Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
250 sanıklı Halil Falyalı davasında bilirkişi raporu bekleniyor
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Halil Falyalı cinayeti sonrasında açılan yasa dışı bahis davasında mahkeme, bilirkişi heyeti raporunun beklenmesine karar verdi. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma 24 Mart 2027 tarihine ertelendi.
Öne çıkanlar
Mahkeme, üç kişilik uzman bilirkişi heyetinin raporunu bekleyecek ve duruşma 24 Mart 2027'ye bırakıldı.
İddianamede Özge Falyalı dahil 35 sanık için örgüt yöneticiliğinden 51 yıl 9 aya kadar hapis isteniyor.
Toplam 250 sanığın yargılandığı davada sanık avukatları banka hesaplarındaki blokelerin kaldırılmasını talep etti.
Haberin Detayı
Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor. Yargılama sürecinde bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları mahkeme salonunda hazır bulunurken, farklı bir suç nedeniyle cezaevinde bulunan bazı sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden katılım sağladı. Duruşma zaptına geçen evrakların okunmasının ardından hakim, taraflara söz hakkı tanıyarak önceki celsede talep edilen bilirkişi raporunun henüz dosyaya ulaşmadığını ifade etti.
Hakimin açıklaması sonrasında söz alan sanıklar, suçlamaları reddederek daha önceki savunmalarını tekrarladı ve mahkemeden beraat talebinde bulundu. Duruşmaya katılan sanık avukatları ise soruşturma aşamasındaki eksik hususların bir an önce giderilmesini talep ederken, müvekkillerinin banka hesapları üzerinde bulunan blokelerin kaldırılması için mahkemeye başvuruda bulundu. Savunma tarafı, hesaplardaki kısıtlamaların kaldırılması yönündeki taleplerini yineleyerek dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasını istedi.
Taraf beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti ara kararını açıklayarak davanın seyrini belirleyen adli adımları duyurdu. Ayrıca sanıkların mevcut tutukluluk ve adli kontrol hallerinin devamına hükmedilerek duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Hazırlanan iddianamede yer alan bilgilere göre, Falyalı'nın eşi Özge Falyalı'nın da aralarında bulunduğu 35 sanık hakkında suç örgütü yöneticiliği suçlamasıyla 51 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Bununla birlikte dosyada yer alan diğer 215 sanık için ise çeşitli suçlamalar kapsamında 45 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mahkemenin bilirkişi raporunun gelmesinin ardından davanın sonraki celselerinde nasıl bir yol izleyeceği hukuk çevreleri tarafından takip ediliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yargı sürecinin bu tür büyük dosyalarda teknik raporlara bağımlı kalması, mali suçların çözülmesindeki dijital inceleme zorluklarını açıkça ortaya koyuyor. Üç kişilik uzman heyetinin hazırlayacağı rapor, kripto varlıklar ve banka hesap hareketleri üzerindeki iddiaların hukuki karşılığını belirlemede kilit rol oynayacak. 250 sanıklı devasa bir dosyada hesap blokelerinin kaldırılması talepleri ile tutukluluk hallerinin sürmesi, yargılamanın uzun soluklu olacağını gösteriyor. Raporun mahkemeye sunulmasının ardından sanık avukatlarının savunma stratejilerinde köklü değişiklikler yaşanması muhtemel görünüyor.
Kaynak:
Cumhuriyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Van hatlı bir şehirlerarası otobüste yapılan denetimde tabana gizlenen özel bölme fark edildi. Operasyon sonucunda Afganistan uyruklu beş düzensiz göçmen yakalanırken şoför ile muavin gözaltına alındı.
Van'dan Ankara'ya gelen otobüsün tabanında özel gizli bölme kuruldu.
Gizlenen alandan Afganistan uyruklu beş düzensiz göçmen çıkarıldı.
Otobüs şoförü ve muavini gözaltına alınarak adli işlem başlatıldı.
Başkent genelinde sürdürülen rutin denetimler sırasında şüphe üzerine durdurulan şehirlerarası bir otobüste arama yapıldı. Van üzerinden hareket ettiği öğrenilen aracın iç yapısında polisin dikkatini çeken bazı tutarsızlıklar tespit edildi.
Ekiplerin detaylı incelemesinde yolcu taşıma aracının zemin kısmına sonradan müdahale edilerek gizli bir bölme inşa edildiği anlaşıldı. Bu özel alanın kapaklarının açılmasıyla birlikte içeride saklanan beş kişi gün ışığına çıkarıldı.
Muhafaza altına alınan Afganistan uyruklu beş düzensiz göçmen, gerekli yasal prosedürlerin tamamlanması için il göç idaresi müdürlüğüne sevk edildi. Emniyetteki işlemlerin ardından ilgili birimlere teslim edildikleri bildirildi.
Olayın ardından otobüsü kullanan şoför ile araçtaki muavin polis tarafından gözaltına alındı. Yakalanan iki şüpheli hakkında göçmen kaçakçılığı suçu kapsamında adli soruşturma başlatıldığı ifade edildi.
AI YORUMU
Sınır hatlarındaki denetimlerin sıkılaşması, kaçakçıları yolcu araçlarında dahi taban bölmeleri gibi sıra dışı yöntemler aramaya itiyor. Beş kişinin bu şekilde gizlenmesi, insan kaçakçılığındaki tehlikeli boyutları gözler önüne seriyor. Bu tür organizasyonların tespiti, güvenlik güçlerinin detaylı aramalarının ne denli kritik olduğunu açıkça gösteriyor. Şoför ve muavinin gözaltına alınmasıyla birlikte adli sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu.
Eskişehir merkezli otuz üç ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, yasa dışı bahis faaliyetlerine aracılık eden yüz bir şüpheli yakalandı. Şüphelilerin banka hesaplarında toplam yedi virgül bir milyar liralık para hareketi belirlendi.
Otuz üç ilde gerçekleştirilen operasyonda yüz bir şüpheli gözaltına alındı.
Banka hesaplarında tespit edilen işlem hacmi yedi virgül bir milyar lirayı buldu.
Şüphelilerin üçüncü kişilerden hesap ve hat toplayarak para nakline aracılık ettiği belirlendi.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından ülke genelinde geniş çaplı bir baskın gerçekleştirildi. Çevrim içi kumar ve bahis ağlarına imkan sağlayan kişilere yönelik hazırlanan dosya doğrultusunda düğmeye basıldı. Eskişehir başta olmak üzere toplam otuz üç farklı ilde eş zamanlı hareket edilerek şüphelilerin adresleri kuşatıldı.
Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, zanlıların organize bir şekilde hareket ederek vatandaşlardan temin ettikleri banka hesapları ve GSM hatları üzerinden para transferi sağladıkları tespit edildi. Ekiplerin ev ve iş yerlerinde yaptığı aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulurken, operasyon kapsamında yakalanan şüpheli sayısı yüz bire ulaştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden seksen altısı Eskişehir'de doğrudan adliyeye sevk edilirken, diğer illerde yakalananlar da savcılığa çıkarıldı. Soruşturmanın seyrine göre on beş şüphelinin ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi vasıtasıyla uzaktan ifade vereceği bildirildi.
Mali suçlarla mücadele birimlerinin hesaplar üzerinde yaptığı ayrıntılı incelemeler neticesinde, şebekenin elinden geçen para akışının boyutu netleşti. Banka hareketlerinde ortaya çıkan yedi virgül bir milyarlık devasa hacim, yasa dışı bahis ağlarının ekonomik büyüklüğünü gözler önüne serdi.
AI YORUMU
Sanal kumar ve bahis şebekelerine karşı yürütülen bu tür operasyonlar, suç gelirlerinin izlenmesindeki dijital takibin önemini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüz bir kişinin gözaltına alındığı bu soruşturmada ulaşılan yedi virgül bir milyar liralık hacim, merdiven altı para transferi ağlarının ne denli büyük ekonomik kaynaklara sahip olduğunu kanıtlıyor. Özellikle üçüncü şahıslara ait banka hesaplarının kiralanması yöntemi, finansal güvenliği tehdit eden temel unsurlar arasında yer alıyor. Alınan bu tedbirler, benzer ağların para nakil kanallarını tıkama noktasında caydırıcı bir rol oynayabilir.
Erzincan'ın İliç ilçesinde dokuz işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasının dokuzuncu duruşmasında tutuklu sanıkların tahliye edildiği açıklandı. Karar sonrasında faciada kardeşini kaybeden Duygu Yıldız adaletsizlik vurgusu yaparak duruma tepki gösterdi.
İliç'teki maden faciasına ilişkin davada kalan iki tutuklu sanık da serbest bırakıldı.
Duruşmada yaşanan tahliyeler, yaşamını yitiren işçilerin aileleri tarafından sosyal medyada eleştirildi.
Faciada hayatını kaybeden Uğur Yıldız'ın kardeşi Duygu Yıldız kararın ardından adaletsizlik çağrısı yaptı.
Erzincan ilinin İliç sınırları içerisinde faaliyet gösteren maden ocağında dokuz işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan felaketin yargı sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Dava dosyasının dokuzuncu duruşması başlarken, celse arasında mahkeme heyeti tarafından tutuklu bulunan iki sanığın da tahliyesine karar verildiği duyuruldu. Böylece davada tutuklu sanık kalmadı.
Mahkeme salonundaki gelişmelerin ardından, olayda ağabeyi Uğur Yıldız'ı yitiren Duygu Yıldız cep telefonuyla kaydettiği bir videoyu sosyal medya platformları üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Paylaşımında davanın geldiği noktayı eleştiren Yıldız, felaketin sorumlularının cezaevinde bulunmadığını ve yaşamlarına serbest bir şekilde devam ettiklerini dile getirdi.
Yıldız açıklamasında, hukuki süreçlerin işleyiş biçimine dikkat çekerek bireysel durumlarda gösterilen hassasiyetin maden faciasında gösterilmediğini savundu. Toprak ve su kirliliğinin yanı sıra kaybedilen emekçilerin unutulduğunu belirten Yıldız, adalet talebini doğrudan toplumsal kesimlere yöneltti.
Toplumun bu sürece itiraz etmemesi halinde benzer acıların tekrarlanabileceğine işaret eden aile üyesi, hak arayışında olduklarını ancak yetkili mercilerden ziyade kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
AI YORUMU
Yargı sürecinde varılan bu aşama, toplumsal vicdanın beklentileri ile mahkeme kararları arasındaki uçurumu derinleştiriyor. Dokuz işçinin yaşamını yitirdiği bir olayda tutuklu sanık kalmaması, kayıp yaşayan ailelerin adalet inancını zedeliyor. Bireysel suçlamalarla yürüyen hızlı yargı mekanizmalarının bu tür büyük felaketlerde aynı işletim hızını göstermemesi, denetim ve sorumluluk zincirindeki boşlukların sorgulanmasına yol açıyor. Toplumun bu kararlara karşı sessiz kalması, benzer risklerin gelecekte de sürmesine zemin hazırlayabilir.
İstanbul merkezli üç ilde ve Ankara'da terör örgütü DEAŞ'ın para transferlerini yöneten ağlarına yönelik operasyonlar yapıldı. Eş zamanlı baskınlarda aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu toplam 21 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul, Ankara ve Mersin'de düzenlenen operasyonlarda toplam 21 şüpheli gözaltına alındı.
MASAK ve HTS raporlarında DEAŞ'a fon sağladığı tespit edilen kişilerin adreslerine baskın yapıldı.
Almanya Büyükelçiliği'nin TEM Daire Başkanlığı'na ilettiği bağış bilgileri soruşturmanın odak noktasını oluşturdu.
Terör örgütü DEAŞ'ın finansal kaynaklarının kurutulması amacıyla emniyet birimleri tarafından yeni bir çalışma başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çatışma bölgeleri ile yurt içi arasında yasa dışı para aktarıldığını belirledi. Yürütülen teknik takipler sonucunda, örgüt yanlısı kişilerin yer aldığı bir WhatsApp grubunun haberleşme ağı ortaya çıkarıldı.
Elde edilen bulgular çerçevesinde, Mali Suçları Araştırma Kurulu raporlarında örgütle para ilişkisi bulunduğu belirtilen kişi ve kuruluşlar mercek altına alındı. İstanbul'da beş ilçede on adrese ve Mersin'de bir adrese eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Bu ilk dalga operasyonlarda toplam yedi şüpheli yakalanarak emniyete götürüldü ve evlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Soruşturmanın bir diğer ayağı ise başkent Ankara'da gerçekleştirildi. Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Suriye'nin kuzeyindeki kamplarda tutulan DEAŞ mensuplarını kurtarmak veya onlara mali destek sağlamak amacıyla toplanan bağışlar hakkında TEM Daire Başkanlığı'na bilgi iletti. Telegram kanalları üzerinden koordine edilen bu bağışların Almanya ve Türkiye'deki Türk ile yabancı kişiler aracılığıyla aktarıldığı saptandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, terörün finansmanını önlemek adına Ankara merkezli farklı illerde 20 Ekim 2026 tarihinde operasyon düğmesine basıldı. Haklarında adli işlem başlatılan ikisi Suriye, biri Özbekistan uyruklu toplam 16 şüpheliden 14'ü güvenlik güçlerince yakalandı. Zanlıların sorgu ve emniyet işlemleri titizlikle sürdürülüyor.
AI YORUMU
Sınır aşan fon transferlerinin dijital mecralar üzerinden yapılması, terörizmin finansmanıyla mücadelede istihbarat birimlerinin uluslararası iş birliğini zorunlu kıldığını net bir şekilde gösteriyor. Almanya Büyükelçiliği'nin sağladığı verilerin yerel operasyonlarla birleştirilmesi, Telegram ve WhatsApp gibi kapalı iletişim ağlarının finansal soruşturmalardaki rolünü açıkça ortaya koyuyor. 21 kişinin gözaltına alınması operasyonun ağın sadece bir kısmını kapsadığını, benzer uluslararası fon hatlarının da yakın takibe alınması gerektiğini işaret ediyor. Bu tür organize para akışlarının kesilmesi, örgütlerin sahadaki hareket kabiliyetini doğrudan kısıtlayan en temel etkenlerin başında geliyor.