PİYASA
Gündem

Türkiye, Kazakistan ile savunma sanayisi işbirliğini genişletiyor

Türkiye, Kazakistan ile savunma sanayisi işbirliğini genişletiyor

Özet

Türkiye, Kazakistan ile savunma sanayisi işbirliğini derinleştirerek bölgesel güvenliği güçlendirmeyi planlıyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, yeni işbirliği alanlarının çeşitlendiğini belirtti. Bu hamle, iki ülkenin ortak üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. İki ülke, savunma teknolojileri ve üretim süreçlerinde deneyimlerini paylaşarak silah sistemlerinin kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor.

Öne çıkanlar

  • Kazan-kazan işbirliği çerçevesinde savunma sanayisi alanları çeşitlendiriliyor
  • Haluk Görgün, yeni işbirliği alanlarının çeşitlendiğini belirtti
  • İki ülke, ortak üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor

Haberin Detayı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ziyaretine ortak olarak, savunma sanayisi işbirliğini güçlendirme niyetini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, iki ülke arasında son çeyrek asırda gelişen üretim ekosistemini vurgulayarak, rekabetçi ürünler ve ortak üretim politikalarıyla uzun vadeli bir ortaklık kurmayı planladığını söyledi. Bu açıklama, iki ülkenin savunma stratejileri üzerindeki ortak çabayı pekiştiriyor.

Görgün, Kazakistan ile işbirliği alanlarının çeşitlendirileceğini ve derinleştirileceğini belirtti. Özellikle, savunma teknolojileri, silah sistemleri ve üretim süreçleri üzerinde ortak çalışmalar yapılması hedefleniyor. Ayrıca, Türk sanayisinin son yıllarda elde ettiği deneyimler, Kazakistan’ın savunma kapasitesini artırmaya katkı sağlayacak.

İşbirliği, Türk ve Kazak savunma sanayi şirketleri arasında yeni ortaklıklar oluşturmayı, teknolojik bilgi alışverişini ve ortak üretim tesisleri kurmayı kapsıyor. Bu çerçevede, iki ülkenin savunma sanayileri arasındaki bilgi transferi, silah sistemlerinin kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor. Böylece bölgesel güvenlik dengesi güçlenecek.

Bu adım, hem Türk hem de Kazak savunma sanayi çalışanları için yeni iş fırsatları yaratacak. Ortak üretim projeleri, sektörde istihdamı artırırken, iki ülkenin savunma bütçelerine de olumlu yansıyacak. Ayrıca, bölgesel savunma işbirliği, NATO ve diğer uluslararası ittifaklarla uyumlu bir strateji oluşturacak.

Gelecekte, iki ülke arasında daha kapsamlı savunma sanayii anlaşmaları imzalanması bekleniyor. Haluk Görgün, bu işbirliğinin bölgesel istikrarı destekleyeceğini ve Türk dünyasının güvenliğine katkı sağlayacağını belirtti. Bu süreç, Türkiye’nin savunma sanayisi ekosistemini uluslararası arenada daha rekabetçi kılacak.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Savunma sanayisi işbirliği, iki ülkenin stratejik güvenlik hedeflerine doğrudan hizmet ediyor. Haluk Görgün’ün belirttiği gibi, işbirliği alanlarının çeşitlenmesi, Türk ve Kazak savunma üreticilerinin rekabet gücünü artıracak. Bu gelişme, bölgesel savunma sektöründeki işgücü ve teknolojik kapasiteyi yükseltirken, iki ülkenin savunma bütçelerine de olumlu bir etki yapacak. Önceki bölgesel işbirliklerine kıyasla, bu hamle daha geniş üretim ve teknoloji transferi kapsamını içeriyor.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    Kazakistan ve Türkiye ticaret hacmini 5,66 milyar dolara taşıdı

    Kazakistan Dışişleri Bakanı Muhtar Tileuberdi, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2026 yılının ilk 8 ayında yüzde 66,5 artışla 5,66 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Ankara ziyareti öncesi değerlendirmelerde bulunan Tileuberdi, stratejik ortaklığın ekonomik somut sonuçlara dönüştürülmesine odaklandıklarını belirtti.

    • İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 66,5 artış gösterdi.
    • Türkiye'nin Kazakistan'daki toplam yatırım tutarı 6 milyar dolar seviyesini aşmış durumda.
    • Kazakistan'da halihazırda Türk sermayeli 4 binden fazla şirket aktif olarak faaliyet gösteriyor.

    Kazakistan Dışişleri Bakanı Muhtar Tileuberdi, Türkiye ile yürütülen kapsamlı işbirliğinin yeni bir döneme girdiğini ifade etti. Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesindeki ilişkilerin güçlendirilmesine büyük bir mesai harcadıklarını belirten Bakan, Türkiye'nin Kazakistan'ın temel ekonomik ortaklarından biri olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Ankara ziyareti öncesinde yapılan bu açıklamalar, iki ülke arasındaki diplomatik ve ticari gündemin yoğunluğunu ortaya koyuyor.

    Ekonomik veriler, son dönemdeki stratejik işbirliğinin meyvelerini vermeye başladığını gösteriyor. 2026 yılının ilk 8 ayında kaydedilen 5,66 milyar dolarlık ticaret hacmi, yüzde 66,5'lik dikkat çekici bir büyüme oranına işaret ediyor. Özellikle Kazakistan'ın Türkiye'ye gerçekleştirdiği ihracatın iki katına çıkarak 4,75 milyar dolara ulaşması, ikili ilişkilerin sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik bir derinliğe sahip olduğunu kanıtlıyor.

    Yatırım tarafında ise rakamlar iş dünyasının karşılıklı güvenine dair somut veriler sunuyor. Ülkede 4 binden fazla Türk şirketinin aktif varlığı, yatırımcılar için güvenli bir iş ortamı oluşturulduğunun en net göstergesi olarak değerlendiriliyor.

    Halihazırda 100'den fazla ortak proje hayata geçirilmiş durumda ve 50'den fazla proje uygulama aşamasında bekliyor. Bunlara ek olarak 70 farklı proje için yürütülen müzakereler, iki ülke arasındaki ticari hattın önümüzdeki dönemde daha da genişleyeceğini gösteriyor. Üretim tesislerinin kurulması süreçlerinde yatırımcılara yer tahsisinden proje geliştirme aşamasına kadar kapsamlı destekler sağlanmaya devam ediliyor.

    Türk Devletleri Teşkilatı'nın kuruluşu ve gelişimi sürecinde Kazakistan'ın üstlendiği öncü rol, kültürel ve siyasi bağların kurumsallaşmasını sağladı. 2011 yılında Almatı'da düzenlenen ilk zirveden bugüne kadar geçen sürede, Türk Dünyası Vizyonu-2040 belgesi gibi temel belgelerle işbirliği mekanizmaları sağlamlaştırıldı. Türk Akademisi, TÜRKSOY ve Türk Yatırım Fonu gibi kurumların faaliyete geçmesi, ülkeler arasındaki somut işbirliğinin bilimsel ve kültürel alanlara da yayılmasını kolaylaştırdı.

    AI YORUMU

    Ticaret hacmindeki 5,66 milyar dolarlık büyüme, iki ülkenin birbirine olan ekonomik bağımlılığını ve ortak üretim kapasitesini hızla artırıyor. Siyasi diyalogların somut yatırımlara dönüşmesi, bölgesel rekabetin yoğunlaştığı bu süreçte Türk devletleri için sürdürülebilir bir güç alanı yaratıyor. 4 binden fazla Türk firmasının Kazakistan'daki varlığı, yalnızca bir istatistik değil, aynı zamanda pazarın yatırımcılar için sunduğu uzun vadeli öngörülebilirliğin bir kanıtıdır. Önümüzdeki süreçte, tarife dışı engellerin tamamen kaldırılması ve dijital ticaret altyapılarının entegrasyonu, mevcut ticaret artış hızını daha da yukarı taşıyabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    TBMM, 103. Yılda Türkiye Cumhuriyeti'ni Resmen Onayladı

    29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilanı TBMM tarafından 103 yıl sonra resmi törenle anıldı. Ankara Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen karar, 158 milletvekilinin oyuyla kabul edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Bu kutlama, Türkiye'nin modern devlet kimliğine dair tarihsel bir dönüm noktasını vurguluyor.

    • 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilanı TBMM'de kabul edildi
    • 158 milletvekilinin tamamının oyuyla karar alındı
    • Gazi Mustafa Kemal Atatürk aynı gün ilk cumhurbaşkanı seçildi

    Türkiye Cumhuriyeti'nin 103. yılı, 29 Ekim 1923 tarihindeki Cumhuriyet ilanının resmi bir anma töreniyle hatırlandı. Ankara’nın Çankaya Köşkü’nde gerçekleşen akşam yemeği ve ardından yapılan toplantı, milletin geleceğini şekillendiren kritik bir kararın temellerini attı. Bu karar, bir gece içinde hem konuşulup hem de Meclis’e taşındı.

    28 Ekim 1923 akşamı Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde yakın çalışma arkadaşlarını bir araya topladı. İsmet Paşa, Kazım Paşa, Fethi Bey ve diğerleriyle birlikte “Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz” diyerek kararını paylaştı. Katılımcılar hemen bu görüşe katıldı ve planlama hızla sürdürüldü. Aynı akşam hazırlanan kanun teklifi, ertesi gün TBMM’ye sunuldu.

    29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM, 158 milletvekilinin tam oyuyla Cumhuriyet ilanını onayladı. Meclis içinde “Türkiye Devleti’nin şekli hükümeti Cumhuriyet’tir” ifadesi yer aldı ve saat 20.30’da oy pusulaları sayıldı. Karar alındıktan sonra “Yaşasın Cumhuriyet” tezahüratları duyuldu ve alkışlarla kutlandı. Bu oylama, milli egemenliğin yeni bir yönetim biçimiyle resmileşmesini simgeledi.

    İlanın ardından aynı gün yapılan gizli oylamada Atatürk, 158 milletvekilinin tamamının oyuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Atatürk, Meclis kürsüsüne çıkarak bağımsızlık mücadelesinin ve yeni devletin geleceğine dair inancını dile getirdi. Bu adım, yeni devletin yönetime dair net bir liderlik yapısı kazandığını gösterdi.

    28 Ekim kararının ardından anayasa değişikliği yapıldı, yeni yönetim şekli anayasaya işlendi ve Türkiye, uluslararası alanda da bağımsız bir cumhuriyet olarak tanındı. Bu tarihsel süreç, modern Türkiye’nin siyasi kimliğinin şekillenmesinde belirleyici bir kilometre taşıdır.

    AI YORUMU

    Cumhuriyet ilanının 103. yılı, TBMM’nin tam bir konsensüsle tarihi bir kararı teyit etmesiyle anlam kazandı. 158 milletvekilinin oy birliği, kararın geniş toplumsal kabulünü gösteriyor. Bu tutum, vatandaşların demokrasiye olan güvenini pekiştirirken, geçmişteki tek sesli kararların aksine çoklu temsil ilkesine dayandığını vurguluyor. Benzer büyük anayasal değişikliklerde tek bir parti ya da azınlık çoğunluğu yerine tam oy birliği elde edilmesi, kararların kalıcılığını artırıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Mekke Savunma Anlaşması, Salı günü Meclis Komisyonu'nda görüşülecek

    Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılmasını öngören metin, salı günü Dışişleri Komisyonu'nda ele alınacak.

    • Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı, hepsine yapılmış kabul edilecek.
    • Anlaşma 7 Ağustos tarihinde Suudi Arabistan'ın Mekke şehrinde imzalandı.
    • Kanun teklifi 21 Ekim'de Meclis Başkanlığı'na sunularak komisyonlara havale edildi.

    Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında askeri iş birliğini artırmak amacıyla hazırlanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması yasalaşma sürecinde adım atıyor. Geçtiğimiz aylarda liderlerin katılımıyla imzalanan metin, onay için Meclis gündemine taşındı. Salı günü Dışişleri Komisyonu'nda yapılacak oturumda anlaşmanın maddeleri masaya yatırılacak.

    Metnin en çarpıcı unsuru, taraflardan herhangi birinin silahlı bir saldırıya uğraması durumunda bu eylemin tüm üyelere yöneltilmiş sayılması kuralı. Bu düzenleme ile ortak tehditler karşısında kolektif bir caydırıcılık mekanizması kurulması hedefleniyor. Böylece dışarıdan gelebilecek olası risklere karşı üç ülkenin ortak savunma refleksi göstermesi planlanıyor.

    Güvenlik başlığının yanı sıra savunma sanayii alanında ortak projeler yürütülmesi de anlaşma metninde yer alıyor. Askeri eğitim faaliyetleri, teknoloji transferi ve istihbarat birimleri arasında koordinasyonun güçlendirilmesi öngörülen başlıklar arasında bulunuyor. 21 Ekim tarihinde Meclis Başkanlığı'na sunulan kanun teklifi, tali komisyon olarak Milli Savunma Komisyonu'na da gönderildi.

    Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay yönetiminde gerçekleştirilecek toplantıda üyeler kanun teklifini oylayacak. Komisyon aşamasının tamamlanmasının ardından metin Genel Kurul'a sevk edilecek. Genel Kurul'da kabul edilmesi durumunda anlaşmanın Türkiye'de yürürlüğe girmesi için resmi süreç tamamlanmış olacak.

    AI YORUMU

    Ortak savunma mutabakatları, askeri entegrasyon seviyesi düşük ülkeler arasında uzun vadeli operasyonel uyum sorunları doğurabilir. Teklifin yasalaşması, üç ülke arasında istihbarat paylaşımı ve savunma sanayii projelerinde somut bir hızlanma sağlayabilir. Ancak kriz anlarında karar alma mekanizmalarının yavaş çalışması, kolektif caydırıcılık ilkesini sahada zorlayabilir. Önceki ikili askeri iş birliği protokolleriyle kıyaslandığında bu anlaşma ilk kez çok uluslu ve doğrudan saldırıyı ortak kabul eden bir yapı sunuyor.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    23 Ekim'de Türkiye'de Sarsıntı: Son Deprem Ne Zaman ve Nerede Oldu?

    23 Ekim 2026 Cuma günü Türkiye genelinde hissedilen sarsıntıların ardından AFAD ve Kandilli Rasathanesi güncel verileri yayımladı. Vatandaşlar, en son deprem nerede, kaç büyüklüğünde ve derinliğinin ne kadar olduğunu merak ediyor.

    • 23 Ekim 2026'da meydana gelen son deprem 4,7 büyüklüğünde kaydedildi.
    • Deprem merkezi, Karadeniz kıyısında, Ordu ilinin kuzeyinde belirlendi.
    • Derinlik 12 km olarak tespit edildi ve herhangi bir hasar raporu alınmadı.

    23 Ekim 2026 Cuma günü sabah saatlerinde Türkiye genelinde hissedilen hafif sarsıntılar, vatandaşların dikkatini çekti. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Kandilli Rasathanesi, internet sitelerinde güncel deprem listelerini yayımlayarak vatandaşları bilgilendirdi.

    En son kaydedilen deprem, 23 Ekim 2026, 09:32 UTC’da, Karadeniz kıyısındaki Ordu ilinin kuzeyinde gerçekleşti. Büyüklüğü 4,7, derinliği ise 12 kilometre olarak ölçüldü. Bu ölçek, bölgedeki yeraltı yapıları için önemli bir tetikleyici olabileceği ancak şu an için hasar raporu alınmadığı anlamına geliyor.

    Afet yönetim ekipleri, sarsıntının etkisini değerlendirmek için bölgede hızlı gözetim yürütüyor. Şu ana kadar, depremin hiçbir ciddi hasara yol açmadığı ve sadece hafif bir titreşim olarak hissedildiği rapor edilmiştir. Herhangi bir yerleşim yerinde evcilik veya binalarda hasar tespiti yapılmadı.

    Vatandaşlar, İstanbul ve çevresindeki birçok mahallede hissedilen hafif titreşimlerden sonra, sosyal medyada ve haber platformlarında depremin büyüklüğü ve etkileri hakkında soru soruyor. Yetkililer, resmi verilerin güncel olarak takip edilmesi gerektiğini hatırlatarak, daha fazla bilgi için AFAD ve Kandilli Rasathanesi’nin web sitelerini ziyaret etmelerini önerdi.

    AI YORUMU

    Bu güncellemeler, deprem riski taşıyan bölgelerde yaşayanların bilinçli ve hazırlıklı olmasını sağlıyor. Kısa sürede yayımlanan veriler, halkın kaygısını azaltırken, daha geniş bir risk analizi için de temel oluşturuyor.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler