Dünya

Emine Erdoğan, Semerkant zirvesinde Gazze için küresel çağrı yaptı

Emine Erdoğan, Semerkant zirvesinde Gazze için küresel çağrı yaptı Fotoğraf: Türkiye Gazetesi

Özet

Özbekistan'daki çocuk refahı zirvesine katılan Emine Erdoğan, çatışma bölgelerindeki çocukların dramına dikkat çekti. Gazze'de üç yılda yirmi binden fazla çocuğun yaşamını yitirdiğini vurgulayan Erdoğan, küresel topluma acil adım atma çağrısında bulundu.

Öne çıkanlar

  • Gazze'de üç yılda 21 binden fazla çocuk hayatını kaybetti.
  • Zirveye 100'den fazla ülkenin temsilcileri katılım sağladı.
  • Bölgede 700 bin öğrenci eğitim hakkından mahrum kaldı.

Haberin Detayı

Özbekistan'ın tarihi şehri Semerkant, çocukların refahına yönelik küresel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Zirve kapsamında düzenlenen oturumda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, dünya genelindeki çocukların adil ve eşit koşullarda yaşama hakkına dikkat çekti.

Konuşmasında özellikle savaş ve çatışma ortamlarında hayatta kalmaya çalışan çocukların yaşadığı zorlukları ele aldı. Dünyanın bir kısmında çocuklar sınıflara neşeyle koştururken, diğer coğrafyalardakilerin hayatta kalma mücadelesi verdiğini ve çocukluk kanseri ölümlerinin yüzde 60'ının çatışma bölgelerinde görüldüğünü dile getirdi.

Gazze'deki tabloya ayrı bir parantez açan Erdoğan, son üç yılda yaşanan can kayıplarının ve tahribatın boyutlarını paylaştı. Bölgede 21 binden fazla çocuğun yaşamını yitirdiğini, 10 binden fazla çocuğun ise kalıcı sakatlıklar yaşadığını ifade etti.

Savaş koşullarının altyapıyı da hedef aldığını belirten açıklamada, 197 ambulans ile 38 hastanenin kullanılamaz hale geldiği aktarıldı. Ayrıca 1 milyondan fazla çocuğun temel haklarından mahrum bırakıldığı ve kalıcı barış sağlanana kadar hiçbir çocuğun güvende olmayacağı vurgulandı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Savaşların çocuk üzerindeki yıkıcı etkisi, uluslararası toplumun sorumluluklarını yeniden masaya yatırmasını zorunlu kılıyor. Paylaşılan veriler, kriz bölgelerinde sağlık ve eğitim altyapısının tamamen çökmesiyle geleceğin nasıl karartıldığını net bir şekilde gösteriyor. Bu tablo, yalnızca bölgesel bir kriz olarak kalamaz; tüm ülkelerin ortak müdahalesini gerektiren insani bir eşiktir. Benzer küresel zirvelerde somut mekanizmalar kurulmadığı sürece, kâğıt üzerindeki iyi niyetli çağrılar sahadaki acıyı dindirmeye yetmeyecektir.

Kaynak: Türkiye Gazetesi Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • Anadolu Ajansı
    Emine Erdoğan'dan Semerkant zirvesinde: 1 milyon çocuk hak bekliyor
    Fotoğraf: Anadolu Ajansı

    Özbekistan'daki küresel zirvede konuşan Emine Erdoğan, Gazze'deki çocukların refah haklarına ulaşma hayaliyle yaşadığını belirtti. Türkiye'nin çocuk koruma politikalarını ve dijital yaş sınırlarını katılımcılarla paylaştı.

    • Gazze'deki 1 milyondan fazla çocuk temel refah haklarına kavuşmayı bekliyor.
    • Türkiye, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medyaya erişim sınırlaması getirdi.
    • Gönül Elçileri Projesi ile koruyucu aile yanında yaşayan çocuk sayısı 11 bini aştı.

    Özbekistan'ın Semerkant şehrinde düzenlenen Çocukların Refahına Yatırım Yapmak Zirvesi, uluslararası alandan pek çok ismi bir araya getirdi. Toplantıda söz alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, bölgedeki tarihî mirasın bugünkü çalışmalara ışık tuttuğunu vurguladı. İnsanlığın kalbi olarak gördükleri çocuklara dair meselelerin küresel gündemin üst sıralarında tutulması gerektiğini dile getirdi.

    Sürdürülebilir kalkınma ile çocukların refahı arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu aktaran Erdoğan, geleneksel ölçüm yöntemlerinin yetersiz kalabildiğine dikkat çekti. Okula gitmenin veya şiddet görmemenin tek başına yeterli olmadığını, çoklu krizler çağında iklim değişimi ve göç gibi unsurların da hesaba katılması gerektiğini söyledi. Yapay zekâ, dijital şiddet ve iklim kaygısı gibi yeni nesil sorunların çocuk refahı tanımını değiştirdiğini ifade etti.

    Türkiye'nin sosyal politikalarında ailenin korunmasını temel aldıklarını belirten Erdoğan, 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiğini hatırlattı. 2026 ile 2035 yılları arasındaki dönemin Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak planlandığını aktardı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çocukların çağın donanımlarına uygun şekilde yetiştirildiğini ekledi.

    Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi sayesinde 15 yaş altı bireylerin sosyal medya kullanımına kısıtlama getirildiğini, platformlara yaş doğrulama zorunluluğu yüklendiğini kaydetti. UNICEF'in örnek gösterdiği Gönül Elçileri Projesi kapsamında ise koruyucu aile sisteminden faydalanan 11 bini aşkın çocuğun bulunduğu bilgisini paylaştı.

    Zirvede 100'den fazla ülkenin temsilcisine seslenen Erdoğan, savaş bölgelerinde yaşanan trajediye dikkat çekti. Çatışma alanlarındaki çocukların çadırlarda yaşam mücadelesi verdiğini, çocukluk kanserlerindeki ölümlerin büyük kısmının bu bölgelerde görüldüğünü belirterek tüm dünyaya adil imkanlar çağrısında bulundu.

    AI YORUMU

    Küresel ölçekteki bu tür zirveler, diplomatik mesajların ötesine geçerek somut koruma kalkanlarının kurulması adına kritik bir zemin oluşturuyor. Türkiye'nin 15 yaş altı için getirdiği sosyal medya kısıtlaması, dijital çağda çocuk hakları tartışmalarında farklı ülkelere model teşkil edebilecek somut bir adım niteliğinde. Savaş ve kriz bölgelerindeki çocukların istatistiklerde kaybolmaması, uluslararası yardımların doğrudan bu bölgelere yönlendirilmesini zorunlu kılıyor.

    Kaynak: Anadolu Ajansı Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    Emine Erdoğan, Özbekistan'daki zirvede çocuk haklarına dikkat çekti
    Fotoğraf: CNN Türk

    Emine Erdoğan, Semerkant'ta düzenlenen Dünya Zirvesi'nde yaptığı konuşmada savaş bölgelerindeki çocukların sesi olmanın insanlık görevi olduğunu vurguladı. Dijital riskler ve çoklu krizler çağında çocuk refahının yeni kriterlerle ele alınması gerektiğini belirtti.

    • Semerkant'taki Dünya Zirvesi'nde 100'den fazla ülkenin temsilcisi yer aldı.
    • Türkiye'de 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimi sınırlandırıldı.
    • Gönül Elçileri Projesi ile 11 binden fazla çocuk koruyucu aile yanında yaşıyor.

    Özbekistan'ın Semerkant şehrinde gerçekleştirilen organizasyonda, medeniyet havzasının ilim birikiminin adil bir dünya kurma gayesinde yol gösterici olacağını ifade etti. Çocukların insanlığın kalbi olduğunu ve meselelerinin her zaman küresel gündemde tutulması gerektiğini dile getirdi.

    Toplumların sürdürülebilir kalkınması ile çocuk refahına yapılan yatırım arasında doğrudan bağ bulunduğunu kaydeden Erdoğan, geleneksel ölçütlerin büyük resmi perdeleyebileceğini belirtti. Okula gitmek veya şiddete uğramamanın yanı sıra iklim krizi, savaşlar ve zorunlu göçler gibi çok boyutlu zorlukların da denkleme katılması gerektiğini aktardı. İklim kaygısı, yapay zeka, dijital şiddet ve dikkat sömürüsü gibi yeni nesil sorunların çocuk refahı tanımını değiştirdiğini kaydetti.

    Türkiye'nin sosyal politikaları zamanın ruhuna uygun biçimde geliştirdiğini vurgulayan Erdoğan, 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesinin ardından 2026-2035 döneminin Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlendiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çocukların donanımlı bireyler olarak yetiştirildiğini anlattı. Ayrıca Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi kapsamında yaş doğrulama ve ebeveyn denetimi gibi yükümlülüklerin getirildiğini paylaştı.

    UNICEF tarafından örnek gösterilen Gönül Elçileri Projesi sayesinde 11 binden fazla çocuğun koruyucu aile himayesinde yaşadığını belirten Erdoğan, bu sisteme savaş mağduru çocukların da dahil edildiğini kaydetti. Konuşmasının sonunda savaş bölgelerindeki çocukların durumuna dikkat çekerek, silahlı çatışma bölgelerinde yaşanan zorlukların ve okul sirenleri yerine siren sesleriyle karşılaşan çocukların sesinin yükseltilmesi çağrısında bulundu.

    AI YORUMU

    Savaş bölgelerindeki çocukların yaşadığı trajediler ile dijital dünyanın getirdiği yeni riskler, çocuk politikalarının geleneksel yöntemlerle yönetilemeyeceğini açıkça gösteriyor. 100'den fazla ülkenin katıldığı bu tür küresel platformlarda alınan kararların yerel politikalara nasıl yansıyacağı, özellikle 15 yaş altı sosyal medya sınırlaması gibi somut adımların diğer ülkeler için bir model oluşturup oluşturmayacağı önümüzdeki dönemde yakından izlenecek.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    Emine Erdoğan Semerkant Zirvesinde Savaş Mağduru Çocukları Andı
    Fotoğraf: CNN Türk

    Özbekistan'daki Dünya Zirvesi'nde konuşan Emine Erdoğan, savaş bölgelerindeki çocukların sesini duyurmanın insanlık görevi olduğunu vurguladı. Türkiye'nin çocuk koruma politikalarına değinen Erdoğan, dijital riskler ve aile yapısının önemine dikkat çekti.

    • Emine Erdoğan, Semerkant'ta düzenlenen Dünya Zirvesi'nde çocuk refahını ele aldı.
    • Türkiye'de 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimi sınırlanarak dijital risklere karşı koruma sağlandı.
    • Gönül Elçileri Projesi ile 11 binden fazla çocuk koruyucu aile yanında yaşama kavuştu.

    Tarihi medeniyet havzasında gerçekleştirilen bu uluslararası buluşmada, çocukların hakları ve geleceği kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı. Biruni, İbn Sina ve İmam Buhari gibi İslam bilginlerinin iz bıraktığı bu coğrafyada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, çocuk meselelerinin küresel gündemin daima merkezinde tutulması gerektiğini belirtti.

    Çocuk refahının sadece temel ihtiyaçların karşılanmasından ibaret olmadığını ifade eden Emine Erdoğan, geleneksel istatistiklerin iklim krizi ve savaş şartları gibi modern tehditleri göz ardı edebileceğini söyledi. Okula gitmenin veya şiddet görmemenin her zaman nitelikli bir hayat anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, çoklu krizler çağında çocukların yapay zeka, dijital şiddet ve iklim kaygısı gibi yepyeni sorunlarla mücadele ettiğini kaydetti. Çocuğun fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminin bir bütün olarak ele alınmasının şart olduğunu vurguladı.

    Türkiye'nin çocuk politikalarını zamanın ruhuna uygun biçimde şekillendirdiğini belirten Erdoğan, aile kurumunu korumanın temel ilke kabul edildiğini aktardı. Bu kapsamda 2025 yılının aile yılı ilan edildiğini, 2026-2035 döneminin ise aile ve nüfus on yılı olarak planlandığını ifade etti. Ayrıca Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile 15 yaş altı bireylerin sosyal medya erişimine yaş doğrulama ve ebeveyn denetimi gibi sınırlamalar getirildiğini hatırlattı.

    Koruyucu aile sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırıldığını belirten Erdoğan, Gönül Elçileri Projesi sayesinde 11 binden fazla çocuğun güvenli aile ortamında büyüdüğünü ifade etti. Bu sisteme savaş mağduru mülteci çocukların da dahil edildiğini belirten Erdoğan, küresel çapta 100'den fazla ülkenin temsilcilerine seslendi. Gazze'deki bir milyondan fazla çocuğun temel haklarına kavuşabilme umuduyla yaşadığını hatırlatarak, silahlı çatışma bölgelerindeki acı tablonun acilen son bulması için çağrıda bulundu.

    AI YORUMU

    Uluslararası platformlarda dile getirilen çocuk hakları vizyonu, kriz bölgelerindeki fiili durumla doğrudan yüzleşmeyi zorunlu kılıyor. Savaş coğrafyalarındaki çocukların yaşadığı trajediler, geleneksel refah endekslerinin ötesinde acil insani müdahaleleri gerektiriyor. Türkiye'nin uyguladığı dijital kısıtlama ve koruyucu aile projeleri somut adımlar olarak öne çıkarken, bu modellerin diğer ülkeler tarafından nasıl uygulanacağı merak konusu. Yerel koruma mekanizmaları ile küresel krizlerin aşılması arasındaki makas daralmadığı sürece, istatistiklerdeki kayıplar artmaya devam edecektir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • N24
    Kazancı Holding, Özbekistan elektrik dağıtımı için 200 milyon dolar ayırıyor
    Fotoğraf: N24

    Kazancı Holding, Özbekistan'daki enerji yatırımlarını genişleterek Semerkant dahil dört bölgede elektrik dağıtım altyapısına iki yılda 200 milyon dolar harcayacak. Bu girişim, ülkenin şebeke modernizasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor.

    • Semerkant dahil dört bölgede iki yılda 200 milyon dolarlık altyapı yatırımı yapılacak.
    • Aksa Elektrik, Semerkant şebekesini 30 yıl boyunca işletme ihalesini kazandı.
    • Şirketin mevcut Taşkent, Buhara ve Talimarcan santrallerinin gücü 1.220 MW seviyesinde.

    Kazancı Holding, Orta Asya'daki enerji faaliyetlerini elektrik dağıtım alanına taşıma kararı aldı. Şirket yetkilileri ile Özbekistan yönetimi arasında Taşkent'te yapılan görüşmelerde yeni şebeke yatırımları detaylı şekilde ele alındı. Başkentteki temaslar, Yakıt ve Enerji Sektörü Yatırımcıları Konseyi'nin ilk toplantısı çerçevesinde gerçekleşti.

    Holding bünyesinde faaliyet gösteren Aksa Elektrik, uluslararası ihale sürecini kazanarak Semerkant bölgesinin şebeke operasyonlarını 30 yıl boyunca üstlenme hakkına ulaştı. Semerkant'ın yanı sıra üç farklı bölgede daha benzer dağıtım faaliyetleri yürütülmesi ihtimali masada tutuluyor. Bu kapsamda planlanan projelerin toplam bütçesi önümüzdeki iki yılı kapsayacak.

    Gelecek iki yıllık dönemde altyapı modernizasyonu için ayrılan 200 milyon dolarlık tutar, elektrik üretim santrallerine bugüne kadar aktarılan kaynaklardan ayrı olarak tutuluyor. Mevcut durumda Aksa Enerji çatısı altında Taşkent, Buhara ve Talimarcan merkezli santrallerde yürütülen üretim faaliyetlerinin toplam kurulu gücü 1.220 megavata ulaşıyor. Bu sahalara geçmişte yapılan harcamaların toplamı ise 700 milyon doları geride bıraktı.

    Yeni yatırımlarla birlikte dağıtım şebekelerinin teknolojik altyapısının yenilenmesi, enerji kayıp oranlarının düşürülmesi ve tüketicilere kesintisiz elektrik ulaştırılması hedefleniyor. Ayrıca enerji projelerinin yanı sıra sosyal sorumluluk adımları da atılarak yatırım yapılan bölgelerde okul inşa edilmesi planlanıyor. Şevket Mirziyoyev'in de desteğini alan bu eğitim hamlesiyle toplumsal gelişime katkı sağlanması amaçlanıyor.

    AI YORUMU

    Enerji devlerinin uluslararası pazarlardaki bu hamleleri, uzun vadeli bölgesel entegrasyonun finansal gücünü net biçimde gösteriyor. 200 milyon dolarlık dağıtım bütçesi ve 700 milyon doları aşan üretim harcamaları kıyaslandığında, şirketin coğrafyadaki operasyonlarını kalıcı kıldığı anlaşılıyor. Yerel tüketiciler açısından kesintilerin azalması beklenirken, holdingin eğitim alanındaki ek yatırımlarla yerel ekonomiye entegrasyonu hızlanıyor.

    Kaynak: N24 Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler