Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Uzay
Turkiye, on yil icinde 1500 askeri hava araci uretmeyi hedefliyor
•2 dk okuma
Paylaş
HUzay
iFotoğraf: Matt Morgan from Alameda · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
Turkiye savunma ve havacilik sektorunde yeni bir seri uretim donemine giriyor. Onumuzdeki on yillik surecte yuzlerce hava platformunun envantere girmesi planlaniyor.
Öne çıkanlar
TUSAŞ 2035 yilina kadar 1500 den fazla hava platformu uretmeyi planliyor.
Planlama dahilinde 150 den fazla KAAN ve 200 den fazla HURJET uretilecek.
Ispanya ile yapilan anlasmayla 30 adet HURJET ihracati gerceklestirilecek.
Haberin Detayı
Turkiye savunma ve havacilik sektorunde onumuzdeki on yillik surecte seri uretim odakli yeni bir faza gecis yapiyor. Gelistirme testleri tamamlanan insanli ve insansiz pek cok platform icin imalat surecleri basliyor. Havacilik firmalarinin paylastigi stratejik hedefler ulkenin askeri havacilikta ulasacagi genis kapasiteyi gozler onune seriyor.
Turk Havacilik ve Uzay Sanayii yonetiminin acikladigi takvime gore 2035 yilina dek bin bes yuzden fazla hava araci imal edilecek. Bu sayiya on bin taktik insansiz hava araci ile yirmiden fazla uydu katiliyor. Baykar tarafindan uretilen KIZILELMA, AKINCI ve TB2 gibi platformlar da hesaba katildiginda toplam kapasite cok daha yukari cikiyor.
Plana gore sabit kanatli insanli ucaklar baslik altinda onemli yer tutuyor. Yuz elliden fazla KAAN, iki yuzden fazla HURJET ve yuz elliden fazla HURKUS imal edilmesi ongoruluyor. Bu uc platformun toplamda bes yuz ucus aracini asmasi beklenirken, projelerde ihracat basarilari da dikkat cekiyor.
Fotoğraf: NASA photographer · Kamu malı · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons
HURKUS-II icin Azerbaycan ile ondort ucaklik anlasma yapilirken, Ispanya yirmi alti milyar avroluk butceyle otuz HURJET siparisi verdi. KAAN projesinde ise Endoneziya ile kirk sekiz ucak uzerinde mutabakata varildi. Ilk uretim asamasinda Amerikan motorlari kullanilacak olan KAAN ucaklarinin yerli motorla teslimati yillar icinde baslayacak.
Insansiz hava araci alaninda da genis uretim hacmi bulunuyor. Bes yuzden fazla buyuk IHA uretimi planlanirken, bunun iki yuz elliden fazlasi ANKA III modeline ayrildi. Ayrica GOKBEY ve ATAK helikopterlerinin imalatiyla birlikte havacilik sektorundeki uretim hizi kesintisiz surecek.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bin bes yuz askeri hava araci hedefi, yerli motor projelerinin basariyla tamamlanmasina dogrudan baglidir. Tedarik zincirindeki olasi gecikmeler dis pazardaki teslimat takvimini dogrudan etkileyebilir. Sirketlerin yakaladigi ihracat basarisi, finansal surdurulebilirlik acisindan kritik bir guvence olusturuyor.
Kaynak:
Haber Aero
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile TÜBİTAK iş birliğinde düzenlenen 8. BİLİMFEST Kayseri, yerli havacılık projelerine ev sahipliği yaptı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen HÜRJET Jet Eğitim Uçağı, etkinlik alanında sergilenerek katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Festivalde ayrıca hava ve güvenlik odaklı çeşitli saha gösterileri gerçekleştirildi.
8. BİLİMFEST Kayseri, TUSAŞ üretimi HÜRJET Jet Eğitim Uçağı'nı ağırladı.
Etkinlik Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK ortaklığında gerçekleştirildi.
THK paramotor uçuşları ve JAKEM ekiplerinin gösterileri alanda sahnelendi.
Kayseri'de kapılarını açan 8. BİLİMFEST, teknoloji ve havacılık tutkunlarını bir araya getirdi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile TÜBİTAK ortaklığında hayata geçirilen organizasyonda, yerli savunma sanayisinin en yeni temsilcileri sahneye çıktı. Etkinliğin merkezinde ise Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) bünyesindeki mühendislerin geliştirdiği HÜRJET Jet Eğitim Uçağı yer aldı.
Festival alanında yerini alan HÜRJET, açılışın ilk anlarından itibaren her yaştan ziyaretçinin akınına uğradı. Vatandaşlar hava aracını yakından inceleyerek fotoğraf çektirmek için sıraya girdi. Uçağın sergilendiği alanda duygusal anlar da yaşandı; 74 yaşındaki Hasan Arslan isimli vatandaş, Türkiye'nin kendi jet uçağını geliştirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti.
Organizasyon, statik hava aracı sergisinin yanı sıra çeşitli açık hava gösterileriyle de renklendi. Türk Hava Kurumu ekipleri gökyüzünde gerçekleştirdikleri paramotor gösterisiyle izleyicilere görsel bir deneyim sunarken, Jandarma At ve Köpek Eğitim Merkezi (JAKEM) personelinin sergilediği performanslar da katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.
Yerli platformların kamuoyuyla buluştuğu festival, Türkiye'nin havacılık ve uzay alanındaki hedeflerinin geniş kitlelere aktarılmasında önemli bir rol üstlendi. Ziyaretçiler, yerli mühendislik kabiliyetlerinin somut birer örneği olan bu projelerin genç nesiller için esin kaynağı olduğunu vurguladı.
AI YORUMU
Savunma ve havacılık projelerinin halkla doğrudan temas etmesi, yalnızca bir tanıtım faaliyeti değil, aynı zamanda geleceğin mühendis adayları için somut bir motivasyon kaynağıdır. Hürjet gibi yüksek teknoloji gerektiren hava araçlarının yerel festivallerde sergilenmesi, toplumdaki teknoloji bilincini güçlendirmektedir. Bu ilginin kalıcı bir başarıya dönüşmesi için uçağın seri üretim ve envantere giriş takviminin planlandığı şekilde ilerlemesi kritik önem taşıyor.
TUSAŞ imzalı HÜRJET eğitim ve hafif taarruz uçağının İspanya'ya tedarik sürecinde sanayi iş birliği genişliyor. Savunma Sanayii Başkanlığı'nın açıklamasına göre ilk grup uçaklar Türkiye'de üretilip teslim edilecek, ilerleyen etapta ise İspanyol alt yüklenicilerin tasarladığı donanımlar uçağa dahil edilecek.
AI YORUMU
Bu adım, Türk havacılık sanayiinin salt ihracatçı konumundan çıkıp müttefik ülkelerle entegre üretim yapabilen bir küresel aktöre dönüştüğünü kanıtlıyor. HÜRJET'in Avrupa yapımı alt sistemlerle uyumlu çalışacak bir varyantının çıkması, gelecekteki olası NATO pazarı satışlarını da fazlasıyla hızlandırabilir.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, ANKA-3 insansız savaş uçağında kapsamlı değişikliklere gidiyor. Kurum, hava aracının daha büyük boyutlu ve radar dalgalarını çok daha az yansıtan yeni bir versiyonu üzerinde çalışıyor.
TUSAŞ, ANKA-3 insansız savaş uçağının daha büyük versiyonunu tasarlıyor.
Yeni model, düşük radar görünürlüğü sayesinde düşman savunma sistemlerinden kaçabilecek.
Geliştirme çalışmaları askeri havacılık alanında yeni yetenekler kazandıracak.
Türkiye'nin savunma sanayiinde attığı stratejik adımlar hız kesmeden devam ederken, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii mühendisleri insansız hava araçları teknolojisinde çıtayı yükseltiyor. Bu kapsamda, halihazırda test süreçleri ve uçuşları süren jet motorlu ANKA-3 platformunun kabiliyetlerini artıracak yeni bir tasarım üzerinde mesai harcanıyor. Yapılan mühendislik çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak model, mevcut konfigürasyondan farklı özellikler barındıracak.
Yürütülen projede öncelikli hedef, hava aracının fiziksel boyutlarını büyütmek ve radar izini en aza indirmek olarak belirlendi. Düşük radar kesit alanına sahip olacak bu yeni varyant, özellikle gizlilik gerektiren taarruz görevlerinde orduya üstünlük sağlayacak. Düşman radarlarının tespiti konusunda zorlanacağı bu platform, modern hava savaşlarının gereksinimlerini karşılamak üzere şekillendiriliyor.
TUSAŞ tesislerinde süren bu yenilikçi tasarım süreci, yerli mühimmat entegrasyonu ve uzun menzil kapasitesi gibi unsurlarla da destekleniyor. Havacılık uzmanları, projenin tamamlanmasıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterindeki insansız sistem gücünün stratejik bir boyut kazanacağını belirtiyor. Gelişmiş aviyonik sistemlerle donatılması beklenen hava aracı, geleceğin muharebe sahasında etkin bir rol oynamaya hazırlanıyor.
Savunma kulislerinde yankı bulan bu çalışma, Türkiye'nin insansız savaş uçağı teknolojisindeki bağımsızlık hamlesinin somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Gerçekleştirilen her test uçuşundan elde edilen geri bildirimler, yeni ve daha gelişmiş sürümlerin inşasında doğrudan kullanılıyor. Ülkenin havacılık alanındaki mühendislik birikimi, uluslararası alanda da dikkatle izlenen projelere dönüştürülüyor.
AI YORUMU
Yerli insansız hava araçları pazarında atılan bu adım, Türkiye'nin stratejik taarruz kapasitesini üst seviyeye taşıyacak. Mevcut prototiplere kıyasla daha büyük gövde ve düşük görünürlük sunan bu yeni sürüm, özellikle hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu bölgelerde operasyonel esneklik sağlayacak. Bu tür projeler hayata geçirilmediği takdirde, modern muharebe sahasındaki teknolojik üstünlüğü korumak imkansız hale gelir. TUSAŞ'ın bu hamlesi, sadece bir model güncellemesi değil, geleceğin hava harp doktrinine yapılan doğrudan bir yatırımdır.
Türkiye'nin S-400 tercihi nedeniyle programdan çıkarılmasıyla ABD'de kalan 6 adet F-35A uçağının geleceği belirsizliğini koruyor. Aynı savunma sistemine sahip Hindistan'ın Amerikan uçaklarıyla tatbikat yapması ise savunma politikalarındaki çifte standart tartışmalarını alevlendirdi.
Türkiye programdan çıkarılırken ABD'de kalan 6 adet F-35A depolarda tutuluyor.
Türkiye projeye ortak olarak katılmış ve yaklaşık 1,4 milyar dolar ödeme yapmıştı.
Hindistan'ın S-400 kullanmasına rağmen F-35 tatbikatına katılması soru işaretleri yarattı.
Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçakları programından çıkarılmasıyla birlikte Washington'da bekletilen uçakların durumu yeniden gündeme geldi. Ankara, 2002 yılında Müşterek Taarruz Uçağı projesine ortak olarak dahil olmuş ve süreç boyunca 100 adet F-35A almayı planlamıştı. Bu kapsamda savunma sanayii şirketleri üretimde rol üstlenirken Türkiye toplamda yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ödeme gerçekleştirdi.
Ancak Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerinin tedarik edilmesi iki ülke arasında kriz çıkardı. Temmuz 2019 tarihinde ABD yönetimi Türkiye'yi programdan resmi olarak çıkardı. Türk pilotların eğitimi için üretilen ve test aşamasında kullanılan 6 adet F-35A savaş uçağı ise ABD'deki depolarına çekilerek teslim edilmedi.
Washington yönetimi bu kararın arkasındaki temel gerekçe olarak S-400 radarlarının F-35 uçaklarının düşük görünürlük verilerini toplayabilme riskini gösterdi. Siyasi krizin ardından Aralık 2020'de Savunma Sanayii Başkanlığına CAATSA yaptırımları uygulandı. Ayrıca 2020 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın 1245. maddesi, S-400 meselesi çözülmeden uçakların transferini yasal olarak engelliyor.
Tartışmaları alevlendiren son gelişme, Hindistan'da düzenlenen Tarang Shakti 2026 tatbikatına ABD'ye ait F-35A uçaklarının katılması oldu. Benzer şekilde Rus hava savunma sistemine sahip olan Hindistan'ın bu tatbikatta yer alması, uygulanan politikaların tutarlılığı konusunda soru işaretleri doğurdu. Öte yandan Hint personelinin uçaklara erişiminin sıkı güvenlik tedbirleriyle sınırlandırıldığı bildirildi.
Yaşanan bu süreç sadece geçmişteki yatırımları değil, Türkiye'nin uzun vadeli hava gücü stratejisini de etkiliyor. Düşük görünürlük ve gelişmiş sensör kabiliyetlerine sahip bu uçakların yokluğunda, Türkiye bir yandan milli muharip uçak KAAN projesiyle dışa bağımlılığı azaltmayı ve kendi teknolojisini geliştirmeyi hedefliyor.
AI YORUMU
S-400 ve F-35 ikilemi, yalnızca teknik güvenlik endişelerinden ibaret olmayıp iki ülke arasındaki stratejik dengelerin somut bir yansımasıdır. Türkiye'nin projeye yaptığı 1,4 milyar dolarlık ödemenin karşılığını alamaması ve uçakların ABD hangarlarında bekletilmesi, savunma sanayiinde tedarik güvenliğinin ne denli kırılgan olabileceğini gösteriyor. Benzer sistemleri kullanan diğer ülkelerle kurulan farklı ilişkiler göz önüne alındığında, Ankara'nın kendi savaş uçağı projesi olan KAAN'a yönelmesi kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu durum, yerli üretim hamlelerinin hızlandırılmaması durumunda dışa bağımlılığın operasyonel kabiliyetleri doğrudan riske atacağını net bir şekilde ortaya koymaktadır.