PİYASA
Ekonomi

Portekiz'de ev kredisi faiz oranları Eylül ayında zirveye çıktı

Özet

Portekiz'de konut kredisi faiz oranları Eylül ayında art arda dördüncü ay yükseliş gösterdi. Ülke genelinde tüm ipotekli borçlanmaların ortalama faizi yüzde 3,194 seviyesine ulaştı.

Öne çıkanlar

  • İpotekli kredilerin ortalama faiz oranı Eylül ayında yüzde 3,194 seviyesine tırmandı.
  • Tüm sözleşmeler için aylık ortalama hanehalkı taksiti 423 euro olarak kayıtlara geçti.
  • Ortalama ödenmemiş anapara tutarı bir önceki aya göre artarak 80.843 euro oldu.

Haberin Detayı

Ulusal İstatistik Enstitüsü tarafından paylaşılan verilere göre, Portekiz'deki tüm ipotek kredilerini kapsayan örtük faiz oranı Eylül ayında yukarı yönlü ivmesini sürdürdü. Dört aydır aralıksız artış kaydeden bu oran yüzde 3,194 seviyesine ulaşarak son bir yılın en yüksek derecesine yerleşti. Bir önceki ay yüzde 3,162 olan oran, aylık bazda küçük bir artışla tepe noktasına ulaştı.

Fotoğraf: forextime.com · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Konut alımı kategorisinde ise tüm sözleşmelerin faiz oranı yüzde 3,177 düzeyine çıkarken, son üç ayda imzalanan yeni sözleşmelerdeki faiz oranı yüzde 2,945 olarak belirlendi. Yeni kredilerdeki bu hareketlilik, borçlanma maliyetlerinin farklı vadelerde de yukarı yönlü baskı altında kaldığını gösteriyor.

Artan faizler hanehalkı bütçelerini doğrudan etkilemeye devam ediyor. Eylül ayında tüm sözleşmeler için aylık ortalama ödeme miktarı 423 euro seviyesinde gerçekleşti. Bu tutar, bir önceki aya kıyasla beş euro, geçen yılın aynı dönemine göre ise 30 euro daha fazla bir maliyet anlamına geliyor.

Fotoğraf: forextime.com · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Aylık taksitlerin yapı taşlarında da faiz ödemelerinin ağırlığı arttı. Toplam 423 euroluk ortalama taksitin 213 eurosu faiz ödemelerine giderken, kalan 210 euro anapara borcundan düşüldü. Böylece Eylül ayında taksitlerin yarısından fazlası doğrudan faize gitmiş oldu.

Kredi büyüklüklerindeki değişimler de istatistiklere yansıdı. Tüm ipotek kredileri için ortalama ödenmemiş anapara miktarı aylık bazda 655 euro artışla 80.843 euroya çıktı. Son üç ay içinde imzalanan yeni kredilerde ise ortalama anapara borcu 187.246 euro seviyesinde ölçüldü.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Borçlanma maliyetlerindeki bu sürekli tırmanış, hanehalklarının harcanabilir gelirini daraltarak tüketici harcamalarını doğrudan baskılıyor. Ortalama aylık ödemenin 423 euroya dayanması ve taksitlerin yarısından fazlasının faize gitmesi, özellikle orta gelirli vatandaşlar için bütçe planlamasını zorlaştırıyor. Geçen yılın aynı dönemine göre ödenen tutarların artmış olması, enflasyonist ortamda borç yükünün ne denli ağırlaştığını net bir şekilde gösteriyor. Bu tablo devam ederse, gayrimenkul piyasasındaki talep yavaşlayabilir ve yeni konut alımları ertelemeleyle karşılaşabilir.

Kaynak: The Portugal News Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • Sözcü Ekonomi
    Yargıtay'dan emsal karar: Konut kredisi boşanmada kusur sayılmayacak
    Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

    Antalya'da görülen bir boşanma davasında Yargıtay, konut kredisi çekilmesinin tek başına kusurlu bir davranış sayılamayacağına hükmetti. Yüksek mahkeme, borcun hangi amaçla alındığının ve evlilik sürecindeki diğer tutumların da incelenmesi gerektiğini vurguladı.

    • Yargıtay, eşten habersiz konut kredisi çekilmesini tek başına boşanma kusuru saymadı.
    • Antalya'daki yerel mahkemenin tarafları eşit kusurlu bulan kararı yüksek mahkemece bozuldu.
    • Borcun aile ekonomisine mi yoksa kişisel harcamalara mı gittiği incelenecek.

    Antalya'da gerçekleşen bir boşanma davası sürecinde mahkeme salonlarına taşınan mali anlaşmazlıklar üst mahkeme tarafından yeniden ele alındı. Dava dosyasında kadın tarafı eşinin çocuklarla yeterince ilgilenmediğini savunurken, erkek tarafı ise eşinin kendisinden habersiz konut kredisi çekmesini temel kusur olarak gösterdi. İlk derece mahkemesi olan aile mahkemesi ise tarafları bu gerekçelerle eşit kusurlu kabul etti.

    Yerel mahkemenin verdiği bu hüküm Yargıtay tarafından incelendi ve karar bozuldu. Yüksek mahkeme heyeti, ev sahibi olmak amacıyla bankadan borçlanılmasının tek başına boşanma davasında kusur sayılamayacağına dikkat çekti. Karar metninde, sadece borcun eşten habersiz yapılmış olmasının değerlendirme için yeterli olmadığını, kredinin hangi niyetle çekildiğinin ve eşlerin evlilik birliği içindeki genel tutumlarının da gözetilmesi gerektiği ifade edildi.

    Hukukçular da borçlanmanın arka planındaki harcama amacının davalardaki belirleyici rolüne işaret ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Fatih Kramercan, kredi tutarının kumar borcu gibi zaruri olmayan kişisel harcamalara gitmesi durumunda kusur sayılması gerektiğini belirtti. Buna karşılık, ailenin ortak ekonomisine katkı sunmak ve yatırım yapmak amacıyla borçlanılması halinde bu durumun kusur olarak kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı.

    Alınan bu yargı kararı, evlilik birliği içinde eşlerden birinin diğerinden habersiz borçlanması durumunda izlenecek hukuki yolu netleştirdi. Artık mahkemeler sadece borcun varlığına bakmayacak; paranın harcandığı yeri, kullanım amacını ve tarafların evlilik boyunca sergiledikleri yaklaşımları bir bütün olarak inceleyecek.

    AI YORUMU

    Mal paylaşımı ve borçlanma süreçlerinde mahkemelerin yaklaşımı, eşlerin niyetini somut harcama kalemleriyle kanıtlamasını zorunlu kılıyor. Kumar veya şahsi lüksler için yapılan borçlanmalar ile aile bütçesine yatırım amacıyla çekilen krediler arasındaki çizgi, davaların seyrini tamamen değiştiriyor. Bu karar, ortak geleceğe yönelik atılan finansal adımların tek taraflı gizlilikle yürütülmesinin doğurabileceği hukuki riskleri gözler önüne seriyor; ancak borcun amacının ispat edilemediği durumlarda taraflar arasında yeni uyuşmazlıkların doğması kaçınılmaz görünüyor.

    Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Para Analiz
    Ekonomist FÖŞ, Merkez Bankası'na faiz indirimini erteleme çağrısı yaptı
    Fotoğraf: Para Analiz

    Tanınmış ekonomist FÖŞ, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na faiz indirim kararını ertelemesi için çağrıda bulundu. Beklentilerin katı seyretmesi, rezerv kayıpları ve enerji riskleri kararın gözden geçirilmesini gerektiriyor.

    • FÖŞ, TCMB'den olası 100 baz puanlık faiz indirimlerini ertelemesini istedi.
    • Şirketlerin 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi eylül ayında yüzde 32,5 olarak ölçüldü.
    • Brüt rezervlerde 2,4 milyar dolar, net dış varlıklarda ise 4,7 milyar dolarlık düşüş yaşandı.

    Yılın en kritik Para Politikası Kurulu toplantısına yaklaşılırken piyasalardaki gevşeme beklentileri yüksek sesle dile getiriliyor. Çeşitli anketlerde bu ay ve Aralık ayında yüzer baz puanlık indirimler öngörülürken, bazı yatırım bankaları 2027 sonunda politika faizinin yüzde 30 seviyesine gerileyebileceğini tahmin ediyor. Ancak bu beklentilerin dışında bir duruş sergileyen ekonomist FÖŞ, mevcut koşullarda parasal gevşemenin ne cari açığa ne de enflasyona destek olacağını savunuyor.

    Merkez Bankası'nın adım atmadan önce beklemesi için dört ayrı gerekçe sunulurken, ilk sırada enflasyon beklentilerinin katılığı yer alıyor. Eylül ayı verileri olumlu gelse de, şirketlerin geleceğe yönelik fiyatlama davranışları henüz değişmiş değil. Nitekim eylül ayında işletmelerin 12 ay sonrasına dair enflasyon beklentisi yüzde 32,5 gibi oldukça yüksek bir seviyede bulunuyor. TCMB'nin 2027 sonu hedefi yüzde 15 iken bu uyumsuzluk dikkat çekiyor.

    Fon skandalının etkileri ve finansal istikrar kaygıları da bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor. Ekim ayının ilk haftasında rezervlerde görülen artış ivmesi son dört işlem gününde yerini düşüşe bıraktı. Bu süreçte brüt rezervlerde yaklaşık 2,4 milyar dolar, net dış varlıklarda ise 4,7 milyar dolarlık gerileme kaydedildi. Uzmanlar, söz konusu kaybın bir kısmının altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandığını belirtse de, daha güven verici bir toparlanma görülene kadar temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.

    Döviz tevdiat hesapları ve küresel enerji piyasalarındaki kırılganlıklar da faiz kararını doğrudan etkileyen etkenler arasında bulunuyor. Hanehalkının enflasyon beklentisi yüksek seyrederken, kurdaki olası hareketlerin yerleşiklerin döviz tercihini artırabileceği ifade ediliyor. Ayrıca Brent petrol vadeli işlemlerinin varil başına 100 doların üzerinde seyretmesi ve küresel emtia fiyatlarındaki olası kış artışları, Türkiye ekonomisi için elverişsiz bir tablo oluşturuyor.

    AI YORUMU

    Merkez Bankası'nın olası faiz indirim hamlesi, yüksek enflasyon beklentileri ve rezerv hareketleri ışığında risk barındırıyor. Şirketlerin geleceğe yönelik yüzde 32,5'lik fiyatlama katılığı sürerken parasal gevşemeye gitmek, döviz talebini tetikleyebilir. Yerleşiklerin mevduatta döviz tercihini artırması, fon skandalından çok daha büyük bir finansal istikrar sorunu yaratma potansiyeli taşıyor. Küresel enerji fiyatlarının 100 doların üzerinde seyrettiği bir dönemde atılacak erken adımlar, maliyet baskılarını yeniden tırmandırabilir.

    Kaynak: Para Analiz Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • herkesduysun.com

    Milyonlarca çalışanın yakından takip ettiği 2027 asgari ücret zammı için uzman tahminleri netleşmeye başladı. Yapılan son hesaplamalara göre yeni dönemin net maaş tutarının yaklaşık 36.498 lira seviyesine ulaşması öngörülüyor.

    • 2027 asgari ücret artış beklentisi yüzde 30 seviyesinde bulunuyor.
    • Mevcut 28.075,50 liralık net maaşın 36.498 liraya çıkması bekleniyor.
    • Aralık 2026'da toplanacak komisyon nihai rakamı belirleyecek.

    Çalışan kesimin alım gücünü yakından ilgilendiren 2027 yılı asgari ücret zam dönemi için geri sayım şimdiden başladı. Önümüzdeki aralık ayında toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu öncesinde ekonomistler ve uzmanlar oran tahminlerini paylaşıyor. Gerçekleştirilen ilk hesaplamalar, maaşlarda yüzde 30 civarında bir artış yaşanabileceğini işaret ediyor.

    Mevcut durumda net 28.075,50 lira olan asgari ücretin, öngörülen artış oranıyla birlikte yaklaşık 36.498 liraya yükselebileceği ifade ediliyor. Ekonomist Muhammet Bayram, yıl sonu enflasyonunun yüzde 29 civarında gerçekleşeceğini ve gelecek yılın hedeflenen oranının yüzde 21 olduğunu belirterek bu iki verinin ortalamasının yüzde 25'lik bir zamma işaret ettiğini vurguladı.

    Bütçe dengeleri kapsamında çalışanlara yönelik vergi istisnası desteğinin 1 trilyon 460 milyar liraya çıkarılması planlanıyor. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 33,7 oranındaki bu artışın asgari ücrete doğrudan aynı oranda yansımayacağı, uzmanlar tarafından özellikle belirtiliyor. Tarafların aralık ayındaki resmi oturumlarında enflasyon verileri masadaki en bağlayıcı unsur olacak.

    Maaş artışlarının yanı sıra çalışanların yaşam koşullarını iyileştirecek ek destek mekanizmalarının da müzakere edilmesi gerektiği savunuluyor. Kira yardımı ve çocuk sayısına göre şekillenen desteklerin yanı sıra işveren tarafının maliyet yükünü hafifletmek amacıyla sağlanan desteklerin de artırılması planlanıyor. Mevcut durumda aylık 1.270 lira olan işveren desteğinin 1.500 ila 1.600 lira bandına çekilmesi gündemde yer alıyor.

    AI YORUMU

    Asgari ücret artışlarında sadece oransal zamlara odaklanmak, enflasyon karşısında eriyen alım gücünü kalıcı olarak korumaya yetmiyor. Yüzde 30 seviyesindeki öngörülen artış, 28.075,50 liralık mevcut tabanı 36.498 liraya taşıyacak olsa da temel harcama kalemlerindeki artış hızı göz önüne alındığında çalışanların geçim sıkıntısını tamamen ortadan kaldırmayacaktır. İşveren maliyetleri ile çalışan refahı arasındaki dengenin kira ve çocuk yardımı gibi ek sosyal desteklerle güçlendirilmesi, önümüzdeki dönemin en kritik ekonomik hamlesi olacaktır.

    Kaynak: herkesduysun.com Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Sözcü Ekonomi

    Kresel piyasalardaki risk istahinin artmasiyla Bitcoin sali gunu yuzde 1,3 deger kazanarak 83 bin 87 dolara ulasti. Kripto para birimi, onumuzdeki Merkez Bankasi toplantisi oncesinde 84 bin dolari asmak icin yeni bir mucadele veriyor.

    • Bitcoin sali gunu yuzde 1,3 artisla 83 bin 87,2 dolara yukseldi.
    • Chainbloq Risk Muduru Gokce Calisan, 84 bin dolarin kritik bir esik oldugunu belirtti.
    • Kisa vadeli yatirimcilarin payi yuzde 16 seviyesine gerileyerek son uc yilin en dusuk noktasina indi.

    Kuresel piyasalarda risk istahinin yukselmesiyle birlikte kripto para birimleri hareketli bir gun gecirdi. Bitcoin, sali gunu yuzde 1,3 oraninda deger kazanarak 83 bin 87,2 dolar seviyesine ulasti ve yatirimcilarin dikkati yeniden bu dijital varliga cevrildi.

    ABD borsalarindaki olumlu sirket bilancolari ile petrol fiyatlarindaki gerileme, riskli varliklara yonelimi dogrudan destekledi. Ekranlarda haftanin ilk islem gunlerinde de 83 bin dolar sinirini asan ancak bu seviyede kalici olamayan varlik, ekim ayi baslarinda 85 bin dolarin uzerini gormustu.

    Sektor uzmanlari, gecen hafta 84 bin dolar esigini dort kez test eden ancak kalicilik saglayamayan Bitcoin icin Fed toplantisinin belirleyici olacagini vurguluyor. Toparlanma surecinin teknoloji hisselerinden guc aldigi ve SpaceX gelirlerinin beklentileri asmasinin piyasayi rahatlattigi belirtiliyor.

    Yatirimci profiline iliskin veriler de piyasadaki degisimi gozler onune seriyor. Kisa vadeli yatirimcilarin piyasadaki payinin yuzde 16 seviyesine geriledigi ve bu oranin son uc yilin en dusuk duzeyine karsilik geldigi ifade ediliyor.

    ABD Merkez Bankasinin para politikasi kararlarini aciklayacagi toplantinin 27-28 Ekim tarihlerinde gerceklestirilmesi bekleniyor. Yuksek enerji fiyatlarinin enflasyon uzerindeki baskisi, faiz beklentilerini sekillendiren en temel unsurlar arasinda yer aliyor.

    AI YORUMU

    Piyasalardaki bu hareketlilik, kisa vadeli spekulatif girislerin azaldigi ve uzun vadeli oyuncularin agirligini korudugu bir doneme isaret ediyor. Yuzde 16'lik dusuk kisa vadeli yatirimci orani, olasi dalgalanmalara karsi direncin arttigini gosterirken, 84 bin dolarin asilmasi teknik olarak yeni bir kanal acabilir. Fed'in faiz karari oncesinde enerji maliyetlerinden kaynaklanan enflasyon baskisi surerse, kripto varliklarin bu direnc seviyesinde kalici olup olamayacagi yakindan izlenecek.

    Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler