PİYASA
Yapay Zeka

AWS, yapay zeka talebiyle 2027 bulut kapasitesini büyük oranda sattı

AWS, yapay zeka talebiyle 2027 bulut kapasitesini büyük oranda sattı

Özet

Yapay zeka teknolojilerine duyulan yoğun ilgi, bulut bilişim altyapısı sağlayan şirketlerin kaynaklarını hızla tüketiyor. Amazon Web Services, 2027 yılına ait bulut kapasitesinin büyük bölümünü şimdiden elden çıkardı.

Öne çıkanlar

  • AWS, 2027 bulut kapasitesinin büyük kısmını yapay zeka talebiyle sattı.
  • Amazon CEO'su Andy Jassy, 2028 yılı için de anlaşmalar yapıldığını duyurdu.
  • Şirket, 2026 sermaye yatırımlarında yaklaşık 220 milyar dolar harcamayı planlıyor.

Haberin Detayı

Yapay zeka teknolojilerinin küresel ölçekte gösterdiği hızlı gelişim, kurumsal şirketlerin bulut bilişim altyapısına olan gereksinimini benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıdı. Bu devasa talep dalgası, sektördeki teknoloji devlerinin mevcut veri merkezleri ve sunucu kapasitelerini genişletmek için yeni hamleler yapmasını zorunlu kılıyor. Dünyanın önde gelen bulut sağlayıcılarından Amazon Web Services da müşteri taleplerini karşılamakta zorlandığı bir döneme girdi.

Amazon CEO'su Andy Jassy, kurucu ortaklarla gerçekleştirdiği bir programda yaptığı açıklamalarda, şirket kapasitelerinin doluluk oranına dikkat çekti. Jassy, 2027 takvim yılına ait bulut kaynaklarının çok büyük bir kısmının şimdiden alıcı bulduğunu ve 2028 yılı kapasitesi için de müşterilerle şimdiden sözleşmeler imzalandığını ifade etti. Yapay zeka laboratuvarlarının ve büyük ölçekli kurumsal müşterilerin sistemlere olan baskısının artarak devam ettiği belirtiliyor.

Şirket yönetimi, anlık talep üzerine sunulan hizmetler ile Bedrock ve EC2 altyapıları için bir miktar kaynağı yedekte tutmaya çalışıyor. EC2 sunucuları uygulamaların çalıştırılması için kritik donanım sağlarken, Bedrock ise müşterilerin farklı üretken yapay zeka modellerine erişmesine imkan tanıyor. Yoğun talep karşısında Amazon'un elindeki tüm kaynakları verimli şekilde paylaştırmak için operasyonel planlamalarını yenilediği görülüyor.

Gelecek döneme yönelik finansal ve altyapısal planlamalarını güncelleyen Amazon, daha önce 2026 yılında sermaye yatırımları için yaklaşık 220 milyar dolar harcama yapmayı öngördüğünü açıklamıştı. Ancak Andy Jassy, 2026 yılı bulut kapasitesinin de şimdiden satılmış olması nedeniyle planlanan bu tutarın üzerine çıkabileceklerini ve yatırımları artırabileceklerini dile getirdi.

Piyasadaki bu yoğun hareketliliğin ardından gözler şirketin gelecek dönem mali ve stratejik raporlarına çevrilmiş durumda. Amazon'un üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını 29 Ekim tarihinde kamuoyuyla paylaşması bekleniyor. Açıklanacak rakamların, bulut pazarındaki büyüme hızını ve yapay zeka yatırımlarının maliyet dengesini net bir şekilde ortaya koyacağı tahmin ediliyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Bulut kapasitelerinin yıllar öncesinden tükenmesi, yapay zeka pazarındaki donanım kısıtlarının ne denli derinleştiğini gösteren net bir kanıttır. Şirketler hesaplama gücüne erişmek için sıraya girerken, 220 milyar dolarlık devasa yatırım planları bile talebi tamamen karşılamaya yetmeyebilir. Bu durum, küçük ölçekli girişimlerin altyapı bulma konusunda büyük maliyet baskısıyla karşılaşacağına işaret ediyor. Eğer tedarik zinciri bu hıza ayak uyduramazsa, pazar sadece en büyük bütçeye sahip oyuncuların domine ettiği bir yapıya dönüşecektir.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Yapay Zeka
    Oracle ve OpenAI Arasındaki Finansman Bilmecesi Sırrını Koruyor

    Yapay zeka sektöründe büyük yankı uyandıran OpenAI ve Oracle arasındaki potansiyel finansman ortaklığına dair taraflar sessizliğini bozmadı. Yatırımcıların sürece dair beklediği net açıklamalar gelmezken, iki dev kurumun iş birliği ihtimali belirsizliğini korumaya devam ediyor.

    • OpenAI ve Oracle arasında konuşulan finansman ortaklığına dair resmi açıklama henüz yapılmadı.
    • Sektör yatırımcıları, iki büyük teknoloji şirketinin olası anlaşma detaylarını merakla bekliyor.
    • Yapay zeka altyapısı konusunda Oracle'ın sunucu çözümleri OpenAI için kritik önem taşıyor.

    Yapay zeka teknolojilerinin hızla geliştiği bu dönemde, pazarın iki büyük oyuncusu OpenAI ve Oracle arasındaki olası finansal iş birliği iddiaları teknoloji dünyasının odağında yer alıyor. Henüz taraflardan resmi bir doğrulama ya da detaylı açıklama gelmemiş olması, piyasalardaki meraklı bekleyişi tetikleyen ana unsurlardan biri haline geldi. Özellikle büyük ölçekli dil modellerinin eğitimi için gereken muazzam sunucu ve veri merkezi kapasitesi düşünüldüğünde, bu tür bir ortaklık ihtimali sadece iki şirketi değil, tüm yapay zeka ekosistemini etkileme potansiyeli taşıyor.

    Oracle, son dönemde bulut altyapısı ve yapay zeka tabanlı iş çözümleriyle veri merkezi pazarındaki rekabetini ciddi oranda artırdı. OpenAI ise geliştirdiği modellerin işlem gücü ihtiyacını karşılamak adına çok sayıda büyük teknoloji firmasıyla iş birliği yolları arıyor. Eğer taraflar arasında finansal veya teknik bir ortaklık kurulursa, bu durum Oracle'ın pazar payını genişletmesine olanak tanırken, OpenAI'ye de uzun vadeli ve istikrarlı bir bilişim altyapısı sunabilir. Ancak her iki kurum da konuyla ilgili sessizliğini korumayı tercih ediyor.

    Yatırımcılar ve analistler, teknoloji dünyasının bu dev isimlerinin atacağı adımları yakından izliyor. Finansman detaylarına dair somut bir verinin paylaşılmaması, piyasalarda çeşitli spekülasyonların oluşmasına yol açıyor. Kurumsal iş birlikleri genellikle detaylı planlama süreçleri gerektirdiğinden, tarafların şu aşamada gizlilik politikalarını ön planda tutması alışılagelmiş bir durum olarak değerlendiriliyor. Yine de, OpenAI'nin altyapı maliyetlerini optimize etme çabası, Oracle gibi güçlü bir bulut sağlayıcısıyla yakınlaşmayı zorunlu kılan faktörler arasında gösteriliyor.

    Finansman ve altyapı ortaklıkları, yapay zeka şirketlerinin sermaye verimliliği açısından da büyük farklılıklar yaratıyor. OpenAI gibi yüksek işlem gücü gerektiren modeller üzerinde çalışan yapılar için donanım maliyetleri, şirketin karlılığını ve büyüme hızını doğrudan etkiliyor. Oracle'ın sunduğu ölçeklenebilir bulut çözümleri, bu noktada OpenAI için stratejik bir avantaj sağlayabilir. İki şirket arasındaki bu olası yakınlaşma, teknoloji dünyasında yeni bir rekabet dengesinin kurulmasına vesile olabilir.

    Bundan sonraki süreçte taraflardan gelecek açıklamalar, pazarın yapay zeka altyapısına bakışını yeniden şekillendirebilir. Sessizliğin bozulması durumunda, ortaklığın kapsamı ve mali büyüklüğü hakkında yapılacak duyurular, teknoloji hisseleri ve pazarın genel gidişatı üzerinde etkili olacaktır. Şimdilik belirsizlik devam etse de, sektör temsilcileri iki dev ismin bir araya gelmesinin yapay zeka alanında yeni bir dönemi başlatabileceği konusunda hemfikir görünüyor.

    AI YORUMU

    Şirketlerin finansal detayları paylaşmadan sessiz kalması, yapay zeka pazarındaki yüksek rekabetin doğal bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Altyapı maliyetlerini düşürmek isteyen OpenAI ile bulut pazarındaki payını büyütmeye çalışan Oracle'ın çıkarları, bu olası ortaklıkta doğrudan örtüşüyor. Eğer bu iş birliği gerçekleşirse, diğer bulut sağlayıcılarının benzer fiyatlandırma stratejileriyle karşılık vermesi beklenebilir. Ancak net bir anlaşma metni ortaya çıkana kadar, her türlü iddia yalnızca piyasa beklentisi seviyesinde kalacaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Yapay Zeka
    Meta, yapay zeka ajanları için milyarlarca dolarlık harcama planlıyor

    Mark Zuckerberg, milyarlarca yapay zeka ajanının iletişim kuracağı devasa bir sistem için hazırlık yapıyor. Şirketin yeni asistanı kısa sürede 10 milyondan fazla kullanıcıya ulaşırken, gizlilik iddiaları ve yüksek altyapı maliyetleri dikkat çekiyor.

    • Muse asistanı Eylül başında çıkmasına rağmen 10 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı.
    • Meta, yoğun işlem gücü gerektiren sistemler için bu yıl en az 135 milyar dolar harcayacak.
    • Kullanıcıların yüzde 25'inden fazlası alışveriş yaparken ortalama sepet tutarı 200 doları aştı.

    Meta'nın lideri Mark Zuckerberg, insanlarla olduğu kadar kendi aralarında da iletişim kurabilen milyarlarca yapay zeka ajanından oluşan devasa bir ekosistem inşa etmeyi hedefliyor. Bu vizyonun temel taşı olarak öne çıkan Muse isimli asistan, kısa süre içinde milyonlarca kişiye erişmeyi başardı. Ancak sistemin hızlı büyümesi, beraberinde ciddi gizlilik tartışmalarını ve güvenlik açıklarını da getirdi.

    Eylül ayının ilk günlerinde kullanıma sunulan uygulama, ABD ve Kanada pazarında kısa sürede 10 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaştı ve App Store listelerinde üst sıralara yerleşti. Kullanım verileri incelendiğinde alışveriş oranlarının yüksekliği göze çarpıyor. Platformu kullanan kişilerin dörtte birinden fazlası alışveriş işlemlerinde asistandan yararlanırken, ortalama sepet tutarı 200 dolar sınırını geride bıraktı.

    Büyüme rakamları etkileyici olsa da uygulamanın kısa geçmişi veri güvenliği sorunlarıyla gölgelendi. Ajanların kullanıcıların özel mesajlarını izinsiz analiz ettiği, ev adreslerini yabancılarla paylaştığı ve yakın çevre hakkında detaylı dosyalar oluşturduğu iddiaları endişeleri artırdı. Yaşanan bu gelişmelerin ardından Amazon, güvenlik kaygıları nedeniyle Muse ajanlarının kendi platformu üzerinden alışveriş yapmasını engelleme kararı aldı.

    Şirketin bu devasa altyapıyı ayakta tutabilmek için yaptığı yatırımlar mali tabloları zorlamaya devam ediyor. Yoğun işlem gücüne ihtiyaç duyan sistemler uğruna bu yıl en az 135 milyar dolar harcamayı öngören Meta, üçüncü çeyrekte serbest nakit akışında eksi 2,12 milyar dolar açıkladı. Finansal baskıyı hafifletmek isteyen yönetim, kurucunun şirket üzerindeki kontrolünü koruyacak yeni bir hisse yapısını devreye sokmaya hazırlanıyor.

    Meta, yapay zeka ajanları için milyarlarca dolarlık harcama planlıyor — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Şirketlerin yapay zeka yatırımlarında kullanıcı güvenliğini ikinci plana atması, pazar payını korumak isteyen dev markaların ani engellerle karşılaşmasına yol açıyor. Eksi 2,12 milyar dolarlık serbest nakit akışı ve 135 milyar dolarlık yıllık harcama hedefi, bu büyüme modelinin maliyetini somut biçimde ortaya koyuyor. Amazon gibi devlerin entegrasyonu durdurması, güvenlik açıklarının yalnızca bir yazılım hatası olmadığını, ticari ortaklıkları da doğrudan sarstığını kanıtlıyor. Önlem alınmazsa benzer projeler kullanıcı güvenini tamamen yitirebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Yapay Zeka
    Morgan Stanley, Amazon’u en çok tercih edilenler listesine ekledi

    Morgan Stanley, yapay zekâ yatırımlarının ticari kazanç getireceği beklentisiyle Amazon hisseleri için hedef fiyatını artırdı. Banka, hisseyi en çok tercih edilenler arasına alarak olumlu tavsiyesini sürdürdü.

    • Hedef fiyat 335 dolardan 350 dolara yükseltildi ve ağırlığı artır tavsiyesi yinelendi.
    • Yeni hedef fiyat, cuma günkü 250 dolarlık kapanışa göre yüzde 40 yükseliş potansiyeli sunuyor.
    • Pazartesi günü piyasa öncesi işlemlerde hisseler yüzde 1,3 artışla 253,12 dolara çıktı.

    Yatırım bankası Morgan Stanley, teknoloji devinin yapay zekâ entegrasyonundan ticari fayda sağlayacağı öngörüsüyle stratejisinde değişikliğe gitti. Şirket için daha önce belirlenen hedef rakam yukarı yönlü revize edilirken, portföydeki konumlandırma da güncellendi.

    Yapılan son değerlendirmelere göre, hisse başına hedef fiyat 335 dolardan 350 dolara çıkarıldı. Aynı zamanda banka, söz konusu varlık için 'Ağırlığını Artır' yönündeki tavsiyesini koruduğunu resmi olarak duyurdu.

    Belirlenen bu yeni hedef rakam, geçtiğimiz cuma günü gerçekleşen 250 dolarlık kapanış seviyesine kıyasla yaklaşık yüzde 40 oranında bir prim potansiyeline işaret ediyor. Analistler, bu durumun yatırımcı ilgisini tazeleyebileceğini vurguluyor.

    Banka analistlerinden Brian Nowak, şirketin borsa performansını yukarı taşıyabilecek birden fazla katalizör bulunduğunu ifade etti. Geçen hafta yapay zekâ odaklı varlıklarda gözlenen genel satış dalgasına rağmen bu beklentinin değişmediği aktarıldı.

    Geçen haftayı yüzde 4,7 oranında kayıpla 250 dolar seviyesinde kapatan Amazon hisseleri, haftanın ilk işlem gününde toparlanma sinyali verdi. Piyasa öncesi işlemlerde yüzde 1,3 oranında değer kazanan hisse, 253,12 dolar seviyesinden işlem gördü.

    AI YORUMU

    Yapay zekâ altyapısının sağladığı maliyet avantajı, yazılım devlerinin gelir tablosunu doğrudan etkileyen en somut veri olmaya devam ediyor. Açıklanan 350 dolarlık yeni hedef fiyat, piyasadaki olası dalgalanmalara rağmen büyüme alanının korunduğunu gösteriyor. Şirketin bulut bilişim ve otomasyon yatırımları, rakiplerine karşı kurduğu pazar üstünlüğünü sürdürmesini sağlıyor. Bu senaryo, operasyonel verimliliği artıramayan geleneksel perakende oyuncularının pazar payı kaybetme riskini her geçen gün daha da artırıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Microsoft, yüzlerce kurumu vuran yapay zekâ destekli saldırıyı deşifre etti

    Microsoft, ARTEX çerçevesini kullanan Storm-0940 grubunun yüzlerce kuruluşu hedef aldığını duyurdu. Bulut yedekleme uygulamasındaki ihlal, siber saldırılarda otomasyonun hızını gözler önüne seriyor.

    • Storm-0940 grubu, ARTEX yapay zekâ çerçevesiyle yüzlerce kuruluşu hedef aldı.
    • Bazı sızma girişimlerinde ilk hedeften bulut erişimine geçiş üç saatin altında kaldı.
    • ConnectWise, Cloud Backup uygulamasındaki kimlik bilgisi erişimini doğruladı.

    Siber güvenlik dünyasında yapay zekâ araçlarının kötü amaçlı kullanımı hız kesmeden devam ediyor. Microsoft tarafından paylaşılan son tehdit raporu, Storm-0940 adlı grubun operasyonel taktiklerini gözler önüne seriyor. Çin devletiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen bu yapı, ARTEX adı verilen otomatik sızma testi çerçevesini kullanarak yüzlerce farklı kuruluşu markaja aldı.

    Yürütülen incelemelerde, saldırganların otomasyon gücü sayesinde kısa süre içinde birden fazla güvenlik katmanını test edebildiği anlaşıldı. Rapora göre bazı olaylarda ilk hedefleme aşamasından ayrıcalıklı bulut erişiminin elde edilmesine kadar geçen süre üç saatin altında gerçekleşti. Bu durum, savunma ekiplerinin müdahale penceresini oldukça daraltarak risk seviyesini üst noktalara taşıyor.

    Saldırganlar, müşteri sistemlerinde halihazırda yetki verilmiş eski uygulamalar üzerinden ilerleyerek her defasında yeni bir oturum açma zorunluluğunu ortadan kaldırdı. Bununla birlikte, hedef alınan her ortamda verilerin mutlaka okunduğu ya da dışarı çıkarıldığı anlamına gelmediği, net bir durum tespiti için derinlemesine incelemeler yapılması gerektiği vurgulanıyor.

    Olayın merkezindeki tedarik zinciri bileşeni olan ConnectWise, 22 Ekim tarihinde yaptığı güncellemeyle Cloud Backup sistemlerinde yetkisiz erişim bulgularını doğruladı. Bağımsız uzmanlar eşliğinde güvenlik denetimlerini sürdüren şirket, hizmetleri kademeli olarak ayağa kaldırıyor. Mevcut arşivlerin şifreli ve yalıtılmış durumda korunduğu, henüz bir sızıntı işareti görülmediği de paylaşılan detaylar arasında yer alıyor.

    AI YORUMU

    Otomasyon tabanlı sızma test araçlarının operasyonel hızı, geleneksel savunma mekanizmalarının yetersiz kalabileceği yeni bir döneme işaret ediyor. Üç saatin altındaki sızma süreleri, şirketlerin güvenlik süreçlerini insan müdahalesine gerek kalmadan anlık olarak devreye sokmasını zorunlu kılıyor. Bilişim altyapısını yöneten IT ekipleri ve bulut sağlayıcıları için bu tablo, oturum izinlerinin ve eski uygulama kimliklerinin periyodik olarak taranmasını geciktirilemez bir kural haline getiriyor.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler