Yaklaşık 200 bin mühendis, mimar ve şantiye emekçisinin ter döktüğü projelerde, yoğun dönemeçte saatte 23 ila günde 550 konut inşa etme kapasitesi yakalandı. Malatya İkizce, Adıyaman İndere, Hatay Dikmece ve Kahramanmaraş Altınova gibi bölgeler adeta sıfırdan kurulan uydu şehirlere dönüştü. Bununla birlikte Hatay'da Tarihi Uzun Çarşı, Kurtuluş Caddesi, Meclis binası ve Asi Nehri çevresi gibi simge noktalar tarihi dokusuna uygun biçimde yeniden ele alındı.
Bölgesel altyapı yatırımları kapsamında 11 il genelinde içme suyu, yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarını içeren 11 bin kilometreden uzun şebeke yenilendi. İskenderun sahilinde ise 3,5 kilometrelik kıyı şeridi ile 303 bin metrekarelik alan halkın kullanımına yönelik olarak yeniden düzenlendi. Öte yandan enkaz kaldırma çalışmalarına paralel olarak kurulan geri dönüşüm tesisleri de dikkat çeken bir başka detay oldu.
Japonya hükümetinin sağladığı 4,83 milyon dolarlık finansal destekle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve bakanlık iş birliğinde Hatay ile Kahramanmaraş'ta iki pilot tesis faaliyete geçirildi. Temin edilen üç mobil kırma ünitesi sayesinde tehlikeli malzemeler ayrıştırılarak beton atıkları yol temeli ve kaldırım taşı üretiminde yeniden değerlendiriliyor. Sadece Hatay'daki tesis saatte yaklaşık 500 ton malzeme işleme kapasitesiyle sürece katkı sunuyor.
AI YORUMU
Uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye'deki yeniden inşa sürecini bu denli kapsamlı incelemesi, milyarlarca dolarlık altyapı ve konut hamlesinin sınır ötesindeki yankılarını net biçimde gösteriyor. Yaklaşık 200 bin çalışanın görev aldığı ve saatte 23 konut üretilebilen böylesine devasa bir şantiye organizasyonu, dünya genelindeki benzer afet sonrası operasyonlarla kıyaslandığında eşine az rastlanır bir lojistik kapasite ortaya koyuyor. Özellikle enkaz dönüşüm tesislerinin kurulması, sadece barınma değil aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da kritik bir eşiğin aşıldığını doğruluyor.
Pendik Ahmet Yesevi Mahallesi'nde yoğun yağışın ardından dokuz katlı bir binanın önündeki inşaat alanında toprak kayması yaşandı. Olay yerine sevk edilen ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
Pendik Ahmet Yesevi Mahallesi Baysal Sokak'ta toprak kayması yaşandı.
Dokuz katlı apartman sakinleri güvenlik amacıyla tahliye edildi.
Yağmur sularının etkisini azaltmak için zeminde örtüleme çalışması yapıldı.
İstanbul'un Anadolu yakasındaki Pendik ilçesinde yaşanan toprak kayması bölgede endişe yarattı. Ahmet Yesevi Mahallesi Baysal Sokak üzerinde yer alan dokuz katlı bir sitenin hemen önündeki inşaat sahasında, akşam saatlerinde ani bir hareketlilik gözlendi.
Bölgede etkili olan sağanak yağışların toprağın yapısını yumuşatması sonucu, sitenin bahçe sınırına yakın kesimde kayma meydana geldi. Durumu erken fark eden site sakinleri hızlıca yetkili mercilere haber vererek olası bir facianın eşiğinden dönülmesini sağladı.
İhbarın ardından hızla hareket eden polis, zabıta ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ekipleri kısa sürede adrese intikal etti. Ekipler bina çevresini güvenlik şeridiyle çevirerek giriş ve çıkışları kapattı, ardından tedbir amaçlı tahliye işlemlerini başlattı.
Tahliye edilen vatandaşlar güvenli alanlara yönlendirilirken teknik ekipler zemin güvenliğini artırmak için çalışma başlattı. Yağmur sularının toprağa sızarak kaymayı tetiklemesini durdurmak amacıyla inşaat alanının zeminine koruyucu örtüleme uygulandı.
AI YORUMU
Dokuz katlı bir binanın hemen önündeki inşaat sahasında yaşanan bu olay, kent içi yapılaşmalarda zemin etütlerinin ve yağmur suyu yönetiminin hayati derecede ne kadar elzem olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Benzer coğrafi risklerin barındığı bölgelerde, özellikle sonbahar ve kış aylarındaki aşırı yağışlar öncesi hafriyat alanlarının denetlenmesi can güvenliği açısından büyük önem arz ediyor. Yerel yönetimlerin ve müteahhitlerin bu tür şantiyelerde geçici tedbirlerle yetinmeyip kalıcı istinat önlemleri alması şarttır.
İnşaat Mühendisi Defne Muratoğlu, artan maliyetler sebebiyle yapılarda tasarrufa gidilirken güvenlikten taviz verilmemesi gerektiğini açıkladı. Taşıyıcı sistem, malzeme ve denetimden yapılan kesintilerin deprem güvenliğini riske attığını belirten Muratoğlu, doğru mühendislikle hem ekonomik hem güvenli yapıların üretilebileceğini söyledi.
Malzeme kalitesi, işçilik ve denetimden yapılan kısıntılar deprem güvenliğini doğrudan tehlikeye atıyor.
Doğru mühendislik hesaplamalarıyla hem bütçe dostu hem dayanıklı yapılar inşa edilebilir.
İnşaat sektöründe yükselen girdi maliyetleri üreticileri tasarruf odaklı planlamalara yönlendirirken, yapılan tercihlerin bina sağlamlığına doğrudan yansıdığı belirtiliyor. İnşaat Mühendisi Defne Muratoğlu, bütçeyi kontrol altında tutma arayışının yapıların deprem dayanımını zayıflatacak tavizlere dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Doğru bir mühendislik yaklaşımıyla hem ekonomik hem de sarsıntılara dayanıklı binaların inşa edilebileceğini söyleyen Muratoğlu, tasarruf kavramı ile kaliteden ödün vermenin birbirine karıştırılmaması gerektiğini dile getirdi.
Yapıların deprem karşısındaki mukavemetinde taşıyıcı sistemin birincil role sahip olduğunu vurgulayan Muratoğlu, bütçe kaygılarının hiçbir koşulda güvenliğin önüne geçemeyeceğini kaydetti. Kolon, kiriş ve temel unsurlarını kapsayan bu kısımlarda yapılan hatalı kesintilerin olası bir afette telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini anlatan Muratoğlu, maliyetlerin azaltılması sürecinde temel mühendislik ilkelerinden asla sapılmaması gerektiğini bildirdi.
Bina güvenliğinin temelde üç sacayağına dayandığına işaret eden Muratoğlu; malzeme seçimi, uygulama işçiliği ve bağımsız yapı denetiminin hayati değerde olduğunu vurguladı. Maliyeti düşürmek adına kalitesiz malzeme kullanılması, tecrübesiz işçilikle yetinilmesi ya da denetim mekanizmalarının gevşetilmesinin can güvenliğini doğrudan tehlikeye sokacağını belirten Muratoğlu, teknik kriterlere tam uyum sağlanarak da bütçe dengesinin korunabileceğini sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Defne Muratoğlu'nun işaret ettiği taşıyıcı sistem ve denetim hassasiyeti, enflasyonist baskı altındaki sektörün ilk vazgeçtiği noktaların aslında en ölümcül tercihler olduğunu gösteriyor. Betondan, demirden ya da usta işçiliğinden kısılan harcamalar, olası bir sarsıntıda doğrudan bina çökmesine ve can kayıplarına kapı aralıyor. Konut alıcılarının lüks kaplamalar yerine statik projeleri ve denetim tutanaklarını sorgulayan bilinçli bir tüketici refleksi geliştirmesi gerekiyor.