Türkiye'de Elektrikli ve Hibrit Araç Sayısı Hızla Yükseliyor
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
Türkiye'de eylül ayı verilerine göre trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı yıllık bazda önemli bir artış gösterdi. Ülke genelindeki toplam otomobil parkı içerisinde alternatif yakıtlı araçların payı her geçen gün genişliyor. Şarj altyapısının yaygınlaşması ve yerli üretim Togg'un etkisi bu dönüşümde başrolü oynuyor.
Öne çıkanlar
Trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı eylül itibarıyla 486 bin 359'a ulaştı.
Hibrit araçların toplam sayısı aynı dönemde 915 bin 892 seviyesini gördü.
Elektrikli modellerin toplam otomobil havuzundaki payı yüzde 2,68 olarak kaydedildi.
Haberin Detayı
Ulaşım sektöründe çevre dostu alternatiflere olan yönelim, Türkiye'de her geçen gün daha somut bir tablo ortaya koyuyor. Karbon salınımını düşüren, sessiz çalışma prensibiyle gürültü kirliliğini azaltan ve enerji verimliliği sunan bu araçlar, sürücülerin ilk tercihleri arasında yer almaya başladı.
Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına göre, eylül dönemi itibarıyla yollardaki toplam otomobil adedi 18 milyon sınırını geride bırakarak 18 milyon 115 bin 875 düzeyine çıktı. Bu geniş havuz içerisinde çevreci teknolojiler barındıran motor tiplerinin payı ise istikrarlı bir ivmeyle tırmanışını sürdürüyor.
Yıllar bazındaki değişim incelendiğinde, elektrikli segmentteki büyümenin dikkate değer boyutu net şekilde görülüyor. Geçmiş yıllarda oldukça düşük seviyelerde kalan bu rakamlar, son dönemde atılan adımlar ve şarj ağlarının genişlemesiyle birlikte ciddi bir sıçrama kaydetti.
Yerli otomobil projesi Togg'un pazar payını artırması ve ürün gamına yeni seçenekler eklemesi, bu segmentin hareketlenmesinde kilit rol oynadı. Kullanıcıların alışkanlıklarını çevreci alternatifler lehine değiştirmesi de istatistiklerdeki bu yukarı yönlü ivmeyi destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Benzer bir yükseliş trendi hibrit motorlu taşıtlar için de geçerliliğini koruyor. İlk defa geçmiş yıllarda çok küçük sayılarla kayıtlara giren bu teknoloji, eylül ayı sonu itibarıyla 915 bin 892 adetlik büyüklüğe erişti ve toplam otomobil pazarından yüzde 5,06 pay aldı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Otomotiv sektöründeki bu dönüşüm, sadece çevre politikaları açısından değil, enerji ithalatı dengeleri bakımından da kritik bir eşik oluşturuyor. Şarj altyapısının ülke genelinde dengeli bir şekilde yaygınlaştırılması, bu pazarın sürdürülebilir büyümesi için en temel gereksinim olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde hibrit ve elektrikli araçların ikinci el piyasasındaki karşılığı, bu dönüşümün hızını doğrudan belirleyecektir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül 2026'da trafiğe kaydı yapılan 161.027 taşıtın sayısının bir önceki yıla göre %18 azaldığını bildirdi. Kayıtların %45,1'i motosiklet, %40'ı otomobil ve %10,1'i kamyonet olarak dağıldı. Otomobil kayıtlarında Renault %16,1'lik payla birinci, TOGG %9,8 ve Hyundai %8,6 ile ikinci ve üçüncülüğü elde etti. Toplam kayıtlı taşıt sayısı 35,065,235'e ulaştı.
Eylülde 161.027 yeni taşıt kaydedildi, %18 azalma
Renault %16,1 payla en çok tercih edilen marka
Toplam kayıtlı taşıt 35,065,235, %51,7'i otomobil
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemi motorlu kara taşıtları verilerini açıkladı. Aynı ayda trafiğe kaydı yapılan toplam 161.027 taşıt, bir önceki yılın aynı ayına göre %18, geçen aya göre ise %6,3 azaldı. Kayıt edilen araçların dağılımı ise %45,1'i motosiklet, %40'ı otomobil ve %10,1'i kamyonet şeklinde gerçekleşti.
Araç türlerine göre azalma oranları da belirlendi. Minibüs kayıtları %38,2 ile en büyük düşüşü gösterirken, traktörlerde %21,4, otomobillerde %19,9 ve motosikletlerde %18,4 azalma kaydedildi. Kamyon ve kamyonetlerde ise sırasıyla %14,8 ve %5,3 düşüş yaşandı.
Otomobil segmentinde, eylül ayında 64.316 yeni araç trafiğe kaydedildi. Marka bazında en çok tercih edilen otomobil Renault oldu; %16,1 pazar payıyla birinci sırada yer aldı. Yerli üretim marka TOGG %9,8, Güney Koreli Hyundai ise %8,6 ile ikinci ve üçüncü konumlarda bulundu.
Eylül ayı sonunda toplam kayıtlı taşıt sayısı 35.065.235'e ulaştı. Bu araçların %51,7'si otomobil, %21,9'u motosiklet, %14,2'si kamyonet ve %6,7'si traktör olarak sınıflandırılıyor. Kayıtlı otomobillerin yakıt dağılımı ise %32 dizel, %31 benzinli, %29,1 LPG'li, %5,1 hibrit ve %2,7 elektrikli olarak belirlendi.
ODMD verilerine göre, eylül ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %27,8 azalarak 63.736 adede düştü. Toplam pazar ise %24,33 gerileyerek 83.469 adede indi. Yine de eylül ayı satışları, son beş yılın ortalamasının %0,8, on yılın ortalamasının ise %17,8 üzerinde gerçekleşti.
AI YORUMU
Bu düşüş trendi, otomotiv sektöründeki talep dalgalanmalarını ve olası ekonomik yavaşlamayı işaret ediyor. Özellikle yerli marka TOGG'un ikinci sırada yer alması, yerli üretimin pazar payını artırma potansiyelini gösteriyor. İlerleyen aylarda yakıt çeşitliliği ve elektrikli araçların payının artması, sektördeki dönüşümün hızını belirleyecek.
Türkiye'nin yerli otomobil girişimi Togg, yeni fastback modeli T10F için geliştirdiği özgün teknolojiyi ilk defa kamuoyuyla paylaştı. Markanın ürün gamını genişletme stratejisinin önemli bir parçası olan bu yenilik, araç teknolojilerinde yerli mühendisliğin geldiği aşamayı gözler önüne seriyor. Gelişme, otomotiv sektöründe ve teknoloji çevrelerinde büyük bir merakla takip ediliyor.
Togg T10F modeli için özel olarak yerli sistem geliştirildi.
Yeni teknoloji ilk kez gün yüzüne çıkarak kamuoyuyla paylaşıldı.
Yerli mühendislik hamlesi otomotiv sektöründe dikkatleri üzerine çekti.
Türkiye'nin küresel mobilite markası olma vizyonuyla yola çıkan Togg, yeni elektrikli aracı T10F üzerinde yürüttüğü çalışmalarda önemli bir aşamayı geride bıraktı. Sedan ve fastback formundaki hatlarıyla dikkat çeken yeni model için tasarlanan yerli altyapı ve sistemler ilk kez sergilendi.
Gerçekleştirilen bu hamle, yalnızca yeni bir aracın pazara sunulmasından öte, yerli teknoloji üretim kapasitesinin derinleştiğini gösteriyor. Mühendislik ekiplerinin yoğun mesaisi sonucunda ortaya çıkan bu özgün sistem, aracın genel performansını ve kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Otomotiv sektöründe elektrikli araç dönüşümü hız kesmeden devam ederken, yerli üreticilerin kendi yazılım ve donanım ekosistemlerini kurması stratejik bir önem taşıyor. Togg'un bu yeni adımı, dışa bağımlılığı azaltma yönündeki hedeflerin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Modelin teknik detayları ve piyasaya çıkış takvimiyle ilgili beklentiler artarken, yerli sistemin sağladığı avantajlar önümüzdeki günlerde daha net bir şekilde görülebilecek. Uzmanlar, bu tür yeniliklerin Türkiye'nin teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna gelmesinde kritik rol oynayacağını ifade ediyor.
AI YORUMU
Yerli otomotiv hamlesinin donanım ve yazılım katmanlarında dışa bağımlılığı kırma çabası, projenin sürdürülebilirliği açısından hayati bir eşiktir. Bu tür özgün geliştirmeler, sadece bir taşıt üretmekten ziyade ülkenin teknolojik bağımsızlık mücadelesinin temelini oluşturuyor. Togg'un önümüzdeki süreçte bu sistemleri küresel pazarda nasıl konumlandıracağı ve uluslararası rekabette ne kadar avantaj sağlayacağı merakla izleniyor.
Şişecam, Togg'un yeni modeli T10F için PDLC tabanlı akıllı cam tavan teknolojisi tasarladı. Elektrik akımıyla ışık geçirgenliğini ayarlayan bu sistem sayesinde mekanik perdelere gerek kalmayabilir. Proje, şirketin orijinal ekipman üreticisi pazarındaki ilk akıllı cam uygulaması olma özelliğini taşıyor.
Şişecam, Togg T10F modeli için özel bir akıllı cam tavan geliştirdi.
Sistem, Polimer Dağılımlı Sıvı Kristal (PDLC) teknolojisiyle çalışıyor.
Camın farklı bölgeleri elektrik akımıyla bağımsız olarak karartılabiliyor.
Otomotiv sektöründe konforu artırmaya yönelik yenilikçi adımlar hız kesmeden devam ederken, yerli üretim araçlar için de dikkat çekici entegrasyonlar duyuruluyor. Bu kapsamda cam sanayi alanındaki öncülerden biri olan Şişecam, Togg’un merakla beklenen T10F modeli için gelişmiş bir cam tavan mimarisi hazırladı. Geleneksel mekanik tavan perdelerinin ortadan kaldırılmasını hedefleyen bu yaklaşım, araç içi deneyimi bir üst seviyeye taşımayı amaçlıyor.
Geliştirilen teknoloji, Polimer Dağılımlı Sıvı Kristal adı verilen özel bir altyapıya dayanıyor. Elektrik akımı yardımıyla camın ışık geçirgenlik seviyesi anlık olarak değiştirilebiliyor. Böylece araç içerisindeki yolcular güneş ışığını istedikleri gibi yönetebilirken, tavanın farklı bölümleri de birbirinden bağımsız biçimde şeffaf veya koyu tonlara bürünebiliyor.
Sistemin kontrol mekanizması doğrudan otomobilin dijital altyapısıyla uyumlu çalışacak şekilde planlanıyor. Özel bir elektronik kontrol ünitesi sayesinde sürücü ve yolcular, bilgi-eğlence ekranı veya sesli komut asistanı aracılığıyla camın durumunu pratik bir şekilde yönlendirebilecek. Bu entegrasyon, modern kokpit tasarımlarındaki fiziksel tuş kalabalığını azaltan minimalist trendlerle de örtüşüyor.
Orijinal ekipman üreticisi seviyesinde bir ilk niteliği taşıyan bu proje, yerli tedarik zincirinin katma değerli üretim kapasitesini gözler önüne seriyor. Otomotiv pazarındaki bu tür teknolojik bileşenlerin yaygınlaşması, sanayi kollar arası iş birliğinin önemini bir kez daha kanıtlıyor. Şimdilik Togg T10F üzerinde hangi donanım paketleriyle yer alacağı veya net çıkış takvimi paylaşılmamış olsa da, sektörde şimdiden büyük bir merak uyandırmış durumda.
AI YORUMU
Yerli otomobil ekosisteminin teknolojik derinlik kazanması açısından bu hamle oldukça kritik bir eşik. Cam teknolojisinin dijitalleşmesi sadece estetik veya konfor değil, aynı zamanda ağırlık yönetimi ve enerji verimliliği gibi mühendislik alanlarını da doğrudan etkiliyor. Üreticilerin bu tür yerli bileşenleri küresel pazarda rekabet avantajına dönüştürüp dönüştüremeyeceği ise ilerleyen dönemdeki seri üretim başarılarına bağlı olacak.
Renault'nun 1.980 adetle sınırlı tuttuğu elektrikli 5 Turbo 3E modeli, 160 bin euro başlangıç fiyatına rağmen şimdiden binin üzerinde sipariş aldı. Paris Otomobil Fuarı'nda tanıtılan yüksek performanslı araç, detaylı kişiselleştirme programıyla alıcılara lüks segment deneyimi vadediyor.
Üretim adedi orijinal modelin çıkış yılına atfen 1.980 adetle sınırlı tutuldu.
Başlangıç fiyatı 160 bin euro olan araca binden fazla sipariş geldi.
70 kWsa batarya kapasitesi WLTP standardına göre 400 kilometreden fazla menzil sunuyor.
Fransız otomotiv devi Renault, geçmişin ikonik hatlarını modern elektrik altyapısıyla buluşturduğu yeni spor modelinde beklentilerin üzerinde bir talep dalgasıyla karşılaştı. Orijinal serinin tanıtıldığı yıla saygı duruşu niteliği taşıyan ve 1.980 adetle sınırlandırılan üretim planı, markanın ürün sorumlusu Florent Ingargiola tarafından paylaşılan verilere göre şimdiden yarıdan fazla oranda rezerve edildi.
Geliştirme aşamasında klasik modelin arkadan itişli yapısı ve karakteristik geniş çamurluk çizgileri korunurken içten yanmalı motor yerine tamamen elektrikli bir sistem entegre edildi. Paris Otomobil Fuarı'nda sergilenen 555 beygir gücündeki bu özel araç, sunduğu teknik kapasitenin yanı sıra alıcılara tanıdığı geniş özelleştirme imkanlarıyla da otomobil tutkunlarının radarına girmeyi başardı.
Standart renk ve döşeme seçimlerinin ötesine geçen bu program, dış yüzey kaplamalarından kabin içi detaylara kadar derinlemesine bir tasarım süreci vadediyor. Paris yakınlarında kurulan özel tesislerde müşterilerin marka tasarımcılarıyla birebir mesai harcamasına olanak tanınırken, bu durum süper spor segmentine özgü bir satın alma deneyimi yaratıyor.
Teknik altyapı tarafında ise 800 voltluk mimari ve 70 kWsa kapasiteli batarya paketi dikkat çekiyor. Sistem, 350 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde uygun şartlar altında enerji seviyesini yüzde 15'ten yüzde 80 oranına yaklaşık 15 dakikalık bir sürede ulaştırabiliyor.
Projenin mevcut takvimine göre özelleştirme programının 2027 yılının ortalarında faaliyete geçmesi, ilk anahtar teslimatlarının ise 2028 döneminde yapılması öngörülüyor. Araç üzerindeki homologasyon ve test süreçleri halihazırda devam ederken marka, sipariş adetlerindeki hızlı artış doğrultusunda tasarım ve mühendislik kadrosunu da genişletti.
AI YORUMU
160 bin euro gibi iddialı bir başlangıç etiketine rağmen bin adedi aşan talep, markanın nostaljik mirası elektrik teknolojisiyle harmanlama stratejisinin karşılık bulduğunu gösteriyor. Özellikle lüks segment alışkanlıklarını bu sınıfa taşıyan kişiselleştirme stüdyoları, gelecekte benzer performans odaklı elektrikli projelerin pazar potansiyelini doğrudan etkileyecektir.