Mersin'de bir araçta hayatını kaybeden 16 yaşındaki Hiranur Aygar cinayeti davasında karar açıklandı. Üst mahkemenin bozma kararıyla yeniden görülen davada, sanık Hüseyin Arda Ş. ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı.
Öne çıkanlar
Hüseyin Arda Ş. nitelikli kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.
Araçta bulunan diğer iki sanık 4'er ay hapis cezası alarak tahliye edildi.
Avukatlar delillerin karartıldığını belirterek Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını açıkladı.
Haberin Detayı
Mersin'de arkadaş grubunun bulunduğu otomobilde ruhsatsız ateşli silahla vurularak yaşamını yitiren 16 yaşındaki Hiranur Aygar'ın ölümüne ilişkin yargılamada karar çıktı. Yerel mahkemenin hükmünün üst mahkeme tarafından bozulmasının ardından dava, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde yeniden ele alındı. Gerçekleşen son duruşmada savcılık makamı, ana sanık hakkında doğrudan kastla öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanık Hüseyin Arda Ş.'yi nitelikli kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Olay sırasında aynı araçta bulunan Mustafa Z. ile Nazmi Ç. hakkında ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlamasıyla 4'er ay hapis cezası verildi. Bu iki sanık hakkında hükmün açıklanması geri bırakıldı ve tahliyelerine karar verildi.
Duruşmanın ardından Kadın Dayanışma Komiteleri ile Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği gönüllü avukatı Derya Demir basına değerlendirmelerde bulundu. Demir, ana sanık hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet kararının toplum vicdanını bir nebze olsun rahatlattığını ifade etti. Ancak diğer iki sanık yönünden cezaların artırılmamasını ve tahliye edilmelerini kabul edilemez bulduklarını dile getirdi.
Yargılama sürecinde etkili bir soruşturma yürütülmediğini savunan avukat Demir, dosyada sanıkların çelişkili beyanlarını ortaya koyan net deliller bulunduğunu kaydetti. Olay yerinde kovan bulunmamasının ve silah sesinin duyulmamasının olayın aktarılandan farklı gerçekleştiğini gösterdiğini belirtti.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yargı sürecindeki cezalandırma dengesizliği, kamu vicdanında yeni soru işaretleri yaratıyor. Sadece ana sanığa verilen ağırlaştırılmış müebbet yeterli görülürken, delil gizleyen diğer kişilerin sadece dört ay ceza alıp tahliye edilmesi adalete olan güveni zedeliyor. 13 aylık hukuki mücadelede eksik yürütülen soruşturmaların payı büyük. Anayasa Mahkemesi aşamasında bu çelişkilerin giderilmemesi durumunda, benzer dosyalarda caydırıcılık zayıflayacaktır.
Kaynak:
Cumhuriyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul merkezli on dört ilde gerçekleştirilen operasyonda insan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan şebeke çökertildi. Türk vatandaşı kadınların yurt dışına yönlendirilerek sekiz yüz on kez yumurta satışı yaptığı ortaya çıktı.
Operasyonda kırk bir kadın tarafından sekiz yüz on kez yumurta satışı yapıldığı saptandı.
Üreme hücrelerinin tanesinin altmış ila seksen euro arasında değişen fiyatlarla el değiştirdiği tespit edildi.
Baskınlarda bir örgüt lideri ve iki kadın hastalıkları uzmanı dahil elli üç şüpheli hedef alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturmada dikkat çekici bulgulara ulaşıldı. CİMER üzerinden iletilen ihbarlar neticesinde başlatılan incelemeler, Türkiye ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Arnavutluk ve Gürcistan hatlarında işleyen yasadışı bir zinciri gözler önüne serdi. İletişim trafikleri ve mali hareketlilikler incelenerek şebekenin çalışma modeli çözüldü.
