Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
İsrail'de 27 Ekim seçimleri öncesi iki blok da çoğunluktan uzak
•1 dk okuma
Paylaş
HDünya
Fotoğraf: AA Güncel
Özet
İsrail genel seçimlerine sayılı günler kala yayımlanan anketler, hiçbir siyasi bloğun hükümet kurmak için gereken 61 sandalye eşiğine ulaşamayacağını gösteriyor. Siyasi krizin derinleştiği ülkede koalisyon belirsizliği devam ediyor.
Öne çıkanlar
İsrail'de 120 sandalyeli meclis için 38 parti ve ittifak yarışıyor.
İktidar bloğu anketlerde 48 ila 51 sandalye aralığına geriledi.
Muhalefet bloku 54-55 milletvekili çıkararak salt çoğunluğun gerisinde kalıyor.
Haberin Detayı
İsrail genel seçimlerine hazırlanan ülkede kamuoyu yoklamaları derin bir koalisyon krizine işaret ediyor. Gazze, Lübnan ve Suriye hattındaki çatışmaların gölgesinde yapılacak oylama için 7,3 milyon seçmen sandık başına gidecek. Otuz sekiz yıl aradan sonra ilk kez yasal süresini dolduran meclis seçimlerinde toplam 38 parti ve ittifak meclise girmek için mücadele veriyor.
Yüzde 3,25 seçim barajının uygulandığı 120 sandalyeli parlamentoda hükümet kurabilmek için 61 milletvekili desteği gerekiyor. Son araştırmalar Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağ koalisyonun büyük oy kaybı yaşadığını ortaya koyuyor. İktidar bloğundaki partilerin toplam gücü 51 milletvekiline düşerken, bazı anketlerde bu sayının 48'e kadar gerilediği görülüyor.
Muhalefet kanadında ise durum iktidardan çok farklı görünmüyor ve blok 54 ile 55 sandalye arasında seyrediyor. Başbakanlık anketlerinde katılımcıların tercihleri muhalefet adaylarından yana ağırlık koysa da hiçbir taraf tek başına salt çoğunluğa erişemiyor. Mecliste 14 sandalye kazanması beklenen Arap partilerinin tutumu, kurulabilecek olası hükümetler için kilit konumda bulunuyor.
İki ana kutbun da çoğunluğu sağlayamaması durumunda yasal takvim işlemeye başlayacak. Resmi sonuçların açıklanmasının ardından cumhurbaşkanının görevlendireceği adayın 28 günlük yasal sürede koalisyon protokolünü tamamlaması gerekecek. Bu süreçte çoğunluk sağlanamazsa meclis kendini feshedecek ve ülke yeniden seçime gitmek zorunda kalacak.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
İki ana siyasi kutbun da 61 sandalyelik eşiğin gerisinde kalması, İsrail siyasetini kırılgan azınlık hükümetlerine veya yeni bir erken seçim dalgasına mahkum ediyor. 2022'de iktidar olan sağ bloğun erimesine karşılık muhalefetin de tek başına iktidar kuramayacak olması, Arap partilerinin desteğini zorunlu kılıyor. Siyonist partilerin bu ortaklığa yanaşmaması durumunda ülke uzun süreli bir siyasi kilitlenme süreciyle karşı karşıya kalacak.
Kaynak:
AA Güncel
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
İsrail'in yaklaşan genel seçimi yönetim kademesini değiştirebilir fakat Tahran'a yönelik stratejide bir kırılma yaratmayacak. Güvenlik politikaları ve askeri caydırıcılık eksenli yaklaşım, siyasi değişimlere rağmen aynı çizgide kalmaya devam edecek.
7 Ekim 2023 saldırıları ve sonrasındaki bölgesel savaşlar İsrail'in güvenlik yaklaşımını sertleştirdi.
Analistler Netanyahu'nun sağ koalisyon desteğiyle İran'a karşı askeri hamleleri artırabileceğini belirtiyor.
Siyasi sınıfın ortak stratejik bakış açısı nedeniyle geniş kapsamlı bir politika değişikliği beklenmiyor.
İsrail'de önümüzdeki hafta yapılması planlanan genel seçimler, ülkenin en tepesindeki ismi koltuğundan edebilir ancak Tahran yönetimine karşı izlenen stratejik hat üzerinde herhangi bir yumuşama yaratmayacak. Bölgesel güvenlik dengeleri, son dönemde yaşanan çatışmaların ardından çok daha katı bir zemine oturmuş durumdadır. Siyasi partiler arasındaki olası değişimler, ülkenin dış politika ve savunma doktrininin ana eksenini sarsacak nitelikte görünmüyor.
Güvenlik politikalarının şekillendiği temel varsayımlar, 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas'ın güneydeki yerleşimlere gerçekleştirdiği baskınlar ve ardından Gazze, Lübnan ile İran hattında patlak veren savaşlar sonucunda oldukça sert bir karakter kazandı. Uzmanlar, seçim sonuçlarından bağımsız olarak güvenlik konseptinin daha da katılaşabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle mevcut liderin sağcı koalisyon ortaklarından alacağı destekle birlikte, Tahran'a yönelik askeri baskıyı artırma eğiliminde olabileceği ifade ediliyor.
Seçim süreci aynı zamanda Orta Doğu'daki çatışma dinamiklerinin kalıcı bir hal alıp almadığını gösteren bir test niteliği taşıyor. Bölgedeki köklü anlaşmazlıklar çözümsüz kalmaya devam ederken, askeri operasyonlar belirli aralıklarla yoğunlaşıp hafifliyor. İsrail'in askeri bürokrasisi ve siyasi elitleri, İran ile mücadeleyi ve askeri caydırıcılığı ulusal güvenliğin merkezine yerleştiren ortak bir perspektifi paylaşıyor. Bu durum, iktidara kim gelirse gelsin dış politika çizgisinde büyük çaplı bir sapmaya alan bırakmıyor.
Seçim sandığından çıkacak sonuçlar iç siyasette bazı koalisyon dengelerini ve liderlik koltuğundaki isimleri değiştirebilecek güce sahip olsa da, dış ilişkilerdeki askeri ve stratejik kararların omurgası korunacak. Batı Şeria'daki uygulamaların sıkılaştırılması ve diplomasi yerine askeri seçeneklerin öncelenmesi gibi başlıklar, ülkenin güvenlik mekanizmasında konsensüsle desteklenmeye devam ediyor. Böylece seçimler, lider profillerini yenilese dahi devlet politikasının yönünü dönüştürecek bir eşik oluşturmuyor.
AI YORUMU
İsrail siyasetindeki olası liderlik değişimlerinin dış politikada köklü bir yumuşama getirmeyeceği, 7 Ekim 2023 sonrasında netleşen güvenlik eksenli stratejiden anlaşılıyor. Güvenlik bürokrasisinin ve siyasi sınıfların ortak askeri caydırıcılık vizyonu, iktidar kimin elinde olursa olsun sert çizgilerin korunacağını gösteriyor. Bu tablo, bölgesel risklerin devam edeceğini ve diplomatik kanalların uzun süre kapalı kalabileceğini işaret ediyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, geçmiş dönemlerdeki esneklik alanı artık tamamen ortadan kalkmış durumdadır.
İsrail Başbakanı Netanyahu, Ankara ile bir çatışma hedeflemediğini fakat ülkesinin güvenlik zorunlulukları gerektirdiği takdirde geri durmayacağını söyledi. Lider ayrıca 27 Ekim seçimleri öncesinde çeşitli cephelerde eylem hazırlığı yapıldığına dair istihbarat aldıklarını duyurdu.
Netanyahu, Türkiye ile çatışma arayışında olmadığını fakat güvenlik gerekirse kaçınmayacağını belirtti.
İsrail Başbakanı, 27 Ekim'deki seçimler öncesinde dış unsurlardan eylem gelebileceği istihbaratını paylaştı.
İstihbarat birimlerinin elde ettiği veriler doğrultusunda olası eylemlere karşı hazırlık yapıldığı vurgulandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, son dönemde gündeme gelen Türkiye ile olası bir askeri gerilim ihtimaline ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan lider, iki ülke arasında doğrudan bir çatışma ortamı yaratmak istemediğini açık bir dille ifade etti.
Buna karşın devlet güvenliğinin gerektirdiği durumlarda her türlü adımı atabileceğini belirten Netanyahu, benzer önleyici operasyonları başka bölgelerde de hayata geçirdiklerini hatırlattı. Hizbullah ve İran gibi aktörlere karşı geçmişte devreye soktukları tedbirleri örnek gösteren başbakan, bu tür stratejilerin nasıl uygulanacağına dair detay vermekten kaçındı.
Röportaj sırasında ülkesinde yapılacak seçimlere de değinen siyasetçi, sandık sürecinin dış müdahalelerle hedef alınabileceğini öne sürdü. Önümüzdeki günlerde farklı cephelerden gelebilecek eylemlere karşı Genelkurmay Başkanlığı ve istihbarat servislerinin uyarıda bulunduğunu dile getirdi.
Mossad ve diğer güvenlik birimlerinden gelen istihbarat raporlarını titizlikle incelediklerini belirten Netanyahu, olası senaryolara karşı savunma hatlarını güçlendirdiklerini kaydetti. Seçim arifesinde yaşanabilecek hareketlilikler karşısında hazırlıklı olduklarının altını çizdi.
AI YORUMU
İsrail yönetiminin bölgesel güvenlik argümanlarını önleyici operasyonlarla genişletmesi, diplomatik kanallardaki gerilimi tırmandıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Seçim takviminin yaklaşmasıyla birlikte yapılan bu tür açıklamalar, dış politika dengelerini iç siyasetin merkezine taşıyor. Uzmanlar, bu stratejinin komşu ülkelerle olan diplomatik zeminleri tamamen ortadan kaldırabileceği uyarısında bulunuyor. Önleyici saldırı doktrininin fiilen uygulanması, önümüzdeki dönemde yaşanabilecek olası krizlerin şiddetini artırma potansiyeli taşıyor.
İsrail siyasetinin önde gelen isimlerinden Benny Gantz, yaklaşan genel seçimlere sekiz gün kala adaylıktan çekildiğini açıkladı. Mavi-Beyaz Partisi lideri olan Gantz, anketlerde barajın altında kalmasına rağmen daha önce yarışta kalacağını savunuyordu.
Mavi-Beyaz Partisi lideri Benny Gantz, 27 Ekim seçimlerinden çekildi.
Anketlerde partisinin sürekli baraj altında kaldığı ifade ediliyordu.
Gantz, ülkeyi korumak ve felaketleri önlemek için birlik mücadelesi süreceğini belirtti.
Siyasetçi, 27 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek olan genel seçimlerde artık yarışmayacağını kamuoyuna duyurdu.
Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığı bilgilere göre Gantz, önümüzdeki seçim sürecinde aday olmayacağını, ancak ülkeyi dış ve iç tehditlere karşı korumak adına birlik mücadelesine devam edeceğini dile getirdi. Bu adımın yeni felaketleri önlemek için tek yol olduğunu savundu.
Başbakan Binyamin Netanyahu karşıtı blokta konumlanan Gantz, kamuoyu yoklamalarında partisinin oy oranının seçim barajının altında görünmesine karşın yalnızca bir hafta önce sonuna kadar yarışta kalacağını iddia etmişti. Ancak eylül ayındaki konuşmalarında, anketlerin baraj altında kalınacağını göstermesi durumunda son hafta çekilebileceğinin sinyallerini vermişti.
Seçim yarışından çekildiğini açıklayan siyasetçinin konuyla ilgili olarak bu akşam kapsamlı bir basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Bu gelişmeyle birlikte muhalefet cephesindeki dengelerin nasıl şekilleneceği ve oyların nasıl dağılacağı merak konusu olmaya devam ediyor.
AI YORUMU
Muhalefet kanadındaki bu ani geri çekilme kararı, Netanyahu karşıtı blokun oylarını konsolide etme çabasının karşılık bulmadığını ve anket gerçekliğinin sonunda siyasi stratejileri belirlediğini gösteriyor. Yüzde barajını aşamayacağı netleşen Mavi-Beyaz Partisi'nin lideri, oyların boşa gitmesini engellemek adına rasyonel bir hamle yaptı. Bu durum, seçim gecesi çıkacak sandalye dağılımında küçük partilerin oylarının büyük koalisyon hesaplarını doğrudan etkileyeceği bir senaryoyu öne çıkarıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, beş kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından Batı Şeria'nın tamamen kapatılmasını emretti. Genel seçimlere sayılı günler kala alınan bu karar, bölgedeki siyasi faaliyetlerin de askıya alınmasına yol açtı.
Batı Şeria'da beş kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından bölge kapatıldı.
İsrail Başbakanı Netanyahu, El Halil kentinde derhâl abluka uygulanmasını istedi.
27 Ekim'deki genel seçimler öncesi Likud partisinin tüm siyasi faaliyetleri iptal edildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'da beş kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı sonrasında sert güvenlik önlemleri alındığını duyurdu. Başbakanlık ofisinden paylaşılan bilgilere göre, söz konusu bölgede büyük çaplı bir eylemin son anda engellendiği ifade edildi. Bu gelişmeyle birlikte olay yerinin yakınındaki El Halil kenti için derhâl abluka uygulanması kararlaştırıldı ve Batı Şeria'nın tamamının kapatılması emredildi.
Önümüzdeki günlerde yapılacak olan genel seçimlere birkaç gün kala yaşanan bu olay, siyasi takvimi de doğrudan etkiledi. Netanyahu, partisinin bu sabah yapmayı planladığı bütün seçim çalışmalarını ve siyasi etkinlikleri durdurma talimatı verdi. Likud partisinden yapılan resmi açıklamada, Yehuda Kavşağı'ndaki ciddi saldırı nedeniyle tüm programların iptal edildiği bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı.
Güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarılırken, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de tartışma yaratacak bir çıkış yaptı. Aşırı sağcı bakan, mevcut durum karşısında Filistin Yönetimi'nin tamamen tasfiye edilmesi gerektiğini savundu. Ben-Gvir, bölgede yeni bir çatışma dalgasının önlenmesi için vakit kaybedilmeden harekete geçilmesi çağrısında bulundu.
AI YORUMU
Siyasi takvimin en hassas döneminde yaşanan bu tür güvenlik krizleri, sahadaki dengeleri doğrudan altüst ediyor. Seçimlere sayılı günler kala alınan kapatma kararları, bölgedeki tansiyonu tırmandırırken siyasi partilerin kampanya stratejilerini de tamamen değiştirmesine neden oluyor. Bu gerilimin yerel halkın günlük yaşamını ve bölgedeki ticari hareketliliği ne kadar süreyle aksatacağı belirsizliğini koruyor.