PİYASA
Dünya

İtamar Ben-Gvir Tel Aviv Üniversitesinde Kürsüyü Terketmek Zorunda Kaldı

İtamar Ben-Gvir Tel Aviv Üniversitesinde Kürsüyü Terketmek Zorunda Kaldı Fotoğraf: NTV Dünya

Özet

"Burada faşizme yer yok" ve "Araplara ölüm" sloganlarıyla devam eden eylem, güvenlik görevlilerinin müdahalesine rağmen sürerken bakan kürsüyü terk etmek zorunda kaldı.

Öne çıkanlar

  • Ben-Gvir, Tel Aviv Üniversitesi seçim etkinliğinde protestolarla karşılaştı
  • Öğrenciler "burada faşizme yer yok" ve "Araplara ölüm" sloganları attı
  • Bakan, sloganlar devam ederken kürsüyü terk etti

Haberin Detayı

Etkinlik, 27 Ekim seçimleri öncesinde İsrail'in iç siyasetiyle ilgili tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, üniversitenin düzenlediği soru‑cevap oturumunda kendisine yöneltilen soruları yanıtlamak üzere kürsüye çıktı. Ancak sözlerine başlamadan bir grup öğrenci, "burada faşizme yer yok" sloganlarıyla protestoya başladı ve ortam gerginleşti.

Sahneye çıkan küçük bir grup ise "Araplara ölüm" sloganlarıyla tepkisini artırdı. Güvenlik görevlileri müdahale etmeye çalıştı, fakat öğrenciler oturdukları yerden bağırarak slogan atmaya devam etti. Bu durum, üniversite içinde ve dışındaki medya organları tarafından anlık olarak yayınlandı ve sosyal medyada geniş yankı buldu.

Ben-Gvir, kalabalığa seslenerek "Demokrasiye ne oldu? Birdenbire, karşı taraftan bir ses yükselince onu duymak istemiyor musunuz?" şeklinde sorular yöneltti. Öğrenciler, aynı etkinlikte Arap liderlerinin ve solcu grupların temsilcilerini dinlediklerini, kendisinin ise susturulmaya çalışıldığını iddia etti. Sözlü tartışma ve sloganlar artarak devam etti.

Sloganın durmaması üzerine bakan, güvenlik görevlilerinin ısrarına rağmen kürsüyü terk etmek zorunda kaldı. Bu olay, seçim sürecinde hükümetin iç politikaya yönelik eleştirileriyle birleşerek, Ben‑Gvir'in ve Netanyahu hükümetinin kamuoyundaki itibarına yeni bir baskı oluşturdu.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Ben‑Gvir'in kürsüyü terk etmesi, seçim öncesi artan toplumsal kutuplaşmanın somut bir göstergesi. Özellikle "Araplara ölüm" sloganının yüksek sesle duyulması, bakanın güvenlik önlemlerini artırmadan devam eden protestoları durduramadığını ortaya koyuyor. Bu durum, genç seçmen ve üniversite camiası gibi kritik grupların hükümete olan güvenini sarsabilir. Benzer protestoların geçmiş seçimlerde de benzer bir gerilim yarattığı göz önüne alındığında, partinin oy oranı risk altında kalabilir. Eğer bu tür gösteriler seçim öncesi artarsa, iktidar koalisyonunun koalisyon ortaklarıyla yeniden denge kurması gerekebilir.

Kaynak: NTV Dünya Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Dünya
• BBC Türkçe
Uluslararası yardım kuruluşu SOS Çocuk Köyleri raporu gizledi
Fotoğraf: BBC Türkçe

Suriye'de çocukların tutuklu ailelerinden alınarak yetimhanelere yerleştirilmesindeki rolünü araştıran SOS Çocuk Köyleri, hazırlanan raporu kamuoyuna açıklamama kararı aldı. Kurum içi yazışmalar, federasyon içinde derin çatışmaların ve istifaların yaşandığını ortaya koydu.

  • SOS Çocuk Köyleri, 140'tan fazla çocuğun güvenlik güçlerince bakımevlerine götürüldüğünü kabul etti.
  • Wiersholm adlı hukuk firmasına hazırlatılan soruşturma raporu kamuoyuyla paylaşılmadı.
  • İngiltere, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerdeki şubeler federasyondan ayrılma kararı aldı.

Uluslararası yardım kuruluşu SOS Çocuk Köyleri, Suriye iç savaşı döneminde yaşanan olaylarla ilgili hazırlanan soruşturma raporunu yayımlamama kararı alarak yeni bir tartışmanın merkezine yerleşti. Beşar Esad döneminde güvenlik güçlerinin yüzlerce çocuğu tutuklu ebeveynlerinden alarak yetimhanelere yerleştirdiği ve kimliklerini gizlediği ortaya çıkmıştı. Araştırmalar, rejimin çocukları ailelerine baskı yapmak amacıyla kullandığını gözler önüne sererken, kuruluşun bu süreçteki rolü uzun süredir merak ediliyordu.

Kuruluş, Aralık 2025'te teslim edilen ve sorumluların belirlenmesini amaçlayan Norveçli hukuk firması Wiersholm imzalı raporun kamuoyuna açıklanmayacağını duyurdu. Yönetim kurulu başkanı Domenico Parisi, personelle paylaşılan e-postalarda bazı çalışanları raporu manipüle etmeye çalışmakla suçladı. Taslak metinde, Viyana'daki uluslararası ofisin tesislerdeki nihai sorumluluğa sahip olduğu ve güvenlik güçlerinin baskısına maruz kalmadığı ifade edildi.

Yaşanan bu gelişmelerin ardından 130'dan fazla ülkede faaliyette bulunan federasyona bağış sağlayan İngiltere, Norveç, İsviçre, İsveç, Fransa ve Hollanda'daki dernekler yollarını ayırma kararı aldı. En büyük bağışçılardan Alman derneğinde ise yöneticiler fon ayırma kararı alırken, denetleme kurulu tarafından ciddi görev ihlalleri gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldılar. İşten çıkarılan yöneticiler karara karşı Alman mahkemelerinde hukuk mücadelesi başlattı.

Suriyeli mağdur aileler ise hâlâ taahhüt edilen tazminatların ödenmesini bekliyor. Leyla ve Layan Ghbeis kardeşlerin yaşadığı travmalar gibi örnekler, kayıp yılların izlerinin silinmediğini gösteriyor. SOS yönetimi hukuki danışmanlık aldıklarını ve kurumsal sorumluluk üstlenmeye kararlı olduklarını belirtse de, bağışçı ülkelerin ayrılması ve raporun gizlenmesi kurumun geleceğini sarsıyor.

AI YORUMU

Sivil toplum kuruluşlarının kriz anlarında şeffaflıktan uzaklaşması, bağışçılar nezdindeki güveni onarılamaz biçimde zedeler. Kurumun bağımsız bir hukuk firmasına hazırlattığı raporu iç çatışmalar gerekçesiyle saklaması, geçmişteki hatalarla yüzleşmekten kaçındığını gösteriyor. Avrupalı şubelerin federasyondan kopması, uluslararası yardım mekanizmalarının denetim zafiyetlerini gözler önüne seriyor. Eğer mağdur ailelere taahhüt edilen fonlar acilen dağıtılmazsa, kurum önümüzdeki dönemde finansal desteğin ötesinde varoluşsal bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalacaktır.

Kaynak: BBC Türkçe Haberin tam sayfası →

Dünya
• Haber Aero
İsrail, 145 milyar dolarlık yeni savunma doktrinini açıkladı
Fotoğraf: Haber Aero

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordunun operasyonel yapısını ve yerli üretim kapasitesini baştan aşağı yenilemeyi hedefleyen kapsamlı bir savunma planı paylaştı. Yeni strateji, Türkiye ile doğrudan çatışmadan kaçınma arzusunu belirtirken sınır ötesi operasyonlara ve insansız hava araçlarına karşı teknolojik yatırımlara odaklanıyor.

  • Savunma bütçesine yaklaşık 145 milyar dolar tutarında ilave kaynak tahsis edilecek.
  • Fiber optik ve SIM kart bağlantılı kamikaze İHA tehditlerine özel birim kuruluyor.
  • Dışa bağımlılığı bitirmek adına yer altında mühimmat üretim tesisleri inşa edilecek.

İsrail yönetimi, 7 Ekim sonrasındaki güvenlik açıklarını kapatmak ve bölgesel tehditlere karşı askeri kapasitesini artırmak amacıyla yeni bir ulusal doktrin hazırladı. Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından açıklanan strateji belgesi, ordunun hazır olma düzeyini artırmayı, istihbarata dayalı önleyici vuruşlar yapmayı ve füze savunma altyapısını güçlendirmeyi esas alıyor.

Bölgesel dengelere değinen Netanyahu, Türkiye ile doğrudan bir askeri hesaplaşmaya girmek istemediklerini ve bu ihtimali engellemek için çaba gösterdiğini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump ile Ankara konusunda farklı görüşlere sahip olduklarını aktaran İsrail Başbakanı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin güneyine yayılmasına ve bölgedeki belirli hava üslerine yerleşmesine engel olmak adına adımlar attıklarını ileri sürdü.

Açıklanan yol haritası kapsamında İsrail savunma bütçesine yaklaşık 450 milyar şekel, yani 145 milyar dolar civarında devasa bir ilave bütçe aktarılacak. Tel Aviv yönetimi bu kaynağı kullanarak dış sevkiyatlara bağımlılığı sona erdirmeyi planlıyor. Bu doğrultuda kritik mühimmat, füze ve silahların ülke sınırları içerisinde, doğrudan yer altında inşa edilecek fabrikalarda üretilmesi kararlaştırıldı.

Yeni güvenlik çerçevesinde hava sahasını tehdit eden modern silahlara özel bir başlık açıldı. Bir ton patlayıcı taşıyan balistik füzelerin yanı sıra kablo güdümlü fiber optik dronlar ile hücresel ağ üzerinden çalışan İHA'lara karşı erken uyarı ve sensör ağları kurulacak. Yapay zekâ, kuantum, siber ve uzay savunma teknolojilerine yapılacak yatırımlarla askeri altyapının küresel ölçekte üst sıralara taşınması hedefleniyor.

AI YORUMU

Askeri operasyonları dış desteğe bağlı kalmadan yürütme arzusu, savunma harcamalarını sürdürülemez bir bütçe açığı sarmalına sokacaktır. Açıklanan 145 milyar dolarlık devasa kaynak, ülke içi sanayiyi ayağa kaldırmayı hedeflese de bölgedeki sivil halkın güvenliğini artırmak yerine gerilimi doğrudan tırmandırıyor. Yer altı cephanelikleri ve önleyici saldırı doktrini tavizsiz uygulanırsa, sınır hattındaki komşu ülkeler arasındaki sürtüşmeler anlık diplomatik krizlerden geri dönülemez fiili çatışmalara evrilebilir.

Kaynak: Haber Aero Haberin tam sayfası →

Dünya
• Haber 7
Donald Trump, İsrail seçimleri öncesi Netanyahu'ya tam destek verdi
Fotoğraf: Haber 7

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İsrail'de yapılacak başbakanlık seçimlerinde Binyamin Netanyahu'yu desteklediğini duyurdu. Seçim sürecine müdahil olan Trump, yanlış bir liderin seçilmesi durumunda Amerika'nın sürece tek başına müdahale etmek zorunda kalabileceğini belirtti.

  • Donald Trump, İsrail Başbakanlığı için Netanyahu'ya tam destek verdiğini açıkladı.
  • ABD Başkanı, Tahran yönetiminin askeri ve finansal olarak yok edildiğini savundu.
  • Netanyahu, sosyal medya üzerinden Trump'a işbirliği ve desteği için teşekkür etti.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İsrail'de yaklaşan başbakanlık seçimleri öncesinde mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'ya açık desteğini ilan etti. İsrail kamuoyuna yönelik bir mesaj paylaşan Trump, İran ile yaşanan bölgesel gerilimlere ve izlenen politikalara dair çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Açıklamasında Netanyahu'nun rolüne özellikle vurgu yaparak mevcut başbakanın mücadeledeki konumuna dikkat çekti.

Binyamin Netanyahu'nun yarım asırdan uzun süredir devam eden sloganlara ve politikalara karşı mücadelede önemli bir ortak olduğunu savunan Trump, Tahran yönetiminin durumunu ele aldı. İran'ın askeri ve finansal sistemlerinin hedef alındığını öne süren ABD Başkanı, bu tutumun değişmemesi durumunda operasyonların kısa sürede tamamlanacağını ifade etti. Tahran'a yönelik sert ifadeler kullanarak sürecin sonuna yaklaşıldığının sinyalini verdi.

İsrail'deki seçim atmosferine doğrudan müdahil olan Trump, seçmenlere yönelik uyarılarda bulunarak tercihlerin sonuçlarına değindi. Ülkenin yanlış bir ismi seçmesi halinde Amerika'nın sorumluluğu tek başına üstlenmek zorunda kalacağını ve kendisinin buna istekli olmadığını dile getirdi. Yaklaşan yarışta Netanyahu'nun arkasında durduğunu yineleyerek mevcut başbakanın seçmenleri yarı yolda bırakmayacağına olan inancını paylaştı.

Netanyahu ise Amerika merkezli sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla bu desteğe karşılık verdi. ABD Başkanı'na ortak çalışmalarından ve gösterdiği yardımdan ötürü teşekkür eden İsrail Başbakanı, görevi birlikte tamamlayacaklarını belirtti. İki lider arasındaki bu diyalog, seçim öncesi siyasi dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak kayda geçti.

AI YORUMU

Liderler arasındaki bu açık diplomatik hizalanma, seçim dönemindeki iç siyasi dengeleri doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Dışarıdan gelen bu güçlü müdahale, seçmen tercihlerini şekillendirirken bölgesel güvenlik politikalarının da merkezine oturuyor. İsrail halkı sandık başına giderken, dış politikadaki ittifakların oy verme eğilimlerini ne yönde değiştireceği yakından izlenecektir. Seçim sonucunun beklendiği gibi çıkmaması durumunda Washington yönetiminin atacağı adımlar, iki ülke arasındaki işbirliğinin seyrini belirleyecektir.

Kaynak: Haber 7 Haberin tam sayfası →

Dünya
• CNN Türk
Ekvador'da ayin sırasında üzerine haç düşen rahip öldü
Fotoğraf: CNN Türk

Ekvador'daki bir kilisede internetten canlı yayınlanan ayin sırasında duvardan kopan ahşap haç rahibin üzerine düştü. Ağır darbe alan din adamı yaşamını yitirirken yetkililer olayla ilgili resmi soruşturma başlattı.

  • Duvardaki ahşap haç ayin sırasında aniden koparak rahibin üzerine düştü.
  • Rahip Patricio Sanchez Molinari kaza yerinde hayatını kaybetti.
  • Guayaquil Başpiskoposluğu taziye mesajı yayımlarken resmi soruşturma açıldı.

Ekvador'un Guayaquil kentinde yer alan Sürekli Yardım Meryem Ana Kilisesi, ibadet saatinde ölümcül bir kazaya sahne oldu. Ayini yöneten Rahip Patricio Sanchez Molinari, sunak alanında bulunduğu esnada duvarda asılı duran büyük ahşap haç yerinden koptu. Hızla aşağı düşen ağır nesne, doğrudan din adamının baş kısmına isabet etti.

Kaza anı, kilise servisinin internet üzerinden canlı yayınlandığı dakikalarda meydana geldi. Görüntülerde, duvara monte edilmiş haçın hiçbir belirgin sarsıntı olmadan aniden devrildiği ve rahibin yere yığıldığı kayda geçti. Salondaki cemaat ve görevliler büyük bir panikle hemen sunağa koşarak yaralanan din adamına ilk müdahaleyi yapmaya çalıştı.

Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin tüm çabalarına rağmen Rahip Patricio Sanchez Molinari kurtarılamadı ve yaşamını yitirdi. Facianın ardından Guayaquil Başpiskoposluğu kamuoyuna bir açıklama yaparak rahibin ailesine, yakınlarına ve kilise cemaatine başsağlığı dileklerini iletti.

Yetkililer, kilise içerisindeki montaj kusurlarını ve duvar taşıyıcılarını incelemek üzere kapsamlı bir adli soruşturma başlattı. Ahşap haçın montajında kullanılan sabitleyicilerin eskimiş olup olmadığı veya yapıda fiziki bir hasar bulunup bulunmadığı teknik inceleme sonucunda netleşecek.

AI YORUMU

Tarihi ve halka açık ibadethanelerde periyodik yapı denetimleri kağıt üzerinde bırakılmayıp düzenli uygulanmak zorundadır. Guayaquil Başpiskoposluğu bünyesindeki bir sunakta yaşanan bu kaza, duvara asılan ağır dini sembollerin cemaat ve din görevlileri açısından nasıl doğrudan bir can güvenliği tehdidine dönüşebildiğini gösteriyor. Montaj standartları bağımsız uzmanlarca denetlenmezse benzer yapısal ihmaller diğer ibadet alanlarında da telafisi imkansız kayıplara yol açabilir.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

GitHub hesabıyla yazılır — reklamsız, takipsiz.

Yorumlar yükleniyor…