PİYASA
Teknoloji

Vivo Y600, 10.000 mAh bataryasıyla piyasaya sürüldü

Vivo Y600, 10.000 mAh bataryasıyla piyasaya sürüldü

Özet

Vivo, orta segmente yönelik yeni modeli Y600'ü resmen tanıttı. Telefon, 10.000 mAh kapasiteli devasa bataryasıyla öne çıkıyor. Bu model, 120 Hz ekran ve tersine şarj özelliklerini bir araya getiriyor.

Öne çıkanlar

  • 10.000 mAh pil, 32 saat 37 dakika video oynatarak rekor kırdı.
  • 120 Hz tazeleme hızına sahip ekranda 10-bit renk desteği bulunuyor.
  • Alet, ilk olarak Çin pazarında satın alınabilecek.

Haberin Detayı

Vivo, orta segment akıllı telefon pazarındaki yerini sağlamlaştırmak amacıyla Vivo Y600 modelini görücüye çıkardı. Marka, bu cihazda özellikle uzun ömürlü pil ömrü ve yüksek performanslı ekran teknolojilerini birleştirerek dikkat çekmeye çalışıyor. Tanıtım, Çin'de gerçekleştirildi ve cihazın bu coğrafyada satışa sunulacağı belirtildi.

Cihazın en çarpıcı özelliği, 10.000 mAh kapasitesine sahip devasa bataryasıdır. Bu devasa enerji deposu, sürekli video oynatma testi sırasında 32 saat 37 dakika dayanarak Guinness Dünya Rekorları listesine girmeyi başardı. Böylece Vivo, pil ömrü konusunda rakiplerine karşı güçlü bir argüman elde etmiş oldu. Bu süre, ortalama bir kullanıcının birkaç günlük video izleme ihtiyacını tek şarjda karşılama potansiyelini gösteriyor.

Ekran tarafında ise Vivo Y600, göz yormayan ve akıcı bir deneyim sunan 120 Hz tazeleme hızına sahip panele ev sahipliği yapıyor. Ayrıca 10-bit renk derinliği ve HDR destekleri ile görsel kalite de yüksek tutulmuş. Cihaz, kablosuz şarj üniteleri ve küçük elektronik aletleri şarj edebilen tersine şarj özelliği ile günlük hayatta pratik bir yardımcılık sunuyor. Bu özellikler, cihazı sadece bir telefon olmaktan çıkarıp taşınabilir bir güç kaynağına dönüştürüyor.

Bağlantı ve kontrol özellikleri arasında kızıl ötesi (IR) modül de yer alıyor. Bu sayede telefon, geniş bir ev aletleri yelpazesini kumanda olarak kullanma imkanı tanıyor. Donanım bileşenlerinin dengeli seçildiği görülen model, fiyat-performans oranıyla orta segment tüketicisinin ilgisini çekmeyi hedefliyor. Şirket, donanım tarafında herhangi bir sınırlandırmaya gitmeden temel ihtiyaçları karşılayan bir yapı kurmuş.

Vivo Y600'ün çıkış planı, başlangıçta Çin piyasasıyla sınırlı tutulacak. Ancak şirketin global stratejisine bakıldığında, bu modelin farklı isimler ve yerel pazarlara göre uyarlanmış özelliklerle diğer ülkelerde de satılması ihtimali yüksek. Tüketiciler, cihazın uluslararası pazara ne zaman ve hangi fiyat etiketiyle geleceğini merak ediyor. Rekabetin yoğun olduğu bu segmentte, pil ömrü vurgusu markalara farklı bir açılım sunuyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Vivo, 10.000 mAh gibi aşırı boyutlu bir pili orta segment bir kasaya sığdırarak fiyat/performans dengesinde riskli ama akıllıca bir hamle yapmış. Bu kapasite, sık şarj yeri bulamayan kullanıcıların günlük kaygısını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Rakip modellerin genellikle 5.000-6.000 mAh aralığında kalırken, Vivo'nun 32 saatlik video dayanma süresi somut bir üstünlük sağlıyor. Eğer cihaz global pazarda batarya şişkinliği veya ağırlık sorunu yaratmazsa, uzun süreli kullanım arayan kullanıcılar için güçlü bir alternatif haline gelebilir.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Teknoloji
    UCLA’nın 400 Dolarlık PhoneBot’u Telefonu Yürütüyor

    Kaliforniya Üniversitesi araştırmacıları, akıllı telefonları iki bacaklı birer robota dönüştüren ekonomik bir prototip geliştirdi. Yaklaşık 48 santimetre boyundaki cihaz, üzerindeki telefonun kamerasını kullanarak insanları takip edebiliyor ve grup fotoğrafları çekebiliyor.

    • PhoneBot prototipinin maliyeti yaklaşık 400 dolar seviyesinde tutuldu.
    • Cihaz 48 cm boyunda ve 1,8 kilogram ağırlığında tasarlandı.
    • Sistemde bacaklar ve gövde hareketi için toplam 13 motor bulunuyor.

    Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi bünyesindeki araştırmacılar, mobil cihazları yürüyebilen donanımlarla buluşturan yeni bir projeye imza attı. PhoneBot adı verilen iki bacaklı bu sistem, telefonun işlemcisi ve kamerasını robotun temel yönetim birimi olarak konumlandırıyor. Yaklaşık 48 santimetre boyu ve 1,8 kilogram ağırlığı bulunan bu gövde, taşınabilir teknolojilerin kullanım alanını genişletmeyi hedefliyor.

    Cihazın geliştirme maliyeti 400 dolar civarında tutulurken, yapılan ilk gösterimlerde robotun kendi başına ayağa kalkabildiği ve yürüyebildiği gözlemlendi. Araştırma platformu olarak tasarlanan bu yapı, özellikle kalabalık ortamlarda herkesin kadraja girmesini sağlayan hareketli bir kamera görevi üstleniyor. Telefonun kendi sensörleri çevreyi algılarken, elde edilen veriler hareket kabiliyetine dönüştürülüyor.

    Hareket kontrol yazılımı doğrudan telefon üzerinde çalışarak komutları kablosuz ağ aracılığıyla robotun gövdesindeki küçük bilgisayara iletiyor. Bu mini bilgisayar ise gelen sinyalleri bacaklardaki motorlara aktarıyor. Toplam 13 motor barındıran sistemin 12 tanesi bacaklarda yer alırken, kalan bir motor gövdenin dönmesini ve kameranın sağa sola bakmasını sağlıyor.

    Ekip, ilerleyen süreçte bu cihaza hafif kollar ekleyerek nesne tutma yeteneği kazandırmayı planlıyor. Ayrıca düz zeminlerde test edilen prototipin engebeli arazilerdeki performansı da incelenecek. Sesli komutlara yanıt verebilen sistemde ses işleme şu an harici bilgisayarlarla yürütülse de, bu yapay zeka modellerinin doğrudan telefona taşınması amaçlanıyor.

    AI YORUMU

    Dört yüz dolarlık bütçeyle geliştirilen bu tür taşınabilir robot projeleri, bireysel kullanıcılar için hobi elektroniğinin sınırlarını genişletiyor. Geliştiriciler harici işlemci maliyetlerini düşürerek mevcut telefon donanımını yeniden değerlendirirken, donanım dünyasındaki fiyat-performans dengesini altüst ediyor. İlerleyen dönemde yapay zeka süreçlerinin tamamen telefon içine taşınması, bu tür ucuz robotların ev içi kullanımını yaygınlaştırabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    YouTube, AV2 sıkıştırma formatıyla veri tüketimini yüzde 30 azaltacak

    YouTube, video akış performansını artırmak amacıyla yeni nesil AV2 formatına geçiş hazırlıklarını duyurdu. Mevcut standartlara kıyasla yüzde otuz daha yüksek verimlilik sunacak teknoloji, düşük bağlantılarda bile net bir görüntü vadediyor.

    • AV2 formatı, AV1 standardına kıyasla yüzde 30 daha yüksek sıkıştırma verimliliği sunuyor.
    • Yeni teknoloji 2027 yılının başlarından itibaren masaüstü web tarayıcılarında kullanıma açılacak.
    • Donanım hızlandırma desteği olmayan cihazlarda yazılımsal çözme pil tüketimini artırabiliyor.

    YouTube, video akış altyapısını kökten değiştirecek yeni nesil AV2 codec teknolojisini platforma entegre etmeye hazırlanıyor. Alliance for Open Media konsorsiyumu tarafından geliştirilen bu yenilikçi video sıkıştırma formatı, içerik tüketim alışkanlıklarını doğrudan dönüştürmeyi hedefliyor. Gelişmiş sıkıştırma algoritmaları sayesinde platform genelindeki bant genişliği gereksinimi belirgin bir ölçüde azalıyor. İnternet bağlantısı dalgalı olan kullanıcılar, bu sayede kesintisiz ve yüksek çözünürlüklü video izleme imkanına kavuşuyor.

    Mevcut standart olan AV1 formatı halihazırda platform kütüphanesinin yüzde doksanından fazlasında aktif olarak kullanılıyor. Yeni duyurulan AV2 teknolojisi ise aynı görsel kaliteyi yaklaşık yüzde otuz daha düşük bit hızında sunarak çıtayı yukarı taşıyor. YouTube Mühendislik Direktörü Des Keane, bu geçişin yayın kalitesini ve oynatma kararlılığını güçlendireceğini vurguluyor. Tarayıcı ekibi ayrıca çoklu kamera açıları ile eş zamanlı yayın modlarının bu altyapıdan doğrudan faydalanacağını belirtiyor.

    Yol haritasına göre yeni format, 2027 yılının başlarında ilk aşamada masaüstü web tarayıcıları üzerinden sunulmaya başlanacak. Akıllı televizyonlar ve mobil cihazlar için ise henüz kesinleşmiş bir takvim bulunmuyor. Bu durumun temel sebebi, yeni formatın enerji verimli çalışabilmesi için işlemcilerde donanımsal kod çözme desteğine ihtiyaç duymasıdır. Donanım üreticilerinin yonga setlerini güncellemesiyle birlikte mobil alandaki geçişin de ivme kazanması bekleniyor.

    Donanım hızlandırmasından mahrum kalan cihazlarda yazılımsal çözme yöntemlerinin tercih edilmesi pil tüketimini hızlandırabiliyor. Bu nedenle platform yönetimi, kullanıcı deneyiminin olumsuz etkilenmemesi için dağıtım sürecini kademeli ve temkinli bir stratejiyle yürütmeyi planlıyor. Yonga seti üreticilerinin yeni nesil işlemcileri piyasaya sürmesiyle birlikte ekosistemdeki uyum süreci tamamlanacak.

    Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte mobil ve sabit internet kullanıcılarının veri tarifelerinde de rahatlama görülmesi öngörülüyor. Aynı çözünürlük için daha az veri harcanması, özellikle kotalı internet kullanan kitleler için büyük bir avantaj oluşturuyor. YouTube ekibi, geçiş sürecinde içerik üreticilerinin ve izleyicilerin minimum düzeyde etkilenmesi için teknik altyapı çalışmalarını sürdürüyor.

    AI YORUMU

    Mevcut AV1 standardının ardından yüzde otuzluk ek bir verimlilik kazanımı sağlamak, özellikle mobil ağlarda ve sınırlı internet paketlerinde ciddi bir rahatlama yaratacaktır. Ancak donanım desteğinin henüz yaygınlaşmamış olması, geçiş sürecinin eskiden olduğu gibi hızlı ilerlemesini engelleyebilir. Şirketin 2027 takvimi, donanım üreticilerine yonga setlerini güncellemek için yeterli süre tanırken, yazılımsal çözümlerin batarya üzerindeki olumsuz etkisi dikkatle yönetilmelidir.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    YouTube, 2027 yılı başlarında AV2 video formatına geçiş yapacak

    YouTube, izleme deneyimini hızlandırmak ve kaliteyi artırmak amacıyla AV2 codec formatını platformuna entegre etmeye hazırlanıyor. Yeni teknolojiyle birlikte web tabanlı yayınlarda kesintilerin azalması ve çoklu video özelliklerinin desteklenmesi hedefleniyor.

    • YouTube, 2027'nin başlarında AV2 codec formatını kullanıma sunmayı planlıyor.
    • Platformun kataloğunun yüzde 90'ından fazlası 19 Mart 2026 itibarıyla AV1 formatında sunuluyor.
    • Yeni codec, web tabanlı yayınların yanı sıra çoklu görüntüleme deneyimlerini de iyileştirecek.

    Dijital video platformu alanında öncü olan YouTube, video sıkıştırma teknolojilerinde yeni bir döneme hazırlanıyor. Şirket tarafından yapılan planlamalara göre, 2027 yılının ilk aylarında AV2 adı verilen yeni codec formatı platforma entegre edilecek. Bu yenilik sayesinde kullanıcıların video içeriklerini daha akıcı bir şekilde, minimum kesinti ve yüksek çözünürlükle takip edebilmesi amaçlanıyor.

    Teknolojik altyapı çalışmalarına dair detaylar, platform yetkilileri tarafından paylaşıldı. YouTube Mühendislik Direktörü Des Keane, kullanıcıların en az kesintiyle en yüksek kalitede video izlemesini önemsediklerini belirtti. 19 Mart 2026 tarihi itibarıyla YouTube kataloğunun yüzde 90'ından fazlasının AV1 formatıyla sunulduğunu hatırlatan Keane, AV2'ye geçiş yapacak olmaktan duydukları heyecanı dile getirdi. Yeni formatın getireceği avantajlar arasında gelişmiş video kalitesi ve yenilikçi çoklu video özelliklerinin önünün açılması yer alıyor.

    Tarayıcı tabanlı deneyimler ve çoklu ekran kullanımları da bu değişimden doğrudan etkilenecek alanlar arasında bulunuyor. Chrome Mühendislik Başkan Yardımcısı Jim Bankoski, AV2 formatının sunduğu potansiyele dikkat çekti. Bankoski, bu yeni codec altyapısının sadece daha hızlı ve kaliteli video akışıyla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda çoklu video görünümü ile daha verimli görüntülü görüşmeler için de sağlam bir zemin hazırlayacağını vurguladı.

    Öte yandan, yeni nesil teknolojinin geniş kitleler tarafından benimsenmesi donanım uyumluluğuna da bağlı olacak. Donanım hızlandırmalı AV2 çözme işleminin mobil cihazlarda verimliliği artırması bekleniyor; ancak AOMedia henüz tüketici sınıfı işlemciler ve grafik kartları için net bir takvim paylaşmış değil. YouTube'un 2027 yılındaki ilk hedefi web tabanlı yayınları kapsarken, mobil uygulamalar veya akıllı televizyonlar için henüz resmi bir tarih duyurulmadı.

    Gelecek dönemde internet tarayıcıları üzerinden video tüketim alışkanlıklarını kökten değiştirmesi beklenen bu geçiş, video veri akışında bant genişliği verimliliğini üst seviyeye taşıyacak. Özellikle yüksek çözünürlüklü yayınların yaygınlaşmasıyla birlikte sunucu yüklerinin optimize edilmesi ve son kullanıcı tarafında daha az veri tüketimiyle daha net görüntüler elde edilmesi hedefleniyor. Gelişmenin donanım üreticileri ve tarayıcı geliştiricileri tarafından nasıl destekleneceği önümüzdeki yıllarda netleşecek.

    AI YORUMU

    Video akış teknolojilerindeki bu evrim, bant genişliği maliyetlerini düşürürken son kullanıcıya daha akıcı bir seyir deneyimi vadediyor. 2027 hedefi web platformunu kapsasa da, donanım desteğinin mobil ve TV segmentine ne zaman yayılacağı belirsizliğini koruyor. AV1 formatının yüzde 90 oranına ulaşması, yeni formata geçişin kademeli ve planlı ilerleyeceğini gösteriyor. Donanım üreticileri cihazlarında gerekli hızlandırma desteğini sunmadığı sürece, yüksek verimlilikten yalnızca masaüstü tarayıcı kullananlar yararlanabilecek.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Apple, iMac ve MacBook Air için OLED Planlarını 2029’a Erteledi

    Apple, iMac ve MacBook Air modelleri için OLED ekran geliştirmeleri üzerinde çalışıyor ancak bu cihazların piyasaya çıkışı yakın vadede beklenmiyor. Şirket, önümüzdeki etkinliklerde OLED’i MacBook Pro’ya odaklayacak, iMac ve Air için ise 2029’a kadar sürecek bir test süreci öngörülüyor.

    • Apple, OLED ekranlı iMac prototipi test aşamasında
    • 2027’de OLED olmayan yeni iMac modeli tanıtılacak
    • OLED’lu MacBook Air’in çıkışı 2029’a ertelenebilir

    Apple, iMac ve MacBook Air serilerinde OLED ekran kullanımını araştırıyor ancak bu değişikliklerin tüketiciye ulaşması kısa vadeli planların dışında kalıyor. Bloomberg’den Mark Gurman’ın aktardığı bilgilere göre, şirket hâlihazırda bu iki model için yeni prototipler üzerinde testler yürütüyor ve bu prototipler LCD yerine OLED panellerle donatılmış durumda.

    Test aşamasının hâlâ devam etmesi, OLED ekranlı iMac ve MacBook Air’in önümüzdeki birkaç yıl içinde piyasaya sürülemeyeceği anlamına geliyor. Apple, mevcut ürün döngüsünü koruyarak OLED içermeyen modelleri satmaya devam edecek ve önümüzdeki günlerde OLED olmayan yeni bir iMac’in duyurulması bekleniyor. Ayrıca 2027 başında, aynı şekilde OLED içermeyen bir MacBook Air modeli tanıtılacak.

    Şirketin OLED teknolojisini önce profesyonel serilere, özellikle MacBook Pro’ya entegre etmeyi planladığı tahmin ediliyor. Bu strateji, yüksek performans gerektiren kullanıcılar için maliyet ve üretim verimliliğini dengelemeye yönelik bir adım olarak görülüyor. Giriş ve orta seviye cihazlarda ise sürecin daha yavaş ilerlemesi, Apple’ın kâr marjlarını koruma ve tedarik zinciri risklerini azaltma çabasıyla örtüşüyor.

    Geçmişteki söylentiler, 24 inçlik iMac’in 2027’de OLED ekranla gelmesi yönündeydi; ancak Ağustos 2026 raporları bu tarihleri 2029’a kaydırdı. Benzer bir belirsizlik MacBook Air’de de mevcut; analist Ming‑Chi Kuo, OLED’lu Air’in 2029’da çıkabileceğini öne sürüyor. Bu gecikmeler, OLED panel maliyetlerinin ve üretim kapasitesinin hâlâ sınırlı olmasından kaynaklanıyor olabilir.

    Apple, OLED teknolojisini tüm ürün gamına yayma konusunda temkinli bir yol izliyor. Bu yaklaşım, yüksek maliyetli OLED panellerin geniş kitlelere sunulmasını erteleyerek, şirketin fiyat/performans dengesini korumasına ve rakiplerine karşı rekabet avantajını sürdürebilmesine olanak tanıyor. Gelecek yıllarda OLED’lu MacBook Pro’nun piyasaya çıkması, daha düşük fiyatlı modellerin ise daha geç bir tarihte bu teknolojiye geçiş yapması muhtemel.

    AI YORUMU

    Apple’ın OLED geçişini profesyonel serilere öncelik vermesi, yüksek maliyetli panel üretiminin hâlâ kısıtlı olmasından kaynaklanıyor. Bu durum, premium kullanıcıları çekerken orta sınıf tüketicilerin mevcut LCD modellerle devam etmesini zorunlu kılıyor. OLED’lu MacBook Pro, rakip Windows laptoplarıyla karşılaştırıldığında daha yüksek bir fiyat segmentine yerleşebilir ve bu da Apple’ın kâr marjını artırabilir. Ancak OLED’lu Air’in 2029’a ertelenmesi, fiyat/performans dengesi arayan kullanıcıları alternatif markalara yönlendirebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler