Amazon'un bulut birimi AWS, üçüncü çeyrekte yüzde 39,3 büyüme ile 46 milyar dolar gelir elde etti. Şirket, yapay zeka altyapısı için 2026 yılında 220 milyar dolarlık devasa bir sermaye yatırımı yapmayı hedefliyor.
Öne çıkanlar
Amazon AWS geliri üçüncü çeyrekte 46 milyar dolara ulaştı.
Şirket 2026 yılı için 220 milyar dolarlık sermaye harcaması planlıyor.
Bedrock yapay zeka platformundaki token hacmi yıllık bazda 17 kat arttı.
Haberin Detayı
Amazon, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde toplam gelirini yıllık bazda yüzde 12 oranında artırarak 201,9 milyar dolara taşıdı. Şirketin ana büyüme motoru olan bulut bilişim birimi AWS, bu dönemde yüzde 39,3 gibi oldukça yüksek bir büyüme hızı yakalayarak 46 milyar dolar gelir elde etti. AWS'nin faaliyet kârı ise 28,1 milyar dolara ulaşırken, bu birim şirketin toplam faaliyet kârının yüzde 63'ünü tek başına üstlendi.
Bulut biriminin elde ettiği bu finansal başarı, son beş yılın en hızlı büyüme performanslarından biri olarak kayıtlara geçti. AWS'nin yıllıklandırılmış gelir hızı 184 milyar dolar seviyesini buldu. Microsoft Azure yüzde 48, Google Cloud ise yüzde 103 büyüme oranlarıyla pazarda dikkat çekse de AWS, toplam gelir ölçeğinde rakiplerinin önünde yer almayı sürdürüyor.
Şirketin operasyonel performansı, üretken yapay zeka araçlarına olan talebin artmasıyla destekleniyor. Amazon Bedrock platformu üzerinden işlenen token hacmi bir yılda 17 katına çıkarken, Fortune 500 listesindeki şirketlerin bu platforma ayırdığı bütçeler de yedi kat yükseldi. Amazon yönetimi, talebin mevcut ivmeyle devam etmesi durumunda 2027 ve 2028 yıllarında AWS tarafında yüzde 40'ın üzerinde yıllık büyüme bekliyor.
Güçlü gelirlere karşın Amazon'un finansal yapısında ciddi bir baskı gözleniyor. Özellikle altyapı yatırımlarının artmasıyla birlikte son 12 aylık serbest nakit akışı, bir önceki yıl 14,8 milyar dolar pozitif seviyedeyken eksi 42,4 milyar dolara geriledi. Şirketin yapay zeka veri merkezleri ve kapasite genişletme çalışmaları için planladığı 220 milyar dolarlık sermaye harcaması, pazarın genelindeki yatırım iştahını da geride bırakıyor.
Net kâr rakamı ise geçen yılın aynı döneminde gerçekleşen 21,2 milyar dolardan 20,7 milyar dolara düştü. Bu düşüşte, önceki yıl Anthropic yatırımından elde edilen 9,5 milyar dolarlık tek seferlik vergi öncesi kazancın etkisi bulunuyor. Finansal sonuçların açıklanmasının ardından hisse senedi fiyatları seans sonrası işlemlerde yaklaşık yüzde 7 oranında değer kaybetti.
Amazon, dördüncü çeyrek döneminde 240 milyar ile 247 milyar dolar arasında bir gelir beklentisi ortaya koydu. Şirketin gelecekteki performansı, 220 milyar dolarlık devasa yatırımın ne kadar sürede kalıcı gelire dönüşeceği ile netleşecek. Altyapı kapasitesini zamanında devreye alabilmek ve serbest nakit akışını yeniden pozitif seviyelere çekebilmek, şirketin önündeki temel sınavlardan biri olacak.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Amazon, bulut bilişimdeki pazar liderliğini korumak için kısa vadeli karlılıktan vazgeçerek çok büyük bir kumar oynuyor. Şirketin serbest nakit akışının eksi 42,4 milyar dolara gerilemesi, yapay zeka altyapısına yapılan 220 milyar dolarlık yatırımın ne kadar ağır bir maliyet yarattığını gösteriyor. Başarı, yalnızca bu devasa kapasiteyi inşa etmekle değil, kurumsal talebin bu maliyeti karşılayacak hızda büyümeye devam etmesiyle mümkün olacak. Rakiplerin daha yüksek büyüme oranları sunması, Amazon'un yalnızca gelir ölçeğiyle değil verimlilikle de rekabet etmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.
Yapay zeka teknolojilerine duyulan yoğun ilgi, bulut bilişim altyapısı sağlayan şirketlerin kaynaklarını hızla tüketiyor. Amazon Web Services, 2027 yılına ait bulut kapasitesinin büyük bölümünü şimdiden elden çıkardı.
AWS, 2027 bulut kapasitesinin büyük kısmını yapay zeka talebiyle sattı.
Amazon CEO'su Andy Jassy, 2028 yılı için de anlaşmalar yapıldığını duyurdu.
Şirket, 2026 sermaye yatırımlarında yaklaşık 220 milyar dolar harcamayı planlıyor.
Yapay zeka teknolojilerinin küresel ölçekte gösterdiği hızlı gelişim, kurumsal şirketlerin bulut bilişim altyapısına olan gereksinimini benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıdı. Bu devasa talep dalgası, sektördeki teknoloji devlerinin mevcut veri merkezleri ve sunucu kapasitelerini genişletmek için yeni hamleler yapmasını zorunlu kılıyor. Dünyanın önde gelen bulut sağlayıcılarından Amazon Web Services da müşteri taleplerini karşılamakta zorlandığı bir döneme girdi.
Amazon CEO'su Andy Jassy, kurucu ortaklarla gerçekleştirdiği bir programda yaptığı açıklamalarda, şirket kapasitelerinin doluluk oranına dikkat çekti. Jassy, 2027 takvim yılına ait bulut kaynaklarının çok büyük bir kısmının şimdiden alıcı bulduğunu ve 2028 yılı kapasitesi için de müşterilerle şimdiden sözleşmeler imzalandığını ifade etti. Yapay zeka laboratuvarlarının ve büyük ölçekli kurumsal müşterilerin sistemlere olan baskısının artarak devam ettiği belirtiliyor.
Şirket yönetimi, anlık talep üzerine sunulan hizmetler ile Bedrock ve EC2 altyapıları için bir miktar kaynağı yedekte tutmaya çalışıyor. EC2 sunucuları uygulamaların çalıştırılması için kritik donanım sağlarken, Bedrock ise müşterilerin farklı üretken yapay zeka modellerine erişmesine imkan tanıyor. Yoğun talep karşısında Amazon'un elindeki tüm kaynakları verimli şekilde paylaştırmak için operasyonel planlamalarını yenilediği görülüyor.
Gelecek döneme yönelik finansal ve altyapısal planlamalarını güncelleyen Amazon, daha önce 2026 yılında sermaye yatırımları için yaklaşık 220 milyar dolar harcama yapmayı öngördüğünü açıklamıştı. Ancak Andy Jassy, 2026 yılı bulut kapasitesinin de şimdiden satılmış olması nedeniyle planlanan bu tutarın üzerine çıkabileceklerini ve yatırımları artırabileceklerini dile getirdi.
Piyasadaki bu yoğun hareketliliğin ardından gözler şirketin gelecek dönem mali ve stratejik raporlarına çevrilmiş durumda. Amazon'un üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını 29 Ekim tarihinde kamuoyuyla paylaşması bekleniyor. Açıklanacak rakamların, bulut pazarındaki büyüme hızını ve yapay zeka yatırımlarının maliyet dengesini net bir şekilde ortaya koyacağı tahmin ediliyor.
AI YORUMU
Bulut kapasitelerinin yıllar öncesinden tükenmesi, yapay zeka pazarındaki donanım kısıtlarının ne denli derinleştiğini gösteren net bir kanıttır. Şirketler hesaplama gücüne erişmek için sıraya girerken, 220 milyar dolarlık devasa yatırım planları bile talebi tamamen karşılamaya yetmeyebilir. Bu durum, küçük ölçekli girişimlerin altyapı bulma konusunda büyük maliyet baskısıyla karşılaşacağına işaret ediyor. Eğer tedarik zinciri bu hıza ayak uyduramazsa, pazar sadece en büyük bütçeye sahip oyuncuların domine ettiği bir yapıya dönüşecektir.
Google'ın ana şirketi Alphabet, yapay zeka yatırımları için ayırdığı devasa bütçe nedeniyle piyasa değerinde 500 milyar dolarlık kayıp yaşadı. Microsoft ve Amazon gibi teknoloji devleri de benzer şekilde nakit akışındaki bozulmalar ve artan harcama planları nedeniyle yatırımcıların beklentilerini karşılayamadı.
Alphabet'in piyasa değeri bir günde 3,97 trilyon dolardan 3,46 trilyon dolara geriledi.
Google'ın çeyreklik kârı yapay zeka yatırımlarının etkisiyle yüzde 25 oranında düştü.
Amazon, nakit akışında 42 milyar dolarlık eksi bakiyeye ulaştığını açıkladı.
Teknoloji dünyasının dev isimleri, yılın son çeyreğine dair finansal verilerini açıklarken Wall Street üzerinde ciddi bir sarsıntıya yol açtı. Google'ın ana kuruluşu Alphabet, yapay zeka teknolojilerine yönelik agresif yatırım stratejisini sürdürürken, yatırımcıların temel faaliyet kollarındaki büyüme beklentilerini karşılayamadı. Bu durum, şirketin piyasa değerinde 500 milyar dolardan fazla bir erimeyi beraberinde getirerek piyasalarda panik havası yarattı.
Alphabet, toplam gelirini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 artırarak 127,6 milyar dolara taşımasına rağmen kârlılık oranında yüzde 25'lik bir düşüşle karşı karşıya kaldı. Şirketin bulut bilişim hizmeti olan Google Cloud, 31 milyar dolarlık gelirle dikkat çekse de toplam nakit akışı 9 milyar doların üzerinde negatif seyretti. Bu tablo, Alphabet'in operasyonel faaliyetlerinden elde ettiği gelirden daha fazlasını yapay zeka altyapısına harcadığını gösteriyor.
Yatırımcıların tepkisi yalnızca Alphabet ile sınırlı kalmadı; Amazon hisseleri de benzer endişelerle yüzde 6 değer kaybetti. Amazon, 201 milyar dolarlık satış hacmine ulaşmasına rağmen 42 milyar dolarlık negatif nakit akışı ile sarsıcı bir mali tablo sundu. Şirket yönetimi, bu harcamaların gelecekte trilyon dolarlık iş fırsatları yaratacağını savunsa da piyasa oyuncuları kısa vadeli finansal verilerin yarattığı baskıyı daha fazla önemsiyor.
Microsoft ise rakiplerine kıyasla daha dirençli bir görüntü çizerek günü yüzde 1'in altında bir düşüşle tamamladı. Şirket, yapay zeka tabanlı aracı Copilot'un günlük kullanıcı sayısının bir önceki yıla göre yüzde 500 arttığını duyurarak kurumsal talebin gücünü kanıtladı. Buna karşılık Microsoft, maliyetleri kontrol altında tutmak için binlerce çalışanı işten çıkarma planını devreye alarak stratejik bir önlem paketi oluşturdu.
Teknoloji sektöründeki bu genel eğilim, yapay zeka yarışının şirketlerin bilançoları üzerindeki ağır yükünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Forrester baş analisti Tracy Woo, devasa yapay zeka yatırımlarının geleneksel iş kollarının verimliliğiyle dengelenmesi gerektiğini vurguluyor. Yatırımcılar, teknoloji şirketlerinin geleceğe dair vaatlerinin finansal gerçeklerle ne zaman örtüşeceğini sorgulamaya devam ediyor.
Şirket yöneticileri, bu harcamaların 25 yıllık bir vizyonun parçası olduğunu ifade etse de borsa uzmanları şirketlerin nakit yönetimindeki bozulmaları yakından izliyor. Google hisselerinin yüzde 13'e varan düşüşü, yılın en kötü performanslarından biri olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, yapay zeka teknolojisinin değerinin henüz somut kâr kalemlerine tam yansımadığını ve bu sürecin uzun vadeli bir sabır gerektirdiğini belirtiyor.
AI YORUMU
Şirketler, yapay zeka yarışında ayakta kalmak için nakit akışını riske atarak çok büyük bir kumar oynuyor. Alphabet ve Amazon'un yaşadığı değer kaybı, yatırımcıların sadece gelecekteki potansiyele değil, mevcut çeyreklik kârlılığa da odaklandığını kanıtlıyor. Bu süreç, sadece en verimli altyapıya sahip olanların hayatta kalacağı bir eleme evresine dönüşebilir. Microsoft'un daha az nakit harcayarak kullanıcı sayısını yüzde 500 artırması, sadece para dökmenin değil, stratejik entegrasyonun da kilit rol oynadığını gösteriyor.
Şirket, bulut bilişim hizmetlerindeki büyüme ile gelirini yüzde 19 artırarak 92,3 milyar dolara ulaştırdı. Buna rağmen maliyetleri kısmak amacıyla dünya genelindeki yaklaşık 60 bin çalışanına gönüllü kıdem tazminatı teklifi sunma kararı aldı.
Şirketin üç aylık karı 36,6 milyar doları aşarak rekor seviyeye ulaştı
Microsoft bulut bilişim geliri, son çeyrekte yüzde 30 oranında büyüme gösterdi
60 bin çalışana maliyetleri düşürmek amacıyla gönüllü kıdem tazminatı teklif edilecek
Şirket, eylül sonu itibarıyla üç aylık net karının 36,6 milyar doları aştığını duyurarak finansal beklentileri geride bıraktı. Söz konusu büyüme, yatırımcıların teknoloji devlerinin yapay zeka odaklı harcamalarının sürdürülebilir olup olmadığına dair tartışmaları devam ederken açıklandı.
Bilanço verilerine göre Microsoft'un toplam geliri, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 artışla 92,3 milyar dolara yükseldi. Bu artışın merkezinde kurumsal teknoloji hizmetlerini kapsayan Microsoft Cloud birimi yer aldı. Cloud gelirlerinde kaydedilen yüzde 30'luk artış, şirketin bulut bilişim alanındaki pazar hakimiyetini ve kurumsal dönüşüm projelerindeki başarısını ortaya koydu.
Finansal tablodaki güçlü yükselişe karşın şirket, operasyonel maliyetleri yönetmek için yeni bir adım atıyor. Microsoft yönetimi, pazartesi günü yaptığı açıklamada 220 binden fazla çalışanı bulunan dünya genelindeki kadrosunda yaklaşık 60 bin kişiye gönüllü kıdem tazminatı teklif edileceğini belirtti. Bu programın Kanada, Hindistan, İngiltere ve ABD gibi bölgelerdeki ekipleri kapsayacağı ve çalışanlara finansal destek ile kariyer planlama kaynakları sunulacağı ifade edildi.
CEO Satya Nadella, yapay zeka geliştirme çalışmalarının teknolojinin benimsenme hızını artırdığını ve tüm sektörlerde somut karşılık bulduğunu savunuyor. Şirket, yapay zeka altyapısına yönelik devasa yatırımlarını sürdürürken, pazarın değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamak için iş gücü yapısında esneklik arıyor. Amazon, Meta ve Alphabet gibi teknoloji devleriyle birlikte Microsoft'un da yapay zeka çiplerine ve veri merkezlerine bu yıl çok büyük bütçeler ayırdığı görülüyor.
Söz konusu sonuçlar New York borsasında olumlu karşılandı ve seans sonrası işlemlerde Microsoft hisseleri yaklaşık yüzde 2,9 oranında değer kazandı. Bu durum, Google'ın çatı şirketi Alphabet'in aynı dönemde net karında yüzde 25 düşüş açıklaması ve hisselerinin yüzde 9,75 değer kaybetmesiyle keskin bir zıtlık oluşturdu. Yatırımcılar, büyük teknoloji firmalarının yapay zeka harcamalarının gelecekteki verimlilik üzerindeki etkilerini izlemeye devam ediyor.
Microsoft yönetimi, finansal raporlarında yapay zekaya yapılan yatırımların yanı sıra ekonomik belirsizliklere de vurgu yaptı. Şirket, iş gücünü yeniden yapılandırmanın operasyonel verimliliği artıracağını öngörüyor. Çalışanlara sunulan gönüllü ayrılma paketleri, kurumun hedeflerine göre güncellenen departmanlar arasındaki dengeyi sağlamayı amaçlıyor.
AI YORUMU
Microsoft, devasa yapay zeka yatırımlarının mali yükünü dengelemek için iş gücü stratejisini değiştirmek zorunda kaldı. Rekor seviyedeki 36,6 milyar dolarlık kar, teknoloji devinin bulut bilişimdeki gücünü kanıtlasa da 60 bin kişiye sunulan tazminat teklifi, sektördeki verimlilik arayışının ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Alphabet'in aksine piyasadan pozitif ayrışan şirket, yapay zeka harcamalarının riskini operasyonel küçülme ile kompanse etme yolunu seçti. Yatırımcılar, bu yüksek harcama temposunun orta vadede aynı karlılık oranlarını koruyup koruyamayacağını izleyecektir.
Çin teknoloji sektöründe uzun süredir devam eden yapay zeka yatırımları, Reuters'ın aktardığı bilgilere göre doygunluğa ulaştı ve yatırımcıların ilgisi hızla azalıyor. Aşırı ısınan piyasa yerini temkinli bir bekleyişe bırakırken, birçok girişim fonlama bulmakta zorlanmaya başladı.
Çin piyasasında yapay zeka yatırımlarının doygunluğa ulaşmasıyla balon etkisi sona erdi.
Yatırımcılar riskli girişimlere fon sağlamaktan kaçınarak daha temkinli bir tutum izliyor.
Büyük sermaye grupları yapay zeka odaklı şirketlerden çekilerek strateji değişikliğine gidiyor.
Çin teknoloji dünyasında son birkaç yıldır hakim olan yapay zeka odaklı yatırım çılgınlığı, yerini piyasa gerçekleriyle yüzleşilen bir döneme bıraktı. Reuters kaynaklı haberlere göre, sektördeki aşırı değerleme beklentileri ve şişkin sermaye girişi artık sürdürülebilir değil. Yatırımcıların bir süredir gözlemlediği bu doygunluk noktası, artık somut bir geri çekilme dalgasına dönüştü.
Yapay zeka girişimlerinin aldığı yüksek fonlar, şirketlerin vaat ettikleri teknolojik çıktılarla örtüşmediği için finansman muslukları kısılmaya başladı. Özellikle girişim sermayesi fonları, daha önce hızlıca destekledikleri yeni nesil yazılım projeleri konusunda artık çok daha seçici davranıyor. Bu durum, piyasada ciddi bir nakit daralmasına ve birçok küçük ölçekli girişimin faaliyetlerini durdurmasına neden oldu.
Sektördeki bu değişim yalnızca küçük girişimleri değil, büyük teknoloji devlerinin de yatırım stratejilerini etkiledi. Daha önce yapay zeka departmanlarına devasa bütçeler ayıran şirketler, artık maliyet disiplinini ön plana alıyor. Kaynak yönetimi konusundaki bu keskin viraj, piyasadaki balonun sönmesine dair en somut göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.
Yatırımcıların bu değişen tutumu, Çin teknoloji ekosisteminde uzun vadeli ve gerçekçi hedeflere sahip olan şirketlerin hayatta kalma şansını belirleyecek. Kısa vadeli kâr beklentisiyle yola çıkan ancak somut ürün geliştiremeyen firmalar, mevcut ekonomik iklimde fon bulmakta büyük güçlük çekiyor. Profesyonel yatırımcılar artık sermayelerini daha güvenli ve kanıtlanmış iş modellerine kaydırıyor.
Önümüzdeki süreçte, Çin'deki yapay zeka piyasasının çok daha dengeli ve ölçülü bir büyüme modeline evrilmesi bekleniyor. Kontrolsüz fon akışının durması, sektördeki şirketlerin kendi ayakları üzerinde durabilme yeteneklerini test edeceği bir süreci beraberinde getiriyor. Bu durum, teknoloji pazarında temiz bir sayfa açılmasını sağlayacak bir denge unsuru olarak görülüyor.
Yatırımcıların bu ani geri çekilme eğilimi, Çin'deki yapay zeka çalışmaları için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Artık sadece yüksek teknoloji vizyonuna sahip olan değil, aynı zamanda verimlilik ve kârlılık odaklı şirketler ayakta kalabilecek. Pazarın geçirdiği bu evrim, Çin'in küresel teknoloji yarışındaki konumunu da doğrudan etkileyecek potansiyel taşıyor.
AI YORUMU
Yapay zeka piyasasında şişirilen değerlemelerin yerini rasyonel finansal raporlara bırakması, sektörün olgunlaşması için zorunlu bir evredir. Yatırımcılar artık sadece teknolojik vaatlere değil, operasyonel kârlılığa dayalı iş modellerine sermaye ayırıyor. Nakit akışının kısıtlanmasıyla zayıf iş modelleri elenirken, sadece yüksek verim sağlayan girişimler hayatta kalacak. Sınırsız fon akışının kesilmesi, geçmişte görülen 10 kat değerleme beklentilerini artık imkansız hale getiriyor.