PİYASA
Ekonomi

Çin'in elindeki ABD tahvilleri 18 yılın dip seviyesinde

Görsel: HaberinAi

Özet

Pekin yönetiminin rezervlerinde bulundurduğu ABD devlet tahvilleri ağustos ayında 590,7 milyar dolara gerileyerek 2008 yılından bu yana en düşük düzeyini gördü. Küresel tahvil piyasasındaki bu değişim sürecinde Japonya da varlıklarını azaltırken İngiltere alımlarıyla öne çıktı.

Öne çıkanlar

  • Çin'in ABD tahvil varlığı ağustosta 27,3 milyar dolar azaldı.
  • Toplam miktar Ağustos 2008'den beri en düşük seviye olan 590,7 milyar dolara indi.
  • İngiltere 180 milyar dolarlık alımla tahvil miktarını 1,01 trilyon dolara yükseltti.

Haberin Detayı

Küresel finans piyasalarında borçlanma senetleri cephesinde hareketli bir dönem yaşanırken Pekin yönetiminin hamleleri dikkatleri üzerine çekti. Yılın sekizinci ayında açıklanan resmi rakamlara göre, dünyanın en büyük ekonomilerinden birinin elinde tuttuğu Amerikan devlet tahvillerinin toplam tutarında belirgin bir gerileme kaydedildi. Önceki aya kıyasla 27,3 milyar dolarlık bir erime yaşanmasıyla birlikte portföydeki miktar 590,7 milyar dolara kadar indi.

Gerçekleşen bu düşüşle beraber söz konusu ülkenin rezervlerindeki borç senedi varlığı, küresel krizin derinleştiği 2008 yılının ağustos ayından bu yana en düşük noktasına gerilemiş oldu. Buna rağmen ilgili ülke, yabancı devletler arasında Washington yönetiminin en çok borç tuttuğu üçüncü konumdaki aktör olma özelliğini korumaya devam ediyor. Küresel rezervlerin genel seyrine bakıldığında ise toplam hacmin temmuz ayındaki 9,25 trilyon dolardan ağustosta 9,33 trilyon dolara çıktığı görüldü.

Piyasadaki genel tablo incelendiğinde sadece Asya devinin değil, listede ilk sırada yer alan Japonya'nın da varlıklarını elden çıkardığı gözlendi. Tokyo yönetimi 35,6 milyar dolarlık satış gerçekleştirerek toplam mevcudunu 1,07 trilyon dolara çekti. Buna karşın Avrupa cephesinden gelen güçlü alımlar dengenin korunmasında rol oynadı. Özellikle İngiltere'nin ağustos ayında yaptığı devasa alım hamlesi piyasadaki hareketliliği dengeleyen ana unsur olarak öne çıktı.

Listenin ikinci sırasında bulunan İngiltere, söz konusu ayda 180 milyar dolar değerinde kıymetli evrak satın alarak varlık büyüklüğünü 1,01 trilyon dolara çıkardı. Aynı dönemde Belçika ve Kanada gibi diğer büyük sahipler de alım yönünde adımlar attı. Belçika tahvil miktarını 490,5 milyar dolara ulaştırırken Kanada ise 464,6 milyar dolarlık büyüklüğe erişti.

Bütün bu işlemlerin arkasında ise ABD'nin sürdürülemez borç yüküne dair endişelerin artması yatıyor. Ülkenin toplam borcunun 40 trilyon dolar sınırına dayanması ve otuz yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5 eşiğini aşması maliyetleri yukarı çekti. Büyük ekonomilerin rezerv tercihlerindeki bu değişimler, gelecekteki borçlanma maliyetleri ve küresel sermaye akımları açısından yakından izlenen dinamikler arasında yer alıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Pekin ve Tokyo gibi iki büyük aktörün Amerikan tahvillerindeki pozisyonlarını azaltması, küresel rezerv yönetiminde çeşitlendirme eğiliminin hızlandığını net bir şekilde gösteriyor. Özellikle 590,7 milyar dolarlık seviyenin 2008 krizinden bu yana görülmemiş olması, sadece bir portföy tercihi değil aynı zamanda jeopolitik riskleri azaltma stratejisinin parçası olarak okunmalıdır. Washington'ın 40 trilyon dolara ulaşan borç yükü ve yüzde 5'i aşan otuz yıllık tahvil getirileri göz önüne alındığında, büyük fonların güvenli liman algısını yeniden şekillendirdiği anlaşılıyor.

