PİYASA
Teknoloji

ABD'de bekleyen Türk F-35'lerinin akıbeti tartışma yaratıyor

Görsel: HaberinAi

Özet

Türkiye'nin S-400 tercihi nedeniyle programdan çıkarılmasıyla ABD'de kalan 6 adet F-35A uçağının geleceği belirsizliğini koruyor. Aynı savunma sistemine sahip Hindistan'ın Amerikan uçaklarıyla tatbikat yapması ise savunma politikalarındaki çifte standart tartışmalarını alevlendirdi.

Öne çıkanlar

  • Türkiye programdan çıkarılırken ABD'de kalan 6 adet F-35A depolarda tutuluyor.
  • Türkiye projeye ortak olarak katılmış ve yaklaşık 1,4 milyar dolar ödeme yapmıştı.
  • Hindistan'ın S-400 kullanmasına rağmen F-35 tatbikatına katılması soru işaretleri yarattı.

Haberin Detayı

Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçakları programından çıkarılmasıyla birlikte Washington'da bekletilen uçakların durumu yeniden gündeme geldi. Ankara, 2002 yılında Müşterek Taarruz Uçağı projesine ortak olarak dahil olmuş ve süreç boyunca 100 adet F-35A almayı planlamıştı. Bu kapsamda savunma sanayii şirketleri üretimde rol üstlenirken Türkiye toplamda yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ödeme gerçekleştirdi.

Ancak Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerinin tedarik edilmesi iki ülke arasında kriz çıkardı. Temmuz 2019 tarihinde ABD yönetimi Türkiye'yi programdan resmi olarak çıkardı. Türk pilotların eğitimi için üretilen ve test aşamasında kullanılan 6 adet F-35A savaş uçağı ise ABD'deki depolarına çekilerek teslim edilmedi.

Washington yönetimi bu kararın arkasındaki temel gerekçe olarak S-400 radarlarının F-35 uçaklarının düşük görünürlük verilerini toplayabilme riskini gösterdi. Siyasi krizin ardından Aralık 2020'de Savunma Sanayii Başkanlığına CAATSA yaptırımları uygulandı. Ayrıca 2020 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın 1245. maddesi, S-400 meselesi çözülmeden uçakların transferini yasal olarak engelliyor.

Tartışmaları alevlendiren son gelişme, Hindistan'da düzenlenen Tarang Shakti 2026 tatbikatına ABD'ye ait F-35A uçaklarının katılması oldu. Benzer şekilde Rus hava savunma sistemine sahip olan Hindistan'ın bu tatbikatta yer alması, uygulanan politikaların tutarlılığı konusunda soru işaretleri doğurdu. Öte yandan Hint personelinin uçaklara erişiminin sıkı güvenlik tedbirleriyle sınırlandırıldığı bildirildi.

Yaşanan bu süreç sadece geçmişteki yatırımları değil, Türkiye'nin uzun vadeli hava gücü stratejisini de etkiliyor. Düşük görünürlük ve gelişmiş sensör kabiliyetlerine sahip bu uçakların yokluğunda, Türkiye bir yandan milli muharip uçak KAAN projesiyle dışa bağımlılığı azaltmayı ve kendi teknolojisini geliştirmeyi hedefliyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

S-400 ve F-35 ikilemi, yalnızca teknik güvenlik endişelerinden ibaret olmayıp iki ülke arasındaki stratejik dengelerin somut bir yansımasıdır. Türkiye'nin projeye yaptığı 1,4 milyar dolarlık ödemenin karşılığını alamaması ve uçakların ABD hangarlarında bekletilmesi, savunma sanayiinde tedarik güvenliğinin ne denli kırılgan olabileceğini gösteriyor. Benzer sistemleri kullanan diğer ülkelerle kurulan farklı ilişkiler göz önüne alındığında, Ankara'nın kendi savaş uçağı projesi olan KAAN'a yönelmesi kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu durum, yerli üretim hamlelerinin hızlandırılmaması durumunda dışa bağımlılığın operasyonel kabiliyetleri doğrudan riske atacağını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Kaynak: ShiftDelete Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Teknoloji
• CHIP Online
Kargo Sevkiyat Hatası F-35 Askeri Parçalarını Çin'e Ulaştırdı
Fotoğraf: CHIP Online

Avustralya'dan ABD'ye gönderilen F-35 savaş uçağı bileşenleri, kargo görevlisinin sevkiyat talimatlarını okumaması yüzünden Hong Kong'a ulaştı. Çinli yetkililerin el koyduğu hassas parçalar yapılan girişimlere rağmen geri alınamadı.

  • Parçalar arasında kokpit kanopisi ve silah bölmesi kapağı bulunuyor.
  • Sevkiyat hatası nedeniyle F-35 gizli teknolojileri Çin'in eline geçti.
  • ABD'nin parçaları geri alma girişimleri sonuçsuz kaldı.

Amerikan hava kuvvetlerinin envanterinde bulunan F-35 Lightning II savaş uçağına ait hassas bileşenler, lojistik süreçlerdeki ihmaller zinciri sebebiyle beklenmedik bir rota izledi. Onarım ve imha süreçleri için Avustralya'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaştırılması planlanan donanımlar, uluslararası silah ticareti düzenlemeleri kapsamında sıkı koruma altındaydı. Normal şartlarda Tayvan, Güney Kore ve San Francisco üzerinden ilerlemesi gereken sevkiyat, teslimat süresini tutturma telaşındaki bir kargo görevlisinin hatasıyla yön değiştirdi.

Görevi yürüten kargo personeli e-postadaki talimatları göz ardı ederek paketi Güney Kore üzerinden Hong Kong bölgesine sevk etti. 1997 yılından beri Çin yönetimi altında bulunan bu noktaya varan kargoya yerel yetkililer anında el koydu. Sevkiyatın içerisinde savaş uçaklarının radarlar tarafından tespit edilmesini zorlaştıran düşük görünürlük teknolojileriyle doğrudan ilişkili parçalar yer alıyordu. Özellikle radar dalgalarını emen özel kaplamaların yapısal özelliklerine dair detaylar barındıran bu donanımların kurtarılması için başlatılan diplomatik girişimler sonuç vermedi.

Yaşanan bu güvenlik açığı, Çin tarafının ele geçirilen parçalar üzerinde tersine mühendislik çalışmaları yürütebileceği yönündeki endişeleri tetikledi. Uzmanlar, Çin'in halihazırda geliştirdiği J-35 savaş uçağı programında bu bileşenlerden elde edilecek bilgileri kullanma ihtimalini değerlendiriyor. Parçaların fiilen incelenip incelenmediği doğrulanmasa da, Tayvan çevresindeki jeopolitik gerilimler göz önüne alındığında durumun yarattığı risk katlanarak artıyor. Askeri teknolojilerin güvenliğinin yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı kalmadığı, nakliye süreçlerinin de aynı derecede titizlikle denetlenmesi gerektiği bir kez daha anlaşıldı.

AI YORUMU

Lojistik süreçlerdeki en ufak bir dikkatsizliğin milyar dolarlık askeri projeleri nasıl riske atabileceği bu olayla açıkça görülüyor. Kokpit kanopisi ve radar emici kaplamalar gibi kritik bileşenlerin Hong Kong gibi hassas bir bölgede Çin denetimine geçmesi, sadece bir sevkiyat hatası olmaktan çıkıp ciddi bir ulusal güvenlik sorununa dönüşüyor. Tedarik zincirindeki denetim mekanizmalarının ve personel eğitimlerinin gelecekte daha sıkı tutulması kaçınılmaz görünüyor.

Kaynak: CHIP Online Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• Sabah
Başkan Erdoğan'dan Özdemir Bayraktar paylaşımı
Fotoğraf: Sabah

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi'nin simge isimlerinden Özdemir Bayraktar'ı vefatının beşinci yılında yâd etti. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada merhum Bayraktar'ın savunma sanayisindeki hedeflere sunduğu katkılar vurgulandı.

  • Özdemir Bayraktar, vefatının beşinci yıl dönümünde anıldı.
  • Başkan Erdoğan sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı.
  • Paylaşımda Millî Teknoloji Hamlesi'ne yapılan katkılar hatırlatıldı.

Türk savunma sanayisinin tam bağımsızlık yolculuğunda kritik bir vizyon çizen Özdemir Bayraktar, vefatının beşinci yıl dönümünde devlet erkânı tarafından unutulmadı. Millî Teknoloji Hamlesi'nin öncülerinden olan mühendis ve iş insanı, aradan geçen zamana rağmen ulusal projelerdeki mirasıyla anılmaya devam ediyor. Bu kapsamda siyasi isimler ve kurumlar hatırasına yönelik mesajlar paylaştı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı resmi paylaşımda merhum Bayraktar'a duyulan özlemi ve saygıyı dile getirdi. Paylaşımında savunma sanayisinde tam bağımsızlık ülküsüne adanan bir ömre dikkat çeken Erdoğan, duygu dolu ifadeler kullandı. Mesajında mihmandarlık rolünün altını çizen Erdoğan, merhuma rahmet ve makamının âli olması temennisinde bulundu.

Ülkenin savunma alanındaki dışa bağımlılığını azaltmak adına atılan ilk adımlarda aktif rol oynayan Bayraktar ailesinin bu süreçteki öncülüğü, teknoloji çevrelerinde sıkça hatırlanıyor. Geride kalan beş yıllık süreçte havacılık ve savunma alanında kaydedilen gelişmeler, atılan temellerin ne denli kalıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Paylaşılan anma mesajları da bu vizyonun toplumsal hafızadaki yerini taze tutuyor.

AI YORUMU

Bir ülkenin teknolojik bağımsızlık mücadelesi, yalnızca kurumsal kararlarla değil, bu yola baş koymuş öncü isimlerin kişisel fedakârlıklarıyla şekillenir. Beş yıllık zaman dilimi, atılan temellerin ne kadar sağlam olduğunu ve yerli projelerin bugün hangi noktaya ulaştığını net bir şekilde gösteriyor. Sektördeki mühendisler ve genç girişimciler için bu tür dönüm noktaları, gelecekteki projelerde izlenecek rota açısından rehber niteliği taşıyor.

Kaynak: Sabah Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• Canlı Gaste

Milli Teknoloji Hamlesi ve yerli SİHA projelerinin mimarı Özdemir Bayraktar, hayata veda edişinin beşinci yıl dönümünde anılıyor. Onun attığı temellerle dünya İHA pazarında liderliğe yükselen Baykar, son olarak 2025 yılında 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştı.

  • Özdemir Bayraktar 18 Ekim 2021 tarihinde hayatını kaybetti.
  • Baykar, 2025 yılında 2,2 milyar dolarlık rekor ihracat hacmine ulaştı.
  • Milli İHA ve SİHA'lar bugüne kadar toplam 39 ülkeye ihraç edildi.

Türkiye'nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığını azaltma idealinin öncülerinden olan yüksek mühendis ve sanayici Özdemir Bayraktar, aramızdan ayrılışının beşinci yılında çeşitli etkinliklerle yad ediliyor. İTÜ Makine Mühendisliği bölümünden 1972 yılında mezun olan Bayraktar, kariyeri boyunca pek çok sanayi tesisinin kuruluş aşamasında teknik yönetici olarak görev üstlendi.

Otomotiv sektörüne yönelik yerlileştirme faaliyetlerine destek olmak amacıyla 1984 senesinde Baykar Makina'nın kurulmasında aktif rol oynayan Bayraktar, tek bir matkap tezgahıyla başlattığı girişimcilik serüvenini ileri teknoloji üretim tesisine dönüştürdü. Şirketin geliştirdiği tüm insansız hava araçlarının tasarım aşamasından prototip imalatına kadar her evrede liderlik yaptı ve Bayraktar TB2 ile AKINCI TİHA'ya karakterini kazandıran özgün çizimlerin sahibi oldu.

Yürüttüğü öncü çalışmalar neticesinde 2021 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev tarafından Karabağ Nişanı ile ödüllendirilen Bayraktar'ın mirası, günümüzde kurucusu olduğu Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'nde yaşatılıyor. Toplam 200 bin metrekarelik alana yayılan bu devasa tesiste, ülkenin savunma kapasitesini artıran hava araçları ve sistemleri üretilmeye devam ediliyor.

Onun attığı sağlam temeller sayesinde bugün küresel ölçekte en büyük İHA ihracatçısı konumuna gelen Baykar, gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını dış pazarlardan elde ediyor. Bayraktar TB2 için 36 ve AKINCI TİHA için 16 ülke olmak üzere toplam 39 farklı devletle anlaşma imzalayan şirket, Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatındaki lider konumunu pekiştiriyor.

AI YORUMU

Özdemir Bayraktar'ın sıfırdan kurduğu mühendislik anlayışı, Türkiye'nin savunma sanayisinde dışa bağımlı yapısını kırarak ülkeyi küresel bir teknoloji ihracatçısı haline getirdi. Şirketin ulaştığı 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmi, bireysel bir vizyonun devlet politikası destekli endüstriyel bir ekosisteme nasıl dönüşebileceğinin en somut kanıtıdır. Önümüzdeki dönemde bu alandaki Ar-ge yatırımlarının sürdürülebilirliği, Türkiye'nin küresel pazardaki payını koruması açısından belirleyici olacak.

Kaynak: Canlı Gaste Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• CNN Türk
Ateş Serbest 2026 Tatbikatında Yerli Silah Sistemleri Görücüye Çıktı
Fotoğraf: CNN Türk

Türk savunma sanayiinin geliştirdiği elliden fazla yeni silah ve sistem, Ateş Serbest 2026 tatbikatında ilk kez kamuoyuna tanıtıldı. ROKETSAN, MKE ve ASELSAN imzalı bu modern çözümler, özellikle dron tehditlerine karşı lazer ve elektromanyetik harp kabiliyetleri sergiledi.

  • Ateş Serbest 2026 tatbikatında 53 yeni silah ve sistem ilk kez sergilendi.
  • ROKETSAN’ın ALKA sistemi dronları lazer ve elektromanyetik güçle imha etti.
  • MKE üretimi TOLGA yakın hava savunma sistemi hedefi 760 metreden vurdu.

Modern harp sahasının değişen dinamikleri ve artan insansız hava aracı tehditleri, yerli savunma sanayii firmalarının yenilikçi teknolojilere odaklanmasını sağladı. Gerçekleştirilen Ateş Serbest 2026 tatbikatı, bu alandaki en son kabiliyetlerin sahada test edilmesi için önemli bir zemin oluşturdu.

ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi, atışlı faaliyetlerde ilk defa kullanılarak tam başarı gösterdi. Sabit ve döner kanatlı asimetrik hava tehditlerini etkisiz hâle getiren sistem, Çelik Kubbe projesinin yakın hava savunma halkasında görev alıyor.

MKE mühendisliğince tasarlanan TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, kara, hava ve deniz unsurlarına karşı koruma sağlamak üzere hazırlandı. Tatbikat sırasında hedefini 760 metre mesafeden başarıyla vuran TOLGA, üç farklı müdahale yöntemi barındırıyor.

ASELSAN'ın imzasını taşıyan EJDERHA Yüksek Güçlü Elektromanyetik Sistemi ise dronların elektronik devre kartlarını hedef alıyor. Yaklaşık 1 kilometrelik etki alanına sahip bu yeni nesil teknoloji, sürü saldırılarına karşı caydırıcı bir güç sunuyor.

AI YORUMU

Rakamların ve teknik menzillerin açıkça ortaya konduğu bu tatbikat, Türkiye'nin katmanlı hava savunma mimarisindeki dışa bağımlılığını azaltma kararlılığını somut biçimde gösteriyor. Özellikle ALKA ve EJDERHA gibi yönlendirilmiş enerji çözümleri, asimetrik tehditlerin karşılanmasında maliyet etkin ve sürdürülebilir bir model sunuyor. Askeri operasyonların geleceğinde elektronik harp unsurlarının kazanacağı rol göz önüne alındığında, bu sistemlerin sahadaki entegrasyon hızı stratejik üstünlük sağlayacaktır.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

GitHub hesabıyla yazılır — reklamsız, takipsiz.

Yorumlar yükleniyor…