Block tarafından geliştirilen Dessa, metin verisi veya önceden eğitilmiş bir sistem kullanılmadan doğrudan ses girdisiyle eğitilen ilk modellerden biri oldu. Sıfırdan ses temelli bir yaklaşımla tasarlanan bu teknoloji, kullanıcılara tam çift yönlü ve eş zamanlı konuşma deneyimi vaat ediyor.
Öne çıkanlar
Dessa modeli, metin verisi kullanılmadan tamamen insan seslerinden sıfırdan eğitildi.
Full-duplex çalışma yapısı sayesinde kullanıcı sözünü kesmeden aynı anda dinleyip konuşabiliyor.
Sistem, M4 Max işlemcili MacBook Pro ve benzeri güçlü donanımlarda yerel olarak çalışabiliyor.
Haberin Detayı
Jack Dorsey'nin liderliğini üstlendiği Block şirketi, yapay zeka alanında geleneksel yaklaşımları değiştiren yeni bir modeli teknoloji dünyasıyla buluşturdu. Dessa adı verilen bu yenilikçi sistem, insanlarla çok daha doğal ve kesintisiz diyaloglar kurabilmesi amacıyla sıfırdan tasarlandı. Geliştiriciler, modelin eğitim sürecinde herhangi bir metin verisinden veya hazır altyapılardan faydalanılmadığının altını çiziyor.
Günümüzdeki sesli asistanlar genellikle konuşmayı önce metne çevirip ardından işleyerek yanıt üretiyor ve bu karmaşık zincirde duygusal tonlamalar ile doğal ritim kayboluyor. Buna karşılık Dessa, doğrudan ses girdisi alıp ses çıktısı üretebilen özel bir mimariyle çalışıyor. Bu yöntem sayesinde model, dili insanların yaptığı gibi yalnızca dinleyerek kavrıyor ve konuşmadaki ritmik değişimleri doğrudan analiz edebiliyor.
Gelişmiş full-duplex teknolojisi, sistemin en dikkat çekici yönleri arasında bulunuyor. Bu yapı sayesinde model, kullanıcının cümlesini tamamlamasını beklemeden aynı anda hem dinleyebiliyor hem de yanıt verebiliyor. Kısa geri bildirimler sunabilen ve sohbetin akışına anında uyum sağlayan bu teknoloji, şirket tarafından paylaşılan ilk demolarda sesli oyunlar oynama ve filmler üzerine sohbet etme gibi yetenekler sergiledi.
Yayımlanan ilk gösterimler sistemin doğal etkileşim potansiyelini gözler önüne serse de henüz kusursuz bir deneyim sunmadığı da fark ediliyor. Yapay zeka modeli bazı durumlarda konuştuğu kişiyi karıştırabiliyor veya sohbetin ana bağlamından uzaklaşabiliyor. Şirket, bu gibi eksiklikleri gidermek ve performans sınırlarını test etmek amacıyla modeli şimdilik araştırma ön izlemesi aşamasında tutuyor.
Teknik altyapı tarafında ise Dessa, M4 Max işlemcili MacBook Pro gibi yüksek performanslı cihazlarda yerel olarak çalışabiliyor. Gerçek zamanlı süreçlerden bile daha hızlı çıkarım yapabildiği belirtilen model, ilk etapta sadece seçili bir yapay zeka güvenliği araştırmacısı grubunun erişimine açılıyor. Bağımsız testlerin ve donanım gecikme sürelerinin detayları ise ilerleyen dönemde netleşecek.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Jack Dorsey ekibinin geliştirdiği tamamen ses tabanlı bu model, geleneksel sesli asistan pazarındaki metin dönüşüm zorunluluğunu ortadan kaldırarak sektörde yeni bir kapı aralıyor. M4 Max işlemcili MacBook Pro gibi güçlü donanımlarda yerel olarak çalışabilmesi, yapay zeka araçlarının kişisel cihazlara inme trendini hızlandırıyor. Ancak modelin henüz bazen konuşmacıyı karıştırması ve konudan kopması, tam sürüm öncesinde aşılması gereken mühendislik engelleri bulunduğunu gösteriyor.
Block, insan sesleriyle eğitilen ve metin dönüştürme adımını ortadan kaldıran yeni yapay zeka sistemi Dessa’yı duyurdu. Model, full‑duplex yeteneğiyle aynı anda dinleyip konuşabiliyor ve MacBook Pro M4 Max’te yerel olarak çalışabiliyor. Demonstrasyonlarda doğal görünen etkileşimler sergilendi, ancak bazen tanıma hataları ve konu sapması gözlemlendi.
Dessa, metin verisi kullanılmadan tamamen sesle eğitildi
Model, aynı anda dinleyip konuşabiliyor – full‑duplex destek
Demo’da MacBook Pro M4 Max’te yerel çalıştırma ve hızlı yanıt süreleri gösterildi
Block tarafından geliştirilen Dessa, geleneksel sesli yapay zeka sistemlerinin aksine metin dönüştürme adımını atlıyor. Sistem, sadece insan konuşmalarını dinleyerek dil becerilerini öğreniyor, bu sayede ton, duygu ve ritm gibi nüansları doğrudan alabiliyor. Bu yaklaşım, sesli asistanlarda sık karşılaşılan “metne döküp geri sesle çevirme” sürecindeki kaybolan ayrıntıların önüne geçmeyi hedefliyor.
Model, full‑duplex çalışma prensibiyle dikkat çekiyor. Kullanıcı konuşmayı bitirene kadar beklemek yerine aynı anda dinleyip cevap veriyor. Bu, sohbetin doğal akışını koruyor ve kullanıcı sözünü kestiğinde hızlı geri bildirim sağlıyor. Block, Dessa’nın bu özelliğinin diyalog ritmine uyum sağlamasını ve “konuşma sırasında kısa geri bildirimler” sunmasını vurguluyor.
Sunumlar, modelin doğal bir ses deneyimi yaratabildiğini gösterse de, bazen kullanıcıyı yanlış tanımak veya konu dışına çıkmak gibi hatalar yapıyor. Bu, teknolojinin henüz mükemmel olmadığını gösteriyor.
Performans açısından, Block, Dessa’nın MacBook Pro M4 Max işlemcili modellerde yerel olarak çalışabileceğini ve gerçek zamanlıdan daha hızlı yanıt süresi elde ettiğini belirtiyor. Bu nedenle, geniş çaplı kullanım için daha fazla veri bekleniyor.
Şu anda Dessa, araştırma ön izlemesi aşamasında ve Block, modelin erişimini küçük bir yapay zeka güvenliği araştırmacısı grubuna sunmayı planlıyor. Şirket, modelin gelecekte daha geniş kitlelere açılacağına işaret ediyor. Ancak şu an için halka açık bir sürüm bulunmuyor.
Dessa’nın ses odaklı eğitimi, yapay zeka alanında yeni bir paradigma öneriyor. Metin dönüştürme adımının ortadan kalkması, sesli asistanların daha doğrudan ve duyarlı olmasını sağlayabilir. Bu, özellikle sesli arayüzlerin yaygın olduğu mobil ve ev otomasyonu uygulamaları için önemli bir adım olabilir.
Gelecek güncellemelerde, Block’un modelin tanıma doğruluğunu ve konu tutarlılığını artırmayı hedeflediğini duyurması bekleniyor. Bu gelişmeler, ses tabanlı yapay zeka sistemlerinin kullanıcı deneyimini iyileştirerek sektöre yeni bir yön verebilir.
AI YORUMU
Dessa, metin dönüştürme adımını ortadan kaldırarak sesli asistan teknolojisinde önemli bir evrim sunuyor. Modelin full‑duplex yeteneği, diyalog akışını doğal kılıyor, ancak tanıma hataları henüz düzeltilememiş durumda. Kullanıcılar için daha gerçekçi bir ses deneyimi yaratırken, geliştiriciler için de doğrudan sesle çalışabilme imkanı sunuyor. Önceki sürümlerdeki metin dönüştürme gecikmelerine kıyasla, Dessa’nın yerel çalışması gecikmeyi önemli ölçüde azaltıyor. Ancak, modelin boyutu ve performansı hakkında henüz net bilgiler olmadığı için, geniş çaplı üretim için zaman çizelgesi belirsiz kalıyor.
Apple, 14 & 16 inç yeni MacBook Pro modellerini PROLED XDR tandem OLED ekran ve dokunmatik desteğiyle tanıttı. M5 Pro/Max çipleri, 2000 nit parlaklık ve 24 saati pil ömrüyle profesyonellerin dikkatini çekiyor.
PROLED XDR tandem OLED ekranı 2000 nit tepe parlaklık ve 10 000 000:1 kontrast oranıyla HDR deneyimi sundu.
Ekrana entegre dokunmatik sensörler, Direct‑Touch çizim ve 3D model manipülasyonu imkânı sağladı.
M5 Pro ve M5 Max çipleri, 128 GB birleşik bellek ve 16 TB SSD seçenekleriyle yüksek performans ve uzun pil ömrü (24 h) garanti ediyor.
Apple, profesyonel dizüstü bilgisayar segmentine 14 ve 16 inç yeni MacBook Pro modellerini tanıttı. Öne çıkan özellik, PROLED XDR tandem OLED ekranın 2000 nit tepe parlaklığı ve 10 000 000:1 kontrast oranıyla HDR ve SDR içeriklerde eşsiz bir görüntü deneyimi sunmasıdır. Panel, P3 ve Adobe RGB renk uzaylarını tam kapsayarak fotoğrafçı, video kurgucu ve tasarımcılar için taşınabilir bir referans monitör rolünü üstleniyor.
Ekranın bir başka yeniliği ise dokunmatik desteğidir. Apple, sensörleri panelin içine entegre ederek gecikmeyi minimuma indirdi. Kullanıcılar artık ekranda doğrudan çizim yapabilir, 3D modelleri manipüle edebilir ve dokunmatik hareketlerle pencereleri yönetebilir. Dynamic Island mimarisi de ekrana geçerek Spotlight, canlı etkinlikler ve yeni Siri AI fonksiyonlarını tek merkezde topluyor.
Donanım tarafında M5 Pro ve M5 Max çipleri TSMC’nin gelişmiş mimarisiyle üretiliyor. Her iki model de yerleşik yapay zeka hızlandırıcıları sayesinde ağır iş yüklerini rahatlıkla yönetiyor. Bellek 128 GB’a kadar birleşik, depolama ise 16 TB’a kadar ultra hızlı SSD seçenekleriyle genişletilebilir. Gövde, önceki nesle kıyasla daha ince ve hafif – 14 inç için 1,36 kg, 16 inç için 1,81 kg – ve 24 saate kadar pil ömrü sunuyor.
Ürünler 28 Ekim itibarıyla yurt dışı ön siparişe açılıyor; Türkiye’de ise 6 Kasım’da satışa sunulacak. Fiyat olarak 14 inç model 199 999 TL, 16 inç model ise 249 999 TL’den başlıyor.
AI YORUMU
Apple’ın dokunmatik OLED teknolojisi, profesyoneller için yeni bir standart belirliyor. M5 çiplerinin getirdiği performans sıçraması, özellikle yaratıcı sektörlerde üretkenliği artıracak. Ancak, yüksek fiyat etiketi ve sınırlı stok, geniş kullanıcı kitlesi için erişilebilirliği zorlaştırabilir.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Norveç ve Finlandiya’nın ortak çağrısıyla düzenlenen ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü’ toplantısında, küresel güvenlik ve denetim standartlarının oluşturulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yapay zeka eylem planıyla katkı sağlamaya hazır olduğu vurgulandı.
Fidan, uluslararası kapasite oluşturmanın önemini vurgulayarak, AI güvenlik enstitüleri ağının genişletilmesini önerdi.
Toplantıda, sınır yapay zeka modellerinin test, değerlendirme ve güvenlik olaylarının paylaşımı için ortak kurallar belirlendi.
Türkiye, 2026‑2030 Yapay Zeka Eylem Planı çerçevesinde uluslararası işbirliğine aktif katılımını açıkladı.
Dışişeri bakan Hakan Fidan, ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü’ başlıklı Norveç‑Finlandiya çağrısının ilk çevrim içi toplantısına katıldı. Toplantı, 21 Eylül’de BM 81. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası marjında ve 20 ülke ile AB Komisyonu başkanının katılımıyla kuruldu. Toplantıda, sınır yapay zeka modellerinin güvenliğinin sağlanması ve ortak yönetişim standartlarının geliştirilmesi konuları ele alındı.
Fidan, toplantıda yapay zekanın güvenliğini temin etmenin, tüm ülkelerin bilimsel kapasiteye erişimini gerektirdiğini belirtti.
Toplantıda ayrıca, kritik alanlarda güven artırıcı gönüllü kılavuzların hazırlanması ve güvenlik değerlendirmelerinin ülkeler arasında karşılıklı tanınması gibi konular da gündemde yer aldı. Fidan, Türkiye’nin 2026‑2030 Yapay Zeka Eylem Planı çerçevesinde kapasite ve tecrübe paylaşımında bulunmaya hazır olduğunu ifade etti.
Norveç ve Finlandiya’nın öncülüğünde ortaya konulan ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü Çağrısı’, 22 Ekim itibarıyla 30 ülke ve AB Komisyonu tarafından desteklenmektedir. Çağrı, şirketlerin kullanıma sunma öncesi zorunlu test ve bağımsız değerlendirme süreçlerini, yetkin denetçilere erişimi ve ciddi güvenlik olaylarının raporlanmasını içeren şeffaflık protokollerini talep ediyor.
Bu toplantı, yapay zekanın toplumsal refah ve ekonomik kalkınma üzerindeki etkilerini vurgularken, aynı zamanda küresel çapta güvenlik standartlarının oluşturulmasına yönelik somut adımların atılmasına odaklandı. Fidan’ın önerileri, Türkiye’nin uluslararası işbirliği alanında aktif rol üstlenmesini sağlayacak bir temel oluşturdu.
AI YORUMU
Bakan Fidan’ın sözleri, Türkiye’nin yapay zeka alanında uluslararası arenada liderlik yapma hedefini pekiştiriyor. Toplantı, AI sistemlerinin güvenliğini temin etmek için ortak kuralların oluşturulması gerektiğini vurgularken, ülkenin teknik kapasiteyi artırma planlarını da gözler önüne serdi. Bu gelişme, hem teknolojik hem de politik açıdan Türkiye’nin küresel AI ekosistemindeki konumunu güçlendirebilir.
Apple, iOS 27.2 güncellemesiyle kullanıcıların yaşlarını selfie çekerek kanıtlamalarına olanak tanıyan yeni bir güvenlik sistemini devreye aldı. Bu yöntem, belirli içeriklere erişim veya hesap işlemleri sırasında devlet kimliği yerine kullanılabilecek alternatif bir seçenek olarak sunuluyor.
iOS 27.2 ve iPadOS 27.2 güncellemeleriyle selfie ile yaş doğrulama özelliği geldi.
Doğrulama işlemi cihaz üzerinde veya Private Cloud Compute sistemi aracılığıyla gerçekleştiriliyor.
Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden Apple, güvenlik standartlarını artırmak amacıyla iOS 27.2 sürümünde yeni bir yaş doğrulama yöntemi yayınladı. Kullanıcıların dijital kimliklerini doğrulamak için artık karmaşık belgeler yerine selfie çekerek yaşlarını kanıtlamaları mümkün hale geldi. Bu yeni seçenek, özellikle 18 yaş ve üzeri derecelendirilen uygulamaların indirilmesi veya satın alınması gibi süreçlerde kullanıcı karşısına çıkacak.
Selfie doğrulama süreci, kullanıcıların yüzlerini kamera çerçevesine yerleştirmesi ve yönlendirmeleri takip etmesiyle başlıyor. Bu yöntem, cihazın iOS 27.2, iPadOS 27.2 veya daha güncel bir yazılım sürümüyle çalışmasını gerektiriyor. Analiz sonuçları cihaz üzerinde birleştirilerek kullanıcının yetişkin olup olmadığına karar veriliyor.
Apple, verilerin korunması konusunda kullanıcılarına güvence vererek selfie görüntülerinin süreç sonunda tamamen silindiğini belirtiyor. Görüntüler hem cihaz üzerinde yerel olarak hem de Private Cloud Compute sistemi üzerinden işleniyor. Doğrulama işlemi bir kez başarıyla tamamlandığında, kullanıcılar aynı süreci tekrar etmeden kısıtlı hizmetlere erişim sağlayabiliyor. Şirket, selfie görüntüsüne kendilerinin de erişiminin bulunmadığını vurguluyor.
Yeni yöntem, kredi kartı kullanımı veya devlet tarafından sağlanan resmi kimlik belgeleri gibi mevcut yaş doğrulama seçeneklerine bir alternatif olarak tasarlandı. Bu sayede kullanıcılar kendilerine en uygun yöntemi seçerek hesaplarını yönetebiliyor. Söz konusu güncelleme, yaş doğrulama özelliğinin yanı sıra Siri için geliştirilen yeni yapay zeka dil desteği ve çeşitli sistem iyileştirmelerini de bünyesinde barındırıyor.
Desteklenen ülkelerde kullanıma sunulan bu özellik, yeni bir Apple Hesabı oluştururken veya cihaz yazılımı güncellenirken kullanıcıların karşısına çıkabilecek. Güvenlik ayarlarında yapılan değişiklikler sonrasında da sistem, kullanıcının yaşını doğrulamak için bu yöntemi tetikleyebiliyor. Apple, bu adımlarla kullanıcıların dijital deneyimini kişiselleştirirken güvenlikten ödün vermemeyi hedefliyor.
Bu sistem, Apple'ın kullanıcı verilerini izole etme ve yerel işlem gücünü artırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Özel bulut altyapısı sayesinde yaş tahmini yapan modeller, bulut üzerindeki işlem gücünden yararlanırken gizlilik sınırlarını ihlal etmiyor. Kullanıcıların günlük teknoloji alışkanlıklarını daha güvenli hale getiren bu uygulama, dijital platformlardaki yaş kısıtlamalarını yönetmeyi daha hızlı ve pratik bir noktaya çekiyor.
AI YORUMU
Apple, bu hamlesiyle donanımsal ve yazılımsal entegrasyon gücünü kullanarak kimlik doğrulama süreçlerinde yeni bir standart belirliyor. Özellikle 18 yaş sınırı olan içeriklere erişim noktasında, donanım üzerindeki yerel analiz kabiliyeti sayesinde süreç hız kazanıyor. Geleneksel yöntemlerle kıyaslandığında, selfie üzerinden doğrulama yapmak kullanıcılar için daha hızlı bir deneyim sunarken, verilerin bulut yerine büyük ölçüde cihazda kalması gizlilik risklerini azaltıyor. Bu sistem, hesap kısıtlamalarını daha esnek bir yapıya kavuşturabilir.