Kaynak: Dünya Gazetesi Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ekonomi
• ekotürk
Çin'den Borsa Düşüşüne Karşı Yeni Kısıtlama Hamlesi
Fotoğraf: ekotürk

Çinli düzenleyiciler, borsalarda görülen sert gerilemeleri durdurmak amacıyla hisse satışlarına yönelik yeni kısıtlayıcı önlemler devreye soktu. Alınan bu kararın piyasalardaki aşağı yönlü baskıyı hafifletmesi ve yatırımcı güvenini tazelemek adına atılmış stratejik bir adım olduğu belirtiliyor. Küresel piyasalarda da yakından izlenen bu hamleyle birlikte finansal istikrarın korunması hedefleniyor.

  • Çin piyasalardaki düşüşü durdurmak için hisse satışlarına sınırlama getirdi.
  • Düzenleyici kurumlar finansal istikrarı korumak adına yeni önlemler açıkladı.
  • Atılan bu adımın yatırımcı güvenini desteklemesi bekleniyor.

Uzak Doğu'nun en büyük ekonomilerinden biri olan Çin, son dönemde finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmaların ardından tedbirleri artırma kararı aldı. Hisse senetleri piyasasındaki aşağı yönlü hareketliliğin derinleşmesini önlemek isteyen yetkililer, satış işlemlerine yönelik birtakım kısıtlamaları hayata geçirdi. Bu müdahale, piyasa aktörleri tarafından yakından takip edilen önemli bir gelişme olarak kayda geçti.

Uygulamaya konulan yeni düzenlemeler, özellikle büyük ölçekli yatırımcıların ve kurumların ani satış baskısı yaratmasının önüne geçmeyi amaçlıyor. Finans otoriteleri, bu sayede endekslerdeki değer kayıplarının yavaşlatılacağını ve piyasada dengeli bir seyrin yeniden tesis edileceğini öngörüyor. Alınan kararların kısa vadede volatiliteyi azaltması muhtemel görünüyor.

Geçmiş dönemlerde de benzer piyasa dalgalanmalarında müdahaleci politikalar izleyen Çinli yetkililer, sermaye piyasalarının sağlığını korumak için araçlarını etkin bir şekilde kullanmaya devam ediyor. Bu son hamle, küresel yatırımcılar tarafından da dikkatle izlenirken, hisse senetlerindeki hareketliliğin seyrini değiştirebilecek nitelikte değerlendiriliyor.

AI YORUMU

Piyasa yönetimlerinin bu tarz doğrudan müdahaleleri kısa vadede panik satışlarını durdurmak için etkili bir kalkan oluşturabilir; ancak uzun vadede serbest piyasa dinamiklerinin zedelenmesi riski de taşır. Yabancı yatırımcıların Çin pazarına olan iştahını doğrudan etkileyebilecek bu tür kısıtlamalar, güven tazelemekten ziyade bürokratik baskı algısı da yaratabilir. Önümüzdeki günlerde bu kuralların likidite üzerindeki yansımaları daha net görülecektir.

Kaynak: ekotürk Haberin tam sayfası →

Dünya
• CNN Türk
Japonya'da Deprem Erken Uyarı Sistemi 9,9 Büyüklüğünde Hatalı Alarm Verdi
Fotoğraf: CNN Türk

Japonya'da erken uyarı sisteminin sarsıntıyı yanlış hesaplaması sonucu 9,9 büyüklüğünde deprem olacağı yönünde hatalı alarm verildi. Ülke genelinde paniğe ve ulaşımda aksamalara yol açan yanlış anons, kısa süre içinde resmi olarak geri çekildi.

  • Japonya'da erken uyarı sistemi sarsıntıyı yanlış hesaplayarak 9,9 büyüklüğünde duyurdu.
  • Hatalı uyarı yüzünden hızlı tren seferleri otomatik güvenlik sistemleriyle geçici olarak durduruldu.
  • Yetkililer hatanın siber saldırıdan değil, uzak depremlerin hesaplanmasındaki veri işleme sorunundan kaynaklandığını belirtti.

Japonya genelinde cep telefonlarının çalması ve şehir hoparlörlerinden acil durum anonslarının yapılmasıyla milyonlarca vatandaş büyük bir korku yaşadı. Meteoroloji Ajansı'nın erken uyarı mekanizması, Rusya'nın Kamçatka Yarımadası açıklarında kaydedilen 6,9 büyüklüğündeki sarsıntıyı hatalı bir şekilde 9,9 büyüklüğünde raporladı.