Elde edilen delillere göre organize şekilde hareket eden yapının Türk vatandaşı kadınları hedef aldığı belirlendi. Yurt dışındaki merkezlere yönlendirilen donörlerin maddi menfaat karşılığında yumurta satışı gerçekleştirdiği saptandı. Soruşturma dosyasına yansıyan rakamlara göre kırk bir farklı kadın toplamda sekiz yüz on kez bu ticarete dahil oldu. Hücrelerin her birinin altmış ila seksen euro arasında değişen bedellerle alıcı bulduğu anlaşıldı.
Eş zamanlı olarak İstanbul'un da aralarında bulunduğu on dört ilde düzenlenen baskınlarda geniş çaplı bir şebeke deşifre edildi. Operasyon kapsamında bir örgüt lideri, beş yönetici, kırk bir donör kadın, iki kadın hastalıkları ve uzmanı ile dört seyahat organizatörü olmak üzere toplam elli üç şüpheli şahıs hakkında adli süreç başlatıldı. Güvenlik güçlerinin çalışmaları sonucunda yakalanan şüpheli sayısı kırk ikiye yükseldi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyunu bilgilendiren açıklamalarda bulundu. İnsan bedeni üzerinden kazanç sağlayan yapılanmalara asla müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayan Gürlek, soruşturmayı yürüten adli merciler ile emniyet güçlerine teşekkür etti. Operasyonun derinleştirilerek devam edeceği ve bağlantıların tüm yönleriyle araştırıldığı bildirildi.
AI YORUMU
Yasal ve tıbbi denetimlerin dışına çıkarak insan bedenini ticari meta haline getiren bu tür organizasyonlar, sağlık sistemi üzerindeki denetim eksikliklerini gözler önüne seriyor. Soruşturma dosyasında geçen sekiz yüz on gibi yüksek bir işlem hacmi, denetim mekanizmalarının ne kadar kritik bir rol oynadığını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle üreme hücrelerinin altmış ila seksen euro gibi düşük bedellerle el değiştirmesi, ekonomik kırılganlıkların suç şebekeleri tarafından nasıl istismar edildiğini gösteriyor. Benzer operasyonların artmaması için sınır ötesi sağlık turizmi ve klinik denetimlerinin çok daha sıkı bir şekilde takip edilmesi gerekiyor.
Görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, 19 sanıklı davanın üçüncü duruşmasında savunma yaptı. Hakkında 217 yıla kadar hapis cezası istenen Özcan, suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu.
Tanju Özcan hakkında mütalaada 217 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Duruşma Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sosyal Bilimler Lisesi'nde yapıldı.
Özcan, Sincan Cezaevi'nden SEGBİS ile duruşmaya katılarak beraatini istedi.
Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, duruşmayı fiziki koşullar nedeniyle Bolu Sosyal Bilimler Lisesi binasında oluşturulan salonda yürüttü. Tutuklu sanık konumundaki Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Ankara Sincan Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla duruşmaya bağlandı.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, Özcan hakkında altı kez icbar suretiyle irtikap, üç kez irtikaba teşebbüs, otuz dört kez nitelikli dolandırıcılık ve bir kez rüşvet suçlamalarıyla doksan yıl üç aydan ikiyüzaltmışüç yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyordu. Geçen ay görülen ikinci duruşmada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sunmuştu. Mütalaada, Özcan'ın otuz iki mağdura yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, zincirleme şekilde irtikap ve rüşvet alma suçlarından toplam altmış dokuz yıl altı aydan ikiyüzonedi yıla kadar hapsi talep edilmişti.
Savunma hakkını SEGBİS üzerinden yapmak zorunda kalan ve duruşmaya fiziken getirilmediğini belirten Tanju Özcan, yüz yüze savunma hakkının elinden alındığını ifade etti. Belediye başkanlığı dönemindeki faaliyetlerini aktaran Özcan, BOLSEV Vakfı aracılığıyla çok sayıda öğrenciye burs sağladıklarını ve huzurevi projesi için kaynak oluşturduklarını dile getirdi. Vakfın mali hareketlerinde herhangi bir şaibe bulunmadığını savunan Özcan, Mali Suçları Araştırma Kurulu incelemelerinde de şüpheli bir kayda rastlanmadığını öne sürdü.
Savcılığın mütalaasındaki suçlamalara sert tepki gösteren Özcan, belediyenin çalışmalarının sekteye uğratıldığını ve algı operasyonları yürütüldüğünü iddia etti. İrtikap suçlamalarının gerçeği yansıtmadığını belirten Özcan, duruşmada beraat kararı verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verirken, davada Özcan ve Can ile birlikte Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal'ın da aralarında bulunduğu dört sanığın tutukluluk hali sürüyor.
AI YORUMU
Belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerinde delillerin ve mali denetimlerin şeffaf biçimde tartışılması, yerel yönetimlerin işleyiş güvenliği açısından doğrudan belirleyicidir. MASAK raporlarında şüpheli işlem bulunmadığı iddiası ile savcılığın talep ettiği 217 yıllık hapis cezası arasındaki çelişki, mahkeme kararının hukuki sınırlarını çizen temel unsurdur. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında sunulacak ek savunmalar, yerel yönetim bütçelerinin kullanımına dair emsal niteliğinde sonuçlar doğurabilir.
Mersin merkez ile Kızkalesi arasındaki ulaşım süresini on sekiz dakikaya düşüren Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu hizmete girdi. Yeni proje sayesinde yılda milyarlarca liralık zaman ve akaryakıt tasarrufu elde edilmesi hedefleniyor.
Ulaşım süresi Mersin merkez ile Kızkalesi arasında 18 dakikaya geriledi.
Toplam 52 kilometre uzunluğundaki güzergâhın ana gövdesi 41 kilometredir.
Yılda 2,68 milyar lira zaman ve 340 milyon lira akaryakıt tasarrufu sağlanacak.
Mersin'in yaz aylarında ve bayram dönemlerinde yaşadığı trafik sıkışıklığına çözüm getirmesi planlanan Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu'nun ilk etabını oluşturuyor. Gece saatlerinde trafiğe açılan Çeşmeli-Kızkalesi kesimi, bölgedeki transit geçişleri rahatlatacak teknik donanımlarla kuruldu. Toplam elli iki kilometre uzunluğa erişen bu yeni ulaşım hattı, kırk bir kilometrelik ana gövde ve on bir kilometrelik bağlantı yollarından meydana geliyor.
Hizmete giren projede sürücülerin güvenliğini ve konforunu artırmak amacıyla çok sayıda yapı yer alıyor. Güzergâh boyunca on köprülü kavşak, yedi tünel, beş viyadük ve altı ücret toplama alanı bulunuyor. Ayrıca iki otoyol hizmet tesisi ile birer bakım ve tünel işletme merkezi de kesintisiz ulaşım için faaliyete geçti.
D-400 Antalya-Mersin ile D715 Konya-Mersin devlet yollarındaki transit trafiğin şehir içine girmesini önleyen otoyol, ekonomiye doğrudan katkı sunacak. Resmi verilere göre projeyle zamandan iki milyar altı yüz seksen milyon lira, akaryakıttan ise üç yüz kırk milyon lira olmak üzere toplamda üç milyar lirayı aşan tasarruf elde edilecek. Aynı zamanda yıllık karbon emisyonu miktarında on yedi bin tonluk azalma gerçekleşecek.
Yolu ilk kullanan sürücüler ise yeni güzergâhın sağladığı konforu ve hız avantajını paylaştı. Bölgede uzun süredir yaşayan ve havalimanı ile Erdemli arasındaki seyahat süresinin bir saat on dakikadan kırk dakikaya düştüğünü belirten sürücüler, asfalt kalitesinden ve trafik yükünün azalmasından duydukları memnuniyeti ifade etti.
AI YORUMU
Yaz aylarındaki turizm yoğunluğunda saatler süren yolculukları dakikalara indiren bu tür altyapı yatırımları, bölgesel ticaret ve lojistik maliyetlerini doğrudan aşağı çekiyor. Proje kapsamında açıklanan toplam üç milyar liranın üzerindeki tasarruf kalemi, harcanan bütçenin ne kadar kısa sürede kendini amorti edeceğini net biçimde gösteriyor. Özellikle yaz döneminde bölgeye akın eden tatilciler ve tarım ürünlerini pazara ulaştıran üreticiler için kesintisiz akış sağlanmış durumda. Eski güzergâhlardaki transit yükün şehir merkezinden tamamen ayrılması, yerel halkın günlük yaşam kalitesini artırırken karbon salınımındaki on yedi bin tonluk düşüş çevresel hedeflere de somut katkı sunuyor.
Istanbul Buyuksehir Belediyesi davasinda mahkeme heyeti ara karari acikladi. Aralarinda eski yoneticiler ile mudurlerin bulundugu yedi tutuklu sanik serbest birakildi.
Mahkeme yedi tutuklu sanigin tahliyesine karar verirken, tutuksuz saniklarin bazi adli kontrollerini kaldirdi.
Ekrem Imamoglu dort gun suren savunmasini tamamladi ve hakkindaki iddialari reddetti.
Ara kararin ardindan dava iki kasim tarihine ertelendi ve toplam kirk alti tutuklu sanik kaldi.
Istanbul Buyuksehir Belediyesi bunnyesindeki iddialarla ilgili gorulen davada ara karar sureci tamamlandi. Mahkeme heyeti tarafindan aciklanan karara gore, tutuklu bulunan bazi isimlerin serbest birakilmasi kararlastirildi. Bu kapsamda muhendisler, genel mudur yardimcilari ve cesitli birim mudurlerinin de aralarinda oldugu yedi kisi tahliye edildi.
Serbest birakilan isimler arasinda Tolga Kilic, Fatih Temur, Melih Gecek, Aytekin Karaarslan, Adem Baser, Nilgun Cendek ve Umit Polat yer aliyor. Ayrica bazi tutuksuz saniklar hakkinda uygulanan imza ve ev hapsi tedbirleri kaldirildi. Bazi saniklar icin ise yurt disina cikis kisitlamasinin devam ettigi bildirildi.
Gerceklestirilen durusmalarin ardindan dava heyeti yeni durusma tarihi olarak iki kasimi isaret etti. Yapilan son tahliyelerle birlikte yargilama surecinde kalan tutuklu sanik sayisi kirk altiya geriledi. Davanin saniklari arasinda yer alan Ekrem Imamoglu, dort gun boyunca devam eden savunma oturumlarini sonlandirdi ve hakkinda yoneltilen iddialarin gercegi yansitmadigini yineledi.
Hukuksal surec tum hiziyla surerken, mahkemenin verecegi sonraki kararlar kamuoyu tarafindan yakindan izleniyor. Dosyadaki diger saniklarin hukuki durumlari ve ara kararin doguracagi sonuclar ilerleyen durusmalarda netlik kazanacak. Savunmalarin tamamlanmasinin ardindan dava takvimi belirtilen tarihte kaldigi yerden devam edecek.
AI YORUMU
Yargilama surecinde alinan bu tahliye kararlari, dosyanin seyrine dogrudan etki eden somut bir adim olarak oteye geciyor. Yedi kisinin serbest kalmasi, kirk alti tutuklu sanigin bulundugu davada savunma dinamiklerini degistirirken, iki kasimda yapilacak durusmanin cercevesini de belirliyor. Bu tur toplu davalarda ara kararlarla gelen tahliyeler, tutukluluk suresinin makul sinirlari ve delil durumunun degerlendirilmesi acisindan belirleyici bir esiktir.