Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Donanım
Çin, 12 güneş enerjisi teknolojisinin ihracatını kısıtlamaya hazırlanıyor
•1 dk okuma
Paylaş
HDonanım
Fotoğraf: DonanımHaber
Özet
Çin Ticaret ve Bilim Bakanlıkları, fotovoltaik sektöründe kullanılan 12 ileri teknolojiyi ihracat kısıtlaması listesine eklemeyi planlıyor. Yeni taslak, yüksek verimli perovskit ve tandem güneş hücrelerinin yanı sıra üretim ekipmanlarını da hedef alıyor.
Öne çıkanlar
Çin, fotovoltaik sektöründe 12 gelişmiş teknolojiyi ihracat kısıtlaması kapsamına alıyor.
Düzenleme; perovskit ve tandem güneş hücreleri ile polisilikon üretim yöntemlerini kapsıyor.
Şirketlerin, 16 Ekim itibarıyla bu teknolojileri yurt dışına aktarmadan önce sistem kaydı yapması gerekiyor.
Haberin Detayı
Yüksek verimli güneş paneli üretiminde kullanılan çeşitli yöntemlerin yurt dışına çıkışı Çin tarafından denetim altına alınmak isteniyor. Ticaret Bakanlığı ile Bilim ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ortaklaşa yayımlanan metin, fotovoltaik alanındaki 12 kritik teknolojinin kısıtlı listeye dahil edilmesini öngörüyor.
Fotoğraf: DonanımHaberbüyütmek için tıkla
Hazırlanan önerinin odağında perovskit ile tandem güneş hücreleri bulunuyor. En az 182 milimetre silikon plakalar üzerinde yüzde 30 ve üzeri dönüşüm verimliliği sağlayan perovskit-silikon tandem hücrelerin üretim süreçleri yasak kapsamına giren teknolojiler arasında yer alıyor.
Ayrıca en az 1 metrekare boyutundaki tek eklemli perovskit modüllerde yüzde 18, tandem modüllerde ise yüzde 28 ve üzeri verimlilik sunan teknik süreçler kontrol edilecek. Polisilikon hammaddesi için de soğuk hidrojenasyonlu akışkan yatak süreçleri gibi yüksek kapasiteli üretim yöntemleri düzenlemeye dahil edildi.
Önerilen kısıtlamalar doğrudan panel satışını hedeflemiyor ancak üretim bilgisi ve teknik birikimin transferini sınırlıyor. Şirketler, 16 Ekim tarihinden itibaren kapsama giren ekipmanları yurt dışına çıkarmadan önce çevrim içi sistem üzerinden kayıt yaptırmak zorunda kalıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Teknoloji transferine getirilen bu tür idari engeller, yurt dışında yeni üretim tesisi kurmak isteyen küresel şirketlerin maliyetlerini doğrudan artıracaktır. Yüzde 30 verimlilik eşiğini aşan perovskit-silikon tandem hücreler gibi kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltma hedefi, tedarik zincirindeki rekabet dengelerini tamamen değiştirebilir. Lisans süreçlerinin devlet onayına bağlanması, Çin dışındaki projelerde kaçınılmaz gecikmelere yol açacaktır.
Kaynak:
DonanımHaber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Cinli teknoloji girisimi Langdao Silex, yuzde 90 yerlilik oranina sahip EUV isik kaynagi prototipini gorucuye cikardi. FlintNano LPP-OXXO adi verilen sistem, gelismis yari iletken uretimi icin gereken lazer kaynakli plazma teknolojisinden yararlaniyor.
Langdao Silex, yuzde 90 yerlilik oranina sahip EUV isik kaynagi prototipini duyurdu.
FlintNano LPP-OXXO adi verilen sistem 1.000 watt gucunde lazer kullaniyor.
Prototipin ticari uretime hazir hale gelmesi icin 3 ila 5 yil gerekiyor.
Yari iletken sektorunde dis a dependencia bagimliligi azaltmak isteyen Cinli girisim Langdao Silex, endustri icin hayati onem tasiyan bir bilesen gelistirdi. Sirket tarafindan tanitilan FlintNano LPP-OXXO adli prototip, EUV litografi cihazlarinin en temel parcasi olan isik kaynagi uzerine odaklaniyor ve arastirma gelistirme faaliyetlerinin buyuk bolumu yerli imkanlarla tamamlandi.
Gelistirilen sistem, yuksek guclu lazerlerin plazma olusturmasini saglayan lazer kaynakli plazma yontemini kullaniyor. Dunya genelinde ASML tarafindan da tercih edilen bu teknoloji sayesinde cok kisa dalga boyuna sahip isik uretilebiliyor ve boylece en gelismis yari iletkenlerin uretim sureci destekleniyor.
Teknik verilere gore donanim, 1.000 watt gucunde bir lazer barindirirken tekrarlama frekansi 1.000 ile 20.000 Hz arasinda degisiyor. Enerji donusum verimliligi yuzde 2 seviyesinin uzerinde olculen sistemin EUV isik cikis gucu ise en az 15 watt olarak kayitlara gecti.
Ticari litografi makineleri genellikle yuzlerce watt guc saglayan kaynaklara ihtisas duysa da, mevcut prototip 100 saatin uzerinde kesintisiz calisabilme yetenegi gosterdi. Plazma boyutu 60 mikrometre olan cihaz, silikon levha testleri icin uygun bir asamaya ulasti.
Muhendisler seri uretim sureci icin onumuzdeki 3 ila 5 yillik takvimi isaret ediyor. Ancak ASML gibi devlerin yillarca suren birikimi ve yuz binlerce parcali karmasik ekosistemi dusunuldugunde, Cinli ureticilerin tam bagimsiz ticari sistemlere ulasmasi daha uzun bir zamana yayilabilir.
AI YORUMU
Langdao Silex tarafindan gelistirilen 15 watt cikis gucundeki bu ilk prototip, Cin'in dis tedarikcilere olan bagimliligini kirmak adina sembolik bir baslangic sunuyor. ASML'nin halihazirda ticari olarak kullandigi 250W ve uzeri guclerle hemen rekabet edebilmesi mumkun olmasa da, yerlilik oraninin yuzde 90 gibi yuksek bir seviyede tutulmasi ulusal teknoloji hamlesinin kararliligini gosteriyor. Onumuzdeki donemde bu prototipin laboratuvar ortamindan gercek fabrika sartlarina nasil uyarlanacagi, kuresel yari iletken pazarindaki dengeleri dogrudan etkileyecektir.
Enerji piyasası araştırma kuruluşu BloombergNEF, 2026 yılı küresel güneş enerjisi kurulum beklentisini yüzde ondan fazla aşağı çekti. Sektördeki bu gerilemenin arkasında, şimdiye kadar hızlı bir büyüme kaydeden Çin pazarındaki ivme kaybı yer alıyor. Buna karşın Çin haricindeki coğrafyalarda temiz enerji yatırımlarının yükselişini sürdürmesi bekleniyor.
BloombergNEF, 2026 yılı küresel yeni güneş enerjisi kapasite tahminini 584 GW'a düşürdü.
Çin'deki yeni kurulumların 2026'da 271 GW seviyesine gerileyeceği öngörülüyor.
Çin dışındaki ülkelerde güneş enerjisi yatırımlarının yüzde 15,1 oranında artması bekleniyor.
Küresel enerji piyasalarının yönünü belirleyen önde gelen araştırma şirketlerinden biri, önümüzdeki döneme ilişkin yenilenebilir enerji projeksiyonlarını güncelledi. Paylaşılan son verilere göre, önümüzdeki yıl dünya genelinde hayata geçirilecek toplam güneş enerjisi kapasitesinde belirgin bir azalma yaşanması öngörülüyor. Geçtiğimiz yıl kaydedilen yüksek hacimli kurulumların ardından, bu yılki beklentilerin aşağı yönlü revize edilmesinde Uzak Doğu'daki dev pazarın ritim kaybetmesi kilit rol oynadı.
Sektör verilerini izleyen analistler, tahmin rakamlarını son bir yıl içerisinde kademeli olarak azalttı. Yılın başlarında açıklanan ilk öngörüler çok daha yüksek rakamlara işaret ederken, zaman içinde gelen güncellemeler beklentileri 584 gigavata kadar çekti. Özellikle Çin sınırları içerisinde yeni enerji santrallerinin devreye alınma hızındaki keskin düşüş, genel tablonun aşağı yönlü evrilmesine neden oldu. Ülkenin yılın ilk yarısında kaydettiği kapasite artışının, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla oldukça geride kalması bu durumu açıkça gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, dev pazarın artık bir doygunluk noktasına yaklaştığını ve geçmiş yıllardaki olağanüstü büyüme hızını devam ettiremeyeceğini vurguluyor. Ayrıca ülkenin güncellenen ulusal enerji stratejilerinde, doğrudan kapasite artışından ziyade enerji depolama altyapılarına daha fazla ağırlık verilmeye başlandığı ifade ediliyor. Bu stratejik değişim, pazarın dinamiklerinin tamamen durmasa da daha dengeli ve kontrollü bir faza geçtiğini gösteriyor.
Öte yandan, küresel tablonun bütününe bakıldığında Doğu Asya dışındaki bölgelerde olumlu bir hareketlilik gözlemleniyor. Çin haricindeki coğrafyalarda, özellikle konut tipi ve ticari işletmelere yönelik çatı üstü sistem yatırımlarının ivme kazandığı görülüyor. Hindistan, Filipinler ve Nijerya gibi ülkelerdeki bireysel ve kurumsal talebin artması, küresel pazardaki dengelerin coğrafi olarak çeşitlenmeye başladığını kanıtlıyor.
AI YORUMU
Bu gelişme, tek bir ülkeye aşırı bağımlı olan yenilenebilir enerji tedarik zincirlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Çin'deki politikaların depolama odaklı değişmesi küresel gigavat yarışını yavaşlatmış gibi görünse de, dünyanın geri kalanındaki çatı tipi yatırımların bu boşluğu kısmen doldurması sektörün tabana yayıldığının işareti. Bundan sonraki süreçte üreticilerin sadece büyük santrallere değil, bireysel ve ticari ölçekli çözümlere odaklanması hayati önem taşıyacak.
Çin'in gayri safi yurt içi hasılası (GSYH) üçüncü çeyrekte yıllık %4,5 artarak analistlerin %4,4 tahminini geçti. Bu büyüme, ülkenin pandemi sonrası toparlanma sürecinde istikrarını sürdürdüğünü gösteriyor ve yatırımcıların güvenini pekiştirdi.
GSYH %4,5 artış gösterdi, beklentiyi %0,1 puan aştı
Üçüncü çeyrek büyüme oranı yıllık bazda ölçüldü
Çin Merkez Bankası büyümeyi destekleyici politikalarını sürdürüyor
Çin istatistik kurumu, üçüncü çeyrek verilerini açıkladı ve gayri safi yurt içi hasılasının (GSYH) yıllık bazda %4,5 oranında büyüdüğünü duyurdu. Bu oran, ekonomik analistlerin %4,4 olarak öngördüğü büyüme hedefinin hafifçe üzerindeydi ve piyasalarda olumlu bir dalga yarattı. Veriler, özellikle hizmet sektörü ve ihracatın çeyrek içinde kayda değer bir ivme kazandığını ortaya koydu.
Büyümenin temel itici güçleri arasında tüketim harcamalarının artışı ve devlet destekli altyapı yatırımları yer alıyor. Özellikle teknoloji ve yenilenebilir enerji alanlarındaki ihracat hacmi, önceki çeyreklerle kıyaslandığında yüzde 6,2 oranında yükseldi. Bu gelişme, Çin'in küresel tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmesine yardımcı oluyor.
Çin Merkez Bankası, büyüme trendini sürdürmek amacıyla likiditeyi artırıcı önlemlerini devam ettirecek. Kısa vadeli faiz oranlarının düşük tutulması ve kredi genişlemesinin teşvik edilmesi, yerel işletmelerin maliyetlerini azaltarak yatırım ortamını iyileştiriyor. Uzmanlar, bu politikaların ekonomik aktiviteyi destekleyeceğini ve büyüme oranının yıl sonuna kadar istikrarlı kalabileceğini öngörüyor.
Uluslararası yatırımcılar, Çin'in çeyrek raporunu yakından izliyor. Özellikle Asya piyasalarındaki dalgalanmalar ve ABD ile ticaret ilişkileri bağlamında, %4,5'lik büyüme oranı Çin'in dış ticaret politikalarındaki esnekliğini ve iç talep dinamiklerini yansıtıyor. Bu bağlamda, önümüzdeki çeyreklerde de benzer bir büyüme seyri bekleniyor.
AI YORUMU
Çin'in %4,5'lik çeyrek büyümesi, beklenenin hafif üstünde gerçekleştiği için olumlu bir sinyal veriyor. %0,1 puanlık fark, merkez bankasının destekleyici politikalarının etkinliğini gösteriyor. Bu durum, özellikle ihracatçılar ve teknoloji firmaları gibi dış pazarlara bağımlı sektörleri doğrudan destekleyecek. Önceki çeyrekte %4,3 olan büyüme oranına kıyasla daha yüksek bir seviye, ekonomik toparlanmanın sürdürülebilirliğine işaret ediyor.
Kasım ayındaki ara seçimlerin ardından ABD yönetiminin ticaret politikalarını sertleştirmesi ve gümrük tarifelerini artırması bekleniyor. Allianz Trade raporuna göre korumacı adımlar küresel tedarik zincirlerini zorlarken yapay zeka talebi ticareti destekliyor.
ABD tarifeleriyle bağlantılı ihracat kayıplarının 2025 yılında 74 milyar doları bulması bekleniyor.
Olumsuz senaryolarda ortalama gümrük tarifesi oranının yüzde 21,3 seviyesine çıkabileceği tahmin ediliyor.
Küresel ticarette korumacı politikalar ve gümrük tarifelerine ilişkin belirsizlikler devam ederken, Amerika Birleşik Devletleri'nde kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından ticaret politikalarının daha sert bir döneme girmesi bekleniyor. Allianz Trade tarafından yayımlanan Ekonomik Görünüm raporunda, küresel ticaretin jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki aksaklıklar ve korumacı eğilimler nedeniyle köklü bir değişim sürecinden geçtiği vurgulanıyor. ABD'nin uygulamaya koyduğu gümrük tarifeleri ile Çin'deki zayıf iç talebin birleşmesi, Çinli şirketlerin ihracat rotasını Avrupa ve Küresel Güney pazarlarına çevirmesine yol açıyor.
Çin şoku 2,0 olarak adlandırılan bu süreç Avrupa ekonomileri üzerinde yoğun bir baskı oluştururken, artan rekabet ve azalan ihracat fırsatları ticaret dengelerini sarsıyor. Raporda aktarılan verilere göre, ABD tarifeleriyle bağlantılı ihracat kayıplarının 2025 yılında 74 milyar dolar düzeyinde gerçekleşeceği, 2026 döneminde ise 42 milyar doları bulacağı hesaplanıyor. Seçimlerin ardından ticaret savaşlarının tırmanabileceği ve olumsuz senaryolarda ortalama gümrük tarifelerinin yüzde 21,3 oranına kadar yükselebileceği öngörülüyor. Çin'in üretim fazlasına yönelik yeni ek vergiler getirilmesi ve üçüncü ülkeler üzerinden yapılan sevkıyatların soruşturulması başlıca risk başlıkları arasında yer alıyor.
Tüm bu korumacı baskılara karşın teknoloji odaklı gelişmeler ticaret hacmini ayakta tutan temel unsur olarak öne çıkıyor. Yapay zeka talebinin küresel mal ticareti büyümesine bu yıl 4,8 puanlık bir katkı sunması beklenirken, Avrupa'nın savunma harcamaları 0,2 puanlık destek sağlıyor. Buna karşılık Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali ticaret büyümesinden 2,1 puan, devam eden ticaret savaşları ise 0,4 puan siliyor. Yapay zeka kaynaklı güçlü talep dalgası, küresel ekonomideki yapısal ayrışmaları kısmen perdeleyerek farklı büyüme hızlarının ortaya çıkmasına neden oluyor.
Asya-Pasifik bölgesi, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinden ve yarı iletken girdilerine duyulan yoğun ihtiyaçtan doğrudan yararlanıyor. Yapay zeka tedarik zincirlerinde aktif rol alan Güney Kore'nin ihracatı yıllık bazda yüzde 10,5 artış gösterirken, Tayvan'da bu oran yüzde 30 seviyesine ulaşıyor. Meksika, Vietnam ve Malezya da tedarik zincirlerindeki kaymalardan olumlu etkilenen ülkeler arasında bulunuyor. Uzmanlar, yapay zekanın veri ve altyapı maliyetlerine rağmen Asya-Pasifik ekonomilerinde büyümenin yüzde 25'inin bu yatırımlardan kaynaklanacağını tahmin ediyor.
Gelecek döneme ilişkin beklentiler, serbest ticaret anlaşmalarının ihracata sunacağı ölçülebilir katkılara odaklanıyor. Son on iki ayda imzalanan anlaşmaların 2027 yılından itibaren küresel ticarete yıllık yaklaşık 0,1 puan destek vermesi bekleniyor. Avrupa Birliği, Hindistan ve Avustralya gibi pazarların bu anlaşmalardan kazançlı çıkması öngörülürken, tarife baskılarının getirdiği maliyetlerin dijital ve teknolojik yatırımlarla dengelenmeye çalışılacağı anlaşılıyor.
AI YORUMU
Yapay zeka talebinin getirdiği ihracat artışı, korumacı politikaların yarattığı lojistik daralmaları ve maliyetleri tek başına sırtlayamaz. Güney Kore'nin yüzde 10,5 ve Tayvan'ın yüzde 30'luk ihracat artışı, donanım tedarik zincirinde doğru konumlanan ülkelerin kazançlı çıkacağını net biçimde gösteriyor. Ancak bu teknolojik ivme, fiziki gümrük duvarlarının ve ara seçim sonrası sertleşmesi muhtemel ticaret savaşlarının getirdiği riskleri tamamen ortadan kaldırmıyor. Ülkeler çip üretimi ve veri altyapısına bel bağlasa da, tarifeler küresel büyümeden her yıl pay koparmaya devam edecek.