PİYASA
Gündem

Emine Erdoğan, Özbekistan'daki zirvede çocuk haklarına dikkat çekti

Emine Erdoğan, Özbekistan'daki zirvede çocuk haklarına dikkat çekti Fotoğraf: The White House from Washington, DC · Kamu malı · Wikimedia Commons

Özet

Emine Erdoğan, Semerkant'ta düzenlenen Dünya Zirvesi'nde yaptığı konuşmada savaş bölgelerindeki çocukların sesi olmanın insanlık görevi olduğunu vurguladı. Dijital riskler ve çoklu krizler çağında çocuk refahının yeni kriterlerle ele alınması gerektiğini belirtti.

Öne çıkanlar

  • Semerkant'taki Dünya Zirvesi'nde 100'den fazla ülkenin temsilcisi yer aldı.
  • Türkiye'de 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimi sınırlandırıldı.
  • Gönül Elçileri Projesi ile 11 binden fazla çocuk koruyucu aile yanında yaşıyor.

Haberin Detayı

Özbekistan'ın Semerkant şehrinde gerçekleştirilen organizasyonda, medeniyet havzasının ilim birikiminin adil bir dünya kurma gayesinde yol gösterici olacağını ifade etti. Çocukların insanlığın kalbi olduğunu ve meselelerinin her zaman küresel gündemde tutulması gerektiğini dile getirdi.

Fotoğraf: The White House from Washington, DC · Kamu malı · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons

Toplumların sürdürülebilir kalkınması ile çocuk refahına yapılan yatırım arasında doğrudan bağ bulunduğunu kaydeden Erdoğan, geleneksel ölçütlerin büyük resmi perdeleyebileceğini belirtti. Okula gitmek veya şiddete uğramamanın yanı sıra iklim krizi, savaşlar ve zorunlu göçler gibi çok boyutlu zorlukların da denkleme katılması gerektiğini aktardı. İklim kaygısı, yapay zeka, dijital şiddet ve dikkat sömürüsü gibi yeni nesil sorunların çocuk refahı tanımını değiştirdiğini kaydetti.

Türkiye'nin sosyal politikaları zamanın ruhuna uygun biçimde geliştirdiğini vurgulayan Erdoğan, 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesinin ardından 2026-2035 döneminin Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlendiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çocukların donanımlı bireyler olarak yetiştirildiğini anlattı. Ayrıca Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi kapsamında yaş doğrulama ve ebeveyn denetimi gibi yükümlülüklerin getirildiğini paylaştı.

UNICEF tarafından örnek gösterilen Gönül Elçileri Projesi sayesinde 11 binden fazla çocuğun koruyucu aile himayesinde yaşadığını belirten Erdoğan, bu sisteme savaş mağduru çocukların da dahil edildiğini kaydetti. Konuşmasının sonunda savaş bölgelerindeki çocukların durumuna dikkat çekerek, silahlı çatışma bölgelerinde yaşanan zorlukların ve okul sirenleri yerine siren sesleriyle karşılaşan çocukların sesinin yükseltilmesi çağrısında bulundu.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Savaş bölgelerindeki çocukların yaşadığı trajediler ile dijital dünyanın getirdiği yeni riskler, çocuk politikalarının geleneksel yöntemlerle yönetilemeyeceğini açıkça gösteriyor. 100'den fazla ülkenin katıldığı bu tür küresel platformlarda alınan kararların yerel politikalara nasıl yansıyacağı, özellikle 15 yaş altı sosyal medya sınırlaması gibi somut adımların diğer ülkeler için bir model oluşturup oluşturmayacağı önümüzdeki dönemde yakından izlenecek.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • CNN Türk
    Emine Erdoğan Semerkant Zirvesinde Savaş Mağduru Çocukları Andı
    Fotoğraf: CNN Türk

    Özbekistan'daki Dünya Zirvesi'nde konuşan Emine Erdoğan, savaş bölgelerindeki çocukların sesini duyurmanın insanlık görevi olduğunu vurguladı. Türkiye'nin çocuk koruma politikalarına değinen Erdoğan, dijital riskler ve aile yapısının önemine dikkat çekti.

    • Emine Erdoğan, Semerkant'ta düzenlenen Dünya Zirvesi'nde çocuk refahını ele aldı.
    • Türkiye'de 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimi sınırlanarak dijital risklere karşı koruma sağlandı.
    • Gönül Elçileri Projesi ile 11 binden fazla çocuk koruyucu aile yanında yaşama kavuştu.

    Tarihi medeniyet havzasında gerçekleştirilen bu uluslararası buluşmada, çocukların hakları ve geleceği kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı. Biruni, İbn Sina ve İmam Buhari gibi İslam bilginlerinin iz bıraktığı bu coğrafyada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, çocuk meselelerinin küresel gündemin daima merkezinde tutulması gerektiğini belirtti.

    Çocuk refahının sadece temel ihtiyaçların karşılanmasından ibaret olmadığını ifade eden Emine Erdoğan, geleneksel istatistiklerin iklim krizi ve savaş şartları gibi modern tehditleri göz ardı edebileceğini söyledi. Okula gitmenin veya şiddet görmemenin her zaman nitelikli bir hayat anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, çoklu krizler çağında çocukların yapay zeka, dijital şiddet ve iklim kaygısı gibi yepyeni sorunlarla mücadele ettiğini kaydetti. Çocuğun fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminin bir bütün olarak ele alınmasının şart olduğunu vurguladı.

    Türkiye'nin çocuk politikalarını zamanın ruhuna uygun biçimde şekillendirdiğini belirten Erdoğan, aile kurumunu korumanın temel ilke kabul edildiğini aktardı. Bu kapsamda 2025 yılının aile yılı ilan edildiğini, 2026-2035 döneminin ise aile ve nüfus on yılı olarak planlandığını ifade etti. Ayrıca Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile 15 yaş altı bireylerin sosyal medya erişimine yaş doğrulama ve ebeveyn denetimi gibi sınırlamalar getirildiğini hatırlattı.

    Koruyucu aile sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırıldığını belirten Erdoğan, Gönül Elçileri Projesi sayesinde 11 binden fazla çocuğun güvenli aile ortamında büyüdüğünü ifade etti. Bu sisteme savaş mağduru mülteci çocukların da dahil edildiğini belirten Erdoğan, küresel çapta 100'den fazla ülkenin temsilcilerine seslendi. Gazze'deki bir milyondan fazla çocuğun temel haklarına kavuşabilme umuduyla yaşadığını hatırlatarak, silahlı çatışma bölgelerindeki acı tablonun acilen son bulması için çağrıda bulundu.

    AI YORUMU

    Uluslararası platformlarda dile getirilen çocuk hakları vizyonu, kriz bölgelerindeki fiili durumla doğrudan yüzleşmeyi zorunlu kılıyor. Savaş coğrafyalarındaki çocukların yaşadığı trajediler, geleneksel refah endekslerinin ötesinde acil insani müdahaleleri gerektiriyor. Türkiye'nin uyguladığı dijital kısıtlama ve koruyucu aile projeleri somut adımlar olarak öne çıkarken, bu modellerin diğer ülkeler tarafından nasıl uygulanacağı merak konusu. Yerel koruma mekanizmaları ile küresel krizlerin aşılması arasındaki makas daralmadığı sürece, istatistiklerdeki kayıplar artmaya devam edecektir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Anadolu Ajansı
    Emine Erdoğan'dan Semerkant zirvesinde: 1 milyon çocuk hak bekliyor
    Fotoğraf: Anadolu Ajansı

    Özbekistan'daki küresel zirvede konuşan Emine Erdoğan, Gazze'deki çocukların refah haklarına ulaşma hayaliyle yaşadığını belirtti. Türkiye'nin çocuk koruma politikalarını ve dijital yaş sınırlarını katılımcılarla paylaştı.

    • Gazze'deki 1 milyondan fazla çocuk temel refah haklarına kavuşmayı bekliyor.
    • Türkiye, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medyaya erişim sınırlaması getirdi.
    • Gönül Elçileri Projesi ile koruyucu aile yanında yaşayan çocuk sayısı 11 bini aştı.

    Özbekistan'ın Semerkant şehrinde düzenlenen Çocukların Refahına Yatırım Yapmak Zirvesi, uluslararası alandan pek çok ismi bir araya getirdi. Toplantıda söz alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, bölgedeki tarihî mirasın bugünkü çalışmalara ışık tuttuğunu vurguladı. İnsanlığın kalbi olarak gördükleri çocuklara dair meselelerin küresel gündemin üst sıralarında tutulması gerektiğini dile getirdi.

    Sürdürülebilir kalkınma ile çocukların refahı arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu aktaran Erdoğan, geleneksel ölçüm yöntemlerinin yetersiz kalabildiğine dikkat çekti. Okula gitmenin veya şiddet görmemenin tek başına yeterli olmadığını, çoklu krizler çağında iklim değişimi ve göç gibi unsurların da hesaba katılması gerektiğini söyledi. Yapay zekâ, dijital şiddet ve iklim kaygısı gibi yeni nesil sorunların çocuk refahı tanımını değiştirdiğini ifade etti.

    Türkiye'nin sosyal politikalarında ailenin korunmasını temel aldıklarını belirten Erdoğan, 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiğini hatırlattı. 2026 ile 2035 yılları arasındaki dönemin Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak planlandığını aktardı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çocukların çağın donanımlarına uygun şekilde yetiştirildiğini ekledi.

    Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi sayesinde 15 yaş altı bireylerin sosyal medya kullanımına kısıtlama getirildiğini, platformlara yaş doğrulama zorunluluğu yüklendiğini kaydetti. UNICEF'in örnek gösterdiği Gönül Elçileri Projesi kapsamında ise koruyucu aile sisteminden faydalanan 11 bini aşkın çocuğun bulunduğu bilgisini paylaştı.

    Zirvede 100'den fazla ülkenin temsilcisine seslenen Erdoğan, savaş bölgelerinde yaşanan trajediye dikkat çekti. Çatışma alanlarındaki çocukların çadırlarda yaşam mücadelesi verdiğini, çocukluk kanserlerindeki ölümlerin büyük kısmının bu bölgelerde görüldüğünü belirterek tüm dünyaya adil imkanlar çağrısında bulundu.

    AI YORUMU

    Küresel ölçekteki bu tür zirveler, diplomatik mesajların ötesine geçerek somut koruma kalkanlarının kurulması adına kritik bir zemin oluşturuyor. Türkiye'nin 15 yaş altı için getirdiği sosyal medya kısıtlaması, dijital çağda çocuk hakları tartışmalarında farklı ülkelere model teşkil edebilecek somut bir adım niteliğinde. Savaş ve kriz bölgelerindeki çocukların istatistiklerde kaybolmaması, uluslararası yardımların doğrudan bu bölgelere yönlendirilmesini zorunlu kılıyor.

    Kaynak: Anadolu Ajansı Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • N24
    Kazancı Holding, Özbekistan elektrik dağıtımı için 200 milyon dolar ayırıyor
    Fotoğraf: N24

    Kazancı Holding, Özbekistan'daki enerji yatırımlarını genişleterek Semerkant dahil dört bölgede elektrik dağıtım altyapısına iki yılda 200 milyon dolar harcayacak. Bu girişim, ülkenin şebeke modernizasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor.

    • Semerkant dahil dört bölgede iki yılda 200 milyon dolarlık altyapı yatırımı yapılacak.
    • Aksa Elektrik, Semerkant şebekesini 30 yıl boyunca işletme ihalesini kazandı.
    • Şirketin mevcut Taşkent, Buhara ve Talimarcan santrallerinin gücü 1.220 MW seviyesinde.

    Kazancı Holding, Orta Asya'daki enerji faaliyetlerini elektrik dağıtım alanına taşıma kararı aldı. Şirket yetkilileri ile Özbekistan yönetimi arasında Taşkent'te yapılan görüşmelerde yeni şebeke yatırımları detaylı şekilde ele alındı. Başkentteki temaslar, Yakıt ve Enerji Sektörü Yatırımcıları Konseyi'nin ilk toplantısı çerçevesinde gerçekleşti.

    Holding bünyesinde faaliyet gösteren Aksa Elektrik, uluslararası ihale sürecini kazanarak Semerkant bölgesinin şebeke operasyonlarını 30 yıl boyunca üstlenme hakkına ulaştı. Semerkant'ın yanı sıra üç farklı bölgede daha benzer dağıtım faaliyetleri yürütülmesi ihtimali masada tutuluyor. Bu kapsamda planlanan projelerin toplam bütçesi önümüzdeki iki yılı kapsayacak.

    Gelecek iki yıllık dönemde altyapı modernizasyonu için ayrılan 200 milyon dolarlık tutar, elektrik üretim santrallerine bugüne kadar aktarılan kaynaklardan ayrı olarak tutuluyor. Mevcut durumda Aksa Enerji çatısı altında Taşkent, Buhara ve Talimarcan merkezli santrallerde yürütülen üretim faaliyetlerinin toplam kurulu gücü 1.220 megavata ulaşıyor. Bu sahalara geçmişte yapılan harcamaların toplamı ise 700 milyon doları geride bıraktı.

    Yeni yatırımlarla birlikte dağıtım şebekelerinin teknolojik altyapısının yenilenmesi, enerji kayıp oranlarının düşürülmesi ve tüketicilere kesintisiz elektrik ulaştırılması hedefleniyor. Ayrıca enerji projelerinin yanı sıra sosyal sorumluluk adımları da atılarak yatırım yapılan bölgelerde okul inşa edilmesi planlanıyor. Şevket Mirziyoyev'in de desteğini alan bu eğitim hamlesiyle toplumsal gelişime katkı sağlanması amaçlanıyor.

    AI YORUMU

    Enerji devlerinin uluslararası pazarlardaki bu hamleleri, uzun vadeli bölgesel entegrasyonun finansal gücünü net biçimde gösteriyor. 200 milyon dolarlık dağıtım bütçesi ve 700 milyon doları aşan üretim harcamaları kıyaslandığında, şirketin coğrafyadaki operasyonlarını kalıcı kıldığı anlaşılıyor. Yerel tüketiciler açısından kesintilerin azalması beklenirken, holdingin eğitim alanındaki ek yatırımlarla yerel ekonomiye entegrasyonu hızlanıyor.

    Kaynak: N24 Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    Minab'daki okul saldırısı için Diyarbakır'dan 3 bin kilometre pedal çevirdiler
    Fotoğraf: CNN Türk

    İran'daki bir okul saldırısında hayatını kaybeden çocukları anmak için yola çıkan 25 bisikletçi, on sekiz gün süren zorlu yolculuğu tamamladı. Diyarbakır'dan hareket eden kervan, yaklaşık üç bin kilometre pedal çevirerek Minab'a ulaştı.

    • Diyarbakır'dan yola çıkan 25 kişilik kervan 3 bin kilometre pedal çevirdi.
    • İran'ın Minab kentindeki saldırıda 168 öğrenci yaşamını yitirmişti.
    • Heyet, yeni okul inşaatını ziyaret ederek çocuklara yardım ve kırtasiye ulaştırdı.

    Diyarbakır'dan iki ekimde hareket eden yirmi beş kişilik Minab Bisiklet Kervanı, uzun ve yorucu bir güzergahı geride bırakarak hedef noktasına vardı. İpekyolu hattını takip eden sporcular, zorlu hava ve yol koşullarına rağmen on sekiz günde yaklaşık üç bin kilometre pedal çevirdi.

    Minab'a varan grup, ilk olarak saldırıda yıkılan ve yüz altmış sekiz öğrencinin hayatını kaybettiği okulun enkaz alanını ziyaret etti. Yıkılan duvarlara çocukların fotoğraflarını asan bisikletçiler, burada duygusal anlar yaşayarak hayatını kaybedenler için dua etti. Ziyaret sırasında saldırıdan sağ kurtulan öğrenciler ve acılı ailelerle bir araya gelen kervan üyeleri, dayanışma mesajlarını iletti.

    Heyet, yıkılan binanın yerine Türk hayırseverlerin desteğiyle inşa edilen yeni eğitim kompleksinin şantiyesini de inceledi. Yaklaşık on beş dönüm üzerine kurulan ve beş okul barındıran inşaat alanını gezen grup, buradaki projenin ilerleyişi hakkında bilgi aldı ve yapım çalışmalarına maddi katkı sundu. Ayrıca Türkiye'deki çocukların Minab'daki yaşıtları için hazırladığı mektup, resim, oyuncak ve çantalar da sahiplerine teslim edildi.

    Kervan sözcüsü Kemal Yücel, yaşanan trajediye tepki göstermek ve ailelerin yanında olmak amacıyla yola çıktıklarını ifade etti. Üç bin kilometrelik mesafeyi geride bırakarak bölgeye ulaştıklarını belirten Yücel, şehitlik ziyaretinde çok etkilendiklerini ve saldırıyı şiddetle kınadıklarını dile getirdi.

    AI YORUMU

    Uluslararası yardımlaşma ve sivil girişimler, resmi diplomasinin tıkandığı noktalarda toplumsal bağları ayakta tutan en temel unsurlardır. Yirmi beş kişilik bir grubun binlerce kilometreyi bisikletle aşarak Minab'daki ailelere ulaşması, sadece sembolik bir protesto değil, aynı zamanda sınırları aşan vicdani bir köprü kurmaktadır. Bu tür bireysel ve sivil inisiyatifler yaygınlaşmadığı takdirde, çatışma bölgelerindeki çocukların yaşadığı trajediler kısa sürede unutulma riskiyle karşı karşıya kalır. Somut yardımların ve doğrudan temasların, mağdur ailelerin yalnızlık hissiyatını hafifletmede resmi açıklamalardan çok daha kalıcı bir etki yarattığı açıktır.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler