FAA, Yapay Zeka Şirketi Air Space Intelligence'a Ortak Oluyor
Fotoğraf: AirTurkHaber.com Özet
ABD Federal Havacılık İdaresi, hava trafik yönetimi yazılımı geliştiren Air Space Intelligence şirketinden hisse almak amacıyla görüşmeler yürütüyor. 875,9 milyon dolarlık sözleşme ilişkisi bulunan kurumun bu hamlesi havacılık sektöründe tartışma yaratırken, Kongre üyeleri sistemin denetlenmesini talep ediyor.
Öne çıkanlar
- FAA, Air Space Intelligence şirketinde hisse sahibi olmak için masaya oturdu.
- SMART adlı yapay zeka sistemi yaklaşık 200 farklı veri akışını analiz ediyor.
- Kongre üyeleri yeterli test yapılmadığı gerekçesiyle uygulamanın durdurulmasını istiyor.
Haberin Detayı
Amerikan havacılık otoriteleri, uçuş güvenliğini artırmak ve rotaları optimize etmek amacıyla teknoloji yatırımlarını sürdürüyor. Konuya yakın kaynakların paylaştığı bilgilere göre, ülkenin sivil havacılık teşkilatı, daha önceden yüksek bütçeli bir sözleşmeyle bağlandığı yazılım firmasında ortaklık hakkı elde etmeyi hedefliyor.
Boston merkezli girişimin geliştirdiği SMART isimli teknolojik altyapı, hava durumu koşullarından uçuş rotalarına, anlık trafik yoğunluğundan görevli kontrolör sayısına kadar yaklaşık 200 farklı veri akışını aynı anda işleyebiliyor. Bu sayede olası gecikmelerin önüne geçilmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması amaçlanıyor.
Söz konusu yapay zeka tabanlı yazılım, Eylül ayının sonundan itibaren başkent Washington çevresindeki hava sahasında deneme amaçlı devreye alındı. Ancak bu adım, havacılık camiasında ve yasama organında farklı tepkilerle karşılandı.
Bazı milletvekilleri, teknolojinin operasyonel yeterlilik testlerinden tam olarak geçip geçmediği konusunda soru işaretleri barındırdığını savunuyor. Özellikle kontrolörlerin aldığı eğitim sürecine dair endişelerini dile getiren meclis üyeleri, Washington Reagan, Dulles ve Baltimore havacılık merkezlerindeki denemelerin askıya alınmasını talep ediyor.
Kurumun doğrudan kendi yüklenicisi konumundaki bir teknoloji girişimine ortak olma girişimi, havacılık yönetiminde alışılagelmişin dışında bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Henüz nihai bir sonuca ulaşmayan müzakereler için belirlenen ön koşulların takvimi 2026 yılının sonuna kadar geçerliliğini koruyor.
Kurumun 875,9 milyon dolarlık devasa bütçeli bir sözleşme imzaladığı tedarikçisine doğrudan ortak olma girişimi, havacılık sektöründe regülasyon ve tarafsızlık sınırlarının yeniden çizilebileceğini gösteriyor. Yazılımın Washington çevresindeki havalimanlarında test edilmesine rağmen milletvekillerinden gelen güvenlik ve eğitim odaklı itirazlar, otoritelerin teknolojiye geçiş sürecinde toplumsal ve siyasi dirençle karşılaşabileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde 2026 sonuna kadar sürecek bu ortaklık müzakerelerinin, kamu kurumlarının teknoloji tedarikçileriyle kuracağı organik bağlar açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor.