Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
CHP 38. Kurultay Davasında Mütalaa Açıklandı
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Yıldız Yazıcıoğlu (VOA) · Kamu malı · Wikimedia Commons
Özet
CHP’nin 38. Kurultay davasında, 9 sanık ayrı ayrı hapis cezasıyla suçlanırken, 3 sanık beraat talep edildi. Davada 1–3 yıl hapis, suça iştirak cezası ve beraat istekleri öne çıktı.
Öne çıkanlar
9 sanık 1–3 yıl hapis cezasıyla suçlanıyor
Cemil Tugay, Hüseyin Yaşar, Özgen Nama beraat talebinde
Siyasi Partiler Kanunu 112. maddesi uyarınca yalan oy kullanma suçlaması
Haberin Detayı
CHP’nin 38. olağan kurultayıyla ilgili mahkeme davasında, 9 sanık ayrı ayrı hapis cezalarına çarptırıldı. Ekrem İmamoğlu, Rıza Akpolat, Özgür Çelik ve diğerleri, Siyasi Partiler Kanunu’nun 112. maddesinde düzenlenen "oylamaya hile karıştırılması" suçu kapsamında 1 yıl ile 3 yıl arasında hapis cezası ile suçlandı. Bu sanıkların ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 37/1. maddesi uyarınca "suça iştirak"ten de ayrı ayrı cezalandırılması talep edildi. Dava kapsamında, Cemil Tugay, Hüseyin Yaşar ve Özgen Nama için beraat talep edildi. Mahkeme, bu üç sanığın suçlamaların ötesinde delil eksikliği nedeniyle beraat edilmesini önerdi. CHP’nin 38. kurultayının siyasi etkisi göz önüne alındığında, mahkeme kararının parti içi dinamikleri ve seçmen algısını nasıl şekillendireceği merak konusu. Mahkeme, davanın detaylarını açıklarken, partinin demokratik süreçlerine olan güvenin sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı. İlgili mahkeme belgeleri, 1-3 yıl hapis cezasının yanı sıra, suça iştirak suçlamalarının ayrı ayrı ele alınması gerektiğini belirtti. Dava, siyasi partilerin yasal çerçevede nasıl hareket edeceği konusunda bir örnek teşkil ediyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Mahkeme, 1–3 yıl hapis cezası ve suça iştirak suçlamalarını ayrı ayrı ele alarak, yasal sürecin şeffaflığını vurguladı. Bu yaklaşım, parti üyelerinin yasal sorumluluklarını netleştirirken, siyasi rakiplerin de benzer davalarda benzer taktiklerle karşılaşacağını gösteriyor. 9 sanığın suçlamalarına rağmen 3’ün beraat talebi, yargı sisteminin delil ağırlıklı karar verme prensibini güçlendiriyor. Bu durum, siyasi partilerde yasal risk yönetiminin önemi konusunda bir uyarı niteliğinde.
Kaynak:
Milliyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Kamuoyunda yankı uyandıran geniş katılımlı davada mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar arasından yedi ismin tahliyesine hükmetti. Gerçekleşen son celsede ayrıca bazı sanıklar üzerindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması kararlaştırıldı.
Dava kapsamında 53'ü tutuklu toplam 436 sanık yargılanıyor.
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda 101. duruşma yapıldı.
Tolga Kılıç, Fatih Temür ve Melih Geçek gibi yedi isim tahliye edildi.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından yürütülen hukuki süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Yüzü aşkın celsedir devam eden ve yüzlerce ismin sanık sandalyesinde oturduğu yargılamada, mahkeme ara kararını duyurdu.
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki özel duruşma salonunda görülen oturumda, tutukluluk halleri ve adli kontrol tedbirleri yeniden masaya yatırıldı. Uzun süredir cezaevinde bulunan bazı kamu ve özel sektör çalışanlarının durumları tek tek ele alındı.
Gerçekleştirilen incelemelerin ardından mahkeme başkanı, Park ve Bahçeler Dairesi personeli Tolga Kılıç, eski Ağaç AŞ Satın Alma Müdür Vekili Fatih Temür, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek ve eski Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaaslan'ın serbest bırakılmasına karar verdi. Bu isimlerle birlikte Adem Başer, Ümit Polat ve Nilgün Cendek de tahliye edilenler arasında yer aldı.
Heyet, geri kalan tutuklu sanıkların mevcut hallerinin sürdürülmesine hükmetti. Bununla beraber, tutuksuz yargılanan bazı kişilerin evden çıkmama ve düzenli imza verme gibi adli kontrol şartları tamamen kaldırıldı.
Ayrıca duruşmada, bazı sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasaklarının da kaldırılması yönünde hüküm kuruldu. Dava heyeti, dosyadaki delil durumu ve yargılamanın geldiği aşamayı göz önünde bulundurarak sonraki duruşma için hazırlıklarını sürdürüyor.
AI YORUMU
Yargılama sürecindeki bu tahliye kararları, davanın seyri ve tutukluluk sürelerinin hukuki sınırları açısından yakından izleniyor. Melih Geçek ve Nilgün Cendek gibi farklı kurumlarda yöneticilik yapmış isimlerin serbest kalması, ilerleyen celselerdeki savunma stratejilerini doğrudan etkileyebilir. Mahkemenin adli kontrol şartlarında esneklike gitmesi ise dosyanın kapsamlı yapısı içinde dengeli bir ilerleme arayışına işaret ediyor.
CHP İstanbul İl Kongresi'nin iptali davasında mahkeme, 30 Nisan 2027 tarihine ertelenmiş bir duruşma planı açıkladı. 17 Eylül 2026'da kayyım kararı kaldırıldı, ancak dava için karar çıkmadı. Mahkeme Yargıtay kararının beklenmesi ve ceza dosyasının sorulması gerektiğini belirtti.
Kayımlı karar 17 Eylül 2026'da kaldırıldı
Dava 30 Nisan 2027'ye ertelendi
Mahkeme Yargıtay kararını bekleyecek
Mahkeme, CHP İstanbul İl Kongresi'nin 8 Ekim 2023'te düzenlenen 38. olağan kongresinin iptali talebiyle açılan davayı yeniden gündeme getirdi. 30 Nisan 2027 tarihine ertelenmiş olan bu duruşma, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde gerçekleştirilecek.
Görünür ki, mahkeme Yargıtay'da incelenen bir kararı beklemek ve ilgili ceza dosyasının durumunu sorgulamak amacıyla ertelenme kararı almış. Önceki duruşmada 2 Eylül 2025'te verilen ihtiyati tedbir kararı kapsamında, İstanbul İl Başkanı ve yönetimi görevden uzaklaştırılmış; Gürsel Tekin ve heyeti kayyım olarak görevlendirilmişti.
17 Eylül 2026'da mahkeme, durumun değiştiğini belirterek kayyım kararıyla ilgili tüm tedbirleri kaldırdı. Ancak bu kararın ardından dava için bir karar çıkmadı. Mahkeme, 30 Nisan 2027'ye ertelenen duruşmada Yargıtay kararının sonuçlanmasını ve ceza dosyasının sorulmasını bekleyecek.
Dava sürecinde, CHP'nin İstanbul İl Kongresi'nin iptaliyle ilgili talepleri ve mahkeme kararları, siyasi ortamda önemli bir tartışma yaratmaya devam ediyor. Mahkeme, siyasi kararların hukuki çerçevede nasıl değerlendirileceğini göz önünde bulundurarak ilerliyor.
Mahkeme, 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bir sonraki duruşma için hazırlıklarını sürdürürken, Yargıtay kararının ne zaman çıkacağı ve ceza dosyasının durumu, davanın gidişatını belirleyecek kritik faktörler arasında yer alıyor.
Bu süreç, siyasi partilerin yönetim yapıları ve karar alma süreçleri üzerindeki hukuki denetimin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Mahkeme kararının sonuçlanmasıyla birlikte, CHP İstanbul İl Kongresi'nin geleceği ve ilgili siyasi yapılandırma planları netleşecek.
Dava ile ilgili gelişmeler, İstanbul'daki siyasi dengeler ve CHP iç yapısının geleceği açısından dikkatle izleniyor. Mahkemenin kararları, siyasi partilerin iç işleyişine ve hukuki çerçeveye dair önemli ipuçları sunuyor.
İlgili taraflar, Yargıtay kararının sonucunu ve ceza dosyasının durumunu beklerken, mahkeme de bu bilgilerin ışığında bir sonraki adımı planlayacak.
AI YORUMU
Bu ertelenme, CHP'nin İstanbul İl Kongresi'ne dair hukuki sürecin hala belirsiz olduğunu gösteriyor. Mahkeme kararının beklenmesi, siyasi partilerin yönetim yapısı üzerindeki denetimi güçlendirebilir. Yargıtay'ın kararı netleşince, CHP iç yapısında yeniden düzenlemeler gündeme gelebilir. Dava sürecinin devamında, siyasi denge ve hukuki süreçlerin nasıl etkileşeceği izlenmeli.
Balıkesir'de bir kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla bağlantılı olarak yakalanan yedi şüpheliden altısı cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında saldırıya aracılık eden ve azmettiren isimler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
18 Eylül'de Karesi ilçesinde Nurettin A. cami çıkışında silahlı saldırıya uğradı.
Polis ekipleri zanlıların İstanbul Bağcılar'daki İstoç Sanayi Sitesi'nde olduğunu belirledi.
Yedi şüpheliden altısı tutuklanırken biri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Balıkesir'in Karesi ilçesinde 18 Eylül tarihinde gerçekleşen silahlı saldırı olayının ardından emniyet birimleri geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Cami çıkışında evine yönelen 66 yaşındaki Nurettin A.'ya kask takarak ateş eden kişilerin T.A. ve F.İ. olduğu tespit edildi. Olayın ardından izini kaybettirmeye çalışan saldırganların yakalanması için polis ekipleri teknik ve fiziki takip yürüttü.
Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırıya aracılık ettiği belirlenen D.B. isimli şüpheliyi İstanbul'un Bağcılar ilçesindeki İstoç Sanayi Sitesi'nde düzenlenen operasyonla gözaltına aldı. Şüphelilerin polise verdikleri ilk ifadede, saldırıda kullanılan tabancayı parçalara ayırarak farklı noktalara attıklarını itiraf ettikleri öğrenildi. Ekipler bu doğrultuda yürüttükleri aramalarda silahın bazı parçalarını ele geçirdi.
Yürütülen soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte cinayeti azmettirdikleri ve şüphelilere yardım ettikleri saptanan M.A., A.A., C.Ö. ve E.G. de emniyet güçlerince yakalandı. Gözaltına alınan toplam yedi şüpheli, emniyetteki sorgu işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
Mahkemeye çıkarılan zanlılardan C.Ö. ve tutuklanan diğer isimlerle birlikte toplam altı şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
AI YORUMU
Sokak ortasında planlı şekilde gerçekleştirilen bu tür organize saldırılar, ruhsatsız silahlara erişimin ne kadar hızlı ve kontrolsüz olabildiğini gösteriyor. 18 Eylül'de yaşanan bu olayda faillerin kısa sürede İstanbul'da yakalanması güvenlik birimlerinin operasyonel refleksini ortaya koyuyor. Benzer olayların önlenebilmesi için bireysel silahlanmaya yönelik denetimlerin artırılması ve caydırıcı cezaların eksiksiz uygulanması hayati bir zorunluluktur. Tutuklanan altı şüphelinin yargılama sürecindeki ifadeleri, suç ağının arkasındaki diğer olası bağlantıları da netleştirecektir.
Konya'da 77 gündür aranan Mehmet Tural'ı öldürdüğünü itiraf eden sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, azmettirici veya suç ortaklığı bulunan diğer sanıkların cezalarında ise farklı hükümler kurdu.
Sanık Kenan Y. tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet aldı.
Olayda nitelikli yağma suçundan 12 yıl, ruhsatsız silahtan 3 yıl hapis cezası verildi.
Tetikçinin babası Dursun Y. hakkında verilen 3 yıllık silah cezası ertelendi.
Konya'nın Akşehir ilçesinde uzun süre haber alınamayan Mehmet Tural'ın cinayete kurban gittiği belirlendi. Bölgede Nasreddin Hoca karakterini canlandırmasıyla tanınan 62 yaşındaki Tural'ın akıbeti, günlerce kayıp olarak araştırıldı.
Ailesinin televizyon programına katılarak yardım istemesi üzerine olay aydınlatıldı. Programa katılan Kenan Y, aralarında yaşanan tartışma sonrasında Tural'ı otomobil içerisinde tabancayla vurarak yaşamına son verdiğini itiraf etti.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kenan Y. ile babası Dursun Y, 17 Haziran 2025 tarihinde adliyeye sevk edildi. Nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanan sanıklar hakkında dava açıldı.
Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında tutuklu sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu. Hakim karşısına çıkan Kenan Y. suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu.
Yargılama sonucunda mahkeme heyeti sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca nitelikli yağma ve ateşli silahlar kanununa muhalefet suçlarından toplam 15 yıl hapis cezasına hükmedildi.
AI YORUMU
Televizyon yayınlarına katılarak gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayan bu tür itiraflar, adli süreçlerin seyrini kökten değiştiren en somut unsurlardır. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği ağırlaştırılmış müebbet cezası, tasarlanan cinayetler karşısında hukukun caydırıcı yönünü net biçimde ortaya koymaktadır. Suç ortaklığı şüphesiyle yargılanan sanıkların cezalarındaki farklılıklar, adaletin her failin eylemine göre şekillendiğini gösteriyor. Bu karar, benzer suçlarda delil toplama sürecinin ne denli hızlı sonuç verebileceğini kanıtlayan bir örnek teşkil ediyor.