Ortaya çıkan bu rakam eğer gerçek olsaydı, insanlık tarihinin 1960 yılında Şili'de ölçülen 9,5 büyüklüğündeki en büyük depremini geride bırakacaktı. Yaşanan panik ortamı kısa sürede demiryolu ulaşımını da vurdu ve hızlı tren seferleri güvenlik protokolleri gereğince tedbiren durduruldu.

Ajans yetkilileri dakikalar içinde hatayı fark ederek uyarıyı iptal etti. Alınan bu karar, ülkenin deprem erken uyarı tarihinde ilk defa resmi bir iptal işleminin gerçekleşmesi olarak kayıtlara geçti.

Yaşanan aksaklığın ardından teknik inceleme başlatan yetkililer, siber saldırı iddialarını kesin bir dille reddetti. İlk bulgular, uzak mesafelerdeki sarsıntıları hesaplamada kullanılan algoritmalarda bir veri işleme hatası yaşandığını gösteriyor.

Bilim insanları ise teorik olarak 9,9 büyüklüğünde bir sarsıntının devasa fay hatlarının kırılmasını gerektireceğini, ancak dünya coğrafyasının fiziksel sınırları nedeniyle bu oranda depremlerin oluşumunun sınırlı olduğunu vurguluyor.

AI YORUMU

Kamçatka açıklarındaki gerçek sarsıntının erken uyarı algoritması tarafından yanlış yorumlanması, teknolojiye dayalı güvenlik sistemlerinin ne denli hassas olduğunu gösterdi. İlk kez resmi bir alarmın geri çekilmesi, yetkililerin algoritma hatalarına karşı daha temkinli bir denetim mekanizması kurmasını zorunlu kılıyor. Hızlı trenlerin durması gibi operasyonel aksaklıklar, milisaniyelerle yarışan erken uyarı altyapılarında yanlış veri maliyetinin ne kadar yüksek olabileceğini kanıtladı.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Donanım
• DonanımHaber
Cinli Girisim Langdao Silex Yerli EUV Isik Kaynagini Tanitti
Fotoğraf: DonanımHaber

Cinli teknoloji girisimi Langdao Silex, yuzde 90 yerlilik oranina sahip EUV isik kaynagi prototipini gorucuye cikardi. FlintNano LPP-OXXO adi verilen sistem, gelismis yari iletken uretimi icin gereken lazer kaynakli plazma teknolojisinden yararlaniyor.

  • Langdao Silex, yuzde 90 yerlilik oranina sahip EUV isik kaynagi prototipini duyurdu.
  • FlintNano LPP-OXXO adi verilen sistem 1.000 watt gucunde lazer kullaniyor.
  • Prototipin ticari uretime hazir hale gelmesi icin 3 ila 5 yil gerekiyor.

Yari iletken sektorunde dis a dependencia bagimliligi azaltmak isteyen Cinli girisim Langdao Silex, endustri icin hayati onem tasiyan bir bilesen gelistirdi. Sirket tarafindan tanitilan FlintNano LPP-OXXO adli prototip, EUV litografi cihazlarinin en temel parcasi olan isik kaynagi uzerine odaklaniyor ve arastirma gelistirme faaliyetlerinin buyuk bolumu yerli imkanlarla tamamlandi.

Gelistirilen sistem, yuksek guclu lazerlerin plazma olusturmasini saglayan lazer kaynakli plazma yontemini kullaniyor. Dunya genelinde ASML tarafindan da tercih edilen bu teknoloji sayesinde cok kisa dalga boyuna sahip isik uretilebiliyor ve boylece en gelismis yari iletkenlerin uretim sureci destekleniyor.

Teknik verilere gore donanim, 1.000 watt gucunde bir lazer barindirirken tekrarlama frekansi 1.000 ile 20.000 Hz arasinda degisiyor. Enerji donusum verimliligi yuzde 2 seviyesinin uzerinde olculen sistemin EUV isik cikis gucu ise en az 15 watt olarak kayitlara gecti.

Ticari litografi makineleri genellikle yuzlerce watt guc saglayan kaynaklara ihtisas duysa da, mevcut prototip 100 saatin uzerinde kesintisiz calisabilme yetenegi gosterdi. Plazma boyutu 60 mikrometre olan cihaz, silikon levha testleri icin uygun bir asamaya ulasti.

Muhendisler seri uretim sureci icin onumuzdeki 3 ila 5 yillik takvimi isaret ediyor. Ancak ASML gibi devlerin yillarca suren birikimi ve yuz binlerce parcali karmasik ekosistemi dusunuldugunde, Cinli ureticilerin tam bagimsiz ticari sistemlere ulasmasi daha uzun bir zamana yayilabilir.

AI YORUMU

Langdao Silex tarafindan gelistirilen 15 watt cikis gucundeki bu ilk prototip, Cin'in dis tedarikcilere olan bagimliligini kirmak adina sembolik bir baslangic sunuyor. ASML'nin halihazirda ticari olarak kullandigi 250W ve uzeri guclerle hemen rekabet edebilmesi mumkun olmasa da, yerlilik oraninin yuzde 90 gibi yuksek bir seviyede tutulmasi ulusal teknoloji hamlesinin kararliligini gosteriyor. Onumuzdeki donemde bu prototipin laboratuvar ortamindan gercek fabrika sartlarina nasil uyarlanacagi, kuresel yari iletken pazarindaki dengeleri dogrudan etkileyecektir.

Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• CNN Türk
Norveç Ordusunun Kiraladığı Çin Üretimi Araçlar Gizli Bilgileri Kaydetti
Fotoğraf: CNN Türk

Norveç ordusunun tatbikat için kiraladığı Çin menşeli otomobiller, askerlerin haberi olmadan hassas üs görüntülerini ve giriş kodlarını kaydetti. Alternatif araç eksikliği nedeniyle kullanılan bu modeller siber güvenlik tartışmalarını beraberinde getirdi.

  • Norveç ordusu eylül ayındaki tatbikat için kiralık araçlar tercih etti.
  • Hertz Norge üzerinden temin edilen araçlar arasında Changan Deepal modelleri yer aldı.
  • Araçların 360 derecelik kameraları askeri üsleri ve giriş kodlarını kayıt altına aldı.

Norveç askeri birlikleri, geçtiğimiz eylül ayında gerçekleştirilen bir tatbikat sırasında ulaşım ihtiyacını karşılemek üzere kiralık otomobillere başvurdu. Hertz Norge platformu üzerinden sağlanan bu filoda, Çin merkezli Changan Automobile şirketinin Deepal markasına ait bazı modeller de hizmete verildi. Ancak operasyon sırasında, söz konusu araçların donanımında yer alan kameraların personelin bilgisi dışında kayıt yaptığı anlaşıldı.

Yapılan incelemelerde, otomobillerin dahili hafızasında askerlerin günlük faaliyetlerine, gizli askeri üslere ve hassas noktalara ait çok sayıda görsel materyal tespit edildi. Askeri yetkililer, piyasadaki alternatif araç seçeneklerinin kısıtlı olması sebebiyle mecburen bu markaları tercih ettiklerini belirtti. Teğmen Fredrik Blanck, toplanan veriler sayesinde hangi sürücünün direksiyonda olduğunun, araçların hangi noktada ne kadar süre kaldığının net biçimde görülebildiğini ifade etti.

Söz konusu otomobillerin sahip olduğu 360 derecelik çevre görüş kameraları, çevrede olup biten her şeyi hafızasına alabilecek kapasiteyle donatılmış durumda. Hatta askerlerin üslere giriş yaparken kullandıkları kapı şifrelerini tuşladıkları anlar bile sistem tarafından kaydedilmişti. Güvenlik birimleri, ortaya çıkan bu durumun ardından araç hafızasında bulunan tüm hassas görüntülerin tamamen silinmesini sağladı.

Yaşanan bu olay, Çin yapımı teknolojilerin potansiyel istihbarat faaliyetlerinde kullanılıp kullanılmadığı yönünde soru işaretleri yarattı. Ancak yetkililer, şu aşamada herhangi bir casusluk yapıldığına veya verilerin harici bir merkeze aktarıldığına dair somut bir kanıta ulaşamadı. Siber güvenlik uzmanları ise günümüz otomobillerinin sadece kamera değil, aynı zamanda GPS ve mikrofon gibi gelişmiş sensörlerle donatıldığına, bu nedenle beklenenden çok daha fazla veri topladığına dikkat çekiyor.

AI YORUMU

Changan Deepal modellerinin hafızasında askeri üs giriş kodlarının ve personel hareketlerinin bulunması, modern otomobillerin sadece birer ulaşım aracı olmadığını açıkça gösteriyor. Araçların topladığı bu devasa verinin dışarıya sızmadığı belirtilse de, orduların lojistik tedarik zincirinde yazılım ve donanım güvenliğini göz ardı etmesi büyük bir zaafiyet yaratır. Gelecekte kritik kamu ve savunma alımlarında tedarikçilerin menşei kadar dijital mahremiyet standartları da mercek altına alınmak zorundadır.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler