Yapay Zeka Modelleri İçin En Uygun VRAM Kapasiteli Bilgisayarlar
•2 dk okuma
Paylaş
HDonanım
Fotoğraf: Tamindir
Özet
Yerel olarak güçlü yapay zeka modellerini çalıştırmak isteyen kullanıcılar, işlemci yerine ekran kartı belleği (VRAM) önceliği belirlemeli. 16 GB VRAM, gpt-oss-20b ve Gemma 4 12B gibi modelleri sorunsuz çalıştırırken, 24 GB VRAM 27‑32 milyar parametreli modelleri destekliyor. 64 GB üzeri birleşik bellek, 70 milyar parametre ve üzeri modeller için gerekli. Kaynaklarda listelenen Casper Excalibur, Dell, MSI ve Mac Studio gibi sistemlerin Ekim 2026 fiyatları ve teknik özellikleri detaylandırıldı.
Öne çıkanlar
16 GB VRAM ile gpt‑oss‑20b ve Gemma 4 12B çalışır
24 GB VRAM 27‑32 B parametreli modelleri mümkün kılar
64 GB+ birleşik bellek 70 B parametreli modelleri çalıştırır
Haberin Detayı
Yapay zeka uygulamalarının yerel ortamda çalıştırılması, internet bağlantısına bağımlılığı azaltarak veri gizliliği ve gecikme sürelerini iyileştiriyor. Bu bağlamda, model performansını belirleyen en kritik unsur, işlemciden çok ekran kartının video bellek kapasitesi (VRAM) olarak ortaya çıktı. Özellikle 16 GB VRAM, gpt‑oss‑20b ve Gemma 4 12B gibi 12‑20 milyar parametreli modelleri tam anlamıyla destekliyor.
VRAM miktarı arttıkça daha büyük parametreli modellerin çalıştırılması mümkün hâle geliyor. 24 GB VRAM, 27‑32 milyar parametreli modellerin kapısını aralarken, 64 GB ve üzeri birleşik bellekli sistemler 70 milyar parametre ve üzeri modelleri çalıştırmak için gereklidir. Modellerin sıkıştırılmış (Q4) versiyonları, parametre başına yaklaşık 0,60 bayt kullanarak bellek ihtiyacını üç katından fazla azaltıyor; bu da aynı VRAM’de daha büyük modelleri çalıştırma olanağı sağlıyor.
Kaynakta, Casper Excalibur, Dell, MSI ve Apple Mac Studio gibi çeşitli sistemlerin teknik özellikleri ve Ekim 2026 fiyatları sunuldu. Örneğin, Excalibur E650, Intel Core Ultra 9 285K, RTX 5070 Ti 16 GB VRAM, 64 GB DDR5 RAM ve 2 TB SSD gibi üst düzey bileşenlerle öneriliyor. Bu konfigürasyon, 16 GB VRAM gerektiren modelleri tam VRAM’de tutarak performansı maksimize ediyor; aynı zamanda 64 GB RAM, VRAM’e sığmayan büyük modelleri yavaş da olsa çalıştırmaya imkan tanıyor.
Stok durumu ve fiyatlar da detaylı şekilde verildi; RTX 5070 Ti’li yapılandırma henüz stokta değil ve fiyat bilgisi verilmedi, ancak RTX 5070 12 GB VRAM’li sürüm 14 Ekim 2026 itibarıyla 234 866 TL olarak listelendi. Kullanıcıların seçim yaparken VRAM kapasitesine öncelik vermeleri, modellerin çalıştırma verimliliği ve maliyet etkinliği açısından kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
VRAM odaklı yaklaşım, yapay zeka uygulamalarının yerel kullanımını gerçekçi bir seçenek haline getiriyor. Bu, özellikle veri gizliliği ve düşük gecikme isteyen küçük ve orta ölçekli işletmeler için büyük bir fırsat. Ancak yüksek VRAM maliyetleri, geniş kitlelere ulaşmayı zorlaştırabilir; fiyat‑performans dengesi yakından izlenmeli. Gelecekte, model sıkıştırma tekniklerinin gelişmesiyle daha düşük VRAM’de daha büyük modellerin çalıştırılması mümkün olabilir, bu da donanım gereksinimlerini yeniden şekillendirebilir.
Kaynak:
Tamindir
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Meta'nın 30 Ekim tarihinde yürürlüğe sokacağı yeni ticari koşullar, işletmelerin internet sitelerindeki içeriklerin yapay zeka modellerinin eğitimi amacıyla taranmasına kapı aralıyor. Hukukçular ve uzmanlar, bu durumun yayıncılar ile şirket arasında telif hakları bağlamında yeni ihtilaflar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Meta'nın yeni ticari kullanım şartları 30 Ekim tarihinde devreye girecek.
Hukukçular, metnin site içeriklerinin yapay zeka eğitimi için kullanılabileceğini savunuyor.
Şirket, site sahiplerinin robots.txt dosyalarıyla erişimi yönetebileceğini belirtiyor.
Teknoloji devi Meta'nın önümüzdeki dönemde uygulamaya koymayı planladığı güncellenmiş ticari koşullar metni, dijital yayıncılık dünyasında geniş yankı uyandırdı. Şirketin iş ortaklarına ve işletmelere sunduğu yeni sözleşme, otomatik yazılımların internet sitelerini tarayarak veri toplamasını ve bu verilerin yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılmasını yasal olarak destekleyebilecek ifadeler barındırıyor.
Konuyu inceleyen hukuk uzmanları, söz konusu maddelerin oldukça geniş bir yetki alanı tanıdığını ifade ediyor. Cornell Üniversitesi'nden James Grimmelmann ve diğer hukukçular, bu düzenlemenin Meta'ya yayıncıların verilerini kendi yapay zeka modellerini eğitmek üzere işleme hakkı verebileceğini, bunun da uzun vadede içerik üreticileriyle doğrudan bir rekabet yaratabileceğini dile getiriyor.
Yayıncılar açısından bu durum ciddi bir ikilem yaratırken, işletmelere sunulan seçenekler oldukça kısıtlı tutuluyor. Şirket, yeni koşulları kabul etmek istemeyen ticari kullanıcıların ilgili araçları kullanmaktan vazgeçmesi gerektiğini belirtiyor ve alternatif bir ara yol sunmuyor. Ayrıca, sözleşmenin ödeme duvarlarıyla korunan özel içerikleri kapsayıp kapsamadığı konusu belirsizliğini korumaya devam ediyor.
Meta cephesinden yapılan açıklamalarda ise güncellemelerin tarama mekanizmasında köklü bir değişiklik yaratmayacağı savunuluyor. Yetkililer, web sitesi yöneticilerinin robots.txt dosyaları aracılığıyla arama botlarını ve tarayıcı yazılımlarını denetlemeye devam edebileceğini vurguluyor. Ancak uzmanlar, sözleşmedeki genel hükümlerin bu tür engelleme talimatlarını hukuki olarak aşabileceği yönünde endişeler taşıyor.
Yapay zeka modellerinin telifli içeriklerle eğitilmesi konusundaki küresel hukuki süreçler hız kesmeden sürerken, bu yeni sözleşme metni mevcut gerilimi daha da tırmandırabilir. Mayıs ayında beş büyük kitap yayıncısının Llama modellerinin eğitimi nedeniyle açtığı dava hatırlatılırsa, Meta'nın yeni ticari adımlarının mahkemelerde nasıl bir karşılık bulacağı önümüzdeki dönemin en kritik hukuki başlıkları arasında yer alıyor.
AI YORUMU
Meta'nın sözleşme metninde yaptığı bu güncelleme, yapay zeka devleri ile içerik üreticileri arasındaki güç dengesini teknoloji şirketleri lehine biraz daha değiştirebilir. Milyonlarca dolarlık lisans bedellerinin söz konusu olduğu bir pazarda, işletmelerin araçlara erişebilmek için veri paylaşımına zorlanması telif hukuku açısından yeni dava dalgalarını tetikleyecektir. Yayıncıların robots.txt gibi geleneksel savunma mekanizmalarının mahkemelerde bu sözleşme maddelerine karşı ne kadar direnç göstereceği, dijital medyanın geleceği adına belirleyici olacaktır.
Yatırımcılar ABD enflasyonu, jeopolitik riskler ve teknoloji hisselerindeki satışların ardından Merkez Bankası'nın perşembe günü açıklayacağı faiz kararına odaklandı. Yurt içinde Borsa İstanbul haftayı düşüşle tamamlarken, ekonomistler politika faizinin yüzde 36 seviyesine çekilmesini bekliyor.
BIST 100 endeksi haftayı yüzde 4,44 kayıpla 11.721,72 puandan kapattı.
Güney Kore'nin Kospi endeksi yüzde 14,46 düşerek son 18 yılın en sert kaybını yaşadı.
Ekonomistler TCMB'nin faiz oranını 100 baz puan indirerek yüzde 36 yapmasını öngörüyor.
Küresel finans çevreleri; enerji maliyetlerindeki artışın tetiklediği ABD enflasyonu, Ortadoğu hattındaki gerilimler ve teknoloji sektöründeki sert dalgalanmalar neticesinde karışık bir haftayı geride bıraktı. Amerika Merkez Bankası yetkililerinin sıkı para politikası duruşunu koruyacağı sinyalleri, yüksek faizlerin teknoloji yatırımlarını sekteye uğratacağı kaygısını körükledi. Çinli çip üreticisi CXMT'nin sektördeki teknolojik adımları da rekabet ortamına dair endişeleri artırınca, Nasdaq endeksi yüzde 4,48 oranında geriledi.
Asya coğrafyasında teknoloji devlerinin hisselerinde yaşanan erime deprem etkisi yaratarak, Güney Kore'deki Kospi endeksinin son 18 yılın en büyük haftalık düşüşünü kaydetmesine yol açtı. Çin tarafında ise zayıf kalan enflasyon verileri iç talebin beklentileri karşılamadığını gösterdi. Buna karşın Avrupa borsaları, şirket bilançolarından gelen pozitif sinyaller ile enerji ve savunma kağıtlarına gelen alımlar sayesinde haftayı artıda tamamladı.
Yurt içi piyasalarda ise Borsa İstanbul satış baskısının altında kalarak haftalık bazda yüzde 4,44 değer kaybı yaşadı ve 11.721,72 puana geriledi. Dolar kuru haftayı 49,5140 seviyesinden kapatırken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sermaye piyasası suçlarıyla mücadelenin 2027 başına dek yasal düzenlemelerle tamamlanacağını bildirdi. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da yerleşik vatandaşların Türk lirası varlıklarına olan talebinin güçlü kalmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Tüm bu küresel ve yerel gelişmelerin gölgesinde gözler perşembe günü açıklanacak olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz kararına çevrildi. Piyasada genel beklenti, politika faizinin 100 baz puanlık indirimle yüzde 36 seviyesine çekilmesi yönünde şekilleniyor.
AI YORUMU
Yapay zeka yatırımlarının maliyet baskısıyla sınandığı ve Asya borsalarında 18 yılın rekor düşüşlerinin görüldüğü bir dönemde, TCMB'nin atacağı adımlar yurt içindeki dengeler açısından belirleyici olacak. Yüzde 36'ya inmesi beklenen politika faizinin, yerli yatırımcının TL varlıklara olan ilgisini ve borsa üzerindeki dalgalanmayı nasıl yönlendireceği yakından izlenmeli. Küresel çip rekabeti ve enflasyonist baskılar devam ederken, yerel para birimindeki seyir orta vadeli risklerin yönetilmesinde anahtar rol oynayacak.
Huawei, İtalya'da düzenlenen etkinlikte yerel şirketlerin teknoloji entegrasyonunu kolaylaştıran SCALE programını hayata geçirdi. Yeni çerçeve, bölgedeki 5 binden fazla iş ortağının hizmet kalitesini artırmayı ve sektörel çözümleri optimize etmeyi hedefliyor.
Program Floransa'daki Huawei Connect Europe etkinliğinde duyuruldu.
Avrupa genelinde 5 binden fazla iş ortağıyla ortak çalışma yürütülüyor.
Girişim yerel sektörlerin ihtiyaçlarına göre çözüm geliştirmeyi amaçlıyor.
Teknoloji devi Huawei, kıta genelindeki dijitalleşme faaliyetlerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Şirket, İtalya'nın Floransa şehrinde kapılarını açan Huawei Connect Europe buluşmasında kurumsal iş ortakları için özel olarak tasarlanan SCALE programının lansmanını gerçekleştirdi. 15 Ekim tarihinde kamuoyuna duyurulan bu yapı, yerel pazar dinamiklerine uygun teknolojik altyapıların sunulmasını ve hizmet süreçlerinin hızlandırılmasını merkeze alıyor.
Etkinlik kapsamında açıklamalarda bulunan üst düzey yöneticiler, bölgedeki iş ekosisteminin önemine dikkat çekti. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı David Wang, kıta genelinde 5 binden fazla ortakla aktif bir şekilde çalıştıklarını belirterek yapay zeka ve benzeri yenilikçi araçların verimlilik artışındaki rolünü paylaştı. Kurumsal Satışlar biriminin yöneticisi Leo Chen ise yerel sektörlerin somut ihtiyaçlarına yanıt veren ürün tasarımları ile saha hizmetlerinin aynı çatı altında birleştirileceğini ifade etti.
Yeni çerçeve programı; senaryo bazlı çözüm üretimi, ortak yenilik faaliyetleri, pazarlama uyumu ve yerel destek hizmetleri gibi çeşitli başlıkları kapsıyor. Mevcut Huawei + Partners modelinin üzerine inşa edilen bu strateji, kalite standardını korumayı ve iş birliği süreçlerini daha verimli kılmayı amaçlıyor. Ancak paylaşılan ilk bilgilerde ortaklara aktarılacak finansal kaynak miktarı veya ülkelere özel takvim detayları yer almadı.
Fortezza da Basso'da 11. kez düzenlenen zirvenin ana gündem maddesini dijital ve çevresel dönüşümün eş zamanlı ilerletilmesi oluşturdu. İki gün süren organizasyon boyunca 2 bin metrekarelik sergi alanında veri depolama, optik ağlar, bulut sistemleri ve elektrikli araç şarj altyapıları gibi birçok farklı konu masaya yatırıldı. SCALE programının somut çıktıları, ilerleyen dönemde iş ortaklarının sahada sunacağı yeni hizmetler ve şirketin yapacağı ek açıklamalarla netleşecek.
AI YORUMU
Beş binin üzerinde iş ortağıyla yürütülen bu operasyon, markanın bölgedeki yerelleşme stratejisinin somut bir göstergesidir. Finansal detayların henüz paylaşılmamış olması, projenin şimdilik altyapı ve koordinasyon odaklı ilerleyeceğini düşündürtüyor. Önümüzdeki dönemde yerel entegratörlerin bu yeni modeli kendi hizmetlerine ne kadar hızlı uyarlayacağı pazarın yönünü belirleyecektir.
ABD Federal Havacılık İdaresi, hava trafik yönetimi yazılımı geliştiren Air Space Intelligence şirketinden hisse almak amacıyla görüşmeler yürütüyor. 875,9 milyon dolarlık sözleşme ilişkisi bulunan kurumun bu hamlesi havacılık sektöründe tartışma yaratırken, Kongre üyeleri sistemin denetlenmesini talep ediyor.
FAA, Air Space Intelligence şirketinde hisse sahibi olmak için masaya oturdu.
SMART adlı yapay zeka sistemi yaklaşık 200 farklı veri akışını analiz ediyor.
Kongre üyeleri yeterli test yapılmadığı gerekçesiyle uygulamanın durdurulmasını istiyor.
Amerikan havacılık otoriteleri, uçuş güvenliğini artırmak ve rotaları optimize etmek amacıyla teknoloji yatırımlarını sürdürüyor. Konuya yakın kaynakların paylaştığı bilgilere göre, ülkenin sivil havacılık teşkilatı, daha önceden yüksek bütçeli bir sözleşmeyle bağlandığı yazılım firmasında ortaklık hakkı elde etmeyi hedefliyor.
Boston merkezli girişimin geliştirdiği SMART isimli teknolojik altyapı, hava durumu koşullarından uçuş rotalarına, anlık trafik yoğunluğundan görevli kontrolör sayısına kadar yaklaşık 200 farklı veri akışını aynı anda işleyebiliyor. Bu sayede olası gecikmelerin önüne geçilmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması amaçlanıyor.
Söz konusu yapay zeka tabanlı yazılım, Eylül ayının sonundan itibaren başkent Washington çevresindeki hava sahasında deneme amaçlı devreye alındı. Ancak bu adım, havacılık camiasında ve yasama organında farklı tepkilerle karşılandı.
Bazı milletvekilleri, teknolojinin operasyonel yeterlilik testlerinden tam olarak geçip geçmediği konusunda soru işaretleri barındırdığını savunuyor. Özellikle kontrolörlerin aldığı eğitim sürecine dair endişelerini dile getiren meclis üyeleri, Washington Reagan, Dulles ve Baltimore havacılık merkezlerindeki denemelerin askıya alınmasını talep ediyor.
Kurumun doğrudan kendi yüklenicisi konumundaki bir teknoloji girişimine ortak olma girişimi, havacılık yönetiminde alışılagelmişin dışında bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Henüz nihai bir sonuca ulaşmayan müzakereler için belirlenen ön koşulların takvimi 2026 yılının sonuna kadar geçerliliğini koruyor.
AI YORUMU
Kurumun 875,9 milyon dolarlık devasa bütçeli bir sözleşme imzaladığı tedarikçisine doğrudan ortak olma girişimi, havacılık sektöründe regülasyon ve tarafsızlık sınırlarının yeniden çizilebileceğini gösteriyor. Yazılımın Washington çevresindeki havalimanlarında test edilmesine rağmen milletvekillerinden gelen güvenlik ve eğitim odaklı itirazlar, otoritelerin teknolojiye geçiş sürecinde toplumsal ve siyasi dirençle karşılaşabileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde 2026 sonuna kadar sürecek bu ortaklık müzakerelerinin, kamu kurumlarının teknoloji tedarikçileriyle kuracağı organik bağlar açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor.