Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Ortak Savunma Anlaşması Meclis Gündeminde
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
Üç ülkenin güvenlik iş birliğini artırmayı amaçlayan metin, askeri yükümlülüklerin netleşmesi için onay sürecinden geçecek.
Öne çıkanlar
Savunma anlaşması 7 Ağustos tarihinde imzalandı.
Metnin ekim ayında Meclis Başkanlığına sunulması bekleniyor.
İran'ın ittifaka katılabileceğine yönelik sinyaller veriliyor.
Haberin Detayı
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında hayata geçirilen savunma iş birliği mutabakatı, son dönemin en dikkat çekici uluslararası adımları arasında yer alıyor. Ağustos ayının yedinci gününde imzalanan bu stratejik belge, tarafların bölgesel risklere karşı ortak bir caydırıcılık kalkanı oluşturmasını hedefliyor.
Yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından belgenin ekim ayı içerisinde Meclis Başkanlığına havale edilmesi öngörülüyor. Anayasa'nın 90. ve 92. maddeleri çerçevesinde yürütülecek yasama mesaisi, uygun bulma kanunu tasarılarının Dışişleri Komisyonu ile Genel Kurul'daki görüşme takvimini belirleyecek.
Anlaşmanın komisyon ve kurul aşamalarında, Türkiye'nin üstleneceği somut askeri sorumlulukların ve harekat kabiliyetlerinin ayrıntılı olarak masaya yatırılması bekleniyor. Olası personel görevlendirmeleri veya ortak tatbikat kararları ise ilgili maddeler uyarınca ayrıca değerlendirilecek.
Ankara, Riyad ve İslamabad hattındaki bu savunma hamlesi sürerken Tahran yönetiminden gelen katılım sinyalleri diplomatik kulislerde farklı senaryoları beraberinde getiriyor. Bölgesel dengeleri değiştirebilecek bu olası genişlemenin ilerleyen dönemde nasıl bir boyut kazanacağı merak ediliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
7 Ağustos'ta imzalanan bu üçlü mutabakat, Orta Doğu ve Güney Asya eksenindeki güvenlik mimarisinde yeni bir denge arayışına işaret ediyor. İran'ın sürece dahil olma ihtimali, ittifakın coğrafi kapsamını ve stratejik ağırlığını doğrudan artırabilecek potansiyele sahip. Ankara'nın Meclis onay sürecinde atacağı adımlar, ülkenin dış güvenlik taahhütlerinin hukuki çerçevesini çizecek.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Batman'daki temasları sırasında Terörsüz Türkiye sürecinin iki yılda devlet politikası haline geldiğini belirtti. Meclis'te 467 milletvekilinin evet oyu verdiğini hatırlatan Bakan Çiftçi, bu siyasi mutabakatın sivil anayasa çalışmalarına zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Terörsüz Türkiye süreci iki senede devlet politikasına dönüştü.
Meclis oylamasında 467 milletvekili sürece evet oyu verdi.
Bakan Çiftçi Batman'da sivil anayasa vurgusu yaptı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Batman kentinde güncel siyasi konulara dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında uzun süredir tartışılan ve kamuoyunun yakından takip ettiği Terörsüz Türkiye başlığına ayrı bir parantez açtı.
Söz konusu çalışmanın son iki yıllık zaman dilimi içerisinde tamamen bir devlet politikası niteliği kazandığını dile getiren Çiftçi, atılan adımların kurumsal bir yapıya büründüğünü kaydetti. Meclis'teki oylama sürecine de değinen Bakan, toplam 467 milletvekilinin bu iradeye olumlu oy verdiğini hatırlattı.
Milletvekillerinin sağladığı bu yüksek katılımın ve tabandaki siyasi uyumun çok kıymetli olduğunu savunan Çiftçi, mevcut tablonun ülkenin önünü açtığını belirtti. İç ve dış siyasi konjonktürün şu an için atılacak adımlar açısından son derece elverişli bir zemin sunduğunu aktardı.
Devletin kurumsal yapısının ve etki alanının geçmişe kıyasla çok daha sağlam bir noktada bulunduğunu vurgulayan Çiftçi, Türkiye'nin küresel ölçekte söz sahibi bir bölgesel aktör konumuna yükseldiğini ifade etti. Bu güçlü siyasi atmosferin devam etmesi halinde yeni ve sivil bir anayasanın da hayata geçirilebileceğini sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Meclis'te yakalanan 467 oyluk geniş mutabakat, sadece güvenlik politikalarının ötesinde yeni bir toplumsal sözleşmenin işaretini veriyor. Bakan Çiftçi'nin işaret ettiği iç ve dış konjonktür analizi, hükümetin dış politika ve iç güvenlikteki elini güçlendiren unsurların aynı zamanda iç siyasette anayasa değişikliği için bir kaldıraç olarak kullanılmak istendiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde partiler arası diyalog trafiğinin bu hedefe odaklanıp odaklanmayacağı, sivil anayasa tartışmalarının seyrini belirleyecektir.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sorunlu fon tasfiyeleri ve sermaye piyasası düzenlemeleri konusunda açıklamalarda bulundu. Gelecek hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen yeni kanun teklifiyle birlikte piyasa denetimlerinin hızlanacağı bildirildi. Yılmaz, uluslararası standartlara uyum hedefiyle yapısal adımların süreceğini kaydetti.
Cevdet Yılmaz sorunlu fon tasfiyeleri hakkında sosyal medyadan açıklama yaptı.
Yeni kanun teklifinin gelecek hafta Meclis'te görüşülmesi bekleniyor.
Sermaye piyasaları uluslararası standartlar doğrultusunda güçlendirilecek.
Türkiye'nin sermaye piyasalarındaki güven ortamını artırmak amacıyla yürütülen çalışmalarda yeni bir aşamaya geçiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşan yetkililer, piyasa dinamiklerini olumsuz etkileyen unsurlara karşı tedbirlerin artırıldığını vurguladı.
Mevcut süreçte tasfiye işlemleri hem olağan hem de olağanüstü yöntemlerle sürdürülürken, benzer sıkıntıların tekrarlanmaması adına idari mekanizmaların gözden geçirildiği belirtildi. Bu kapsamda atılan adımların piyasanın dayanıklılığını artırması hedefleniyor.
Önümüzdeki hafta yasama organının gündemine taşınması öngörülen yeni yasal düzenlemenin, denetim mekanizmalarına ivme kazandırması bekleniyor. Hazırlıkları titizlikle yürütülen bu teklifin, piyasa oyuncuları için daha şeffaf bir yapı vadettiği ifade ediliyor.
Ekonomi yönetiminin kalkınma hedefleri doğrultusunda sermaye piyasalarına stratejik bir rol biçtiği biliniyor. Hem yasal reformlar hem de idari kararlarla desteklenen bu vizyonun, küresel standartlarla uyumlu bir finansal altyapı oluşturmayı amaçladığı kaydedildi.
AI YORUMU
Finansal piyasalarda güvenin tesis edilmesi, yerli ve yabancı yatırımcıların uzun vadeli kararları açısından hayati bir eşiktir. Tasfiye süreçlerinin hızlanması ve yasal altyapının güçlendirilmesi, olası krizlere karşı koruma kalkanı oluşturabilir. Ancak bu düzenlemelerin pratikte ne kadar etkin uygulanacağı, piyasanın genel sağlığı için belirleyici olacaktır.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, problemli fonlarla ilgili yürütülen çalışmalara dair açıklamalarda bulundu. Yılmaz, gelecek hafta Meclis'e gelmesi planlanan kanun teklifinin süreci hızlandıracağını belirtti. Sermaye piyasalarının uluslararası standartlara taşınması için idari ve yasal adımların süreceğini vurguladı.
Sorunlu fonlarla ilgili adımlar hız kesmeden atılıyor.
Yeni kanun teklifinin gelecek hafta Meclis'te görüşülmesi bekleniyor.
Sermaye piyasaları uluslararası standartlar çerçevesinde güçlendirilecek.
Ekonomi yönetiminin dikkatle takip ettiği finansal gelişmeler kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya mecraları üzerinden önemli değerlendirmelerde bulundu. Yatırımcı güvenini doğrudan etkileyen ve piyasalarda yankı uyandıran problemli fon dosyalarına değinen Yılmaz, ilgili tüm kurumların koordinasyon içinde çalıştığını ifade etti.
Mevcut pürüzlerin giderilmesi amacıyla hem olağan hem de istisnai tasfiye yöntemlerinin devreye sokulduğunu aktaran Yılmaz, bu hamlelerin sermaye piyasalarının altyapısını sağlamlaştırmayı amaçladığını kaydetti. Benzer finansal risklerin tekrarlanmaması adına idari mekanizmaların da titizlikle işletildiğini vurguladı.
Önümüzdeki yasama döneminde atılacak somut adımlara da değinen Yılmaz, piyasa yapılarını daha dirençli kılacak kapsamlı bir yasal düzenlemenin hazırlık aşamasında olduğunu bildirdi. İlgili kanun teklifinin önümüzdeki hafta meclis gündemine taşınmasıyla birlikte denetim ve tasfiye süreçlerinin ivme kazanacağı öngörülüyor.
Kalkınma hedeflerinin merkezinde yer alan finansal piyasaların küresel normlara uygun şekilde geliştirilmeye devam edeceğini belirten yetkililer, hem yasal düzenlemeler hem de idari kararlarla piyasa disiplininin en üst seviyede tutulacağını ifade ediyor.
AI YORUMU
Finansal piyasalarda güven unsurunun en üst düzeyde tutulması, yerli ve yabancı yatırımcıların uzun vadeli planlamaları açısından kritik bir eşik oluşturuyor. Yürütülen bu tasfiye ve denetim süreçleri, sadece mevcut sorunları çözmekle kalmayıp aynı zamanda gelecekteki olası manipülasyon veya krizlerin de önüne geçilmesi adına koruyucu bir kalkan işlevi görecektir. Önümüzdeki günlerde Meclis'e gelecek düzenlemenin içeriği, piyasa aktörlerinin devlete olan güvenini pekiştirme potansiyeli taşıyor.
Milli Teknoloji Hamlesi ve yerli SİHA projelerinin mimarı Özdemir Bayraktar, hayata veda edişinin beşinci yıl dönümünde anılıyor. Onun attığı temellerle dünya İHA pazarında liderliğe yükselen Baykar, son olarak 2025 yılında 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştı.
Özdemir Bayraktar 18 Ekim 2021 tarihinde hayatını kaybetti.
Baykar, 2025 yılında 2,2 milyar dolarlık rekor ihracat hacmine ulaştı.
Milli İHA ve SİHA'lar bugüne kadar toplam 39 ülkeye ihraç edildi.
Türkiye'nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığını azaltma idealinin öncülerinden olan yüksek mühendis ve sanayici Özdemir Bayraktar, aramızdan ayrılışının beşinci yılında çeşitli etkinliklerle yad ediliyor. İTÜ Makine Mühendisliği bölümünden 1972 yılında mezun olan Bayraktar, kariyeri boyunca pek çok sanayi tesisinin kuruluş aşamasında teknik yönetici olarak görev üstlendi.
Otomotiv sektörüne yönelik yerlileştirme faaliyetlerine destek olmak amacıyla 1984 senesinde Baykar Makina'nın kurulmasında aktif rol oynayan Bayraktar, tek bir matkap tezgahıyla başlattığı girişimcilik serüvenini ileri teknoloji üretim tesisine dönüştürdü. Şirketin geliştirdiği tüm insansız hava araçlarının tasarım aşamasından prototip imalatına kadar her evrede liderlik yaptı ve Bayraktar TB2 ile AKINCI TİHA'ya karakterini kazandıran özgün çizimlerin sahibi oldu.
Yürüttüğü öncü çalışmalar neticesinde 2021 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev tarafından Karabağ Nişanı ile ödüllendirilen Bayraktar'ın mirası, günümüzde kurucusu olduğu Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'nde yaşatılıyor. Toplam 200 bin metrekarelik alana yayılan bu devasa tesiste, ülkenin savunma kapasitesini artıran hava araçları ve sistemleri üretilmeye devam ediliyor.
Onun attığı sağlam temeller sayesinde bugün küresel ölçekte en büyük İHA ihracatçısı konumuna gelen Baykar, gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını dış pazarlardan elde ediyor. Bayraktar TB2 için 36 ve AKINCI TİHA için 16 ülke olmak üzere toplam 39 farklı devletle anlaşma imzalayan şirket, Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatındaki lider konumunu pekiştiriyor.
AI YORUMU
Özdemir Bayraktar'ın sıfırdan kurduğu mühendislik anlayışı, Türkiye'nin savunma sanayisinde dışa bağımlı yapısını kırarak ülkeyi küresel bir teknoloji ihracatçısı haline getirdi. Şirketin ulaştığı 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmi, bireysel bir vizyonun devlet politikası destekli endüstriyel bir ekosisteme nasıl dönüşebileceğinin en somut kanıtıdır. Önümüzdeki dönemde bu alandaki Ar-ge yatırımlarının sürdürülebilirliği, Türkiye'nin küresel pazardaki payını koruması açısından belirleyici olacak.