Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Van depremlerinin üzerinden 15 yıl geçti: 644 kişi hayatını kaybetmişti
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Turktime
Özet
Van'da 2011 yılında yaşanan iki büyük depremin üzerinden 15 yıl geçerken, felakette yaşamını yitiren 644 kişinin yakınlarının acısı tazeliğini koruyor. Kent merkezinde ve ilçelerde yıkıma yol açan afet, geride yaralı kurtulanların hafızasından silinmeyen anılar bıraktı.
Öne çıkanlar
Van'da 23 Ekim 2011'de 7.2 ve 9 Kasım 2011'de 5.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.
Afette 644 kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 3 bin kişi yaralandı.
Kent merkezinde 25 bina yıkılırken, yüzlerce konut ağır hasar aldı.
Haberin Detayı
Doğu Anadolu Bölgesi'ni sarsan Van merkezli felaketlerin üzerinden geçen uzun zamana rağmen kayıpların yası devam ediyor. Tarihler 23 Ekim 2011'i gösterdiğinde meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki sarsıntı, kısa süre sonra 9 Kasım'daki 5.6 büyüklüğündeki ikinci depremle tetiklendi. Arka arkaya yaşanan bu yıkıcı doğa olayları, bölge halkının günlük yaşamını altüst etti.
Resmî rakamlara göre iki büyük sarsıntıda toplam 644 vatandaş hayatını kaybederken, üç bine yakın insan yaralı olarak kurtarıldı. Sadece merkezde 25 bina tamamen yıkılırken, çok sayıda ev ve iş yeri oturulamayacak derecede ağır hasar gördü. Erciş ilçesindeki Van Yolu Caddesi üzerinde yer alan beş katlı bir yapının çökmesi de bu acı tablonun en net örneklerinden biri oldu.
Yıkılan binada babasının işlettiği çay evinde bulunan Sezer Aydemir, o sırada 17 yaşındaydı ve enkaz altında yaklaşık iki saat kaldıktan sonra yaralı çıkarıldı. Babasının cansız bedeni ise olaydan beş saat sonra enkaz altından alındı. Tedavi için Erzurum'a sevk edilen Aydemir, uzun süren sağlık mücadelesinin ardından memleketine dönerek her hafta babasının kabrini ziyaret etmeyi sürdürüyor.
Aradan geçen 15 yıllık zaman zarfında yalnızca babasını değil, pek çok akrabasını ve arkadaşını da yitiren Aydemir, yaşadığı travmanın izlerini hâlâ taşıyor. Kayıpların acısıyla geçen yıllarda her hafta mezarlığa giderek dua eden ve bakım yapan depremzedeler, yaşanan büyük yıkımın toplumsal hafızadaki yerinin hiç kapanmadığını gösteriyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Afetler sonrasında kurulan hayatların ne kadar kırılgan olduğu, aradan geçen uzun yıllara rağmen kapanmayan yaralarla bir kez daha görülüyor. Depremde babasını ve yakınlarını kaybeden Sezer Aydemir'in her hafta kabir ziyareti yapması, bireysel acıların toplumsal bellekte nasıl yer ettiğini açıkça gösteriyor. Bu tür büyük felaketlerde hayatta kalanların uzun vadeli psikolojik destek süreçleri, fiziksel iyileşme kadar kritik bir rol oynuyor. Yetkililerin ve yerel yönetimlerin bu süreçlerde kalıcı sosyal politikalar izlemesi, benzer travmaların atlatılmasında belirleyici bir etken olmaya devam edecektir.
Kaynak:
Turktime
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Van depreminin 15. yıl dönümünde yakınlarını kaybeden Koçak kardeşler mezarlık ziyareti yaptı. Afetzedeler, dayanıklı yapılaşma çağrısında bulunarak benzer acıların yaşanmamasını istedi.
23 Ekim 2011 tarihindeki 7,2 büyüklüğündeki Van depreminde resmi kayıtlara göre 604 kişi hayatını kaybetti.
Koçak kardeşler Seyyid Muhammet Mezarlığı'nda yakınlarının kabirlerini ziyaret edip dua etti.
Depremzedeler, Kahramanmaraş merkezli depremlerde de bölgeye giderek afetzedelere destek oldu.
Merkez üssü Tabanlı Mahallesi olan 7,2 büyüklüğündeki 23 Ekim 2011 Van depremi, bölgede derin yaralar açarak binlerce insanı etkiledi. Resmi verilere göre 604 kişinin yaşamını yitirdiği, bin 966 kişinin yaralandığı felaketin en çok vurduğu yerlerin başında Erciş ilçesi geldi. Aradan geçen 15 yıla rağmen acıların tazeliğini koruduğu günde, kaybettikleri yakınlarını anmak isteyen aileler mezarlıklara akın etti.
Afette eşini, çocuklarını, annesini ve ağabeyini yitiren Kılıçarslan Koçak, her fırsatta kabir ziyaretleri gerçekleştirdiğini belirtti. Yaşadıkları yıkımın kolay atlatılamayacağını dile getiren Koçak, anma gününde duygularını yâd etmek amacıyla mezarlıkta bulunduğunu ifade etti. Benzer felaketlerin kimse tarafından tecrübe edilmemesini temenni eden Koçak, zorluklara rağmen hayatın bir şekilde devam etme mecburiyetinde olduğunu vurguladı.
Aynı afette aile fertlerinin büyük kısmını kaybeden bir diğer isim Murat Koçak ise toplu ölümlerin getirdiği ağırlığa dikkat çekti. Konutların ve çalışma alanlarının sağlam temeller üzerine kurulması gerektiğini savunan Koçak, deprem kuşağında yer alan ülkede tedbir almanın şart olduğunu aktardı. Yaşanan kayıplardan sonra hayata tutunma mücadelesi verdiklerini dile getiren vatandaş, acıların içlerinde saklı kaldı̆ını belirtti.
Geçmişte yaşadıkları büyük sarsıntının, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerdeki mağdurların durumunu anlamalarını kolaylaştırdığını anlatan Murat Koçak, bölgeye giderek yardım faaliyetlerine katıldıklarını söyledi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yardımlarla yaraların sarılmaya çalışıldığını aktaran Koçak, devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının sahada gösterdiği çabaya minnettarlığını dile getirdi.
AI YORUMU
Yıkıcı depremlerin üzerinden kaç yıl geçerse geçsin toplumsal hafızadaki izleri silinmiyor ve afet bilincinin kazandırılması hayati önem taşıyor. Koçak kardeşlerin yaşadığı kayıplar, yapı denetimlerinin ve sağlam konut inşasının ne kadar elzem olduğunu somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Deprem kuşağında yer alan yerleşim yerlerinde bireylerin ve yerel yönetimlerin alacağı tedbirler, benzer felaketlerdeki can kayıplarını doğrudan azaltma potansiyeline sahip.
Van depreminde çok sayıda aile ferdini kaybeden Koçak kardeşler, afetin yıl dönümünde mezarlık ziyareti gerçekleştirdi. Aradan geçen 15 yıla rağmen acılarının taze olduğunu belirten kardeşler, yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi çağrısı yaptı.
Van'da 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen yıkıcı depremin üzerinden 15 yıl geçti.
Kılıçarslan ve Murat Koçak kardeşler Seyyid Muhammet Mezarlığı'nda yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.
Murat Koçak, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde de bölgeye giderek yardım çalışmalarına katıldı.
Doğu Anadolu bölgesini sarsan ve Erciş ilçesinde büyük yıkımlara yol açan 2011 depreminin izleri aradan geçen yıllara rağmen silinmiyor. Felaketin yıl dönümünde Seyyid Muhammet Mezarlığı'na giden Kılıçarslan ve Murat Koçak kardeşler, kaybettikleri yakınlarının kabirleri başında dualar okudu. Aile fertlerinden çok sayıda kişiyi toprağa veren kardeşler, aradan geçen uzun zamana karşın yüreklerindeki sızının dinmediğini dile getirdi.
Eşini, çocuklarını, annesini ve ağabeyini yitiren Kılıçarslan Koçak, her yıl dönümünde kabir ziyareti yaparak onları andığını belirtti. Unutulması imkansız bir felaket yaşadıklarını vurgulayan Koçak, benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni etti. Yaşamın bir şekilde devam etme mecburiyetinde olduğunu ancak hatıraların hiç solmadığını ifade etti.
Annesini, ağabeyini, yeğenlerini ve eşini kaybeden Murat Koçak ise toplu ölümlerin yarattığı travmanın çok daha ağır olduğunu kaydetti. Depremin ardından hayata yeniden tutunmaya çabaladıklarını aktaran Koçak, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Vatandaşların konut ve iş yerlerini güvenli hale getirmek için tedbir almasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen depremlerin ardından da bölgeye intikal eden Murat Koçak, afetzedelerin yaşadığı çaresizliği bizzat gözlemlediğini söyledi. Van'da tecrübe ettikleri yıkım nedeniyle diğer depremzedelerin halini çok daha iyi kavradıklarını ifade etti. Türkiye'nin dört bir yanından gelen ekiplerin ve derneklerin gösterdiği dayanışmanın takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Geçmişte yaşanan büyük felaketlerin üzerinden 15 yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen bireysel ve toplumsal travmaların izleri tazeliğini koruyor. Deprem kuşağında yer alan yerleşim yerlerinde yapı stokunun güvenli hale getirilmemesi, benzer kayıpların tekrarlanmasına zemin hazırlıyor. Kardeşlerin dile getirdiği tedbir çağrısı, yalnızca bireysel bir temenni değil, toplumsal olarak atılması gereken zorunlu bir adımı işaret ediyor. Yetkililer ve vatandaşlar eş gügüm içinde hareket etmediği takdirde, afetlerin yıkıcı sonuçlarıyla tekrar karşılaşma riski her zaman masada kalmaya devam edecektir.
Van'da 2011 yılında meydana gelen iki yıkıcı depremde hayatını kaybeden 644 vatandaş afetin yıl dönümünde anılıyor. Tabanlı ve Edremit merkezli sarsıntılarda binlerce bina hasar görürken, ekipler enkazdan 252 kişiyi sağ kurtarmıştı. Bölgede başlatılan imar çalışmaları kapsamında hak sahiplerine toplam 26 bin yeni konut teslim edildi.
Van'daki iki büyük sarsıntıda 644 kişi yaşamını yitirdi, 1.966 kişi yaralandı.
Arama kurtarma ekipleri enkaz altından toplam 252 vatandaşı sağ çıkardı.
Yıkılan yerleşimlerin yerine afetzedeler için 26 bin yeni konut inşa edildi.
Yıkımın en şiddetli hissedildiği Erciş ilçesinde ve il merkezinde çok sayıda yapı yerle bir oldu. İlk sarsıntının hemen ardından yurt genelinden sağlık ve arama kurtarma görevlileri kente sevk edilerek çalışmalara başladı.
İlk felakette 604 kişi hayatını kaybederken binlerce konut kullanılamaz hale geldi. Kurtarma ekiplerinin yoğun çabaları sayesinde enkaz yığınlarından 252 kişi canlı olarak çıkarıldı. Şehir ilk depremin şokunu atlatmaya ve yaralarını sarmaya çalışırken, barınma ihtiyacı bölgedeki en acil sorun haline dönüştü.
Kurtarma ve yardım faaliyetleri devam ettiği sırada, 9 Kasım 2011'de Edremit merkezli 5,6 büyüklüğünde bağımsız bir sarsıntı daha kaydedildi. İlk sarsıntıda ağır hasar alan binaların yıkılmasına yol açan bu ikinci depremde 40 vatandaş daha yaşamını yitirdi. Böylece iki depremin toplam bilançosu 644 vefat ve 1.966 yaralı olarak kayıtlara geçti.
Afetin ardından hasarlı binaların ayıklanması ve kentin yeniden ayağa kaldırılması amacıyla kapsamlı bir inşa süreci başlatıldı. Yürütülen projeler neticesinde hak sahipleri için bölgede 26 bin güvenli konut tamamlanarak ailelere teslim edildi. Yapılan kalıcı konut hamlesi, kış şartlarının ağır geçtiği bölgede barınma krizinin aşılmasında belirleyici oldu.
AI YORUMU
Afet yönetiminde asıl başarı enkaz kaldırmak değil, binaları sarsıntıya dayanıklı inşa etmektir. AFAD kayıtlarındaki 644 can kaybı ve 26 bin yeni konutluk dönüşüm, riskli yapı stokunun ötelenemez bir maliyeti olduğunu gösteriyor. Fay hatları üzerindeki kentlerde yaşayan vatandaşlar için denetimsiz her bina doğrudan hayati tehlike anlamına gelir. Mevcut yapıların zemin ve mühendislik testleri eksiksiz tamamlanmazsa benzer sarsıntılar yıkıcı sonuçlar doğurmayı sürdürür.
Osmaniye Kadirli'de yaşayan depremzede Adil Hatunoğlu ailesi, şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle sığındıkları konteynerin kullanılamaz hale gelmesiyle yeniden barınma kriziyle karşı karşıya kaldı. Maddi yetersizlikler sebebiyle başka bir çaresi olmayan aile, elektrik ihtiyaçlarını dahi güneş panelleriyle gidermeye çalışıyor.
6 Şubat depremlerinde barakalarını kaybeden aile, son fırtınada konteynerlerini de yitirdi.
Hasibe Hatunoğlu onkoloji tedavisi görüyor ve yüzde 92 fiziksel engeli bulunuyor.
Ailenin elektrik ihtiyacı sadece iki adet güneş paneliyle karşılanıyor.
Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Yenigün Köyü'nde yaşam mücadelesi veren Adil Hatunoğlu ve ailesi, art arda gelen afetler nedeniyle büyük bir çaresizlik yaşıyor. Yaşadıkları bölgede 6 Şubat depremlerinde barakalarının yıkılmasının ardından hayata tutunmaya çalışan aile, geçtiğimiz günlerde etkili olan şiddetli yağışlar ve fırtına sebebiyle yeni bir darbe aldı. Sığınak olarak kullandıkları konteyner tamamen kullanılamaz duruma geldi.
Maddi imkânların kısıtlı olması, ailenin başını sokacak kalıcı bir konut edinmesini engelliyor. Adil Hatunoğlu'nun eşi Hasibe Hatunoğlu'nun onkoloji hastası olması ve yüzde 92 oranında fiziksel engel taşıması, mevcut yaşam koşullarını çok daha ağır bir hale getiriyor. Devlet tarafından sağlanan aylık desteğin hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını belirten aile, kendi imkânlarıyla başa çıkmaya çalışıyor.
Muhtarlık desteğiyle kendilerine gösterilen araziye yerleştirdikleri konteynerin fırtınada zarar görmesiyle birlikte başka bir tanıdığın arazisine geçmek zorunda kaldılar. Şu an geçici bir alanda hayatta kalma mücadelesi veren Hatunoğlu, uygun bir yer tahsis edilmesi durumunda evini kendi elleriyle yavaş yavaş inşa edebileceğini ifade ediyor. Bölgedeki altyapı eksiklikleri nedeniyle şebeke elektriğinden yararlanamayan aile, yalnızca iki adet güneş paneli yardımıyla aydınlanmaya çalışıyor.
AI YORUMU
Afet sonrasında geçici barınma çözümlerinin ne denli kırılgan olduğunu, bu ailenin yaşadığı ikinci yıkım net bir şekilde ortaya koyuyor. Engelli ve kanser hastası bir bireyin bulunduğu hanelere yönelik desteklerin yalnızca standart ödeneklerle sınırlı kalmaması, yerinde ve hızlı müdahale mekanizmalarıyla güçlendirilmesi şarttır. Aksi takdirde, en temel insan hakkı olan barınma ihtiyacı, bürokratik engeller ve ekonomik yetersizlikler yüzünden karşılanamaz hale geliyor.