Ekonomi

ABD'de Mortgage Faizleri 2 Aydan Sonra İlk Düşüş: Piyasa Üstüne Ne Etkiler?

ABD'de Mortgage Faizleri 2 Aydan Sonra İlk Düşüş: Piyasa Üstüne Ne Etkiler? Fotoğraf: AA Güncel

Özet

30 yıl vadeli konut kredisi faiz oranı, iki aydan uzun süredir devam eden yükseliş trendini kırdı. Ortalama oran 7,50%’ten 7,41’e düştü, ancak başvurular düşüşe yaramadı.

Öne çıkanlar

  • 30 yıl vadeli mortgage faiz oranı %7,41’e indi.
  • Önceki iki aydaki artış dönemi son buldu.
  • Faiz düşüşüne rağmen başvuru hacmi %5,3 azaldı.

Haberin Detayı

Mortgage Bankalar Birliği’nin (MBA) açıkladığı verilere göre faiz oranı %7,50’den %7,41’e geriledi.

Sektörün mevsim etkilerinden arındırılmış verileriyle, konut satın almaya yönelik başvurular %7 azaldı ve yeniden finansman başvuruları ise %2 geriledi. MBA başkan yardımcısı Joel Kan, faiz düşüşünün başvuru hareketliliğini artırmadığını belirtti.

Ek olarak, 15 yıl vadeli mortgage oranı da %6,87’den %6,73’e geriledi. Kan, yüksek faizlerin konut alıcılarını piyasanın dışına ittiğini ve 2023’e kıyasla başvuruların %18 azaldığını vurguladı.

Yine de, bu düşüş, konut piyasasına dair umutları canlandırabilir. Uzmanlar, faiz oranlarının uzun vadeli etkisini inceleyerek yatırımcıların ve alıcıların kararlarını şekillendirmeye devam ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Faiz oranlarındaki bu düşüş, konut piyasasının bir kez daha belirsizliğe girdiğini gösteriyor. Yüksek faiz ortamının hala pek çok alıcıyı dışarıda bıraktığı açık; ancak bu değişim, gelecekteki faiz politikalarının ve tüketici davranışlarının izlenmesinde kritik bir dönemeç olabilir.

Kaynak: AA Güncel Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • The Portugal News
    Portekiz'de ev kredisi faiz oranları Eylül ayında zirveye çıktı
    Fotoğraf: The Portugal News

    Portekiz'de konut kredisi faiz oranları Eylül ayında art arda dördüncü ay yükseliş gösterdi. Ülke genelinde tüm ipotekli borçlanmaların ortalama faizi yüzde 3,194 seviyesine ulaştı.

    • İpotekli kredilerin ortalama faiz oranı Eylül ayında yüzde 3,194 seviyesine tırmandı.
    • Tüm sözleşmeler için aylık ortalama hanehalkı taksiti 423 euro olarak kayıtlara geçti.
    • Ortalama ödenmemiş anapara tutarı bir önceki aya göre artarak 80.843 euro oldu.

    Ulusal İstatistik Enstitüsü tarafından paylaşılan verilere göre, Portekiz'deki tüm ipotek kredilerini kapsayan örtük faiz oranı Eylül ayında yukarı yönlü ivmesini sürdürdü. Dört aydır aralıksız artış kaydeden bu oran yüzde 3,194 seviyesine ulaşarak son bir yılın en yüksek derecesine yerleşti. Bir önceki ay yüzde 3,162 olan oran, aylık bazda küçük bir artışla tepe noktasına ulaştı.

    Konut alımı kategorisinde ise tüm sözleşmelerin faiz oranı yüzde 3,177 düzeyine çıkarken, son üç ayda imzalanan yeni sözleşmelerdeki faiz oranı yüzde 2,945 olarak belirlendi. Yeni kredilerdeki bu hareketlilik, borçlanma maliyetlerinin farklı vadelerde de yukarı yönlü baskı altında kaldığını gösteriyor.

    Artan faizler hanehalkı bütçelerini doğrudan etkilemeye devam ediyor. Eylül ayında tüm sözleşmeler için aylık ortalama ödeme miktarı 423 euro seviyesinde gerçekleşti. Bu tutar, bir önceki aya kıyasla beş euro, geçen yılın aynı dönemine göre ise 30 euro daha fazla bir maliyet anlamına geliyor.

    Aylık taksitlerin yapı taşlarında da faiz ödemelerinin ağırlığı arttı. Toplam 423 euroluk ortalama taksitin 213 eurosu faiz ödemelerine giderken, kalan 210 euro anapara borcundan düşüldü. Böylece Eylül ayında taksitlerin yarısından fazlası doğrudan faize gitmiş oldu.

    Kredi büyüklüklerindeki değişimler de istatistiklere yansıdı. Tüm ipotek kredileri için ortalama ödenmemiş anapara miktarı aylık bazda 655 euro artışla 80.843 euroya çıktı. Son üç ay içinde imzalanan yeni kredilerde ise ortalama anapara borcu 187.246 euro seviyesinde ölçüldü.

    AI YORUMU

    Borçlanma maliyetlerindeki bu sürekli tırmanış, hanehalklarının harcanabilir gelirini daraltarak tüketici harcamalarını doğrudan baskılıyor. Ortalama aylık ödemenin 423 euroya dayanması ve taksitlerin yarısından fazlasının faize gitmesi, özellikle orta gelirli vatandaşlar için bütçe planlamasını zorlaştırıyor. Geçen yılın aynı dönemine göre ödenen tutarların artmış olması, enflasyonist ortamda borç yükünün ne denli ağırlaştığını net bir şekilde gösteriyor. Bu tablo devam ederse, gayrimenkul piyasasındaki talep yavaşlayabilir ve yeni konut alımları ertelemeleyle karşılaşabilir.

    Kaynak: The Portugal News Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Sözcü Ekonomi
    Yargıtay'dan emsal karar: Konut kredisi boşanmada kusur sayılmayacak
    Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

    Antalya'da görülen bir boşanma davasında Yargıtay, konut kredisi çekilmesinin tek başına kusurlu bir davranış sayılamayacağına hükmetti. Yüksek mahkeme, borcun hangi amaçla alındığının ve evlilik sürecindeki diğer tutumların da incelenmesi gerektiğini vurguladı.

    • Yargıtay, eşten habersiz konut kredisi çekilmesini tek başına boşanma kusuru saymadı.
    • Antalya'daki yerel mahkemenin tarafları eşit kusurlu bulan kararı yüksek mahkemece bozuldu.
    • Borcun aile ekonomisine mi yoksa kişisel harcamalara mı gittiği incelenecek.

    Antalya'da gerçekleşen bir boşanma davası sürecinde mahkeme salonlarına taşınan mali anlaşmazlıklar üst mahkeme tarafından yeniden ele alındı. Dava dosyasında kadın tarafı eşinin çocuklarla yeterince ilgilenmediğini savunurken, erkek tarafı ise eşinin kendisinden habersiz konut kredisi çekmesini temel kusur olarak gösterdi. İlk derece mahkemesi olan aile mahkemesi ise tarafları bu gerekçelerle eşit kusurlu kabul etti.

    Yerel mahkemenin verdiği bu hüküm Yargıtay tarafından incelendi ve karar bozuldu. Yüksek mahkeme heyeti, ev sahibi olmak amacıyla bankadan borçlanılmasının tek başına boşanma davasında kusur sayılamayacağına dikkat çekti. Karar metninde, sadece borcun eşten habersiz yapılmış olmasının değerlendirme için yeterli olmadığını, kredinin hangi niyetle çekildiğinin ve eşlerin evlilik birliği içindeki genel tutumlarının da gözetilmesi gerektiği ifade edildi.

    Hukukçular da borçlanmanın arka planındaki harcama amacının davalardaki belirleyici rolüne işaret ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Fatih Kramercan, kredi tutarının kumar borcu gibi zaruri olmayan kişisel harcamalara gitmesi durumunda kusur sayılması gerektiğini belirtti. Buna karşılık, ailenin ortak ekonomisine katkı sunmak ve yatırım yapmak amacıyla borçlanılması halinde bu durumun kusur olarak kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı.

    Alınan bu yargı kararı, evlilik birliği içinde eşlerden birinin diğerinden habersiz borçlanması durumunda izlenecek hukuki yolu netleştirdi. Artık mahkemeler sadece borcun varlığına bakmayacak; paranın harcandığı yeri, kullanım amacını ve tarafların evlilik boyunca sergiledikleri yaklaşımları bir bütün olarak inceleyecek.

    AI YORUMU

    Mal paylaşımı ve borçlanma süreçlerinde mahkemelerin yaklaşımı, eşlerin niyetini somut harcama kalemleriyle kanıtlamasını zorunlu kılıyor. Kumar veya şahsi lüksler için yapılan borçlanmalar ile aile bütçesine yatırım amacıyla çekilen krediler arasındaki çizgi, davaların seyrini tamamen değiştiriyor. Bu karar, ortak geleceğe yönelik atılan finansal adımların tek taraflı gizlilikle yürütülmesinin doğurabileceği hukuki riskleri gözler önüne seriyor; ancak borcun amacının ispat edilemediği durumlarda taraflar arasında yeni uyuşmazlıkların doğması kaçınılmaz görünüyor.

    Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • CNN Türk
    İkinci El Konut Piyasasında Fırsat Dönemi: Fiyatlar Reel Olarak Geriledi
    Fotoğraf: CNN Türk

    Yüksek kredi maliyetleri ve finansman imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle konut pazarında yavaşlama yaşanırken, ikinci el gayrimenkullerde alıcılar için cazip koşullar öne çıkıyor. Sektör verilerine göre yılın ilk dokuz ayında toplam konut satışları geçen seneye kıyasla yüzde 7,2 oranında düşüş gösterdi. Buna karşın nakit birikimi veya finansman imkanı bulunan alıcılar için fiyatların enflasyon karşısında gerilemesi önemli fırsatlar sunuyor.

    • İlk dokuz ayda toplam konut satışları yüzde 7,2 azalarak 1 milyon 93 bine geriledi.
    • Konut fiyatlarında enflasyondan arındırılmış reel gerileme yüzde 6,8 seviyesinde gerçekleşti.
    • Genel satışlardaki düşüşe rağmen ipotekli konut satışlarında yaklaşık yüzde 5 artış yaşandı.

    Türkiye genelinde gayrimenkul sektöründe yüksek faiz oranları ve kredi erişimindeki zorluklar işlemlerin yavaşlamasına neden oluyor. Alıcı ve satıcılar arasındaki fiyat beklentisi farkı pazarın hareketlenmesini engellerken, gayrimenkul uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı piyasadaki mevcut duruma ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

    Yılın ilk dokuz aylık döneminde konut pazarı dikkate değer bir daralma yaşadı. İşlem hacmi geçen yıla kıyasla yüzde 7,2 gerileyerek 1 milyon 93 bin adet düzeyinde kaldı. Ancak genel satışlardaki bu düşüşe tezat oluşturacak şekilde ipotekli konut satışlarında yüzde 5 civarında bir yükseliş gözlendi. Bu artışta tasarruf finansmanı şirketlerinin sunduğu imkanların pay sahibi olduğu belirtiliyor.

    Finansal koşulların zorlaşması konut fiyatları üzerinde de baskı oluşturmayı sürdürüyor. Konut Fiyat Endeksi verileri incelendiğinde, fiyatların enflasyondan arındırıldığında reel olarak yüzde 6,8 oranında değer kaybettiği görülüyor. Satış fiyatlarındaki bu gerilemeye karşın kira bedellerinin daha yüksek oranda artması, yatırım amacıyla konut alanlar için amortisman yani yatırımın geri dönüş süresini belirgin şekilde kısalttı.

    Yatırımcıların borsa ve dövizdeki durgunluk nedeniyle birikimlerini değerlendirmede bekle-gör politikası izlediğini ifade eden uzmanlar, piyasada talebin sürdüğünü ancak bunun fiili satışa dönüşmekte zorlandığını vurguluyor. Mevcut ekonomik tablo çerçevesinde, yıl sonunda toplam satış rakamlarında geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 10'luk bir düşüş yaşanabileceği öngörülüyor.

    AI YORUMU

    Mevcut konut piyasası, elinde nakit birikimi olan konut alıcıları için uzun süredir görülmeyen bir pazarlık gücü sunuyor. Kredi musluklarının kapalı olması yatırım amaçlı talebi baskılasa da yükselen kira getirileri gayrimenkulün uzun vadeli cazibesini koruduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde faiz politikalarında olası bir gevşeme yaşanmadığı sürece piyasadaki bu durgunluğun ve ikinci eldeki fiyat avantajının devam etmesi beklenebilir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    Yarısı Bizden kampanyası 2027ye uzatıldı ve destek 1,8 milyon TL oldu
    Fotoğraf: CNN Türk

    İstanbul'daki riskli yapıların dönüştürülmesi için yürütülen Yarısı Bizden kampanyasının süresi 31 Aralık 2027 tarihine uzatıldı. Hak sahiplerine konut başına toplamda 1 milyon 875 bin TL finansman desteği sağlanıyor.

    • Kampanya süresi 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldı.
    • Kredi geri ödemeleri yapı ruhsatı alındıktan iki yıl sonra başlıyor.

    İstanbul sınırları içinde yer alan riskli yapıların güvenli konutlara dönüştürülmesini teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen Yarısı Bizden kampanyasının uygulama takvimi uzatıldı. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yürürlüğe giren ve kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı hedefleyen program, hak sahiplerine önemli kolaylıklar sunmaya devam ediyor.

    Bina bazlı dönüşüm projelerinde her bir konut için devlet tarafından 875 bin TL hibe ve aynı tutarda kredi imkânı tanınıyor. Bunun yanı sıra süreç içerisindeki masraflar için 125 bin TL taşınma desteği ödenerek toplam finansman desteği 1 milyon 875 bin TL seviyesine ulaşıyor.

    Başvuru sürecinde hak sahiplerinin teknik ve mali yeterliliği bulunan bir müteahhitle anlaşması ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı lisanslı kuruluşlara risk tespiti yaptırması gerekiyor. Yeni projelerde otopark ve sığınak alanları hariç inşaat sahasının eski yapının bir buçuk katını aşmaması şartı aranıyor.

    Sağlanan hibe ödemeleri geri ödemesiz olarak aktarılırken kredilerin geri ödeme dönemi yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başlıyor. On yıla yayılan bu süreçte ilk yıl faiz uygulanmazken sonraki yıllarda TÜFE oranının yarısı baz alınarak güncelleme yapılıyor.

    AI YORUMU

    İstanbul genelindeki milyonlarca riskli yapının yenilenmesi için sağlanan finansal paket, sürecin mali yükünü hafifletmede doğrudan etkili oluyor. Konut başına sunulan 1,8 milyon TL'yi aşan destek tutarı, artan inşaat maliyetleri karşısında hak sahiplerinin projeye başlama cesaretini artırıyor. Gelir ve kredi puanı aranmaksızın sunulan bu imkân, dar ve orta gelirli vatandaşların güvenli konutlara kavuşabilmesi açısından kritik bir kaldıraç görevi üstleniyor. Kredi geri ödemelerinin iki yıl sonra başlaması ise bina sakinlerine inşaat süreci boyunca nefes aldırıyor.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler