Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Gazze'de üç yıllık bekleyişin ardından 75 kişinin naaşı çıkarıldı
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
Aileler uzun süren bekleyişin ardından sevdiklerinin naaşlarını dualarla teslim aldı.
Öne çıkanlar
Ed-Derec Mahallesi'ndeki enkaz altından 75 kişinin naaşı çıkarıldı.
Arama kurtarma faaliyetleri üç yıldır ulaşılamayan noktada gerçekleştirildi.
Sivil savunma ekipleri ağır iş makinesi ve yakıt eksikliğiyle çalışıyor.
Haberin Detayı
Gazze Şeridi'nin Ed-Derec bölgesinde yürütülen enkaz kaldırma çalışmalarında, üç yıldır ulaşılamayan yetmiş beş kişinin naaşına ulaşıldı. Bölgede faaliyet gösteren sivil savunma ekipleri, uzun süren bekleyişin ardından ailelerin acısına bir nebze de olsa teselli olmaya çalıştı. Tonlarca moloz yığınının altında kalan sevdiklerini kaybeden Filistinliler, zor koşullar altında gerçekleştirilen bu buluşmada gözyaşlarına hakim olamadı.
Bölgedeki arama ve kurtarma faaliyetleri, kronikleşen yakıt kıtlığı ve ağır iş makinesi eksikliği gibi ciddi engellere rağmen aralıksız sürdürülüyor. Ekiplerin imkansızlıklar içinde yürüttüğü çalışmalar sayesinde, uzun süredir kayıp olan yakınlarının bir mezar taşının dahi olmamasına üzülen aileler son görevlerini yerine getirdi. Yapılan bu çalışmalar, kayıp yakınlarının akıbetini yıllardır bekleyen topluluk için acı dolu bir dönüm noktası oluşturdu.
İsrail saldırılarının bıraktığı yıkımın izleri arasında düzenlenen bu acı veda töreni, bölgedeki insani tablonun ve yaşanan kayıpların boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Aileler, sevdiklerinin hatıralarını yaşatmak için enkaz başındaki buluşmalarını sürdürüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yıllar süren belirsizliğin ardından gelen cenazeler, bölgedeki sivil altyapının ne denli tükendiğini somut bir şekilde gösteriyor. Yetmiş beş kişinin kimliklerine ulaşılarak defnedilmesi, geride kalan aileler için psikolojik bir kapanış sağlasa da, hala ulaşılamayan binlerce insan olduğu unutulmamalıdır. Bu tür trajik süreçler, uluslararası yardımların ve ağır iş makinelerinin bölgeye girişinin hayati derecede acil olduğunu kanıtlıyor.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İsrail ordusunun 2023 yılı aralık ayında Gazze'nin Derec Mahallesi'ne düzenlediği bombalı saldırılarda yaşamını yitiren 75 kişinin naaşı, uzun süren bekleyişin ardından enkaz altından çıkarıldı. Yakınlarını kaybeden Filistinliler, zor şartlar altında gerçekleştirilen toplu cenaze töreninin ardından kaybettiklerini Şeyh Rıdvan Kabristanı'na defnettiler.
Aralık 2023 saldırılarında yıkılan binaların enkazından 75 kişinin naaşı çıkarıldı.
Cenazeler Derec Spor Kulübü önündeki meydanda düzenlenen törenle uğurlandı.
Arama kurtarma çalışmaları ağır iş makinelerinin yokluğunda kısıtlı imkanlarla yürütülüyor.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlarının ilk döneminde hedef aldığı Derec Mahallesi'nde, sivil yerleşim yerlerinin hedef alındığı trajik olayların üzerinden uzun bir süre geçti. Bölgedeki sivil savunma ekiplerinin başlattığı özel arama çalışmaları neticesinde, yıkılan binaların altında kalan çok sayıda sivilin kalıntısına nihayet ulaşılabildi. Kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 75 kişinin naaşı, mesai harcanan enkaz alanlarından titizlikle çıkarıldı.
Gün yüzüne çıkarılan cenazeler, saldırının gerçekleştiği mahallede Filistin bayraklarına sarılarak yan yana dizildi ve üzerleri taze çiçeklerle süslendi. Uzun yıllar boyunca sevdiklerinden haber alamayan aile fertleri, kayıplarıyla son kez vedalaşırken derin üzüntü yaşadı. Ailelerin yaşadığı travma, enkaz altından gelen bu acı haberle yeniden tazelendi.
Törene katılan aile yakınları ve bölge sakinleri, yaşanan kayıpların büyüklüğünü dile getirerek yaşadıkları çaresizliği anlattı. Muhammed Ataullah ve Rıdvan Hudri gibi yakınlarını kaybeden vatandaşlar, tüm zorluklara rağmen topraklarını terk etmeyeceklerini vurguladı. Sivil Savunma yetkilileri ise bölgedeki ağır ablukadan ötürü iş makinesi ve ekipman eksikliği yaşadıklarını, tüm imkansızlıklara rağmen arama faaliyetlerine devam ettiklerini belirtti.
Derec Spor Kulübü meydanında toplanan kalabalığın kıldığı cenaze namazının ardından, naaşlar Şeyh Rıdvan Kabristanı'na taşınarak toprağa verildi. Sivil Savunma Müdürlüğü tarafından yürütülen özel projeyle, kayıp kişilerin ailelerine ulaşılması ve onurlu bir cenaze töreni yapılması amaçlanıyor. Ancak devam eden çatışmalar ve malzeme yetersizliği, yürütülen insani çalışmaları son derece güçleştiriyor.
AI YORUMU
Yıllar sonra gelen bu cenazeler, bölgedeki trajedinin boyutlarını ve arama kurtarma faaliyetlerinin ne denli zor şartlar altında yürütüldüğünü gözler önüne seriyor. 75 kişinin kimliklerinin tespit edilip defnedilmesi aileler için bir nebze teselli olurken, bölgedeki altyapı yetersizliği ve devam eden ambargo benzer süreçlerin ne kadar yavaş ilerleyeceğinin açık bir göstergesidir. Uluslararası toplumun bu tür insani krizlerde ekipman desteği sağlamaması, enkaz altındaki diğer kayıpların da yıllarca bulunamaması riskini doğuruyor.
Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlar sonucunda son iki günde altı Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda sivil yaralandı. Sağlık yetkilileri, bölgedeki toplam can kaybı bilançosunu ve enkaz altındaki kayıplara dair son durumu kamuoyuyla paylaştı.
Son kırk sekiz saatte altı kişinin cenazesi hastanelere ulaştırıldı.
Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybı yetmiş dört bin 469'a ulaştı.
Adli Tıp Kurumu incelemeleriyle kimliği doğrulanan 67 kişi kayıplara eklendi.
Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, bölgedeki insani kriz derinleşmeye devam ediyor. Son kırk sekiz saatlik zaman diliminde gerçekleştirilen bombardımanlar neticesinde altı sivilin yaşamını yitirdiği, kırk üç kişinin ise yaralanarak tedavi altına alındığı bildirildi.
Bölgede devam eden gerilimin başlangıç tarihi olan Ekim 2023'ten bu yana hayatını kaybedenlerin genel dökümü de güncellendi. Yapılan resmi açıklamalara göre, toplam can kaybı rakamı yetmiş dört bin 469 seviyesine çıkarken, yaralı miktarı da yüz yetmiş beş bin 492 olarak kayıtlara geçti.
Ateşkes sürecinin başladığı duyurulan Ekim 2025 tarihinden bu yana ise bin 511 kişinin hayatını kaybettiği ve beş bin 375 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Bu zaman zarfında yıkılan binaların enkazından 838 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.
Yetkililer, Adli Tıp Kurumunun yürüttüğü detaylı çalışmalar sonucunda kimlik tespiti tamamlanan 67 kişinin daha resmi kayıplar listesine dahil edildiğini belirtti. Harabeler altında halen binlerce sivilin bulunabileceği ihtimali, arama kurtarma faaliyetlerinin sürdürülmesini zorunlu kılıyor.
AI YORUMU
Paylaşılan 74 bin 469 gibi devasa rakamlar, bölgede yaşanan yıkımın boyutlarını ve insani trajedinin sivil halk üzerindeki kalıcı tahribatını net biçimde gözler önüne seriyor. Ateşkes süreçlerine rağmen devam eden kayıplar, sahadaki kırılgan dengenin ne kadar tehlikeli olduğunu ve uluslararası toplumun buradaki yardımları kesintisiz sürdürmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte enkaz altındaki binlerce kişinin akıbeti ve kimlik tespiti çalışmaları, insani krizin en hassas başlıkları arasında yer almaya devam edecektir.
İstanbul Devlet Tiyatrosu, Gazze'deki trajediyi anlatan yeni oyununda seyirci selamı uygulamasını kaldırdı. Sahneye yansıyan özel mesaj ve Tamer Karadağlı'nın açıklamaları prömiyer gecesine damgasvurdu.
Oyuncular Hanzala simgesine atfen sahne sonunda seyirci selamı vermedi.
Cem Zeynel Kılıç'ın yazdığı oyun 16 Ekim tarihinde AKM'de prömiyer yaptı.
Genel Müdür Tamer Karadağlı prömiyer sahnesine kefiyeyle katıldı.
İstanbul Devlet Tiyatrosu, Gazze topraklarında yaşanan acıları ve direnişi konu alan Sumud adlı yapımı Atatürk Kültür Merkezi'nde izleyiciyle buluşturdu. Cem Zeynel Kılıç tarafından kaleme alınıp yönetilen iki perdelik eser, bölgedeki bir ailenin mücadelesini merkeze alıyor. Projenin süpervizörlüğünü ise Emre Başer üstlendi.
Gösterimin sonunda sanatçılar geleneksel seyirci selamına çıkmayarak farklı bir protesto biçimini tercih etti. Sahne perdesinde yer alan ve mülteci çocuk Hanzala'ya atıfta bulunan mesaj, oyunun bitişini saatin ötesine taşıdı. Karikatürist Naci el-Ali'nin yarattığı bu sembolün, özgürlük sağlanana dek yüzünü dönmeyeceği ilkesi final sahnesinde vurgulandı.
Prömiyerin ardından kürsüye kefiyesiyle çıkan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, yaşanan insanlık dramına karşı sessiz kalmayacaklarını dile getirdi. Eserin yazarı Cem Zeynel Kılıç ise 2000'li yıllardaki intifada dönemine ait eski bir metnini güncel olaylar doğrultusunda yeniden uyarladığını belirtti. Bu sürecin duygusal açıdan kendisini oldukça zorladığını ve yaklaşık iki hafta boyunca bu ağırlığı taşıdığını ifade etti.
Süpervizör Emre Başer, haber bültenlerindeki acıların zamanla sıradanlaşmasına karşı durmak istediklerini vurguladı. İzleyicileri yalnızca izlemeye değil, yaşananlara şahitlik etmeye çağırdıklarını söyledi. Yapımın önümüzdeki günlerde Küçükçekmece sahnesinde izleyici karşısına çıkması planlanıyor.
Fotoğraf: Yeni Şafak
AI YORUMU
Sanat kurumlarının toplumsal meselelerde tarafsız kalmayıp sahne üzerinden tavır alması, tiyatronun kamusal işlevini hatırlatması açısından belirleyici bir tutumdur. Özellikle Hanzala sembolü üzerinden verilen selam yasağı, klasik salon alışkanlıklarını kırarak izleyiciyi konfor alanından çıkaran radikal bir sanatsal tercihtir. 16 Ekim'de AKM'de başlayan bu prömiyer, sayıların soğukluğuna hapsolan trajedileri bireysel hikâyelerle buluşturarak empati köprüsü kurmayı hedefliyor. Eğer bu tür yapımlar yaygınlaşırsa, sahne sanatları sadece estetik bir alan olmaktan çıkıp toplumsal belleğin kaydedildiği aktif bir vicdan merkezine dönüşebilir.
Türkiye Diyanet Vakfı’nın ihtiyaç sahipleri için topladığı bağışları enflasyondan korumak amacıyla yatırım fonlarında değerlendirmesi tartışma yarattı. Kurumun kendi fetvasına aykırı hamlesi yüzde 48 oranında zararla sonuçlanırken, fonlardaki paranın tamamı henüz kurtarılamadı.
Türkiye Diyanet Vakfı bağış fonlarında yüzde 48 zarar etti.
Din İşleri Yüksek Kurulu zekat fonlarının nemalandırılmasını yasaklıyordu.
Paranın yarısı katılım bankasına aktarılırken diğer yarısı fonda kaldı.
Türkiye Diyanet Vakfı bünyesinde tutulan yardımların finansal piyasalarda değerlendirilmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle Filistin ve benzeri acil bölgeler için toplanan bağış ile zekat ödemelerinin değer kaybetmemesi amacıyla tercih edilen yatırım araçları, beklenmeyen bir mali tablo ortaya çıkardı.
Yaşanan piyasa dalgalanmaları sonrasında Diyanet İşleri Başkanlığı yönetimi müdahalede bulunarak riskli alanlardan çıkış yapılması talimatını verdi. Bu ani tasfiye süreci, yatırımların önemli bir kısmının erimesine ve yaklaşık yüzde 48 oranında net zarar yazılmasına yol açtı.
Elde edilen sınırlı tutar hızla katılım bankalarına kaydırılırken, toplam meblağın tamamının kurtarılamadığı resmi prosedür engelleri nedeniyle diğer kısmın içeride mahsur kaldığı öğrenildi. Kurum içindeki bazı kaynaklar zararın bulunmadığını savunsa da katılım paylarındaki azalma net bir şekilde görüldü.
Siyaset kurumundan da tepki çeken olay, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün enflasyona karşı koruma tavsiyesiyle gerekçelendirildi. Ancak bu durum, kurumun kendi bünyesindeki Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından daha önce yayımlanan ve zekat mallarının bu şekilde tasarrufa konu edilmesini caiz bulmayan kararıyla çelişti.
AI YORUMU
Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından mart 2022 tarihinde yayımlanan bağış ve zekat fonu kısıtlamalarına rağmen bu adımın atılması, denetim mekanizmalarındaki çelişkileri gözler önüne seriyor. Yüzde 48 gibi ciddi bir orandaki erime, emaneten toplanan yardımların riskli enstrümanlarda değerlendirilmesinin mahsurlarını açıkça gösteriyor. Önümüzdeki süreçte benzer hayır kurumlarının fon yönetim politikalarını çok daha şeffaf ve kurallara uygun biçimde yürütmesi gerekecek.