Tofaş, Koç Holding ve Stellantis iş birliğiyle hayata geçirilen K9 projesi kapsamında Bursa fabrikasında seri üretime başladı. Toplam 300 milyon dolarlık dev yatırım, Fiat Doblo dahil 4 farklı markaya ait 5 modelin Türkiye'de üretilmesine olanak sağlıyor.
Öne çıkanlar
300 milyon dolarlık K9 projesi ile 4 markaya ait 5 model üretilecek.
Fiat Doblo, 2026 yılı itibarıyla yeniden Bursa'daki bantlardan inmeye başladı.
Fabrikanın yıllık toplam üretim hacminin 250 bin adede çıkması hedefleniyor.
Haberin Detayı
Türk otomotiv sektöründe uzun süredir beklenen K9 projesi, 26 Ekim 2026 tarihinde Bursa'daki Tofaş tesislerinde düzenlenen resmi törenle hayata geçti. Tofaş, Koç Holding ve Stellantis arasındaki stratejik ortaklığın bir parçası olan bu girişim, 300 milyon dolarlık bir yatırım hacmiyle hayata geçirildi. Tesis, çok markalı üretim kapasitesini güçlendirerek Türkiye’nin ihracat potansiyeline doğrudan katkı sunmayı hedefliyor.
Bursa fabrikasında yeniden üretilmeye başlanan Fiat Doblo, 2000 yılından 2023 yılına kadar Türkiye pazarında 600 bin adedin üzerinde satış başarısı yakalamıştı. Yeni nesil Doblo’nun yanı sıra Citroen Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Peugeot Partner modelleri de artık aynı çatı altında banttan inecek. Bu araçların hem kargo hem de yolcu taşımacılığına uygun kombi seçenekleri, farklı müşteri ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış durumda.
Fabrikanın üretim altyapısı, ilerleyen dönemlerde artabilecek elektrikli ticari araç talebine yanıt verebilecek çoklu enerji platformu teknolojisiyle hazırlandı. Yıllık 100 bin adetlik özel kapasiteyle kurulan K9 hattı, mevcut K0 projesinin üretim gücüyle birleştiğinde fabrikanın toplam yıllık hacmini 230 ile 250 bin adet arasına taşıyacak. Planlanan üretimin yüzde 20’lik kısmı ise doğrudan uluslararası pazarlara ihraç edilecek.
Projenin uzun vadeli hedefleri arasında 2034 yılının son çeyreğine kadar toplamda 660 bin adet aracın banttan indirilmesi bulunuyor. Tofaş, bu ölçek ekonomisi sayesinde ticari araç segmentindeki rekabet gücünü korumayı ve tedarik zinciri verimliliğini artırmayı planlıyor. Fabrikada görev yapan iş gücü ve teknolojik altyapı, bu devasa üretim temposunu destekleyecek şekilde modernize edilmiş durumda.
Otomotiv dünyasında marka çeşitliliğini tek merkezde toplamak, ölçek avantajı sağlayarak birim maliyetleri düşürme potansiyeli taşıyor. Stellantis bünyesindeki farklı markaların aynı platformu paylaşması, yedek parça ve servis süreçlerinde de standartlaşmayı beraberinde getirecek. Proje, sadece Türkiye'deki ticari araç ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, bölge ülkelerine yönelik ihracat stratejisinde de merkezi bir rol üstleniyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Tofaş, çok markalı üretim stratejisiyle ticari araç pazarındaki maliyet avantajını rakiplerine göre daha üst bir seviyeye taşıyor. 300 milyon dolarlık yatırım, tek bir tesiste beş farklı modeli bir araya getirerek verimlilik odaklı bir endüstriyel model oluşturuyor. Bu hamle, özellikle yerli üretim ticari araçların hem iç pazardaki fiyat rekabetini destekleyecek hem de ihracat geliri noktasında Türkiye'nin elini güçlendirecektir. Fabrikanın 250 bin adetlik yıllık toplam üretim hacmi, projenin Avrupa pazarındaki tedarik ağında kritik bir parça haline gelebileceğini gösteriyor.
Tofaş, Bursa’daki üretim tesisinde 7,5 milyonuncu aracını tamamlayarak tarih yazdı. Bu kilometre taşı, hafif ticari segmentin yeni modeli Fiat Ulysse’nin üretim bandından indirilmesiyle gerçekleşti. Fabrika, yıllık 500 bin adet kapasiteyle ihracatını da sürdürüyor.
7,5 milyonuncu araç üretildi – Fiat Ulysse modeli
Bursa fabrikasının yıllık üretim kapasitesi 500 bin adet
Tofaş, 1968’den beri 600 çalışanla başlayıp 20 bin yıllık kapasiteye yükseldi
Tofaş, Bursa’daki fabrikasında 7,5 milyonuncu aracını üretmenin gururunu yaşadı. Şirket, bu aracı hafif ticari segmentin öne çıkan modeli Fiat Ulysse olarak tanıttı ve görselini sosyal medya üzerinden paylaştı. Üretim bandından indirilmesi, fabrikanın uzun vadeli büyüme stratejisinin bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Tofaş’ın tarihçesi 1968 yılında temelleri atılmasına ve 1971’de seri üretime başlamasına dayanıyor. Başlangıçta yıllık 20 bin adet kapasite ve yaklaşık 600 çalışanla faaliyet gösteren şirket, yıllar içinde hem binek hem de hafif ticari araçlar üreterek büyük bir sanayi üssüne dönüştü. Bugün aynı tesis, yıllık 500 bin adede ulaşan bir üretim kapasitesiyle çalışıyor.
Geçmişte üretilen milyonuncu araçlar, Tofaş’ın model çeşitliliğini ve çok markalı üretim yeteneğini yansıtıyor. 5‑6 milyonuncu araçlar Fiat Egea Hatchback ve Sedan olarak üretildi, 7 milyonuncu araç ise Fiat Egea Cross Wagon oldu.
Stellantis çatısı altında yürütülen yeni nesil ürün projeleri ve Ar‑Ge yatırımları, Tofaş’ın küresel ölçekteki konumunu güçlendiriyor. Artan model çeşitliliği ve mühendislik kabiliyetleri sayesinde firma, ihracatını da artırarak Türkiye dışındaki pazarlara daha geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.
AI YORUMU
Tofaş’ın 7,5 milyonuncu aracını üretmesi, şirketin ölçeklenebilir üretim altyapısının olgunlaştığını gösteriyor. 500 bin yıllık kapasite ve artan ihracat rakamları, yerli otomotiv üretiminin küresel rekabette daha fazla söz sahibi olabileceğini işaret ediyor. Bu gelişme, Tofaş çalışanları ve tedarik zinciri ortakları için istihdam ve iş güvenliği açısından olumlu bir sinyal oluşturuyor. Önceki yıllarda 1 milyonluk üretim seviyeleriyle kıyaslandığında, bugünkü rakamlar yüzde 650’den fazla bir artışı temsil ediyor.
Elon Musk'ın uçan otomobil projeleri dünya genelinde ses getirirken, benzer bir çalışmanın yirmi yıl önce Bursa'da hayata geçirildiği ortaya çıktı. Yerli mühendislik ürünü olan araç, geçmişte gerçekleştirilen testlerde dört metre yüksekliğe ulaşmayı başarmıştı.
Bursa'da geliştirilen uçan otomobil projesi yirmi yıl önce dört metre havalandı.
Proje, günümüzdeki elektrikli ve otonom hava aracı tartışmalarına farklı bir perspektif sunuyor.
Yerli girişimcilerin geçmişteki bu hamlesi sosyal medyada yeniden gündem oldu.
Küresel teknoloji çevrelerinde uçan otomobil projeleri üzerine tartışmalar sürerken, Türkiye'den gelen bir örnek geçmişteki yenilikçi çalışmaları yeniden hatıra getirdi. Elon Musk'ın geleceğin ulaşım araçları olarak tanıttığı konseptlerin benzerleri, yıllar önce yerli mühendislerin imkânlarıyla da denenmişti. Bursa'da gerçekleştirilen bu sıra dışı girişim, dönemin şartlarına rağmen önemli bir mühendislik başarısı olarak kayıtlara geçmişti.
Geçmişte yürütülen bu proje kapsamında tasarlanan araç, test sürüşleri sırasında yerden dört metre kadar yükselmeyi başarmıştı. Sınırlı bütçelere ve dönemin kısıtlı teknolojik altyapısına rağmen elde edilen bu derece, yerli inovasyon potansiyelinin ne kadar eskiye dayandığını gösteriyor. Araç, havada kalma süresi ve manevra kabiliyeti açısından o dönem dikkatleri üzerine toplamıştı.
Günümüzde devasa bütçelerle yürütülen dikey kalkış yapabilen hava aracı projeleri, geçmişteki bu yerli deneyimin değerini daha görünür kılıyor. Bursa'daki mühendislerin o dönem attığı temel, modern şehir içi hava ulaşımı vizyonuyla büyük bir benzerlik taşıyor. Projenin detayları, yerli otomotiv ve havacılık tarihimizin unutulmuş sayfalarını aydınlatıyor.
Sosyal medyada yeniden paylaşılan bu tarihi başarı, kullanıcılar arasında büyük bir merak uyandırdı ve geçmişteki imkânlarla neler yapılabileceğini gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür öncü çalışmaların bugünkü girişimciler için ilham kaynağı olması gerektiğini belirtiyor. Yirmi yıl önceki bu hamle, Türkiye'nin ulaşım teknolojilerindeki potansiyelini kanıtlayan somut bir örnek olarak duruyor.
AI YORUMU
Geçmişte yapılan bu tarz denemeler, vizyoner fikirlerin bütçe yetersizliğinden ziyade doğru ekosistem eksikliği nedeniyle hak ettiği yere ulaşamadığını gösteriyor. Günümüzdeki milyar dolarlık uçan araç yatırımlarıyla kıyaslandığında, Bursa'daki bu otuz yıllık çaba yerli mühendisliğin yaratıcılığını net biçimde ortaya koyuyor. Yerli girişimciler için doğru finansal destek modelleri kurulmazsa, bu tür projeler sadece nostaljik birer haber olarak kalmaya mahkum olur.
Togg, T10F modelinin güçlü versiyonu 4More için özel Kehribar Serisi'ni duyurdu. Yedi farklı gövde rengi ve performansı ile öne çıkan elektrikli otomobilin fiyatı açıklandı.
T10F 4More Kehribar Serisi fiyatı 3.286.493 TL olarak açıklandı.
Çift motorlu araç 320 kW güç üreterek 0'dan 100'e 4,3 saniyede çıkıyor.
WLTP standardına göre 500 kilometre menzil sunan batarya 26,5 dakikada şarj oluyor.
Yerli otomobil üreticisi Togg, elektrikli fastback modeli T10F'in üst düzey performans sunan 4More versiyonu için hazırladığı özel seriyi duyurdu. Doğal reçineden ilham alınarak geliştirilen Kehribar Serisi, araca estetik ve farklı bir karakter kazandırıyor. Obsidiyen serisinin ardından gelen bu yeni seçenek, sıcak renk tonları ile dikkat çekiyor.
Kehribar Serisi, yedi farklı gövde rengi seçeneğiyle alıcıların karşısına çıkıyor. Ayder, Seyhan, Urla, Kula, Oltu, Gemlik ve Mardin isimlerini taşıyan bu renkler, gün ışığında değişen yansımalarıyla dikkat çekici bir dış görünüm sunuyor. Özel seri yaklaşımı, Anadolu kültürünün izlerini modern otomotiv teknolojisiyle buluşturuyor.
Yeni seri sadece tasarımıyla değil, teknik altyapısıyla da iddialı bir duruş sergiliyor. Çift elektrik motoruna ve dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olan araç, 320 kW yani 435 beygir güç ile 700 Nm tork üretiyor. Bu yüksek güç sayesinde otomobil, durur halden 100 kilometre hıza sadece 4,3 saniyede ulaşabiliyor.
Modelin sunduğu pratiklik ve menzil değerleri de günlük kullanım koşullarını destekliyor. 89.6 kWh kapasiteli batarya, WLTP normlarına göre 500 kilometreye varan bir menzil sunuyor. Ayrıca 26,5 dakika gibi kısa bir sürede hızlı şarj olabilme yeteneği, uzun yolculuklarda sürücülere büyük kolaylık sağlıyor.
Togg T10F 4More için hazırlanan Kehribar Paketi'nin bedeli 100 bin TL olarak belirlenirken, otomobilin toplam anahtar teslim fiyatı 3.286.493 TL seviyesinde duyuruldu. Yerli üreticinin bu hamlesi, elektrikli araç pazarındaki rekabeti farklı bir boyuta taşıyor.
AI YORUMU
Yerli elektrikli pazarında standart donanımların ötesine geçmek isteyenler için bu özel paket fiyat ve performans dengesini yeniden şekillendiriyor. 3.286.493 TL etiket taşıyan model, 435 beygirlik gücüyle segmentindeki rakiplerine kıyasla iddialı bir konum elde ediyor. Togg'un bu stratejisi, özellikle üst segment elektrikli araç tercih eden kullanıcı kitlesini hedefliyor. Eğer şarj altyapısı ve uzun menzil beklentileri bu rakamlarla buluşursa, model satış listelerinde üst sıralara tırmanabilir.
Avrupa pazarında tam elektrikli otomobil satışları eylül ayında hızla büyüyerek bölgedeki yeni araçların üçte birine ulaştı. Yıl başından bu yana trafiğe kaydolan toplam sayı yaklaşık iki milyona dayandı.
Eylül ayında Avrupa'nın 17 pazarında tam elektrikli araç satışları yıllık bazda yüzde 70,3 büyüdü.
Bölgede eylül ayında 300 bin 202 tam elektrikli araç trafiğe kaydoldu ve pazar payı yüzde 32,6 oldu.
Yılbaşından bu yana trafiğe çıkan elektrikli araç sayısı geçen yıla göre yüzde 38,1 artarak 1,98 milyona çıktı.
Avrupa genelinde sıfır emisyonlu ulaşım araçlarına yönelik talep, artan akaryakıt maliyetleri ve devlet desteklerinin etkisiyle ivme kazandı. Sektör raporlarına göre eylül ayında otomotiv pazarındaki dönüşüm hızı dikkat çeken seviyelere ulaştı ve tüketicilerin yönelimi net biçimde değişti.
Otomobil üreticilerinin piyasaya sunduğu daha erişilebilir fiyatlı yeni modeller satış rakamlarını yukarı taşıdı. On yedi farklı pazarda toplam satışların yaklaşık üçte birini tam elektrikli araçlar oluştururken, eylül ayında trafiğe kaydı yapılan araç adedi 300 bin 202 seviyesine ulaştı.
Ocak ayından eylül sonuna kadar geçen süreçte ise elektrifikasyon hamlesiyle yollara çıkan toplam tam elektrikli araç sayısı 1,98 milyon adede dayandı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 38,1 oranında belirgin bir artışı işaret ediyor.
Almanya ve Fransa gibi büyük üretici ülkelerde AB emisyon düzenlemelerine yönelik esneklik tartışmaları sürerken satışlar güçlü seyretti. Fransa'da pazar payı yüzde 41,7 seviyesini görürken Almanya'da yüzde 34,6 oranında gerçekleşti.
Avrupa genelindeki dönüşüm hızı ülkelere göre farklılık gösteriyor; Portekiz ve Belçika gibi ülkelerde oranlar yarısına yaklaşırken İtalya ve Polonya gibi pazarlarda geriden geliyor. Türkiye pazarında ise yılın ilk sekiz ayında satılan sıfır otomobillerin yaklaşık yüzde 12'si tamamen elektrikli tercih edildi.
AI YORUMU
Otomotiv endüstrisindeki bu hızlı dönüşüm, üreticilerin ürün gamını elektrikli modellere kaydırma zorunluluğunu net bir şekilde doğruluyor. Fransa ve Almanya pazarındaki yüksek tescil rakamları, katı emisyon kuralları esnetilse bile tüketicilerin bu teknolojiyi benimsediğini gösteriyor. Şarj altyapısını hızla geliştiremeyen ülkeler, bu devasa pazar payından mahrum kalma riskiyle karşı karşıya kalacak.