Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Van depreminin kayıpları ve inşa edilen 26 bin konut anılıyor
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Zafer Gazetesi
Özet
Van'da 2011 yılında meydana gelen iki yıkıcı depremde hayatını kaybeden 644 vatandaş afetin yıl dönümünde anılıyor. Tabanlı ve Edremit merkezli sarsıntılarda binlerce bina hasar görürken, ekipler enkazdan 252 kişiyi sağ kurtarmıştı. Bölgede başlatılan imar çalışmaları kapsamında hak sahiplerine toplam 26 bin yeni konut teslim edildi.
Öne çıkanlar
Van'daki iki büyük sarsıntıda 644 kişi yaşamını yitirdi, 1.966 kişi yaralandı.
Arama kurtarma ekipleri enkaz altından toplam 252 vatandaşı sağ çıkardı.
Yıkılan yerleşimlerin yerine afetzedeler için 26 bin yeni konut inşa edildi.
Haberin Detayı
Yıkımın en şiddetli hissedildiği Erciş ilçesinde ve il merkezinde çok sayıda yapı yerle bir oldu. İlk sarsıntının hemen ardından yurt genelinden sağlık ve arama kurtarma görevlileri kente sevk edilerek çalışmalara başladı.
İlk felakette 604 kişi hayatını kaybederken binlerce konut kullanılamaz hale geldi. Kurtarma ekiplerinin yoğun çabaları sayesinde enkaz yığınlarından 252 kişi canlı olarak çıkarıldı. Şehir ilk depremin şokunu atlatmaya ve yaralarını sarmaya çalışırken, barınma ihtiyacı bölgedeki en acil sorun haline dönüştü.
Kurtarma ve yardım faaliyetleri devam ettiği sırada, 9 Kasım 2011'de Edremit merkezli 5,6 büyüklüğünde bağımsız bir sarsıntı daha kaydedildi. İlk sarsıntıda ağır hasar alan binaların yıkılmasına yol açan bu ikinci depremde 40 vatandaş daha yaşamını yitirdi. Böylece iki depremin toplam bilançosu 644 vefat ve 1.966 yaralı olarak kayıtlara geçti.
Afetin ardından hasarlı binaların ayıklanması ve kentin yeniden ayağa kaldırılması amacıyla kapsamlı bir inşa süreci başlatıldı. Yürütülen projeler neticesinde hak sahipleri için bölgede 26 bin güvenli konut tamamlanarak ailelere teslim edildi. Yapılan kalıcı konut hamlesi, kış şartlarının ağır geçtiği bölgede barınma krizinin aşılmasında belirleyici oldu.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Afet yönetiminde asıl başarı enkaz kaldırmak değil, binaları sarsıntıya dayanıklı inşa etmektir. AFAD kayıtlarındaki 644 can kaybı ve 26 bin yeni konutluk dönüşüm, riskli yapı stokunun ötelenemez bir maliyeti olduğunu gösteriyor. Fay hatları üzerindeki kentlerde yaşayan vatandaşlar için denetimsiz her bina doğrudan hayati tehlike anlamına gelir. Mevcut yapıların zemin ve mühendislik testleri eksiksiz tamamlanmazsa benzer sarsıntılar yıkıcı sonuçlar doğurmayı sürdürür.
Kaynak:
Zafer Gazetesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Van'da 2011 yılında yaşanan iki büyük depremin üzerinden 15 yıl geçerken, felakette yaşamını yitiren 644 kişinin yakınlarının acısı tazeliğini koruyor. Kent merkezinde ve ilçelerde yıkıma yol açan afet, geride yaralı kurtulanların hafızasından silinmeyen anılar bıraktı.
Van'da 23 Ekim 2011'de 7.2 ve 9 Kasım 2011'de 5.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.
Afette 644 kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 3 bin kişi yaralandı.
Kent merkezinde 25 bina yıkılırken, yüzlerce konut ağır hasar aldı.
Doğu Anadolu Bölgesi'ni sarsan Van merkezli felaketlerin üzerinden geçen uzun zamana rağmen kayıpların yası devam ediyor. Tarihler 23 Ekim 2011'i gösterdiğinde meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki sarsıntı, kısa süre sonra 9 Kasım'daki 5.6 büyüklüğündeki ikinci depremle tetiklendi. Arka arkaya yaşanan bu yıkıcı doğa olayları, bölge halkının günlük yaşamını altüst etti.
Resmî rakamlara göre iki büyük sarsıntıda toplam 644 vatandaş hayatını kaybederken, üç bine yakın insan yaralı olarak kurtarıldı. Sadece merkezde 25 bina tamamen yıkılırken, çok sayıda ev ve iş yeri oturulamayacak derecede ağır hasar gördü. Erciş ilçesindeki Van Yolu Caddesi üzerinde yer alan beş katlı bir yapının çökmesi de bu acı tablonun en net örneklerinden biri oldu.
Yıkılan binada babasının işlettiği çay evinde bulunan Sezer Aydemir, o sırada 17 yaşındaydı ve enkaz altında yaklaşık iki saat kaldıktan sonra yaralı çıkarıldı. Babasının cansız bedeni ise olaydan beş saat sonra enkaz altından alındı. Tedavi için Erzurum'a sevk edilen Aydemir, uzun süren sağlık mücadelesinin ardından memleketine dönerek her hafta babasının kabrini ziyaret etmeyi sürdürüyor.
Aradan geçen 15 yıllık zaman zarfında yalnızca babasını değil, pek çok akrabasını ve arkadaşını da yitiren Aydemir, yaşadığı travmanın izlerini hâlâ taşıyor. Kayıpların acısıyla geçen yıllarda her hafta mezarlığa giderek dua eden ve bakım yapan depremzedeler, yaşanan büyük yıkımın toplumsal hafızadaki yerinin hiç kapanmadığını gösteriyor.
AI YORUMU
Afetler sonrasında kurulan hayatların ne kadar kırılgan olduğu, aradan geçen uzun yıllara rağmen kapanmayan yaralarla bir kez daha görülüyor. Depremde babasını ve yakınlarını kaybeden Sezer Aydemir'in her hafta kabir ziyareti yapması, bireysel acıların toplumsal bellekte nasıl yer ettiğini açıkça gösteriyor. Bu tür büyük felaketlerde hayatta kalanların uzun vadeli psikolojik destek süreçleri, fiziksel iyileşme kadar kritik bir rol oynuyor. Yetkililerin ve yerel yönetimlerin bu süreçlerde kalıcı sosyal politikalar izlemesi, benzer travmaların atlatılmasında belirleyici bir etken olmaya devam edecektir.
Van depreminde çok sayıda aile ferdini kaybeden Koçak kardeşler, afetin yıl dönümünde mezarlık ziyareti gerçekleştirdi. Aradan geçen 15 yıla rağmen acılarının taze olduğunu belirten kardeşler, yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi çağrısı yaptı.
Van'da 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen yıkıcı depremin üzerinden 15 yıl geçti.
Kılıçarslan ve Murat Koçak kardeşler Seyyid Muhammet Mezarlığı'nda yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.
Murat Koçak, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde de bölgeye giderek yardım çalışmalarına katıldı.
Doğu Anadolu bölgesini sarsan ve Erciş ilçesinde büyük yıkımlara yol açan 2011 depreminin izleri aradan geçen yıllara rağmen silinmiyor. Felaketin yıl dönümünde Seyyid Muhammet Mezarlığı'na giden Kılıçarslan ve Murat Koçak kardeşler, kaybettikleri yakınlarının kabirleri başında dualar okudu. Aile fertlerinden çok sayıda kişiyi toprağa veren kardeşler, aradan geçen uzun zamana karşın yüreklerindeki sızının dinmediğini dile getirdi.
Eşini, çocuklarını, annesini ve ağabeyini yitiren Kılıçarslan Koçak, her yıl dönümünde kabir ziyareti yaparak onları andığını belirtti. Unutulması imkansız bir felaket yaşadıklarını vurgulayan Koçak, benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni etti. Yaşamın bir şekilde devam etme mecburiyetinde olduğunu ancak hatıraların hiç solmadığını ifade etti.
Annesini, ağabeyini, yeğenlerini ve eşini kaybeden Murat Koçak ise toplu ölümlerin yarattığı travmanın çok daha ağır olduğunu kaydetti. Depremin ardından hayata yeniden tutunmaya çabaladıklarını aktaran Koçak, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Vatandaşların konut ve iş yerlerini güvenli hale getirmek için tedbir almasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen depremlerin ardından da bölgeye intikal eden Murat Koçak, afetzedelerin yaşadığı çaresizliği bizzat gözlemlediğini söyledi. Van'da tecrübe ettikleri yıkım nedeniyle diğer depremzedelerin halini çok daha iyi kavradıklarını ifade etti. Türkiye'nin dört bir yanından gelen ekiplerin ve derneklerin gösterdiği dayanışmanın takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Geçmişte yaşanan büyük felaketlerin üzerinden 15 yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen bireysel ve toplumsal travmaların izleri tazeliğini koruyor. Deprem kuşağında yer alan yerleşim yerlerinde yapı stokunun güvenli hale getirilmemesi, benzer kayıpların tekrarlanmasına zemin hazırlıyor. Kardeşlerin dile getirdiği tedbir çağrısı, yalnızca bireysel bir temenni değil, toplumsal olarak atılması gereken zorunlu bir adımı işaret ediyor. Yetkililer ve vatandaşlar eş gügüm içinde hareket etmediği takdirde, afetlerin yıkıcı sonuçlarıyla tekrar karşılaşma riski her zaman masada kalmaya devam edecektir.
Malatya'da gece yarısı kaydedilen sarsıntı bölge halkında kısa süreli paniğe yol açtı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre yer sarsıntısı 7,67 kilometre derinlikte gerçekleşti. İlk saha incelemelerinde herhangi bir can veya mal kaybının yaşanmadığı bildirildi.
Sarsıntı yerin 7,67 kilometre derinliğinde meydana geldi
AFAD depremin saat 03:23 sularında kaydedildiğini açıkladı
Saha taramalarında herhangi bir hasar veya kayıp tespit edilmedi
Malatya çevresinde gece saatlerinde hissedilen bir sarsıntı paniğe neden oldu. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan resmî kayıtlara göre yer sarsıntısı sabaha karşı 03:23 sıralarında ölçüldü. Uykudaki çok sayıda vatandaş sarsıntıyı hissederek kısa süreli endişe yaşadı.
Kurumun sismik izleme ağından elde edilen teknik veriler, yer hareketinin yer kabuğunun 7,67 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini gösterdi. Yüzeye yakın sayılabilecek bu derinlik seviyesi, sarsıntının yerleşim alanlarında doğrudan hissedilmesine yol açtı. Gece saatlerinin sessizliği de sarsıntının algılanma şiddetini artırdı.
Olayın hemen ardından AFAD ve ilgili yerel birimler koordineli şekilde saha taraması başlattı. Yerleşim merkezlerinden ve kırsal alanlardan toplanan ilk resmî raporlarda herhangi bir yıkım vakasına rastlanmadı. Yetkililer, can kaybı ya da yaralanma gibi bir olumsuz durumun kayıtlara geçmediğini aktardı.
Bölgede yapılan ilk kontroller can ve mal kaybı olmadığını netleştirirken, saha ekipleri incelemelerini tedbir amaçlı sürdürdü. Kısa süreli korku yaşayan vatandaşlar günün ilk saatleriyle birlikte rutin yaşamlarına döndü. Resmî makamlar, yer hareketliliğine ilişkin ölçüm ve izleme faaliyetlerinin kesintisiz biçimde devam ettiğini açıkladı.
AI YORUMU
Yerin yalnızca 7,67 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntılar, zemin ivmesini binalara doğrudan ilettiği için hasarsız atlatılsa dahi yapı stoğunun gerçek dayanıklılığını test eder. Gece 03:23 gibi savunmasız bir saatte yakalanan kent sakinleri için en büyük güvence, erken hasar tespit protokollerinin hızla devreye alınmasıdır. Bu tür yüzeye yakın hareketlilikler mevcut mikro çatlakları büyütebileceğinden, binalarda gözle görülür ayrışmalar oluşursa profesyonel inceleme talep edilmelidir.
Van bölgesinde son on beş yılda yirmi binden fazla sarsıntı meydana gelirken uzmanlar iki fay zonuna dikkat çekti. 2011 yılındaki büyük afetin ardından bölgedeki hareketliliğin sürdüğü açıklandı.
2011 ile 2026 yılları arasında Van ve çevresinde 20 binden fazla deprem kaydedildi.
Van Fay Zonu ile Erciş Fay Zonu arasında 4 büyüklüğünün üzerinde yaklaşık 30 deprem yaşandı.
2011 depreminde yaklaşık 140 bin yapı zarar görürken bunların 40 bini ağır hasar aldı.
Doğu Anadolu Bölgesi'nde sismik hareketlilik devam ederken, 23 Ekim 2011 tarihinde yaşanan büyük felaketin üzerinden on beş yıl geçti. Merkez üssü Tabanlı Mahallesi olan 7,2 büyüklüğündeki sarsıntı yirmi beş saniye sürmüş ve kent genelinde ağır hasara yol açmıştı. Aradan geçen zaman zarfında bölgedeki yer altı hareketliliği bilim insanlarının yakın takibinde kalmaya devam ediyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden Doç. Dr. Hamdi Alkan önderliğinde yürütülen araştırmalar, sismik tablonun boyutlarını gözler önüne seriyor. Akademik ekip tarafından paylaşılan verilere göre, 2011 ila 2026 yılları arasında bölgede toplamda yirmi binden fazla sarsıntı kaydedildi. Bu depremlerin hatırı sayılır bir kısmının yüzeye yakın noktalarda gerçekleştiği, bu durumun da sarsıntıların hissedilme oranını artırdığı vurgulandı.
2015 yılından sonra bu dar alanda büyüklüğü 4'ü aşan yaklaşık otuz sarsıntının meydana geldiği tespit edildi. Uzmanlar, odak mekanizmaları ve yer altı hatlarının birbirleriyle olan ilişkilerini çözmek amacıyla kapsamlı incelemelerini sürdürüyor.
Mevcut bilimsel imkanlarla bir depremin ne zaman ve nerede olacağının tam olarak bilinemediğini belirten Alkan, geçmiş veriler ve jeofizik ölçümler aracılığıyla riskli alanların tahmin edilebildiğini aktardı. Ayrıca Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün haritasında yer almayan bazı eski hatların da araştırıldığı ifade edildi. Yapı stokunun yenilenmesi sürecinde ise güncel bina deprem yönetmeliklerine uyulmasının hayati önem taşıdığı yinelendi.
AI YORUMU
Geçmişte yaşanan büyük felaketlerin acı tecrübeleri, yapı stokunun dönüştürülmesinin ertelenemez bir zorunluluk olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Van Fay Zonu ile Erciş Fay Zonu arasında son yıllarda ölçülen otuz deprem, bölgedeki sismik enerjinin aktif kaldığının somut bir kanıtıdır. Kentteki binlerce binanın daha önceki yıkımlardan zarar görmüş olması, yeni inşa edilen konutların 2019 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ne tam uyum sağlamasını zorunlu kılıyor. Denetimlerin gevşetilmesi durumunda benzer büyüklükteki sarsıntılar çok daha ağır maliyetler doğurabilir.