İngiliz rapçi IAMDDB, İsrail hükümetinin resmi hesabından paylaşılan yapay zeka görüntüsünde kendi izni olmadan kullanıldığı iddiasıyla tepki gösterdi. Sanatçı, kimlik ve sanat eserlerinin izinsiz kullanılmasına karşı duyarlı bir duruş sergiledi.
Öne çıkanlar
İslam hükümetinin sosyal medya hesabında yayınlanan videoda IAMDDB’nin izni olmadan görüntüsü kullanıldı
Sanatçı, kimlik ve görüntü haklarına saygı tanıyan bir mesaj yayımladı
Filistin desteğiyle siyasi mesajları eleştiren bir açıklama yaptı
Haberin Detayı
İngiliz rapçi IAMDDB, Angola kökenli bir isim olarak hem sanat hem de kişisel haklarına vurgu yaparak, İsrail hükümetinin resmi sosyal medya hesabından paylaşılan yapay zeka videosunda kendi görüntülerinin izinsiz kullanıldığını iddia etti.
Video, İsrail’in propaganda amaçlı bir X (eski Twitter) hesabında yayımlandı ve IAMDDB’nin rızası olmadan bir yapay zeka üretimiyle oluşturulan bir karakterin içinde yer aldı. Rapçi, bu durumun sanatçı kimliği ve kişisel haklarına açık bir saldırı olduğunu belirtti.
IAMDDB, açıklamasında "İsrail’in kimliğimi çaldığını” sözünü kullandı ve bu tür yapay zeka uygulamalarının sanatçıları yanlış yönlendirebileceği konusunda endişelerini ifade etti. Şarkıcı ayrıca, geçmişte İsrail’de konser verdiğini, ancak bu deneyimin onun siyasi görüşlerini şekillendirmediğini vurguladı.
Kapanışında ise "Filistin halkıyla birlikteyim" diyerek, savaş ve şiddet karşıtı bir tutumu tekrar etti. IAMDDB, izinsiz görüntü kullanımının sanatçı haklarına zarar verdiğini belirtilen bir çağrıda bulunarak, bu tür uygulamalara karşı dayanışma çağrısı yaptı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
IAMDDB’nin bu açıklaması, yapay zeka çözümlerinin kişisel haklara etkisini gündeme getiriyor. Sanatçıların dijital haklarını koruma çabaları, sosyal medyanın yeni zorluklarına ışık tutuyor. Bu durum, medya platformlarının içerik kontrolü konusunda yeniden düşünülmesini gerektiriyor.
Kaynak:
TRT Haber Son Dakika
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Elon Musk, robotik ve yapay zekanın ilerlemesiyle geleneksel para sisteminin yerini enerji, güç ve kütle gibi fiziksel büyüklüklerin alabileceğini açıkladı. Musk, çok gezegenli bir medeniyette ekonomik değerin fiziksel ölçütlerle tanımlanabileceğini öne sürerken, bu sistemin yeni ekonomik mekanizmalar gerektirebileceğini vurguladı.
Para birimlerinin gelecekte enerji, güç ve kütle gibi fiziksel ölçütlerle ölçüleceği savunuluyor.
Robotik ve yapay zekanın kaynak bolluğunu artırarak geleneksel para biriminin önemini azaltacağı düşünülüyor.
Fiziksel ölçütlerin tek başına ekonomik değeri yansıtmayacağı ve yeni bir değer karşılaştırma mekanizması gerekeceği belirtiliyor.
Musk’a göre, çok gezegenli bir medeniyetin ekonomik değerini ölçmek için bugündeki para birimlerinden farklı bir sistem benimsenmesi gerekir.
Musk, gelecekteki para birimlerinin güç, kütle ve enerji gibi temel fiziksel ölçütler üzerinden tanımlanacağını öne sürerek, “Para biriminin temel fizik ölçütleriyle ölçüleceğini düşünüyorum” dedi. Bu yaklaşım, mevcut ABD doları gibi çok yönlü ölçütlerin yerini alacak yeni bir ölçü birimi yaratabilir.
Ancak fiziksel büyüklüklerin tek başına ekonomik değeri tam olarak yansıtmayacağına dikkat çeken Musk, bu sistemin uygulanması için farklı kaynakların değerlerini karşılaştırabilecek yeni bir ekonomik mekanizmanın gerekliliğini vurguladı. Watt’ın gücü, kütle ise maddenin miktarını ölçerken, kıtlık ve piyasa talebini açıklamaz.
Musk ayrıca yapay zeka ve robotik teknolojilerin, ABD’nin 40 trilyon dolarlık ulusal borcunu yönetmede kritik rol oynayacağını belirtti. Otomasyon sayesinde harcamalarda kesinti yapmadan verimliliği artırmanın, borç sorununu çözmede en gerçekçi yol olabileceğini öne sürdü.
AI YORUMU
Musk’ın bu iddiası, finansal sistemin temel taşlarını yeniden düşünmemizi gerektiriyor. Fiziksel ölçütlerin ekonomik değerlere dönüşmesi, hem fırsat hem de zorluk barındırıyor. Bu yeni paradigma, teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte uzun vadeli bir dönüşümün habercisi olabilir.
Nvidia üst yöneticisi Jensen Huang, Berlin'deki buluşmada Avrupa'nın yapay zekâ altyapısını güçlendirmek adına modüler sistemleri tanıttı. Şirket, bölgedeki girişimlere son bir yılda milyarlarca dolarlık yatırım aktardı.
Nvidia, Avrupa girişimlerine geçen yıl 10 milyar dolar yatırım yaptı.
Dünya yapay zekâ bilgi işlem kapasitesinin yüzde 75'i ABD'de yer alıyor.
Almanya'da tütün vergisi artışı teknik hata yüzünden erken yansıtıldı.
Çip üretim devi Nvidia'nın lideri Jensen Huang, Berlin Tempodrom salonunda yatırımcılar ve yazılımcılarla bir araya geldi. Konuşmasında Avrupa kıtasının veri merkezi altyapısını hızla kurması gerektiğinin altını çizdi. Şirketin geliştirdiği modüler sistemlerin bu süreci büyük oranda hızlandıracağını belirtti.
Kıtanın yapay zekâ ekonomisinin hız kazandığını ifade eden Huang, nakliye konteynerine benzeyen hazır bilişim merkezleri tanıttı. Bu tasarımların tesis kurulum süresini günlere indireceğini ve sektörü dönüştüreceğini kaydetti. Nvidia'nın geride kalan bir yılda Avrupalı girişimlere 10 milyar dolar veya 8.9 milyar euro kaynak aktardığı açıklandı.
Avrupa pazarının ABD ve Çin'in gerisinde kaldığı, küresel yapay zekâ kapasitesinin yalnızca yüzde 5'ine sahip olduğu bildirildi. Model eğitimi için gereken bu altyapı eksikliği, bölgedeki geliştiriciler önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Öte yandan Berlin Maliye Bakanlığı, tütün ürünleri vergi artışının teknik hata sonucu erken işleme alındığını duyurdu.
Almanya Federal Bankası Bundesbank, üçüncü çeyrekteki düşüşün ardından dördüncü çeyrekte büyüme bekliyor. Bankanın aylık raporunda, ekonomik toparlanmanın Orta Doğu'daki savaşın seyrine bağlı olduğu vurgulandı. Ülke genelinde ise artan yaşam maliyetleri ve okul sorunlarına karşı 31 Ekim'de geniş katılımlı protestolar planlanıyor.
AI YORUMU
Teknoloji devlerinin yatırımları kıtadaki altyapı açığını kapatmak için tek başına yeterli kalmıyor; bürokratik engellerin ve enerji maliyetlerinin de aynı hızda çözülmesi gerekiyor. Nvidia'nın aktardığı 10 milyar dolarlık fon, küresel kapasitenin yüzde 5'inde sıkışıp kalan Avrupalı geliştiriciler için hayati bir nefes alanı yaratıyor. ABD ve Çin pazarındaki yüzde 75'lik payla kıyaslandığında bu sermayenin donanım eksikliğini ne kadar sürede telafi edeceği merak konusu. Önümüzdeki aylarda veri merkezi inşaatları hızlanmazsa, bölge yapay zekâ yarışında geri kalma riskiyle yüzleşecek.
Google, otomobillerdeki yapay zekâ asistanını kullanıcının dijital geçmişiyle bütünleştiren yeni bir altyapı devreye soktu. Güncelleme sayesinde sürücüler takvim ve harita verilerine sesli komutlarla anında erişebiliyor.
Gemini asistanı Gmail, Takvim ve Haritalar verilerini doğrudan okuyabiliyor.
Yeni özellik Android Auto kullanıcılarına sunulurken yerleşik sistemlere önümüzdeki aylarda gelecek.
Sürücüler istedikleri an kişiselleştirme ayarlarını kapatabiliyor veya uygulama iznini seçebiliyor.
Otomotiv sektöründeki yapay zekâ entegrasyonlarını derinleştiren teknoloji devi, araç içi deneyimi tamamen kişiye özel hale getiren Gemini ile Kişisel Zeka özelliğini tanıttı. Milyonlarca taşıtta kullanılan mevcut asistan yapısı, yeni yazılım güncellemesiyle birlikte sürücünün günlük akışını ve tercihlerini doğrudan kavrayabilen bir yapıya evrildi. Bu adım, şirket ekosisteminin araç ekranlarına daha güçlü bir biçimde bağlanmasını hedefliyor.
Gelişmiş altyapı sayesinde araç içi ekranlar; Gmail, Google Takvim, YouTube, Haritalar ve arama geçmişi gibi hesap servislerinden veri çekebiliyor. Sürücüler bu entegrasyonu kullanarak sesli komutlar aracılığıyla karmaşık sorgular gerçekleştirebiliyor. Şirketin paylaştığı senaryolara göre bir kullanıcı, havalimanına giderken uçuşunun rötar yapıp yapmadığını öğrenebiliyor ve hemen ardından biniş kapısını arka arkaya sorarak tek bir yanıt alabiliyor.
Dağıtım süreci iki farklı kanal üzerinden yürütülüyor. Özellik ilk olarak akıllı telefonları kablosuz olarak araca bağlayan Android Auto kullanıcıları için aktif hale getirildi. Yerleşik Google işletim sistemini barındıran otomobiller ise bu yeteneğe önümüzdeki aylarda kavuşacak. Doğal dil işleme yeteneği sayesinde sürücüler yoldan gözlerini ayırmadan bilgi akışını sürdürebiliyor.
Veri güvenliği ve mahremiyet tarafında ise tüm yetkiler sürücüye bırakılıyor. Kullanıcılar diledikleri zaman bu kişiselleştirme katmanını tamamen devre dışı bırakabiliyor ya da hangi uygulamaların asistanla veri paylaşacağını tek tek seçebiliyor. Böylece araç içindeki yapay zekâ deneyimi tamamen kişisel tercihlere göre şekilleniyor.
AI YORUMU
Sürücülerin dijital yaşam asistanıyla otomobil içinde kesintisiz köprü kurması, geleneksel bilgi-eğlence ekranlarının işlevini tamamen değiştiriyor. Sadece rehberlik eden eski sistemlerin aksine, hesap verilerini doğrudan okuyan bu yapı kullanıcıya zaman kazandırıyor. Android Auto kullanıcılarının hemen erişebildiği sistem, otomobil üreticilerinin kendi işletim sistemlerine geçiş sürecini hızlandıracaktır.
Eczacıbaşı Topluluğu tarafından geliştirilen Görevimiz Yapay Zeka projesi, Microsoft küresel başarı hikayeleri arasına girmeyi başardı. Sekiz haftalık sürede hazırlanan 27 prototip, tedarik zincirinden doğal kaynak operasyonlarına kadar geniş bir alanda süreçleri hızlandırdı.
Program kapsamında sekiz haftada 358 fikir değerlendirildi ve 27 yapay zeka ajanı prototipi hazırlandı.
Geliştirilen Sentra ajanı, tedarikçi risk yönetiminde karar alma süresini üç günün altına indirdi.
Maden360 ajanı doğal kaynak operasyonlarında analitik işlem süresini yüzde 90 oranında azalttı.
Farklı sektörlerde faaliyet gösteren Eczacıbaşı Topluluğu, Microsoft teknolojilerini kullanarak günlük iş akışlarını dönüştüren kapsamlı bir dijital dönüşüm hamlesi gerçekleştirdi. Microsoft Copilot Studio ve Microsoft Foundry altyapılarıyla yürütülen çalışmalara, yazılım ve analitik alanında faaliyet gösteren Mindworks çözüm ortağı olarak destek verdi. Üst yönetimin desteğiyle hayata geçirilen sekiz haftalık süreçte çalışanlardan gelen yüzlerce fikir titizlikle ele alındı.
Topluluk çalışanlarının sunduğu 358 farklı fikir arasından 57 tanesi kuluçka aşamasına taşındı ve nihayetinde 27 yapay zeka ajanı prototipi oluşturuldu. Bunların 12 tanesi şirket genelinde uygulanabilecek yüksek etkili çözümler olarak öne çıktı. Tedarik zinciri, lojistik, kurumsal iletişim ve pazarlama gibi alanlara odaklanan ekipler, düşük kodlu uygulama geliştirme araçlarını etkin bir şekilde kullandı.
Gerçekleştirilen entegrasyonlar operasyonel verimlilik konusunda somut sonuçlar ortaya koydu. Tedarikçi risk yönetiminde iki haftayı bulabilen karar alma süreçleri yeni sistemle birlikte üç günün altına çekildi. Doğal kaynak operasyonlarında ise analitik işlemler yüzde 90'ın üzerinde bir hız kazanırken belirli alanlarda aksiyon süreleri yüzde 75 oranında kısalttı.
Elde edilen tüm bu kazanımların toplam değer öngörüsü 3,8 milyon avro olarak hesaplanırken yıllık bazda 5.000 saatlik kapasite artışı sağlandı. Geliştirilen minimum uygulanabilir ürün aşamasındaki prototiplerin SAP, CRM ve ERP sistemleriyle tam entegrasyonu sağlanarak tüm topluluk kuruluşlarına yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, projenin tekil pilot çalışmaların ötesine geçerek güvenli ve ölçeklenebilir bir kurumsal yetkinliğe dönüştüğünü belirtti. Eczacıbaşı Topluluğu Teknoloji Grup Başkanı Ayşe Kabaş Fıçı ise temel hedeflerinin sahadaki ekiplerin günlük sorunlarını daha güçlü bilgi temeliyle çözmek ve elde edilen kazanımları büyütmek olduğunu vurguladı.
AI YORUMU
Kurumsal yapay zeka projelerinin pilot aşamada kalmayıp tüm operasyonel sürece entegre edilmesi, şirketlerin dijital olgunluk seviyesini doğrudan belirliyor. Eczacıbaşı örneğinde görülen 3,8 milyon avroluk değer öngörüsü ve 5.000 saatlik kapasite kazanımı, doğru araçlar seçildiğinde teknolojinin maliyetleri nasıl hızla düşürebileceğini net bir şekilde gösteriyor. Geleneksel karar alma süreçlerini günlerden saatlere indiren bu tür otomasyonlar, özellikle çok uluslu veya çok sektörlü büyük holdinglerin rekabet gücünü koruması adına belirleyici bir eşik oluşturuyor.