PİYASA
Yaşam

Yoğurt ve unu kaynatıp şişelediler: Geleneksel tarhana yeni yöntemle saklanıyor

Yoğurt ve unu kaynatıp şişelediler: Geleneksel tarhana yeni yöntemle saklanıyor Fotoğraf: Vineyi826 · CC0 · Wikimedia Commons

Özet

Yozgat'ta kışlık tarhana hazırlığında geleneksel günlerce güneşte kurutma aşaması geride bırakılarak farklı bir şişeleme yöntemi uygulanmaya başlandı. Hazırlanan sıvı karışım doğrudan cam kaplara doldurularak soğuk günlerde tüketilmek üzere saklanıyor.

Öne çıkanlar

  • Yozgat Kuruçay köyünde yoğurt, un, yumurta ve sıvı yağ kaynatılıp sıcakken şişeleniyor.
  • Sıvı halde saklanan karışım, kış aylarında ihtiyaç duyulduğunda pratik şekilde çorbaya dönüştürülebiliyor.
  • Yozgat'ın yanı sıra Sivas, Kırşehir ve Tokat'ta da yöresel tarhana hazırlık gelenekleri sürdürülüyor.

Haberin Detayı

Anadolu'da soğuk mevsimler için yapılan köklü kış hazırlıkları arasında yer alan tarhana üretiminde farklı bir pratik uygulama hayata geçirildi. Yozgat bölgesindeki Kuruçay köyünde sürdürülen faaliyetlerde, uzun süren güneş altında kurutma süreçlerinin yerini yeni bir pratik saklama biçimi aldı.

Fotoğraf: Helen Owl · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Uygulanan tarif çerçevesinde yoğurt, un, yumurta ve sıvı yağ malzemeleri bir araya getirilerek tencerede kaynatılıyor. Elde edilen yoğun kıvamlı sıcak karışım, bekletilmeden doğrudan şişelere doldurulup kapakları sıkıca kapatılarak muhafaza ediliyor.

Gerekli görüldüğü durumlarda ev mutfaklarında pratik bir şekilde çorba olarak pişirilebilen bu karışım, kişisel tercihlere göre sarımsak, haşlanmış nohut ya da mercimek gibi ek gıdalarla zenginleştirilebiliyor.

Fotoğraf: Helen Owl · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Benzer şekilde Sivas ve Kırşehir illerinde de geleneksel reçetelerle tarhana üretimi yapılırken, Tokat'ta üzüm şırası ve buğday kırması bir arada kullanılarak farklı bir lezzet çeşidi olan üzüm tarhanası hazırlanıyor.

Yöreler arasında kullanılan malzemeler ve saklama teknikleri farklılık gösterse de temel hedef yaz mevsiminin lezzetlerini kış soğuklarında sofralara taşımaktır. Şişeleme tekniğinin uzun süre bozulmadan dayanması için ise doğru konserveleme koşullarının sağlanması gerekiyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Geleneksel gıda üretiminde pratik çözümlere yönelmek hazırlık süreçlerini hızlandırsa da gıda güvenliği açısından riskleri beraberinde getirebilir. Özellikle ev ortamında yapılan sıcak şişeleme işlemlerinde doğru konserveleme teknikleri uygulanmadığı takdirde ürünlerin bozulma ihtimali artacaktır. Mutfakta zaman kazanmak isteyen ev halkı için sunulan bu alternatif yöntem, doğru saklama koşulları sağlanmadığında emeklerin boşa gitmesine yol açabilir.

Kaynak: Sözcü Gündem Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • CNN Türk
    Diyarbakır Kültür Yolu Festivali'nde 48 farklı lezzet noktası seçildi
    Fotoğraf: CNN Türk

    Kültür Yolu Festivali çerçevesinde oluşturulan projeyle Diyarbakır mutfağının az bilinen yöresel tatları listelendi. Tanınmış şeflerin katıldığı gastronomi programında kentin özel yemekleri tanıtıldı.

    • Diyarbakır'da Kültür Yolu Festivali kapsamında 48 lezzet noktası belirlendi.
    • BigChefs Kurucu Ortağı Gamze Cizreli ve Michelin Rehberi şefleri programa ev sahipliği yaptı.
    • Hevsel Kadın Kooperatifi 13 kadın çalışanıyla yöresel mutfağı yaşatıyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen festival, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı öncülüğünde yürütülen projeyle kentteki gastronomi duraklarını gün yüzüne çıkardı. Belirlenen 48 adres, bölgenin köklü mutfak kültürünü yerli ve yabancı ziyaretçilere aktarmak için hazırlandı. Etkinlik boyunca düzenlenen oturumlar, ülkenin önde gelen şefleri ile yemek kültürü yazarlarını bir araya getirdi.

    Programın ev sahipliğini üstlenen isimler arasında yer alan Gamze Cizreli, yöresel tariflerde ekşi kullanımının öne çıktığını belirtti. Tane sumağın suda bekletilmesiyle elde edilen suyun meftunelerden dolmalara kadar birçok yemeğe lezzet kattığını ifade eden Cizreli, duvaklı pilav, patlıcan meftunesi ve burma kadayıfın mutlaka denenmesi gerektiğini vurguladı.

    Michelin Rehberi'nde yer alan Şef Mahir Nazlıcan ise kabak meftunesi, kaburga dolması ve ezme güveç gibi fırın yemeklerinin önemine değindi. Kuzu etiyle hazırlanan ezme güvecin pişme aşamasındaki özel yöntemlerle kıvam aldığını anlatan Nazlıcan, tencere yemeklerinin ziyaretçiler için keşfedilmeyi bekleyen birer hazine olduğunu dile getirdi.

    Gastronomi rotasının yanı sıra kadın emeğini sofralara taşıyan Hevsel Kadın Kooperatifi de çalışmalarını sürdürüyor. Yedi kadınla kurulan ve çalışan sayısını 13'e çıkaran kooperatif, içli köfte ve yöresel dolmalar gibi ev yemeklerini hazırlayarak satışa sunuyor. 1982 yılından beri hizmet veren Dağ Kapı'daki işletmeler ise taze kuzu eti ve lahmacun çeşitleriyle kentin köklü lezzet geleneğini yaşatmaya devam ediyor.

    AI YORUMU

    Diyarbakır mutfağının kebap algısının ötesine geçerek tencere yemekleriyle anılması, turizm potansiyelini artırmak adına önemli bir hamledir. 48 adresin tescillenmesi ve Hevsel Kadın Kooperatifi gibi 13 çalışanlı girişimlerin desteklenmesi, yerel üreticilerin ekonomik kazancını doğrudan etkiler. Bu tür projeler hayata geçirilmezse, geleneksel tarifler zamanla unutulma riskiyle karşı karşıya kalır.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Cumhuriyet
    Evde Pad Thai Yapımı: Lezzetli Uzak Doğu Yemeğinin Püf Noktaları
    Fotoğraf: Cumhuriyet

    Tayland mutfağının bilinen erişte bazlı yemeği Pad Thai, evde kolayca hazırlanabiliyor. Balık sosu, taze sebzeler ve özel esmer şeker karışımıyla dengelenen lezzet kısa sürede sofraya geliyor.

    • Pirinç eriştesi sıcak suda yumuşatılıp sıvı yağla harmanlanarak yapışması önleniyor.
    • Sos karışımında balık sosu, demirhindi ezmesi, esmer şeker ve soya sosu kullanılıyor.
    • Yüksek ateşte hızlıca sotelenen sebzelerin hafif diri kalmasına özen gösteriliyor.

    Uzak Doğu mutfağının popüler tatlarından biri olan Pad Thai, tatlı, ekşi ve tuzlu unsurları harmanlayan özel sosuyla tanınıyor. Pirinç eriştesi, yumurta, yer fıstığı ve taze sebzelerin birleşimiyle oluşan bu tabak, mutfakta yaratıcı tarifler denemek isteyenler için pratik bir alternatif sunuyor. Tavuklu, karidesli veya yalnızca sebzeli versiyonlarla zenginleştirilebilen bu yemek, doğru tekniklerle hazırlandığında restoran kalitesini evlere taşıyor.

    Tarifin temelini oluşturan pirinç eriştesinin hazırlık aşaması büyük dikkat gerektiriyor. Erişteler paketteki talimatlar doğrultusunda sıcak suda yumuşatıldıktan sonra süzülüyor ve birbirine yapışmaması için az miktarda sıvı yağ ile karıştırılıyor. Eriştenin fazla yumuşamaması, yemeğin dokusu açısından önem taşıyor.

    Özel sosun dengesi ise yemeğin karakterini belirliyor. Balık sosu, demirhindi ezmesi, esmer şeker ve soya sosu küçük bir kapta bir araya getiriliyor. Tatlı, ekşi ve tuzlu tonların uyumlu olmasına özen gösterilirken damak tadına göre pul biber ilavesi yapılabiliyor.

    Geniş bir tavada sıvı yağ ısıtıldıktan sonra ince doğranmış sarımsak kısa süre kavruluyor. Küçük parçalara bölünmüş tavuk etleri ya da karidesler eklenerek tamamen pişene kadar soteleme işlemine devam ediliyor. Pişen malzemeler tavelardan ayrıldıktan sonra aynı yerde yumurtalar hafifçe karıştırılarak pişiriliyor.

    Erişteler ve hazırlanan sos tavaya aktarılarak tüm içerik yüksek ateşte birkaç dakika harmanlanıyor. Soya filizleri ve doğranmış taze soğanlar eklenip sebzelerin diri kalması sağlanıyor. Son aşamada iri kıyılmış yer fıstığı ilave edilen yemek, sıcak olarak misket limonu dilimleriyle servis ediliyor.

    AI YORUMU

    Ev ortamında Uzak Doğu lezzetlerini denemek isteyenler için pirinç eriştesi ve sos dengesini tutturmak en temel eşiktir. Balık sosu ile demirhindi ezmesinin doğru oranlarda birleşmesi, orijinal tada yaklaşmayı sağlar. Özellikle evde yemek pişiren bireyler, yüksek ateş soteleme tekniğine dikkat etmelidir. Aksi takdirde sebzeler fazla yumuşayarak yemeğin dokusunu olumsuz etkiler.

    Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Yozgat Hakimiyet Gazetesi
    Kütahya Sarsıntıları İç Anadolu Fay Hatlarını Harekete Geçirdi
    Fotoğraf: Yozgat Hakimiyet Gazetesi

    Simav merkezli peş peşe sarsıntılar, Yozgat başta olmak üzere İç Anadolu bölgesindeki diri fay hatlarını ve olası sismik riskleri yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar şehir merkezindeki alüvyon zeminlerin tehlikeyi artırabileceği uyarısında bulunurken, il genelinde şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk rapor edilmedi.

    • Simav'da meydana gelen ilk sarsıntı AFAD verilerine göre 3,4 büyüklüğünde ve 6,79 kilometre derinlikte kaydedildi.
    • Yozgat'ın Çekerek ve Kadışehri ilçeleri Kuzey Anadolu Fay Zonu etkisi nedeniyle yüksek risk grubunda yer alıyor.
    • Şehrin güneyindeki Akpınar Fayı geçmişte 6,8 büyüklüğünde yıkıcı bir deprem üretmişti.

    Sabah saatlerinde Simav sakinlerinin yer kabuğunun hareketliliğiyle uyanması, ülkenin farklı coğrafyalarındaki sismik gerilimlerin güncel durumunu gözler önüne serdi. Art arda kaydedilen sismik aktiviteler bölgede kısa süreli endişe yaratsa da, yetkililerin saha taramaları sonucunda herhangi bir hasar veya yaralanma bildirilmedi. Bu gelişmeler, uzak coğrafyalardaki enerji çıkışlarının iç kesimlerdeki fay ağlarına olan etkilerini de tartışmaya açtı.

    Kağıt üzerinde üçüncü derece deprem kuşağında yer alan Yozgat havzası, çevresindeki büyük kırıkların baskısıyla şekilleniyor. Şehir merkezi genel haritalarda nispeten güvenli görünse de kuzey ve doğu sınırlarını saran diri fay kuşakları 5,0 ve üzerinde büyüklük üretme kapasitesine sahip. Kentin altından geçen yerel kırıkların yanı sıra Çekerek ve Akdağmadeni fayları Holosen dönemi aktif hatları olarak enerji biriktirmeyi sürdürüyor.

    Geçmiş yüzyıldaki sismik kayıtlara bakıldığında, güneyde uzanan Akpınar Fayı'nın 1938 senesinde 6,8 büyüklüğünde yıkıcı bir etki yarattığı biliniyor. Doğrudan Yozgat'ın içinden geçmese de Kuzey Anadolu Fay Zonu menzili nedeniyle Çekerek ve Kadışehri ilçelerini yüksek risk grubunda tutuyor, nitekim Nisan 2024'te Kadışehri 4,7 büyüklüğünde sarsılmıştı.

    Aydıncık, Saraykent ve Akdağmadeni de aktif hatların doğrudan hedefinde bulunuyor. Uzmanlar fay hattına olan mesafenin tek başına kurtarıcı olmadığını vurgulayarak, il merkezi dahil alüvyon tabanlı gevşek zeminler üzerine kurulan binalarda sarsıntı dalgalarının katlanarak büyüyeceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

    AI YORUMU

    Simav'da yaşanan sarsıntıların ardından İç Anadolu'daki fay hatlarının hatırlatılması, yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm ve zemin etüdü çalışmalarını ne kadar hızlı hayata geçirmesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Yozgat gibi nispeten az riskli bilinen illerde dahi alüvyon zeminlerin oluşturabileceği riskler, sadece ana hatlara yakınlığı değil zemin kalitesini de hesaba katmanın hayati önem taşıdığını kanıtlıyor. Önümüzdeki süreçte binaların dayanıklılık testlerinin artırılması ve özellikle Kadışehri ile Çekerek hatlarındaki yapı stokunun acilen gözden geçirilmesi şart.

    Kaynak: Yozgat Hakimiyet Gazetesi Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Cumhuriyet
    Yozgat'ta ceviz hasadı bolluk getirdi ancak üretici fiyatlardan dertli
    Fotoğraf: Cumhuriyet

    Yozgat bölgesinde üreticiler, geçen yıla kıyasla oldukça verimli geçen ceviz hasadına başladı. Yaklaşık beş metrelik sırıklarla ağaçlardan düşürülen mahsul, yeşil kabuklarından arındırılarak kurutulmaya bırakılıyor. Çiftçiler yüksek rekolteye rağmen ürünlerini toptan 100 ile 150 lira arasında satarken, marketlerde fiyatların 500 liraya ulaşmasından şikayetçi.

    • Yozgat genelinde ceviz hasadı yaklaşık beş metrelik sırıklar yardımıyla yapılıyor.
    • Üreticiler taze cevizi toptan olarak 100 ile 150 lira arasında satıyor.
    • Çiftçiler, kendilerinden ucuza çıkan ürünlerin marketlerde 500 liraya satıldığını belirtiyor.

    Yozgat genelinde tarım ve hayvancılıkla geçinen köylüler, sonbahar mevsimiyle birlikte ceviz mesaisine hız kazandırdı. Ağaçlarda olgunlaşan mahsul, yaklaşık beş metrelik uzun sırıklar kullanılarak dallardan düşürülüyor ve toprak üzerindeki mesai başlıyor.

    Toplanan ürünler ilk olarak dışındaki kalın yeşil kabuklarından özenle temizleniyor. Ardından kış aylarındaki tüketim için bir miktar ayrılırken kalan kısım kuruma sürecine bırakılıyor.

    Örencik köyünde üretim yapan Coşkun Koç, önceki sezona kıyasla bu yıl verimin son derece yüksek olduğunu ifade etti. Hayvancılıkla birlikte ceviz yetiştiriciliğinin de geçim kaynakları arasında yer aldığını belirten Koç, rekolte artsa bile kazancın kendilerini tatmin etmediğini dile getirdi.

    Maliyetler ve satış rakamları arasındaki dengesizliğe dikkat çeken üreticiler, mahsulün kilogramını 100 ila 150 lira arasında elden çıkarmak zorunda kaldıklarını aktardı. Ürün kurudukça ağırlığının yarı yarıya azaldığını vurgulayan çiftçiler, tarladan çıkan cevizlerin zincir market raflarında 400 ila 500 lirayı bulan fiyatlarla alıcı bulduğunu belirtti.

    AI YORUMU

    Tarım sektöründeki en kronik sorunlardan biri olan üretici ile tüketici arasındaki uçurum, Coşkun Koç'un paylaştığı 100 liralık tarlat satış fiyatı ile 500 liralık market etiketi arasındaki farkta net biçimde görülüyor. Yozgat gibi yüksek verim alınan bölgelerde bile çiftçinin eline geçen paranın düşük kalması, kırsal kalkınmayı ve üretim motivasyonunu doğrudan zedeliyor. Yetkililerin aracı zincirlerini denetleyici adımlar atmaması durumunda, yüksek rekolte bile tek başına küçük üreticinin refahını artırmaya yetmeyecektir.

    Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler