Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
DEM Parti'den Van Depremi Yıl Dönümü Mesajı: Vaatler Tutulmadı
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Amed TV
Özet
Van Depremi'nin 15. yıl dönümünde yazılı açıklama yapan DEM Parti, aradan geçen zamana rağmen depremzedelerin sorunlarının çözülmediğini belirtti. Yapılaşmada rant odaklı anlayışın terk edilmesi gerektiği vurgulandı.
Öne çıkanlar
Van Depremi'nin üzerinden tam 15 yıl geçti.
Depremzedelere yönelik geçmişte verilen vaatlerin tutulmadığı açıklandı.
Yapılaşma süreçlerinde rant yerine yaşam hakkının savunulması istendi.
Haberin Detayı
Türkiye'nin Doğu Anadolu bölgesinde büyük yıkıma yol açan 23 Ekim 2011 tarihli Van Depremi'nin üzerinden tam 15 yıl geçti. Bu büyük felaketin yıl dönümünde DEM Parti tarafından resmi kanallardan yazılı bir açıklama paylaşıldı. Açıklamada, aradan geçen uzun yıllara rağmen bölgedeki acıların taze kaldığı ve deprem sonrasında verilen sözlerin yerine getirilmediği ifade edildi.
Partinin kamuoyuyla paylaştığı mesajda, afetlerin yıkıcı sonuçlarının temel nedeninin doğa olayları olmadığına dikkat çekildi. "Depremler değil, ihmaller öldürüyor" vurgusunun yapıldığı açıklamada, kentlerin güvenliğini artıracak adımların atılması gerektiği belirtildi. Yapı denetimi ve kentsel dönüşüm süreçlerinde yaşanan eksikliklerin insan hayatını doğrudan tehlikeye attığı dile getirildi.
Açıklamanın devamında yerel yönetimler ve merkezi idare için çağrıda bulunularak yeni bir vizyonun şart olduğu savunuldu. Şehirlerin yeniden inşa sürecinde ticari çıkarların ön planda tutulmaması gerektiği ifade edildi. Bunun yerine insan hayatını koruyan politikaların derhal hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
Son bölümde ise partinin yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm alanındaki denetim faaliyetlerini sürdüreceği bildirildi. Depreme dayanıklı yerleşim alanları oluşturulana kadar konunun takipçisi olunacağı vurgulanarak mesaj sonlandırıldı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Afetlerin yıl dönümlerinde yapılan açıklamalar, geçmişte atılmayan adımların ne kadar büyük maliyetler doğurduğunu hatırlatmak açısından kritik bir işlev görüyor. Rant odaklı kentsel planlama anlayışı değişmediği sürece, milyonlarca yurttaşın yaşam hakkı risk altında kalmaya devam edecektir. Gelecekte yaşanabilecek olası felaketlerin önüne geçmek için yerel ve merkezi yönetimlerin somut denetim mekanizmalarını şeffaf biçimde çalıştırması şarttır.
Kaynak:
Amed TV
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
2011 yılındaki Van depreminin yıl dönümünde açıklama yapan Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, asıl tehlikenin sarsıntılar değil denetimsiz binalar olduğunu vurguladı. Karaman, yerel yöneticilerin afet riskine karşı acil önlem alması gerektiğini belirtti.
23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki Van depremi 25 saniye sürmüştü.
Antalya'daki birçok ilçede belediye bünyesinde jeofizik mühendisi istihdam edilmiyor.
Uzmanlar, yapı denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi için yerel yönetimlere çağrı yaptı.
Türkiye'nin hafızasında yer edinen 23 Ekim 2011 tarihli Van depreminin üzerinden tam 15 yıl geçti. Merkez üssü Tabanlı köyü olan 7,2 büyüklüğündeki sarsıntı, yaklaşık 25 saniye boyunca bölgede yıkıcı bir etki yaratmıştı. Yüzlerce vatandaşın yaşamını yitirdiği felaket, Doğu Anadolu'dan komşu ülkelere kadar geniş bir coğrafyada hissedilmişti.
Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, dönemin yıl dönümünde yaptığı değerlendirmede doğa olaylarının engellenemeyeceğini belirtti. Karaman, asıl riskin yer hareketleri değil, standartlara uygun inşa edilmeyen yapılar ve yetersiz denetim mekanizmaları olduğunu ifade etti.
Antalya genelindeki yerel yönetimlerin kadro yapısına dikkat çeken Karaman, Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Alanya ve Kaş gibi nüfusu yüksek ilçelerde jeofizik mühendisi istihdam edilmediğini aktardı. Kamu tarafında bu uzmanlığı barındırmayan denetim süreçlerinin güvenilirliğinin sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Deprem güvenliğinin sağlanmasında zemin etütlerinin tek başına yeterli olmadığını kaydeden Karaman, sahadaki uygulamaların uzmanlarca sürekli kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Belediye başkanlarının afetlere karşı yaşam hakkını koruma noktasında birinci derecede sorumlu olduğunu vurgulayan Karaman, somut adımların bir an önce atılması çağrısında bulundu.
AI YORUMU
Yerel yönetimlerin teknik kadrolarındaki eksiklikler, yapı denetim süreçlerinin kâğıt üzerinde kalmasına yol açıyor. Özellikle nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerde uzman mühendis istihdam edilmemesi, olası bir afet anında riskleri katlıyor. Belediyeler bütçe ve kadro planlamalarında mühendislik birimlerini güçlendirmezse, zemin etütleri yalnızca prosedürden ibaret kalmaya devam edecektir.
Van depreminde birinci derece yakınlarını yitiren Koçak kardeşler, felaketin yıl dönümünde mezarlıkta dua etti. Hayatın devam ettiğini belirten aile bireyleri, yapıların depreme dayanıklı inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
2011 yılındaki 7.2 büyüklüğündeki depremde Van genelinde 604 kişi hayatını kaybetti.
Koçak kardeşler eş, anne, evlat ve kardeş gibi birçok yakınını aynı afette yitirdi.
Aile fertleri, Kahramanmaraş merkezli deprem bölgesine de giderek yardım faaliyetlerine katıldı.
Van ilinin Erciş ilçesinde on beş yıl önce yaşanan yıkıcı sarsıntının izleri hafızalardaki yerini koruyor. Merkez üssü Tabanlı Mahallesi olan 7.2 büyüklüğündeki felaket, binlerce insanın yaralanmasına ve yüzlerce vatandaşın yaşamını yitirmesine yol açmıştı. Yıkımın en ağır hissedildiği yerlerden biri olan Erciş'te kayıplar veren aileler, her yıl dönümünde kabir ziyareti gerçekleştiriyor.
Seyyid Muhammet Mezarlığı'nda anma programı düzenleyen Kılıçarslan ve Murat Koçak kardeşler, kaybettikleri aile bireyleri için dua etti. Kılıçarslan Koçak, eşini, çocuklarını, annesini ve ağabeyini aynı gün yitirdiğini belirterek aradan geçen zamana rağmen acının hala taze olduğunu ifade etti. Benzer felaketlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan Koçak, her şeye rağmen hayatın bir şekilde sürdüğünü dile getirdi.
Murat Koçak ise toplu kayıpların yarattığı travmanın zorluğuna dikkat çekti. Yaşanan acı tecrübelerin başkalarına ders olması gerektiğini savunan Koçak, evlerin ve iş yerlerinin mutlaka deprem yönetmeliğine uygun şekilde inşa edilmesi çağrısında bulundu. Toplumun her kesiminin bu konuda bilinçli hareket etmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Geçtiğimiz yıllarda Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde de sahaya indiklerini aktaran aile, bölgedeki vatandaşların acılarını derinden hissettiklerini kaydetti. Afet bölgesine giderek ellerinden gelen maddi ve manevi desteği sağladıklarını, devletin ve sivil toplum kuruluşlarının ortaklaşa yürüttüğü çalışmalara katkı sunduklarını ifade ettiler.
AI YORUMU
Toplumun afet bilincini artırmak için bireysel tedbirlerin denetlenmesi ve zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Van ve Kahramanmaraş depremlerinde yaşanan büyük kayıplar, yapı stokunun güvenliğinin ertelenemez bir gerçek olduğunu açıkça gösteriyor. Yetkililer ile vatandaşların ortaklaşa atacağı adımlar, benzer felaketlerdeki can kayıplarını minimum seviyeye indirebilir.
Van depreminin 15. yıl dönümünde yakınlarını kaybeden Koçak kardeşler mezarlık ziyareti yaptı. Afetzedeler, dayanıklı yapılaşma çağrısında bulunarak benzer acıların yaşanmamasını istedi.
23 Ekim 2011 tarihindeki 7,2 büyüklüğündeki Van depreminde resmi kayıtlara göre 604 kişi hayatını kaybetti.
Koçak kardeşler Seyyid Muhammet Mezarlığı'nda yakınlarının kabirlerini ziyaret edip dua etti.
Depremzedeler, Kahramanmaraş merkezli depremlerde de bölgeye giderek afetzedelere destek oldu.
Merkez üssü Tabanlı Mahallesi olan 7,2 büyüklüğündeki 23 Ekim 2011 Van depremi, bölgede derin yaralar açarak binlerce insanı etkiledi. Resmi verilere göre 604 kişinin yaşamını yitirdiği, bin 966 kişinin yaralandığı felaketin en çok vurduğu yerlerin başında Erciş ilçesi geldi. Aradan geçen 15 yıla rağmen acıların tazeliğini koruduğu günde, kaybettikleri yakınlarını anmak isteyen aileler mezarlıklara akın etti.
Afette eşini, çocuklarını, annesini ve ağabeyini yitiren Kılıçarslan Koçak, her fırsatta kabir ziyaretleri gerçekleştirdiğini belirtti. Yaşadıkları yıkımın kolay atlatılamayacağını dile getiren Koçak, anma gününde duygularını yâd etmek amacıyla mezarlıkta bulunduğunu ifade etti. Benzer felaketlerin kimse tarafından tecrübe edilmemesini temenni eden Koçak, zorluklara rağmen hayatın bir şekilde devam etme mecburiyetinde olduğunu vurguladı.
Aynı afette aile fertlerinin büyük kısmını kaybeden bir diğer isim Murat Koçak ise toplu ölümlerin getirdiği ağırlığa dikkat çekti. Konutların ve çalışma alanlarının sağlam temeller üzerine kurulması gerektiğini savunan Koçak, deprem kuşağında yer alan ülkede tedbir almanın şart olduğunu aktardı. Yaşanan kayıplardan sonra hayata tutunma mücadelesi verdiklerini dile getiren vatandaş, acıların içlerinde saklı kaldı̆ını belirtti.
Geçmişte yaşadıkları büyük sarsıntının, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerdeki mağdurların durumunu anlamalarını kolaylaştırdığını anlatan Murat Koçak, bölgeye giderek yardım faaliyetlerine katıldıklarını söyledi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yardımlarla yaraların sarılmaya çalışıldığını aktaran Koçak, devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının sahada gösterdiği çabaya minnettarlığını dile getirdi.
AI YORUMU
Yıkıcı depremlerin üzerinden kaç yıl geçerse geçsin toplumsal hafızadaki izleri silinmiyor ve afet bilincinin kazandırılması hayati önem taşıyor. Koçak kardeşlerin yaşadığı kayıplar, yapı denetimlerinin ve sağlam konut inşasının ne kadar elzem olduğunu somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Deprem kuşağında yer alan yerleşim yerlerinde bireylerin ve yerel yönetimlerin alacağı tedbirler, benzer felaketlerdeki can kayıplarını doğrudan azaltma potansiyeline sahip.
Van'da 2011 yılında yaşanan iki büyük depremin üzerinden 15 yıl geçerken, felakette yaşamını yitiren 644 kişinin yakınlarının acısı tazeliğini koruyor. Kent merkezinde ve ilçelerde yıkıma yol açan afet, geride yaralı kurtulanların hafızasından silinmeyen anılar bıraktı.
Van'da 23 Ekim 2011'de 7.2 ve 9 Kasım 2011'de 5.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.
Afette 644 kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 3 bin kişi yaralandı.
Kent merkezinde 25 bina yıkılırken, yüzlerce konut ağır hasar aldı.
Doğu Anadolu Bölgesi'ni sarsan Van merkezli felaketlerin üzerinden geçen uzun zamana rağmen kayıpların yası devam ediyor. Tarihler 23 Ekim 2011'i gösterdiğinde meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki sarsıntı, kısa süre sonra 9 Kasım'daki 5.6 büyüklüğündeki ikinci depremle tetiklendi. Arka arkaya yaşanan bu yıkıcı doğa olayları, bölge halkının günlük yaşamını altüst etti.
Resmî rakamlara göre iki büyük sarsıntıda toplam 644 vatandaş hayatını kaybederken, üç bine yakın insan yaralı olarak kurtarıldı. Sadece merkezde 25 bina tamamen yıkılırken, çok sayıda ev ve iş yeri oturulamayacak derecede ağır hasar gördü. Erciş ilçesindeki Van Yolu Caddesi üzerinde yer alan beş katlı bir yapının çökmesi de bu acı tablonun en net örneklerinden biri oldu.
Yıkılan binada babasının işlettiği çay evinde bulunan Sezer Aydemir, o sırada 17 yaşındaydı ve enkaz altında yaklaşık iki saat kaldıktan sonra yaralı çıkarıldı. Babasının cansız bedeni ise olaydan beş saat sonra enkaz altından alındı. Tedavi için Erzurum'a sevk edilen Aydemir, uzun süren sağlık mücadelesinin ardından memleketine dönerek her hafta babasının kabrini ziyaret etmeyi sürdürüyor.
Aradan geçen 15 yıllık zaman zarfında yalnızca babasını değil, pek çok akrabasını ve arkadaşını da yitiren Aydemir, yaşadığı travmanın izlerini hâlâ taşıyor. Kayıpların acısıyla geçen yıllarda her hafta mezarlığa giderek dua eden ve bakım yapan depremzedeler, yaşanan büyük yıkımın toplumsal hafızadaki yerinin hiç kapanmadığını gösteriyor.
AI YORUMU
Afetler sonrasında kurulan hayatların ne kadar kırılgan olduğu, aradan geçen uzun yıllara rağmen kapanmayan yaralarla bir kez daha görülüyor. Depremde babasını ve yakınlarını kaybeden Sezer Aydemir'in her hafta kabir ziyareti yapması, bireysel acıların toplumsal bellekte nasıl yer ettiğini açıkça gösteriyor. Bu tür büyük felaketlerde hayatta kalanların uzun vadeli psikolojik destek süreçleri, fiziksel iyileşme kadar kritik bir rol oynuyor. Yetkililerin ve yerel yönetimlerin bu süreçlerde kalıcı sosyal politikalar izlemesi, benzer travmaların atlatılmasında belirleyici bir etken olmaya devam edecektir.