PİYASA
Bilim

Acil Doktorlarına İstatistik Eğitimi Verildi

Acil Doktorlarına İstatistik Eğitimi Verildi Fotoğraf: Saray Medya

Özet

Hastane Acil Tıp Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Muhammet Gökhan Turtay, Prof. Dr. Murat Erişoğlu ve Dr. Aydın Karakoca’nın yönettiği istatistik eğitimini gerçekleştirdi. Eğitim, acil servis çalışanlarının istatistiksel becerilerini artırmayı hedefledi.

Öne çıkanlar

  • Prof. Dr. Muhammet Gökhan Turtay, eğitimde rol üstlendi
  • Prof. Dr. Murat Erişoğlu ve Dr. Aydın Karakoca eğitimciler
  • Eğitim, acil servis akademisyen, uzman ve asistan hekimlere verildi

Haberin Detayı

Hastane Acil Tıp Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Muhammet Gökhan Turtay, Acil Tıp Kliniği’nde yürütülen istatistik eğitimini organize etti.

Eğitimi Prof. Dr. Murat Erişoğlu ve Doç. Dr. Aydın Karakoca yönetti; iki deneyimli akademisyen, katılımcılara istatistiksel yöntemlerin uygulanışını anlattı.

Eğitime hastane acil servisinde görev yapan akademisyen, uzman ve asistan hekimler katıldı; amaç, bilimsel araştırmalarda ve akademik çalışmalarında istatistiksel yöntemleri etkin kullanmaktır.

Hastane Başhekimi Prof. Dr. Halil Ekrem Akkurt, programı ziyaret etti ve eğitimcilerle katılımcılarla bir araya geldi.

Eğitim sürecindeki katkılar için Prof. Dr. Murat Erişoğlu ve Doç. Dr. Aydın Karakoca, Prof. Dr. Muhammet Gökhan Turtay’a teşekkür edildi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Acil servis hekimlerinin istatistiksel yetkinlikleri artırılması, veri odaklı karar alımını güçlendirir. Prof. Dr. Murat Erişoğlu’nun katılımı, eğitim kalitesini yükseltirken, Turtay’ın organizasyonu, klinik çalışanlarının araştırma performansını iyileştirebilir. Bu gelişme, hastane araştırma ekibinin verimliliğini önceki seviyenin üzerine çıkarabilir.

Kaynak: Saray Medya Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Bilim
• Sözcü Bilim-Teknoloji
Mutfak atığı sarımsak kabuklarından elektrik enerjisi üretildi
Fotoğraf: Sözcü Bilim-Teknoloji

Hindistan'daki araştırmacılar, sarımsak kabukları ve plastik kullanarak elektrik üreten bir düzenek geliştirdi. Mutfak atıklarından elde edilen sistem, kapı açılıp kapanmasıyla oluşan hareketleri elektriğe dönüştürerek küçük sensörleri çalıştırabiliyor.

  • Sarımsak kabukları ve polietilen plastik birleştirilerek elektrik üreten prototip hazırlandı.
  • Geliştirilmiş çift taraflı tasarımda gerilim 400 volta, akım ise 65 mikroampere ulaştı.
  • Sistem altı ay saklandıktan sonra çalışabildi ve 200 mekanik hareket döngüsüne dayandı.

Mutfaklarda genellikle çöpe atılan sarımsak kabukları, alternatif enerji çalışmalarında yeni bir materyal olarak değerlendirildi. Hindistan'da Manas Tiwari ve Deepak Bharti isimli araştırmacılar, kurutulup öğütülen bu kabukları polietilen plastik ile harmanlayarak özel bir düzenek tasarladı. Söz konusu sistem, iki farklı malzemenin birbirine temas edip ayrılması sırasında ortaya çıkan statik elektrik yüklerinden faydalanıyor.

Kapıların açılıp kapanmasıyla meydana gelen mekanik hareketleri elektrik sinyaline çeviren mekanizmanın ilk versiyonunda yaklaşık 210 volt gerilim ve 45 mikroamper akım ölçüldü. Sarımsak kabuklarının her iki tarafta da kullanıldığı bir sonraki aşamada ise gerilim yaklaşık 400 volta, akım ise 65 mikroampere kadar yükseltildi. Elde edilen enerji miktarı yüksek olmadığından, bu sistem büyük cihazlar yerine düşük güç tüketen sensörler için optimize edildi.

Geliştirilen prototip, pratik bir uygulama olarak ev güvenlik sistemlerinde test edildi. Kapı hareketinin tetiklediği elektrik sinyali elektronik kontrol birimine iletilerek uyarı mekanizmasının çalışması sağlandı. Yapılan testlerde, materyalin altı ay boyunca bekletildikten sonra bile işlevini koruduğu ve 200 mekanik döngüye dayanıklılık gösterdiği kaydedildi.

Sistemin tam anlamıyla bağımsız çalışabilmesi için henüz bazı engeller bulunuyor. Prototipte yer alan kontrol birimi ve kablosuz iletişim donanımı harici bir güç kaynağından beslenmeye devam ediyor, bu da mekanizmanın tamamen elektriksiz çalıştığı anlamına gelmiyor. IEEE Sensors Letters dergisinde yer bulan bu laboratuvar aşamasındaki çalışma, gıda atıklarının düşük enerjili elektronik sistemlerde değerlendirilebileceğine dair somut bir örnek sunuyor.

AI YORUMU

Mutfak artıklarının enerji üretiminde değerlendirilmesi, elektronik bileşenlerin sürdürülebilirliği açısından kayda değer bir fikir sunuyor ancak mevcut prototipin harici güç ihtiyacı pratik kullanım alanını şimdilik laboratuvar sınırları içinde tutuyor. Çalışmada elde edilen 400 voltluk gerilim ilk bakışta yüksek görünse de 65 mikroamperlik akım seviyesi büyük cihazları çalıştırmaktan çok uzak. Bu teknoloji, pil ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmasa da düşük tüketimli akıllı ev sensörleri için gelecekte alternatif bir yardımcı güç kaynağı modeline dönüşebilir. Tüketicilerin bu tür yeniliklerin evlerine ne zaman gireceği konusunda beklentilerini ticari gerçekçilik çerçevesinde tutması gerekiyor.

Kaynak: Sözcü Bilim-Teknoloji Haberin tam sayfası →

Bilim
• CHIP Online
Mead Gölündeki 80 yıllık savaş uçağı kuraklıkla gün yüzüne çıktı
Fotoğraf: CHIP Online

Amerika'daki Mead Gölü'nde 1948 yılından beri su altında saklanan tarihi B-29 bombardıman uçağı, bölgedeki kuraklık ve su kaybı nedeniyle yüzeye yaklaştı. Su seviyesindeki düşüş sayesinde enkaz, artık rekabetçi dalgıçlar tarafından daha kolay ziyaret edilebiliyor.

  • 1948 yılında düşen B-29 uçağının bulunduğu derinlik 35 metreye geriledi.
  • Göldeki su seviyesi 1948'deki 359 metreden 316 metreye düştü.
  • ABD Ulusal Park Hizmetleri, enkaza dokunulmasını kesin olarak yasaklıyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Nevada eyaletinde yer alan Mead Gölü, uzun süredir devam eden kuraklık dalgasıyla birlikte tarihi bir kalıntıya ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Gölde on yıllardır sular altında duran B-29 Superfortress tipi bombardıman uçağı, su seviyesinin azalmasıyla birlikte dalgıçların erişim mesafesine kadar yükseldi. Geçmişte yalnızca uzman teknik dalgıçların riskli dalışlarla ulaşabildiği enkaz, artık gerekli sertifikalara sahip rekreasyonel dalgıçlar tarafından da gözlemlenebiliyor.

Uçak, 21 Temmuz 1948 tarihinde iniş hazırlığı yaptığı sırada irtifa ölçerindeki arıza sebebiyle saatte yaklaşık 370 kilometre hızla su yüzeyine çarpmıştı. Yaşanan sert kazaya rağmen mürettebatın tamamı can yeleklerini kullanarak hayatta kalmayı başarmıştı. Kazanın ardından gölün tabanına gömülen tarihi gövde, onlarca yıl boyunca büyük ölçüde bozulmadan kalmayı başardı ve 2000'li yılların başında kesin konumu tespit edilerek keşfedildi.

Bölgedeki su kaybı, Hoover Barajı çevresinde olduğu gibi göl genelinde de net bir şekilde kendini gösteriyor. Kazanın gerçekleştiği dönemde 359 metre civarında seyreden göl seviyesi, yapılan son ölçümlere göre 316 metreye kadar geriledi. Aradaki 43 metrelik devasa fark, su seviyesindeki değişimin boyutunu gözler önüne sererken uçağın bulunduğu derinliğin de yaklaşık 35 metreye düşmesini tetikledi.

Göl sularının 12 ile 17 santigrat derece arasında değişen serin yapısı ve kayalık ile silt kaplı zemin, uçağın gövdesinin büyük kısmını korumasını sağladı. ABD Ulusal Park Hizmetleri, hassas durumdaki bu tarihi alanı korumak adına dalgıçların enkaza dokunmasını kesin olarak yasaklıyor ve ziyaretçilerin yalnızca belirli bir mesafeden inceleme yapmasına izin veriyor. Yetkililer, güvenlik kontrolleri kapsamında dalış faaliyetlerini dönemsel olarak askıya alabiliyor.

Mevcut iklim ve kuraklık koşullarının aynı şekilde devam etmesi durumunda, bombardıman uçağının bulunduğu derinliğin ilerleyen süreçte daha da azalabileceği tahmin ediliyor. Yaklaşık 80 yıldır su altında saklanan bu dev gövde, çevre ve su seviyesi değişimlerinin en somut örneklerinden biri olarak dalış turizmindeki yerini koruyor.

AI YORUMU

Tarihi kalıntıların iklim koşulları sebebiyle yeniden gün yüzüne çıkması, su kaynaklarının geldiği boyutu açıkça gözler önüne seriyor. Göl seviyesinin 359 metreden 316 metreye gerilemesi, hem bölgedeki ekolojik dengeyi hem de turistik dalış faaliyetlerinin sınırlarını doğrudan değiştiriyor. Su yönetimi konusunda gerekli adımlar atılmazsa benzer tarihi ve doğal alanlar önümüzdeki yıllarda tamamen karada kalma riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Kaynak: CHIP Online Haberin tam sayfası →

Bilim
• Ortadoğu Gazetesi
NASA Orionid Meteor Yağmuru 2 Ekim-12 Kasım Sürecek, Zirve 21-22 Ekim
Fotoğraf: Ortadoğu Gazetesi

NASA, Orionid meteor yağmurunun 2 Ekim'den 12 Kasım'a kadar gökyüzünde aktif olacağını duyurdu. En yoğun izlenme 21-22 Ekim gecesinde bekleniyor ve uygun koşullarda çıplak gözle izlenebilecek. Bu dönem, Halley Kuyrukluyıldızı'nın kalıntılarının Dünya atmosferine girmesiyle oluşuyor.

  • Orionid yağmuru 2 Ekim‑12 Kasım arasında gözlemlenebilir
  • Yoğunluk 21‑22 Ekim gecesinde en yüksek seviyeye ulaşacak
  • Parçacıklar saniyede ~66 km hızla atmosfere giriyor

Orionid meteor yağmuru, NASA’nın yayımladığı takvime göre 2 Ekim’de başlayıp 12 Kasım’da sona erecek. Bu tarih aralığı, yılın en uzun süren gökyüzü olaylarından biri olarak astronomi meraklılarının takvimine işleniyor. Yağmur, Halley Kuyrukluyıldızı’nın bıraktığı toz ve küçük parçacıkların Dünya’nın yörüngesine girmesiyle oluşuyor ve bu parçacıklar atmosferde yanarak ışık izleri bırakıyor.

NASA’nın belirttiğine göre, Orionid yağmurunun en yoğun dönemi 21‑22 Ekim gecesine denk geliyor. Bu iki gece, gökyüzünde dakikada birkaç ila onlarca meteorun kaydedildiği bir zirve bekleniyor. Özellikle ışık kirliliğinin düşük olduğu kırsal ve dağlık bölgelerde, çıplak gözle net bir izlenim sağlanabilecek. Gözlemcilerin, şehir ışıklarından uzak, açık bir ufuk çizgisine sahip alanları tercih etmesi öneriliyor.

Parçacıkların atmosfere giriş hızı yaklaşık 66 km/saniye olarak raporlanıyor. Bu yüksek hız, parçacıkların yanma sürecinde yoğun bir ısı üretmesine ve parlak ışık izlerinin ortaya çıkmasına yol açıyor. Işık izleri birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar sürebiliyor ve Orion takımyıldızının bulunduğu bölgeden geliyormuş gibi görünüyor, bu da adını buradan alıyor.

Orionid yağmurunun gözlemlenmesinde Ay’ın parlaklığı da rol oynayabilir. 26 Ekim’de gerçekleşecek dolunay, gece gökyüzünün aydınlığını artırarak daha sönük meteorların görülmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle, dolunay öncesi ve sonrası geceler özellikle dikkatle planlanmalı.

NASA, izleyicilere ışık kirliliği düşük bölgelerde, açık hava koşullarını takip ederek ve gözlem süresini akşam erken saatlere denk getirerek en iyi deneyimi elde etmelerini tavsiye ediyor. Orionid yağmuru, Kuzey Yarımküre’deki gözlemcilerin güneydoğuya, Güney Yarımküre’deki gözlemcilerin ise kuzeydoğuya yönelmeleriyle daha iyi izlenebilecek. Bu doğal gösteri, astronomi tutkunları için yılın öne çıkan etkinliklerinden biri olarak öne çıkıyor.

AI YORUMU

NASA’nın Orionid meteor yağmurunun 2 Ekim‑12 Kasım arasında süreceğini açıklaması, gözlemcilerin planlama yapması açısından kritik. Özellikle 21‑22 Ekim’deki zirve, dakikada birkaç düzine meteor anlamına geliyor ve bu yoğunluk, benzer yıllardaki ortalamaların çok üzerinde. Açık havada, ışık kirliliği düşük bölgelerdeki amatör astronomlar ve doğa fotoğrafçıları bu fırsatı değerlendirmeli. Eğer bulutlu hava veya dolunay gibi engeller yaşanmazsa, gözlem koşulları olağanüstü net olabilir.

Kaynak: Ortadoğu Gazetesi Haberin tam sayfası →

Bilim
• Cumhuriyet
Kreatin takviyesi bağırsak iltihabının beyne zarar vermesini önleyebilir
Fotoğraf: Cumhuriyet

Sporcuların kullandığı kreatin bileşiğinin, bağırsak rahatsızlıklarının beyinde yarattığı nöronal hasarı engellediği belirlendi. İspanyol araştırmacılar tarafından yürütülen bilimsel çalışma, doğal maddenin egzersiz yapılmasa bile koruyucu bir kalkan oluşturduğunu gösterdi.

  • Kreatin takviyesi bağırsak iltihabının beyinde yol açtığı nöronal hasarı engelliyor.
  • Araştırma Brain, Behavior, and Immunity dergisinde yayımlandı.
  • Bileşiğin koruyucu etkisi erkek deneklerde daha belirgin olarak tespit edildi.

Spor dünyasında performans artırıcı bileşik olarak bilinen kreatin, insan organizmasındaki çok yönlü etkileriyle bilim insanlarının odağında yer alıyor. Çalışma, kreatinin kronik bağırsak iltihabı kaynaklı hücresel bozulmaları hedef alarak öğrenme ve hafıza merkezi olan hipokampustaki içeriği tazelediğini ortaya koydu.

Deneylerde kullanılan kemirgen modellerinde Crohn ve ülseratif kolit gibi kronik iltihaplı bağırsak rahatsızlıkları simüle edildi. Bağışıklık sisteminin bağırsak zarına saldırmasıyla beliren bu durumlar, aktif dönemlerde beyin sisi ve hafıza kaybı gibi merkezi sinir sistemi belirtileri doğuruyor. Düzenli kreatin alan kolitli deneklerin hipokampuslarında iltihap görülse de nöronal hasarın ciddi oranda azaldığı net bir şekilde saptandı.

Araştırmacılar, kreatinin kolitle ilişkili beyin hasarını önleme etkisinin erkek deneklerde dişilerden daha belirgin olduğunu tespit etti. Bileşiğin karaciğer, böbrek ve pankreas tarafından üretilmesinin yanı sıra kan-beyin bariyerini geçerek merkezi sinir sistemine ulaşabildiği biliniyor.

Kreatin eksikliğinin travmatik beyin hasarı ve nörodejenerasyonla bağlantılı olduğu aktarılırken, elde edilen bulguların henüz klinik öncesi aşamada bulunduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, bağırsak-beyin aksındaki iltihaplı hastalıkların tedavisinde bu stratejinin gelecekte çığır açıcı bir potansiyele sahip olabileceğini ifade ediyor.

AI YORUMU

Kronik bağırsak iltihaplarının merkezi sinir sisteminde yarattığı tahribata karşı sporcu takviyelerinin değerlendirilmesi, nöroloji alanında yeni ufuklar açabilir. Sevilla Üniversitesi ekibinin yürüttüğü çalışmada erkek deneklerde koruyucu etkinin daha belirgin çıkması, cinsiyet temelli biyolojik farklılıkların tedavi süreçlerinde dikkate alınmasını zorunlu kılıyor. Henüz klinik öncesi aşamada olan bu bulgular insan deneyleriyle doğrulanana kadar hastaların kendi başına yüksek doz takviye kullanması sindirim ve böbrek sistemleri açısından yeni riskler doğurabilir. İlerleyen dönemde yapılacak insan odaklı çalışmalar, kreatinin hafıza kaybı ve beyin sisi gibi semptomları hangi dozda hafifletebileceğini netleştirecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

GitHub hesabıyla yazılır — reklamsız, takipsiz.

Yorumlar yükleniyor…